Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, “Birliğin Durumu” konuşmasını yapmak üzere Kongre Binası'na girerken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, “Birliğin Durumu” konuşmasını yapmak üzere Kongre Binası'na girerken (AP)
TT

Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, “Birliğin Durumu” konuşmasını yapmak üzere Kongre Binası'na girerken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, “Birliğin Durumu” konuşmasını yapmak üzere Kongre Binası'na girerken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında ekonomik başarılarıyla övünürken, başkanlığının kritik bir döneminde başarı havası yaratmak amacıyla ABD’nin ‘altın çağını’ yaşadığını söyledi.

Önümüzdeki kasım ayında zorlu ara seçimlerle karşı karşıya olan Cumhuriyetçilerin çağrılarına yanıt veren Trump, televizyon ekranlarında yayınlanan konuşmasının ilk saatinde ekonomiye odaklandı ve enflasyonu dizginlediğini, borsayı rekor seviyelere çıkardığını, kapsamlı vergi indirimlerini onayladığını ve ilaç fiyatlarını düşürdüğünü söyledi.

Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin “Amerika, Amerika” sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Trump, Demokratların tamamen sessiz kaldığı bu ortamda, “Ülkemiz geri döndü... Artık her zamankinden daha büyük, daha iyi, daha zengin ve daha güçlü” dedi. Televizyon ekranlarından yayınlanan konuşma, Trump'a seçmenleri Cumhuriyetçilerin iktidarda kalması için ikna etme fırsatı verse de bu konuşma, Trump'ın yurt içinde ve yurt dışında zorlu siyasi koşullarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti. Öte yandan bu Trump’ın, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana 13 ay içinde yaptığı ikinci ‘Birliğin Durumu’ konuşmasıydı.

Trump konuşmasına ekonomi hakkında konuşarak başladı ve gıda, konut, sigorta ve kamu hizmetleri fiyatlarının birkaç yıl öncesine göre çok daha yüksek olmasına rağmen enflasyonun ‘hızla düştüğünü’ açıkladı. Beyaz Saray danışmanları, Trump'a Amerikalıların ekonomik endişelerine odaklanması için baskı yapmıştı. Trump'ın 2024 seçimlerindeki zaferi, büyük ölçüde yaşam maliyetini düşürme vaatlerine dayanıyordu, ancak seçmenler şimdiye kadar yaptıklarına pek ikna olmuş görünmüyor. Reuters ve Ipsos'un ortak anketine göre Amerikalıların sadece yüzde 36'sı Trump'ın ekonomiyi yönetme şeklinden memnun.

Trump, abartmayı sevdiği bilinen eski bir reality televizyon yıldızına yakışır şekilde, pazar günü Kış Olimpiyatları'nda altın madalya kazanan ABD erkek hokey takımı önünde ülkenin elde ettiği tüm ‘zaferlerle’ övündü.

Konuşmasında selefi Joe Biden'ı sert bir şekilde eleştiren Trump, “On iki ay önce, kriz içindeki bir ülkeyi devraldım. Bir yıl sonra, daha önce hiç kimsenin görmediği değişiklikler başardık. Biden bize tarihin en kötü enflasyonunu miras bıraktı, ben ise bunu düşürdüm” ifadelerini kullandı. Trump, “Reçeteli ilaç fiyatlarındaki büyük enflasyonu sona erdireceğim. Bu, önceki başkanların girişimlerine rağmen daha önce hiç başarılmamış bir şey” diye açıkladı.

Washington’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu görevden almasından bu yana ABD'nin Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldığını açıklayan Trump, “Yeni dostumuz ve ortağımız Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldık. ABD'nin petrol üretimi günde 600 bin varilden fazla arttı” dedi.

ABD’nin ‘kısa bir süre önce ölü bir ülke’ olduğunu, şimdi ise ‘dünyanın en çekici ülkesi’ haline geldiğini söyleyen Trump, “Gümrük vergileri konusunda Yüksek Mahkeme'nin hayal kırıcı kararına rağmen, daha karmaşık alternatif prosedürler aracılığıyla para akışını hala güvence altına alıyoruz” diye devam etti. Sınırdan geçen ölümcül fentanil akışıyla ilgili olarak Trump, “bir yıl içinde rekor bir düşüşle yüzde 56 azaldı” dedi.

İran'ı ‘ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla’ suçlayan Trump, konuşmasında, “İran, Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdi bile ve yakında ABD'ye ulaşabilecek füzeler üretmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte ‘tercih ettiği seçeneğin’ İran'ın nükleer sorununu diplomasi yoluyla çözmek olduğunu açıkladı.

