İran Dışişleri Bakanı: Cenevre’de ABD ile nükleer görüşmelerde ilerleme sağlandı

Bu fotoğraf, 17 Şubat 2026 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında dolaylı nükleer müzakereler öncesinde Umman Başkonsolosluğu’nu gösteren bir kare (AFP)
Bu fotoğraf, 17 Şubat 2026 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında dolaylı nükleer müzakereler öncesinde Umman Başkonsolosluğu’nu gösteren bir kare (AFP)
TT

İran Dışişleri Bakanı: Cenevre’de ABD ile nükleer görüşmelerde ilerleme sağlandı

Bu fotoğraf, 17 Şubat 2026 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında dolaylı nükleer müzakereler öncesinde Umman Başkonsolosluğu’nu gösteren bir kare (AFP)
Bu fotoğraf, 17 Şubat 2026 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında dolaylı nükleer müzakereler öncesinde Umman Başkonsolosluğu’nu gösteren bir kare (AFP)

İran ile ABD, uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmeyi amaçlayan görüşmelerde salı günü temel “yol gösterici ilkeler” üzerinde bir anlayışa vardı. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bunun yakın zamanda bir anlaşmaya varılacağı anlamına gelmediğini belirtti.

Arakçi’nin açıklamalarının ardından petrol vadeli işlemleri gerilerken, gösterge Brent ham petrol yüzde 1’den fazla düştü. Açıklamalar, ABD’nin Tahran’ı taviz vermeye zorlamak amacıyla askeri güç konuşlandırdığı bölgede çatışma endişelerini bir miktar azalttı.

Cenevre’deki temasların ardından İran medyasına konuşan Arakçi, “Farklı fikirler ortaya kondu ve bu fikirler ciddi şekilde tartışıldı. Sonuçta bazı yol gösterici ilkeler üzerinde genel bir mutabakata varmayı başardık” dedi.

Her iki tarafın da “net sonraki adımları” var

ABD’nin Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in, Arakçi ile birlikte yürüttüğü dolaylı görüşmelere Umman arabuluculuk etti. Beyaz Saray, toplantıya ilişkin e-posta yoluyla yöneltilen sorulara yanıt vermedi.

Umman Dışişleri Bakanı Badr bin Hamad Al Busaidi, X platformunda yaptığı paylaşımda “yapılacak çok iş olduğunu”, ancak İran ile ABD’nin “net sonraki adımlarla” masadan ayrıldığını ifade etti.

Görüşmelerin başladığı sırada İran devlet medyası, İran Devrim Muhafızları’nın bölgede askeri tatbikat gerçekleştirmesi nedeniyle, küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın bir bölümünün “güvenlik tedbirleri” kapsamında geçici olarak kapatılacağını duyurdu.

Tahran daha önce, saldırıya uğraması halinde ticari gemilere boğazı kapatma tehdidinde bulunmuştu. Böyle bir adım, küresel petrol akışının beşte birini kesintiye uğratabilir ve ham petrol fiyatlarını yukarı çekebilir.

Trump’ın İran’da “rejim değişikliğinin” en iyi seçenek olabileceğine yönelik sözlerine yanıt veren İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney (86), ABD’nin yönetimini devirmeye yönelik herhangi bir girişimin başarısız olacağı uyarısında bulundu.

İran medyasına yansıyan açıklamalarında Hamaney, “ABD Başkanı ordularının dünyanın en güçlüsü olduğunu söylüyor; ancak dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yer ki ayağa kalkamaz” dedi.

Arakçi, görüşmelerin ardından Cenevre’de düzenlenen bir silahsızlanma konferansında yaptığı konuşmada ise “yeni bir fırsat penceresinin” açıldığını belirterek, müzakerelerin İran’ın meşru haklarının tam olarak tanınmasını sağlayacak “sürdürülebilir” bir çözüme ulaşmasını umduğunu ifade etti.

Trump daha önce yaptığı açıklamada, Cenevre’deki görüşmelere “dolaylı olarak” kendisinin de dahil olacağını söylemiş ve Tahran’ın anlaşma yapmak istediğine inandığını belirtmişti.

Trump, pazartesi günü Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Anlaşma yapmamanın sonuçlarını istemediklerini düşünüyorum. Nükleer kapasitelerini ortadan kaldırmak için B-2’leri göndermek yerine bir anlaşma yapabilirdik. Ama B-2’leri göndermek zorunda kaldık” demişti.

ABD, geçen haziran ayında İsrail ile birlikte İran’ın nükleer tesislerini bombalamıştı. Washington ve Tel Aviv, İran’ın İsrail’in varlığını tehdit edebilecek bir nükleer silah geliştirmeyi hedeflediğine inanıyor. Tahran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor. Ancak İran, elektrik üretimi için gereken saflığın çok ötesinde ve silah yapımı için gerekli seviyeye yakın oranda uranyum zenginleştirmiş durumda.

İran: Sadece nükleer program konuşulur

Söz konusu saldırıların ardından İran’daki İslami yönetim, kısmen uluslararası yaptırımların petrol gelirlerini kısıtlamasının tetiklediği hayat pahalılığı krizine karşı düzenlenen ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği sokak protestolarıyla zayıfladı.

