Geçtiğimiz ay düzenlenen protestolara yönelik güvenlik operasyonları sırasında yaralanan hükümet karşıtı göstericilerin hastaneye akın etmesi üzerine genç bir doktor, başından yakın mesafeden vurulan 40’lı yaşlardaki bir erkeği hayata döndürmek için acil servise koştu.
Ancak doktor ve meslektaşları müdahaleye çalışırken, sivil kıyafetli silahlı güvenlik görevlilerinin önlerini kestiği ve bazı sağlık çalışanlarını silahlarıyla geri ittiği belirtildi. Kuzeydeki Reşt kentinden konuşan doktor, durumu AP’ye anlattı.
“Etrafını sardılar ve ilerlememize izin vermediler” diyen doktor, dakikalar sonra yaralının hayatını kaybettiğini söyledi. Güvenlik görevlilerinin cesedi siyah bir torbaya koyarak diğer bazı cenazelerle birlikte bir minibüse yükleyip hastaneden ayrıldığı aktarıldı.
Haberde, olayın münferit olmadığı vurgulandı.
Ocak ayının başında birkaç gün boyunca, ülkeyi 47 yıldır yöneten rejime karşı düzenlenen geniş çaplı protestolara müdahale sırasında güvenlik güçlerinin ateşiyle yaralanan binlerce kişinin tedavi gördüğü çeşitli kentlerdeki hastanelerde sivil giyimli unsurların konuşlandığı belirtildi.

Söz konusu kişilerin yaralıların tedavisini izlediği, zaman zaman müdahaleleri engellediği, sağlık personelini tehdit ettiği, bazı protestocuları gözaltına aldığı ve hayatını kaybedenleri siyah torbalar içinde hastanelerden çıkardığı kaydedildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre onlarca doktor da gözaltına alındı.
Üç doktor tanık
Haberde, araştırmanın AP’nin İran içindeki üç doktor ve ülke dışında bulunan ancak İran’daki meslektaşlarıyla temas halinde olan altı sağlık çalışanıyla yaptığı görüşmelere dayandığı belirtildi. Ayrıca insan hakları örgütlerinin raporlarından yararlanıldığı ve sosyal medyada paylaşılan 12’den fazla videonun doğrulandığı aktarıldı. İran’daki tüm doktorların, kimliklerinin gizli tutulması şartıyla konuştuğu ifade edildi.
AP’nin, Berlin merkezli Mnemonic ile iş birliği yaparak hastanelerdeki şiddet olaylarına ilişkin video, paylaşım ve diğer materyalleri doğruladığı kaydedildi.
İran içinden ve dışından doktorlar, sağlık tesislerindeki şiddetin ve askeri nitelikli uygulamaların boyutunun daha önce görülmemiş düzeyde olduğunu belirtti.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), hastanelerde tıbbi bakımın engellendiğine, bazı hastaların solunum cihazlarının çıkarıldığına, doktorların taciz edildiğine ve protestocuların gözaltına alındığına ilişkin çok sayıda tanıklığı belgelediğini açıkladı.
İran hükümeti ise protestolar ve sonrasında yaşanan şiddet olaylarından, dış destekli silahlı ‘teröristleri’ sorumlu tuttu. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, tedavinin engellendiği ya da protestocuların hastanelerden alındığı yönündeki haberleri ‘asılsız ve imkânsız’ olarak nitelendirdi. Kermanpur, tüm yaralıların ‘siyasi görüşlerine dayalı herhangi bir ayrım veya müdahale olmaksızın’ tedavi edildiğini savundu. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki misyonunun ise yorum talebine henüz yanıt vermediği bildirildi.

Baskı ve güvenlik operasyonlarının 8-9 Ocak’ta zirveye ulaştığı ve 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana en kanlı dönem olduğu ifade edildi. Ancak internet kısıtlamaları nedeniyle ayrıntıların geç ortaya çıktığı belirtildi. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 7 binden fazla kişinin öldüğünü doğruladığını ve binlerce vakayı daha incelediğini duyurdu. Hükümet ise ölü sayısını 3 binden fazla olarak açıkladı; daha önce rakamları düşük gösterdiği yönünde suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı.
Reştli bir doktor, yaralılara yardım edebilmek için farklı sağlık merkezlerinde aralıksız 66 saat çalıştığını söyledi. Silahlı kişilerin yaralıları hastanelere getirdiğini ve tedavi sırasında başlarında beklediğini belirten doktor, “Hastaneden çıkan ve protestocu olduğu tespit edilen herkesi götürüyorlardı” dedi. Doktor, kendisi ve bazı meslektaşlarının, hastaların hastaneden ayrıldıktan sonra güvende olmayacağını bildikleri için bazı yaralıları korumak amacıyla kayıtlara gerçeğe aykırı teşhisler yazdıklarını da sözlerine ekledi.
İki milyon belge
Haberde, AP’nin dört hastanede yaşananlara odaklandığı, Berlin merkezli Mnemonic’in ise en az dokuz hastanede güvenlik güçlerinin varlığını gösteren onlarca görüntü topladığı belirtildi. Bazı kayıtlarda tıbbi tesislerin içinde ya da yakınında ateş açıldığı ve göz yaşartıcı gaz kullanıldığı görüldü. Kuruluşun 2022’den bu yana İran’daki insan hakları ihlallerine ilişkin dijital kanıtları arşivlediği ve iki milyondan fazla belge topladığı aktarıldı.
Tahran’da 37 yaşındaki bir genel cerrah, gece saatlerinde gizlice acil servise dönüştürülen bir estetik kliniğe çağrıldığını anlattı. Cerrah, küçük bir ekiple birlikte dört gün içinde 90’dan fazla yaralıyı tedavi ettiklerini, anestezi ve kan tedarikinin bulunmaması nedeniyle kemik atelleri için ilkel malzemeler ve zayıf ağrı kesiciler kullandıklarını söyledi. Hastaların gözaltına alınma riski nedeniyle hastanelere sevk edilemediğini belirten cerrah, kurşun ve şarapnel parçalarını çıkardıktan sonra yaralıları trafik kazası geçirdiklerine dair notlarla başka merkezlere yönlendirdiklerini ifade etti.
Aktivistlere göre 9 Ocak’tan bu yana aralarında tıp öğrencilerinin de bulunduğu en az 79 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Yaklaşık 30 kişinin kefaletle serbest bırakıldığı, ancak birçok kişinin idam cezasına kadar varabilen ağır suçlamalarla karşı karşıya olduğu bildirildi.