Kongre’deki 20'den fazla Demokrat Partili temsilci oturumu boykot edeceklerini açıklarken, sivil toplum örgütleri Washington'da yönetimin politikalarına karşı protesto gösterileri düzenlemeye hazırlandı. Trump, konuşması sırasında yaklaşık bir saat boyunca alışılmadık bir şekilde ölçülü davrandı, çoğunlukla yazılı metne sadık kaldı ve her zamanki doğaçlama tarzından kaçındı. Trump, her zamanki gibi Demokrat Partili selefi Joe Biden ve Demokrat Parti temsilcilerine bazı eleştirilerde bulunsa da cuma günü onun imzalı gümrük vergisi politikasını iptal eden ABD Yüksek Mahkemesini eleştirmedi. Kararın ardından yargıçlara kişisel hakaretler yağdırdığı saatlerin aksine, salona girerken duruşmaya katılan dört yargıçla tokalaştı ve kararı sadece ‘talihsizlik’ olarak nitelendirdi.

Demokratlarla çatışmalar

Konuşmasına devam ederken gerginlik artmaya başladı. Trump en sevdiği konu olan göçmenlik konusuna geçtiğinde, 2024 seçim kampanyasının merkezinde yer alan aynı söylemi tekrarladı ve birçok araştırma bunun aksini kanıtlamasına rağmen, yasadışı göçmenlerin şiddet suçları dalgasından sorumlu olduğunu söyledi.

Demokratlara dönerek, “Kendinizden utanmalısınız!” diyen Trump, Trump yönetimi altında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) yetkililerinin uyguladığı sert taktikleri engelleyecek önlemler alınmadıkça İç Güvenlik Bakanlığı'na fon sağlamayı reddeden Demokratları eleştirdi.

Anketler, Minneapolis'te maskeli federal ajanlar tarafından Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından, Amerikalıların çoğunluğunun Trump'ın göçmenlere yönelik sert önlemlerinin çok ileri gittiğine inandığını gösteriyor.

Trump göçmenlik yasalarını uygulamakla övünürken, ABD Temsilciler Meclisi'nde Minneapolis'i temsil eden Demokrat Partili temsilci İlhan Ömer ona “Sen Amerikalıları öldürdün!” diye bağırdı.



Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
TT

Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)

Brendan Rascius 

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında, üçüncü döneminin ortasında olması gerektiğine dair espri yaptı.

79 yaşındaki Cumhuriyetçi başkan, Temsilciler Meclisi salonunda toplanan meclis üyelerine, kabine üyelerine ve Yüksek Mahkeme yargıçlarına, "İkinci dönemimin ilk yılı... Üçüncü dönemim olmalıydı" dedi.

Bu, Trump'ın, eski Başkan Joe Biden'a kaybettiği 2020 seçiminin kendisinden "çalındığını" kanıt olmadan ima ettiği son olaylardan sadece biri.

Geçen yıl göreve döndüğünden beri başkan, Anayasa'nın 22. maddesi başkanların iki dönemden fazla görev yapmasını yasaklamasına rağmen, üçüncü bir dönem için aday olma fikrini de defalarca dile getirdi.

Martta NBC News'a 2028'de aday olma konusunda "şaka yapmadığını" söylemiş ve "Birçok insan bunu yapmamı istiyor" diye eklemişti.

Ekimde Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Kongre Demokratlarıyla yaptığı bir toplantıda "Trump 2028" şapkalarının Oval Ofis'teki çalışma masasına yerleştirildiğini söylemişti.

Aralık ayında Beyaz Saray'da düzenlenen bir resepsiyonda Trump, İsrail asıllı Amerikalı mega bağışçı Miriam Adelson'ın kendisine 2028'de anayasaya aykırı bir üçüncü dönem için aday olması karşılığında 250 milyon dolar teklif ettiğini öne sürmüştü.

Ancak zaman zaman bu kuşkulu olasılık hakkında karışık sinyaller verdi.

Ekimde Air Force One'da tekrar aday olup olmayacağı sorulduğunda gazetecilere, "Bunu yapmayı çok isterim. Şimdiye kadarki en iyi rakamlarıma sahibim" demişti. Ancak daha sonra 2028'de aday olmanın "fazla kurnazca" ve "yanlış" olacağını söylemişti.

Üçüncü bir dönem için aday olmayı tamamen masadan kaldırıp kaldırmadığı sorulduğunda Trump şu yanıtı vermişti:

Masadan kaldırmıyor muyum? Yani, siz söyleyin.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
TT

Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)

Polonya, Rusya'yı Batı'ya karşı "hibrit savaş" olarak nitelendirdiği bir politika kapsamında, Belarus'tan kaynaklanan yeraltı tünelleri aracılığıyla Avrupa'ya göçmen göndermekle suçladı. Telegraph gazetesi, Polonyalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Alexander Lukashenko liderliğindeki Belarus'un bu tünelleri tasarlamak ve kazmak için Ortadoğu'dan "son derece deneyimli" uzmanlar görevlendirdiğini bildirdi.

