Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Devrim Muhafızları, Hürmüz’ün kontrolünü ele geçirmiş gibi yaparak gerilimi tırmandırıyor

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       
TT

Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       

Washington ile Tahran arasında dün Cenevre'de yapılan ikinci tur dolaylı görüşmelerin sonucu merakla bekleniyor. Bu görüşmeler, İran'ın nükleer programı konusundaki görüş ayrılıklarını azaltmayı amaçlayan yeni bir test niteliğinde; İran ise Amerikan tutumunun "daha gerçekçi hale geldiğine" dair işaretler veriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün hem Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi hem de görüşmelere arabuluculuk yapan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el Busaidi ile "derinlemesine teknik" görüşmeler gerçekleştirdi.

Arakçi, "adil ve eşitlikçi bir anlaşma" arayışında olduğunu vurgulayarak, "tehditlere boyun eğmeyi" reddetti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bir anlaşmaya varmanın "zor" olduğunu belirterek, diplomatik yollarla sağlanabileceği umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tahran, yaptırımların kaldırılması karşılığında müzakereleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor ve zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmayı veya füze programını müzakerelere dahil etmeyi reddediyor.

Sahada ise Devrim Muhafızları, bölgedeki Amerikan deniz varlığının güçlenmesine karşılık olarak, askeri müdahaleleri simüle etmeyi ve hazırlık durumunu test etmeyi içeren bir "Hürmüz Boğazı'nın akıllı kontrolü" tatbikatını gerçekleştirdi.



Irak’ın Erbil kenti yakınlarında İranlı Kürt muhaliflerin kampına SİHA saldırısı

Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
TT

Irak’ın Erbil kenti yakınlarında İranlı Kürt muhaliflerin kampına SİHA saldırısı

Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)

Güvenlik kaynakları Reuters’a yaptıkları açıklamada, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (SİHA) dün Irak’ın Erbil kentinin kuzeydoğusunda bulunan İranlı Kürt muhaliflere ait bir kampa saldırı düzenlediğini bildirdi.

Güvenlik kaynakları, geçen çarşamba günü de Irak’ın Erbil kentinin kuzeydoğusundaki İranlı Kürt muhaliflere ait bir kampa füze atıldığını belirtmişti.

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında, yıllardır Irak’ın kuzeyindeki kamp ve üslerde konuşlanan İranlı Kürt muhalif gruplara ait noktalar, İran’ın İHA ve füze saldırılarına maruz kaldı.

Savaşın başlarında ABD Başkanı Donald Trump, İranlı Kürt savaşçıların İran’a saldırı düzenlemesini desteklediğini açıklamıştı. Ancak daha sonra geri adım atan Trump, “çok dostane ilişkilerimiz bulunan” Kürtlerin çatışmaya dâhil olmasını “istemediğini” söyledi.

İran, son yıllarda Irak’ın kuzeyindeki İranlı Kürt muhalif gruplara defalarca saldırı düzenledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre  Tahran yönetimi, bu grupları İran içinde gerçekleştirilen saldırılara karışmakla ve İsrail ile Tahran karşıtı Batılı ülkelerin çıkarlarına hizmet etmekle suçluyor.


İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
TT

İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)

İran’ın İslamabad Büyükelçisi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirmek amacıyla Pakistan’ın haziran ayında arabuluculuğunu yaptığı geçici anlaşma çerçevesinde ABD ile müzakerelere hâlâ açık olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Büyükelçi Washington’u, Hürmüz Boğazı konusunda diplomatik çabaları baltalamak ve çatışmayı uzatmakla suçladı.

Büyükelçi Rıza Amiri Mukaddem, Tahran’ın yakın zamanda Pakistan’a, Washington’un İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırması hâlinde Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğunu bildirdiğini söyledi. Ancak Mukaddem, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmekte ısrar ederek, bu öneriyi reddetmekle suçladı.

Pakistan ve Katar, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlamasını, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını ve İran’ın nükleer programını da kapsayan daha kapsamlı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlatılmasını amaçlayan haziran ayındaki anlaşmanın sağlanmasına yardımcı olmuştu.

Mukaddem, İslamabad’da düzenlenen bir panelde yaptığı açıklamada, İranlı yetkililerin Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in Tahran ziyaretleri sırasında kendisine, Washington’un ablukayı sona erdirmesi şartıyla boğazı yeniden açmaya hazır olduklarını bildirdiklerini söyledi.

Mukaddem ayrıca İran’ın, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi kapsayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı destekleyip desteklemeyeceğine karar vermeden önce inceleyeceğini belirtti. Söz konusu anlaşmanın birliği güçlendirebilecek bir araç olabileceğini ifade eden Mukaddem, “Mekke Anlaşması’nı inceleyeceğiz. Eğer iyi bir anlaşmaysa destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.


ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyor

ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
TT

ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyor

ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)

ABD Kongresi’nde cinsel suistimalle mücadele etmek amacıyla bu ilkbaharda kurulan çalışma grubunda görev almaya başlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Kat Cammack, kısa süre içinde eski kadın çalışanlardan telefonlar almaya başladı. Florida temsilcisi Cammack, bu kadınların yaşadıklarını ve tanıklıklarını paylaşmak istediğini belirtti.

Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Cammack, kadınların “bir anda ortaya çıktığını” belirtti. Kadınların, maruz kaldıkları olayları bildirmeleri hâlinde büyük emek vererek kurdukları kariyerlerinin sona ereceğine ilişkin yaygın inanış nedeniyle yıllarca sessiz kaldıklarını ifade etti.

Cammack, “Bunlar şimdiye kadar yaptığım en zor konuşmalardan bazılarıydı. Anlatılanlar son derece yürek burkucuydu” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi Etik Komitesi’nin cinsel suistimal iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmalarda bu yıl yaşanan büyük artış, Kongre yönetimini yeni bir çalışma grubu oluşturmaya yöneltti. Gruba Cammack ile New Mexico eyaletinin Demokrat temsilcisi Teresa Leger Fernández başkanlık ediyor.

Cammack, grubun ulaştığı bulguların “endişe verici” olduğunu belirtti.

Mağdurların yardım almak için hangi mercilere başvurabileceklerini yeterince bilmediklerini belirten Cammack, ayrıca faillerin yaptırımlarla karşılaşacağına dair güvenlerinin de bulunmadığını ifade etti.

Cammack, mevcut taciz bildirim prosedürlerinin de ters etki yaratabildiğine dikkat çekti. Bu kapsamda, iddia edilen ihlalin ardından şikâyette bulunmak için tanınan 180 günlük süreyi örnek göstererek, bu sürenin mağdurlar üzerinde bir “geri sayım saati” baskısı oluşturduğunu söyledi.

Cammack, “Bu, felaket boyutunda bir durum. Kongre’deki sistemin tamamı, aslında mağdurların şikâyette bulunmasını caydıracak şekilde tasarlanmış” değerlendirmesinde bulundu.

Çalışma grubunun, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından değişiklik önerilerini açıklaması bekleniyor. Amaç, yıl sonundan önce gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi için adım atmak.