Washington, görüşmelerin kapsamını İran’ın füze stokları gibi nükleer dışı konuları da içerecek şekilde genişletmek istiyor. Tahran ise yalnızca nükleer programına yönelik kısıtlamaları — yaptırımların kaldırılması karşılığında — müzakere etmeye hazır olduğunu, uranyum zenginleştirmeden tamamen vazgeçmeyeceğini ve füze programını masaya getirmeyeceğini belirtiyor.

Hamaney, İran’ın geniş füze stokunun müzakereye açık olmadığını yineleyerek, füze türü ve menzilinin ABD ile hiçbir ilgisi bulunmadığını söyledi.

Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Cenevre görüşmelerinin başarısının ABD’nin gerçekçi olmayan talepler ileri sürmemesine ve İran’a yönelik ağır yaptırımları kaldırma konusunda ciddi davranmasına bağlı olduğunu ifade etti.

ABD B-2 bombardıman uçakları nükleer hedefleri vurdu

Tahran ile Washington’un, geçen yıl haziran ayında altıncı tur görüşmeleri yapması planlanıyordu. Ancak Washington’un müttefiki İsrail’in İran’a yönelik bombardıman kampanyası başlatması ve ardından ABD’ye ait B-2 bombardıman uçaklarının nükleer hedefleri vurması üzerine süreç kesintiye uğradı. Tahran, o tarihten bu yana uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.

İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) taraf bulunuyor. Anlaşma, ülkelere sivil nükleer enerji geliştirme hakkı tanırken, atom silahından vazgeçmelerini ve Birleşmiş Milletler’in nükleer denetim kurumu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile iş birliği yapmalarını şart koşuyor.

İsrail ise NPT’yi imzalamadı. Tel Aviv, çevresindeki düşmanları caydırmayı amaçlayan onlarca yıllık “belirsizlik politikası” çerçevesinde nükleer silaha sahip olduğunu ne doğruluyor ne de yalanlıyor. Ancak akademisyenler İsrail’in nükleer silaha sahip olduğuna inanıyor.



Bolivya: Askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişi hayatını kaybetti

Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
TT

Bolivya: Askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişi hayatını kaybetti

Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)

Bolivya’daki yerel makamlar, dün Viacha Belediyesi’nde bulunan ve başkent La Paz’a yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki bir askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de yaralandığını açıkladı.

Yetkililer, patlamanın yerel saatle yaklaşık 14.30’da (TSİ 18.30 GMT) piroteknik malzemelerin depolandığı bir bölgede meydana geldiğini belirtti.

Patlamanın nedeni henüz bilinmezken, yetkililer olayın Savunma Bakanlığı’na ait havai fişek stokundan kaynaklandığını bildirdi.

Viacha Sağlık Müdürü Rita Nebraska, yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, patlama nedeniyle 10 ila 15 kişinin hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini, 62 kişinin ise yaralandığını söyledi. Nebraska, yaralılardan 14’ünün La Paz’daki hastanelere sevk edildiğini, bunların arasında üçüncü derece yanıkları bulunan bir kız çocuğunun da olduğunu belirtti.

Polis, 50’den fazla kişinin yaralandığını ve onlarca evin zarar gördüğünü açıkladı. Evlerin çoğunda hasarın patlamanın etkisiyle camların kırılması sonucu meydana geldiği belirtildi.

Hasarı değerlendirmek ve yaralıları sağlık merkezlerine nakletmek üzere askeri kompleksin bulunduğu bölgeye ambulanslar, sağlık ekipleri ve polis birlikleri sevk edildi.

Nebraska, itfaiye ekiplerinin bölgede bir ısı kaynağı bulunduğu konusunda uyarıda bulunduğunu ve bunun yeni bir patlama riskini artırdığını belirtti. Nebraska, bölge sakinlerine olay yerinden en az 150 metre uzak durmaları çağrısında bulundu.


Tahran önleyici saldırılarla tehdit ediyor

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Tahran önleyici saldırılarla tehdit ediyor

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)

Tahran, olası bir askeri tehditle karşı karşıya kalması halinde “önleyici” saldırılara başvurabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, Washington ve Avrupa ülkelerinin İran’ın nükleer dosyasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıma ve mali yaptırımları sıkılaştırma girişimleriyle baskıyı artırmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.

İran ordu sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, askeri doktrinin kademeli olarak önleyici operasyonlara yöneldiğini belirterek, İran güçlerinin “tehdit olduğunu hissettiği her yerde” bu tür operasyonlara başvurabileceğini söyledi.

İran hava savunmasından iki komutan ise güçlerin “her türlü çatışmaya” hazır olduğunu ve “tehdidin sona ermediğini” ifade etti. Komutanlar, yeni savunma sistemlerinin geliştirilip konuşlandırıldığını, gelecekte gerçekleştirilecek ve rakipleri şaşırtacağını söyledikleri hamlelerin de bulunduğunu ifade etti.

Nükleer dosyada ise diplomatlar, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın gelecek hafta Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu’nda İran’ın nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle dosyanın BM Güvenlik Konseyi’ne sevk edilmesini öngören bir karar çıkarılması için girişim yürüttüğünü belirtti.

Bu adım, UAEA’nın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bir bölümünün bulunduğu yer ve mevcut durumunu doğrulama konusunda hâlâ yetersiz kalmasıyla eş zamanlı olarak atılıyor.

ABD Hazine Bakanlığı dün İran’la bağlantılı olduğu gerekçesiyle merkezi Türkiye’de bulunan üç kuruluşa yaptırım uyguladı. Yaptırım listesinde “Golden Global Yatırım Bankası”nın yanı sıra iki portföy yönetim ve varlık kiralama şirketi de yer aldı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa Birliği’nin Tahran üzerindeki mali izolasyonu sıkılaştırmayı amaçlayan “ekonomik dışlanmışlık sürecine” katıldığını söyledi.


Sırbistan'da muhalifler casus yazılımla hedef alındı: "Daha büyüğü görülmedi"

Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
TT

Sırbistan'da muhalifler casus yazılımla hedef alındı: "Daha büyüğü görülmedi"

Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)

Sırbistan sivil toplumunun farklı kesimlerinden en az 14 kişi, önceki aylarda gelişmiş casus yazılımların hedefi oldu. 

Share Vakfı, bunun Sırbistan tarihinde belgelenmiş en büyük casus yazılım bulaştırma dalgası olduğunu duyurdu.

Belgrad merkezli dijital hak örgütü, hedef alınanlar arasında 2024'ten beri Aleksandar Vucic yönetiminin başını ağrıtan Sırp öğrenci hareketinin üyelerinin de bulunduğunu açıkladı. 

Çinlilerin başını çektiği konsorsiyumun Novi Sad'daki tren istasyonunu elden geçirmesinden kısa süre sonra Kasım 2024'te 16 kişinin öldüğü kaza, eleştiri oklarının Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ve 2012'den beri iktidarda olan Sırp İlerleme Partisi'ne (SNS) yöneltilmesine yol açmıştı. 

Ülke geneline yayılan protestoların içinden, Avrupa'nın en büyük öğrenci hareketlerinden biri doğmuştu.

Casus yazılım saldırıları dalgası, Apple'ın 110 ülkedeki kişilere muhtemelen paralı casus yazılım saldırılarında hedef alındıklarını bildirmesinin ardından ağustosta ortaya çıkarıldı.

Kanada merkezli internet gözlem örgütü The Citizen Lab, casus yazılım saldırılarını adli bilişim yöntemleriyle analiz edip bir rapor hazırladı. 

Çarşamba yayımlanan rapora göre Sırp aktivistlerden en az biri, NSO Group'un Pegasus casus yazılımının hedefi olmuş. Saldırganlar bu yazılımla hedef alınan kişinin cihazına "tam erişim" sağlayabiliyor.

Diğer yandan Pegasus bulaştırılan öğrenciyi doğrudan Vucic yönetiminin hedef aldığına dair herhangi bir kanıt yok. 

Öğrencilere karşı kullanılan NoviSpy adlı casus yazılımsa önceden hükümetle ilişkilendirilmişti. 

SNS'nin önde gelen isimlerinden Meclis Başkanı Ana Brnabic, öğrencilerin casus yazılımlarla izlendiği iddialarını reddetti:

Kesinlikle hayır. Onların [öğrenciler ve Share Vakfı] söylediği tek bir kelimeye bile inanmıyorum.

Share Vakfı marttaki yerel seçimler sırasında casus yazılımlarla prova yapılmış olabileceğini ve benzer eylemlerin bu ekimde düzenlenecek genel seçimlerde de tekrarlanabileceğini öne sürüyor.

Vakıfta politika danışmanı olarak görev yapan Andrijana Ristic, "Bu, şu ana kadar Sırbistan'da belgelenmiş en büyük gözetim dalgası. Yerel seçimlerin iktidar partisinin hem [casus yazılımın] güçlü yönlerini görmeye hem de öğrencilerle muhalefet üzerinde ne ölçüde baskı kurabileceklerini test etmeye yönelik bir deneme olarak kullanıldığını düşünüyoruz" dedi. 

Citizen Lab'in kıdemli araştırmacısı John Scott-Railton ise şunları söyledi: 

Adli bilişim bulgularımız ve Apple'ın yeni tehdit bildirimleri, Sırbistan'daki barışçıl, demokrasi yanlısı hareketin, 2026'daki kritik seçim süreçleri öncesinde paralı casus yazılımlarla agresif biçimde hedef alındığını ortaya koyuyor.

Hedef alınan öğrencilerden Milica Popovic, "acımasız" diye nitelediği saldırıların kendilerini caydırmayacağını ifade etti: 

Birinin bilgim dışında özel alanıma girmiş olabileceğini düşününce, kendimi son derece savunmasız hissettim. Amaçları bizi korkutmak veya durdurmaksa bu işe yaramayacak.

Independent Türkçe, Guardian, AFP