Askeri uzmanlar, tünel inşaatında uzmanlaşmış Hamas, Hizbullah, Kürt grupları veya DEAŞ gibi Ortadoğu gruplarının bu tasarımın arkasında olabileceğini öne sürdüler.

Bu taktik, Moskova ve Minsk'in Polonya'nın doğu sınırına uyguladığı baskıda yeni bir gerilimi temsil ediyor; bu sınırda on binlerce göçmeni sınırın ötesine geçirme girişimleri defaatle yaşandı.

Araştırmacı Lynette Nussbacher, Lübnan ve Gazze'deki geçmiş deneyimleri örnek göstererek, İran destekli grupların desteğinin "muhtemel" olduğunu belirtti. Diğer uzmanlar da olasılıkların çok sayıda olduğunu ve sorumluluğun kesin olarak belirlenemeyeceğini düşünüyorlardı.

Podlaskie'deki Sınır Muhafız birliğinden Yarbay Katarzyna Zdanovich, 2025 yılında dört tünel keşfedildiğini belirterek, termal kameralar ve sensörler de dahil olmak üzere gözetim sistemlerinin, yer altında bile sızma girişimlerinin tespit edilmesine olanak sağladığını vurguladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Aralık ayında Polonya'nın doğusundaki Narewka köyü yakınlarında en büyük tünellerden biri keşfedildi. Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan'dan olmak üzere 180 göçmeni geçirmek için kullanılmış olan tünelden çıkanların çoğu yakalandı. Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki tünelin Belarus tarafındaki girişi bir ormanın içinde gizlenmişti. Tünel, Belarus'a yaklaşık 50 metre, Polonya'ya ise 10 metre uzanıyordu ve çökmesini önlemek için beton desteklerle güçlendirilmişti.

Varşova, bu eylemlerin Batı'yı Ukrayna'ya verdiği askeri destekten dolayı cezalandırmak ve Kiev hükümetine olan desteği zayıflatmak amacıyla yapıldığını savunarak, nihai sorumluluğu Belarus rejimine yüklüyor.

Ukrayna'nın 2022'deki işgalinden önce bile Belarus, Polonya'ya giden göçmenler için bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılmış ve bu durum Polonya'nın yüzlerce kamerayla donatılmış 200 kilometrelik bir çit inşa etmesine yol açmıştır.

Polonya ayrıca Rusya'yı insansız hava araçları (İHA) kullanarak sabotaj saldırıları düzenlemek ve kaçak mal taşıyan balonlarla havada kaos yaratmakla suçluyor.

Polonya tünelleri tespit etme ve imha etme yeteneğini koruyor, ancak bir tünel kapatılır kapatılmaz yenilerinin ortaya çıkacağından endişe ediyor. Bu durumu, AB sınırlarına yönelik sistematik bir baskı kampanyası olarak nitelendiriyor.


İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
TT

İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)

İran Dışişleri Bakanlığı bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ı ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçlamasından saatler sonra, ABD'nin füze programıyla ilgili suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirerek reddetti.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "İran'ın nükleer programı, İran balistik füzeleri ve ocak ayındaki ayaklanmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı hakkındaki tüm iddiaları, büyük yalanların tekrarından başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'ı Amerika Birleşik Devletleri'ni vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçladı.

Trump, Birliğin Durumu konuşmasında, "Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler bile ve yakında Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşabilecek füzeler üzerinde çalışıyorlar" dedi.

2025 yılında ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı, İran'ın "Tahran bu yeteneği geliştirmeye karar verirse" 2035 yılına kadar kıtalararası balistik füze geliştirebileceğini tahmin etmişti, ancak İran'ın böyle bir karar alıp almadığını belirtmemişti. Şarku’l Avsat’ın ABD Kongre Araştırma Servisi'den aktardığına göre Tahran şu anda yaklaşık 3 bin kilometre menzile sahip kısa ve orta menzilli balistik füzelere sahip. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın en batı noktasından 9 bin kilometreden fazla uzakta bulunuyor.

ABD Başkanı, İran ile olan çatışmayı diplomatik yollarla çözmeyi tercih ettiğini açıkladı, ancak Tahran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin vermeyeceğini de vurguladı. Konuşmasında, "Onlarla müzakereler yürütüyoruz ve bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak onlardan 'Asla nükleer silahımız olmayacak' gibi şifreli sözler duymadık" dedi. Trump sözlerine şöyle devam etti: "Bu sorunu diplomasi yoluyla çözmeyi tercih ediyorum, ancak bir şey kesin: Dünyanın önde gelen terörizm destekçisi devletinin, ki büyük ölçüde öyledir, nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim."