İran Kürtlerinden ABD’ye üç şart: Siyasi partiler koalisyon kurdu

ABD Başkanı Donald Trump ile İran Kürdistanı Demokratik Partisi lideri Mustafa Hicri arasındaki telefon görüşmesinin ardından İran Kürtleri ve onları temsil eden siyasi güçler, küresel bir siyasi mesele haline geldi.

İran'ın Kürdistan eyaletine bağlı Senendec'deki bir patlama, 5 Mart 2026 (Reuters)
İran'ın Kürdistan eyaletine bağlı Senendec'deki bir patlama, 5 Mart 2026 (Reuters)
TT

İran Kürtlerinden ABD’ye üç şart: Siyasi partiler koalisyon kurdu

İran'ın Kürdistan eyaletine bağlı Senendec'deki bir patlama, 5 Mart 2026 (Reuters)
İran'ın Kürdistan eyaletine bağlı Senendec'deki bir patlama, 5 Mart 2026 (Reuters)

Rüstem Mahmud

ABD Başkanı Donald Trump ile İran Kürdistanı Demokratik Partisi lideri Mustafa Hicri arasındaki telefon görüşmesinin ardından İran Kürtleri ve onları temsil eden siyasi güçler, küresel bir siyasi mesele haline geldi. Görüşmede, İran rejimini ülke içindeki belirli bir coğrafi alandan çıkmaya zorlayacak ve böylece rejime karşı halk ayaklanmasını tetikleyecek bir kıvılcım yaratma amacıyla, Kürt partilerine bağlı silahlı örgütlerin bölgelerinde büyük çaplı bir kara savaşına girişme olasılığı ele alındı.

Sahada ise İran'ın kuzey ve batısındaki Kürt çoğunluklu bölgelerin çoğunda gergin bir atmosfer ve bekleyiş hali hakim. Bu arada, beş İranlı Kürt siyasi parti bir koalisyon konseyi kurduklarını açıkladı; bu hamle bazı İranlı muhalif gruplar tarafından memnuniyetle karşılanırken, diğerleri tarafından uyarılarla karşılandı. Komala Partisi'nden bir İranlı Kürt siyasi kaynak, el-Mecelle'ye partisinin ve diğer İranlı Kürt siyasi örgütlerinin bir sonraki aşamaya ilişkin vizyonunu açıkladı.

Trump, Hicri ile yaptığı görüşmenin ardından Iraklı Kürt liderler Kürdistan Demokrat Partisi'nden Mesud Barzani ile Kürdistan Yurtseverler Birliği'nden Bafel Talabani ile iki telefon görüşmesi yaptı. Görüşmelerin ardından, İran'ın batısında ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Kürdistan ve Kirmanşah illeri yoğun bombardımanlara sahne oldu. Hedef alınan yerler arasında çok sayıda  ordu, istihbarat ve Devrim Muhafızları tesisi ile polis karakolları gibi sivil güvenlik tesisleri de vardı. Gözlemciler bunu Kürtleri bölgelerinin kontrolünü ele geçirmeye teşvik etme taktiği olarak yorumladı.

İran Kürdistanı Demokratik Partisi'nden üst düzey bir siyasi kaynak, Mecelle'ye yaptığı açıklamada, sahada harekete geçmelerinin henüz netleşmemiş üç vizyonla bağlantılı olduğunu söyledi: “Amerika Birleşik Devletleri bu savaşı nasıl bitirmeyi planlıyor? Rejimde radikal bir değişiklik, devlet başkanının değiştirilmesi veya İran ordusunun ve nükleer programının yok edilmesi yoluyla mı, yoksa kalan iç detayları halka bırakma yoluyla mı gerçekleşecek? ABD, Kürtlere güvenlik, askeri veya siyasi olarak ne tür koruma garantileri sunabilir? Ayrıca, ABD, ülkenin geleceği, siyasi sistemin doğası ve Kürtlerin bu sistemdeki yeri konusunda diğer İran siyasi güçlerine ne tür vizyonlar dayatabilir?”

İran'daki Kürtlerin sayısı hakkında resmi istatistikler bulunmuyor, ancak tahminlere göre nüfusları 7 ila 10 milyon arasında. Bunların yaklaşık üçte biri başkent Tahran ve diğer büyük şehirlerde yaşıyor

Sahada, paylaşılan haberlere göre, bu bölgede Devrim Muhafızları birlikleri ile Kürt savaşçılar arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Hiçbir İran Kürt partisi sorumluluğu üstlenmedi ve İranlı yetkililer tarafından da resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak, çeşitli Kürt şehirlerine dair dolaşımda olan videolarda, yerel halkın Dini Lider Ali Hamaney'in ölüm haberini duyduktan sonra sevinç gösterilerinde bulunduğu, Kürtçe sloganlar atarak İran rejiminin devrilmesini ve Kürt halkı için özgürlük talep ettiği görülüyor.

xcvfgh
Kürdistan Özgürlük Partisi'nden İranlı Kürt savaşçılar, Irak'ın Erbil şehrinin dışındaki bir üste eğitim görüyorlar, 12 Şubat 2026 (Reuters)

Senendec'de yaşayan aktivist Feryad Jamkar, Mecelle'ye konuşarak İran'ın Kürt bölgelerindeki durumu şöyle anlattı: “Yaklaşık iki hafta önce, savaş beklentilerinin artmasıyla birlikte, başkent Tahran ve Tebriz, İsfahan ve hatta Meşhed şehirlerinde yaşayan on binlerce Kürt, özellikle öğrenciler ve devlet memuru olmayan aileler, Kürt bölgelerine geri dönmeye başladı. Bu şehirlerin savaş sırasında ağır bombardımanlara maruz kalacakları ve büyük olasılıkla geniş çaplı bir kaos yaşanacağı inancı hakim. Nitekim başkent Tahran'da Kürt çoğunluğunun yaşadığı Sadıkiye, Narmak ve Settar Han gibi mahalleler, Kürt sakinlerinden neredeyse tamamen boşaldı. Bu arada, ülkenin batısındaki Kürt şehirlerinin sakinleri kırsal kesime ve daha küçük kasabalara gidiyor. Son saatlerde gıda ve yakıt talebinde büyük bir patlama yaşandı, fiyatlar istisnai biçimde yükseldi ve birçok tüccar mallarını satmayı reddetti. Bunların nedeni, Kürt toplumunun, açıkça dile getirmese de, bölgelerinde büyük dönüşümlerin yakın olduğuna dair derin bir his beslemesidir. Bölgeleri, rejim ile yerel İran toplulukları arasında beklenen çatışmaların odak noktası olacaktır. Mevcut davranışları, yakın gelecekte olabilecekler için bir hazırlık biçimidir.”

1 İran'daki Kürtlerin sayısı hakkında resmi istatistikler bulunmuyor, ancak tahminlere göre nüfusları 7 ila 10 milyon arasında. Büyük çoğunluğu ülkenin batısındaki Batı Azerbaycan, Kirmanşah ve Kürdistan illerinde yaşıyorlar. Bununla birlikte, yaklaşık üçte biri başkent Tahran ve diğer büyük şehirlerde yaşıyor. Kürt bölgelerindeki ciddi az gelişmişlikten kaynaklanan yoksulluk, 1990'ların başından beri yüz binlercesinin İran'ın diğer bölgelerine göç etmesine neden oldu.

Kürt bölgeleri, bazen geniş çaplı halk ayaklanmalarına dönüşen sürekli protestolara sahne olmaktadır. 2022'de genç kız  Mahsa Amini'nin öldürülmesinin ardından olduğu gibi kimi zaman bunlar büyük ayaklanmalara dönüştü

İran Kürtlerinin, uzun ve zengin bir siyasi tarihi vardır. İlk olarak 20. yüzyılın başlarında Kaçar hanedanına karşı Kürt isyanları yaşandı ve bunlar Şah yönetimi altında 1946'da  Mahabad'da ilk Kürt devletinin deklare edilmesiyle sonuçlandı. Bu tarih ayrıca, İslam Devrimi'nin başarısının ardından 1980'lerin başlarında İranlı Kürt partilerin yürüttüğü silahlı mücadeleyi de içeriyor; İran rejimi yıllarca süren baskıcı operasyonlarla kontrolü yeniden ele geçirene kadar, bu mücadelede Kürt çoğunluklu bölgeleri birkaç yıl boyunca kontrol etmişlerdi.

df
İran Kürdistanı Demokratik Partisi lideri Mustafa Hicri

O zamandan beri Kürt bölgelerinde sürekli olarak çeşitli biçimlerde protestolar yaşanıyor ve bu protestolar bazen, genç kız Mahsa Amini'nin öldürülmesinin ardından 2022'de olduğu gibi, büyük halk ayaklanmalarına dönüşüyor. İran makamları, Kürt bölgelerini güvenlik güçleri aracılığıyla yönetiyor ve sürekli bir olağanüstü hal ilan ediyor. İran'daki siyasi tutukluların yarısı ve ölüm cezasına çarptırılanların bir kısmı Kürt etnik kökenlidir. İran makamları, Kürt toplumunu rejime karşı çıkan siyasi güçlerle ilişkilerde en disiplinli toplum olarak görüyor. Onu, hem etnik hem de mezhepsel kimlikleri nedeniyle, iktidardaki rejimin merkezine kolayca ulaşılabilir ve ısrarlı muhalif olarak değerlendiriyor.

Birleşik bir siyasi vizyon

İranlı Kürt solcu-milliyetçi Komala Partisi'nden bir Kürt siyasi kaynak, kendisi ile yaptığımız röportajda ​​İran Kürt siyasi sisteminin mevcut olaylara ve önümüzdeki haftalar ve aylarda neler olabileceğine dair vizyonunu açıkladı. Kürt siyasi kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “İran'da yakın gelecekte iki senaryodan birinin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Ya rejim tamamen çökecek ya da açık ve öngörülemeyen bir kaos durumuyla karşılaşmak istemeyen uluslararası güçlerin desteğiyle zayıf bir yapı olarak kalacak. Her iki durumda da, ülkedeki ana siyasi güçlerden oluşan küçük bir siyasi konseyin kurulmasını ve üç temel konuda acilen anlaşmaya varmasını talep ediyoruz. Birincisi, her türlü kaos ve iç çatışmadan kaçınmak için, yeni bir siyasi sisteme geçişte, net adımlar ve kesin olarak tanımlanmış aşamalarla, ülkede sırayla neler olması gerektiğine dair stratejik bir vizyonun belirlenmesi. İkincisi, İran'ı bu vahim tarihi duruma getiren, ardı ardına gelen siyasi rejimlerin neden olduğu temel sorunların kapsamlı bir şekilde incelenmesidir. Bunların hepsinin ortak paydası, milliyetçi radikalizm ve dogmatik ideoloji ile birlikte, tüm kaynaklar ve ülkenin kurumları ve coğrafyası üzerindeki aşırı merkezi kontrol olmuştur. Tüm bu özelliklerden ve uygulamalardan tamamen farklı yeni bir siyasi sistemin özellikleri üzerinde anlaşmaya varılmalıdır. Üçüncüsü, İran devletinin sınırları içinde bu ulusların özgünlüklerine saygı duyan ve herhangi bir partinin İran'ın geleceği üzerinde yeni bir ulusal veya mezhepsel hegemonya kurmasını engelleyen federal bir sistem kurulmasıdır. Bu sistem gelecekte merkezi Fars milliyetçiliği ile diğer İranlı ulusların (Araplar, Kürtler, Azeriler ve Beluçlar) hakları arasındaki ilişkiyi çizecektir.

Rıza Pehlevi, yeni koalisyonun oluşumunu “İran'ın toprak bütünlüğü ve ulusal birliği hakkında yanlış ve saçma iddialarda bulunan çeşitli ayrılıkçı gruplar” olarak tanımladı ve mevcut İran ordusu aracılığıyla onlara karşı misilleme tehdidinde bulundu

Son savaşın patlak vermesinden birkaç gün önce, en büyük ve tüm Kürt siyasi yönelimleri (milliyetçi, solcu ve muhafazakâr) temsil eden beş İranlı Kürt siyasi parti, “İşbirliği İçin Diyalog Merkezi”nde düzenlenen uzun toplantıların ardından “İran Kürdistan'ı Siyasi Güçler Koalisyonu”nun kurulduğunu duyurdu. Bu gelişmeyi takip eden kaynaklar, yeni ittifakın ABD ve Batı'nın baskısı ve bu değişime sponsor olması sonucu, İran rejimine yönelik siyasi bir baskı biçimi olarak ortaya çıktığını belirtti. Ancak Kürt partiler yayınladıkları bildirilerinde, siyasi projelerinin “yeni ve önemli bir saha çalışması aşaması” için hazırlık aşamasında olduğunu ifade etti. Bildiri, Kürdistan Özgürlük Partisi ve Abdullah Öcalan liderliğindeki Kürdistan İşçi Partisi'ne (PKK) yakın olan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi tarafından imzalandı. Ayrıca, Irak'taki KDP’ye yakın olan İran Kürdistanı Demokratik Partisi, İran Kürdistan Örgütü ve KYB’ye yakın olan Kürdistan Emekçiler Örgütü (Komala) de imzaladı. İttifak açıklamasında şunları söyledi: “İttifakın amacı, İran'daki Kürt siyasi hareketini genişletmek, Kürdistan'ın ülkenin siyasi denklemindeki rolünü güçlendirmek, Kürt halkının hak ve özgürlüklerini garanti altına almak ve İran'ın geleceğini yeniden şekillendirmede aktif olarak yer almak için birlik olmak ve ortak mücadele vermektir. Ulusların haklarının tanınmasına, demokrasinin kabulüne ve her türlü diktatörlüğün reddedilmesine dayalı kapsamlı bir demokratik geçişin kademeli olarak oluşmasını destekliyoruz.”

vfbghyj
İran Kürdistanı Demokratik Partisi üyeleri, Irak'ın Erbil şehrindeki Koya bölgesinde bulunan genel merkezlerine giden yoldaki bir kontrol noktasındalar, 27 Şubat 2026'da (AP)

İran'ın eski yöneticisi Rıza Pehlevi'nin oğlu, yeni kurulan koalisyonu “İran'ın toprak bütünlüğü ve ulusal birliği hakkında yanlış ve saçma iddialarda bulunan birkaç ayrılıkçı grup” olarak tanımladı. İran ordusuna doğrudan hitap ederek, mevcut İran ordusu aracılığıyla onlara karşı misilleme tehdidinde bulundu. İran ordusuna “Önümüzdeki günlerde ve haftalarda, İslam Cumhuriyeti'nin tamamen çökmesi ve bu rejimin ülkeden atılmasıyla birlikte, İran'ın ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü savunmada her zamankinden daha uyanık, kararlı ve gayretli olacağız. Bu temel ilkeye bağlı kalarak, İran ordusunun ulusal görevini yerine getirmesini, milletin yanında durmasını ve İran'ı İslam Cumhuriyeti ve ayrılıkçılara karşı savunmasını bekliyoruz” dedi.

İran Halkın Mücahitleri Örgütü lideri Meryem Recavi, Fars olmayan etnik grupların federasyonlar ve yerel yönetim organları oluşturacağı merkezi olmayan bir devlet kurma sözü verdi

Kürt İttifakı, Pehlevi'nin açıklamalarına “zayıf” ve “asılsız” diyerek yanıt verdi ve ekledi: “İran Kürdistan'ındaki Siyasi Güçler İttifakı, Rıza Pehlevi'nin bu zayıf ve temelsiz açıklamalarını kınarken, Kürt ulusunun ideallerini ve İran'ın ezilen halklarının meşru haklarını savunmadaki ilkeli duruşunu yeniden teyit etmektedir. İttifak, bu temelsiz nefretin nihayetinde hiçbir sonuç vermeyeceğine inanmaktadır. Ancak ülke içinde ayaklanan halkın özgürlük ideallerinin gerçekleştirilmesi, diktatörlüğün ve faşizmin tüm biçim ve tezahürlerinin sonsuza dek gömülmesi için İran'ın özgür uluslarının ve özgürlüğe aşık halkının mücadele azmini güçlendirecektir.”

İran Halkın Mücahitleri Örgütü lideri Meryem Recavi, Pehlevi'nin açıklamalarını kınayarak, bunları “ulusal totalitarizme dayalı” bir siyasi sistemi yeniden şekillendirme girişimi olarak nitelendirdi. Örgütünün, mevcut rejiminin yetkililerini veya onlardan önceki Şah rejimi yetkililerini dışlayan bir sistem kurma konusundaki kararlılığını vurgulayan Recavi, Fars olmayan etnik grupların federasyonlar ve yerel yönetim yapıları kurma hakkına sahip olacağı merkezi olmayan bir devlet kurma sözü verdi.



8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
TT

8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)

Kuzey Kore kadın futbol liginde oynayan Naegohyang'ın heyeti bugün Güney Kore'ye ulaştı.

Kore Yarımadası'nın kuzeyinden güneyine 8 yılın ardından ilk kez bir sporcu kafilesi gitti. 

Çarşamba akşamı Asya Şampiyonlar Ligi yarı finali müsabakasında Naegohyang'ın rakibi Suwon olacak. 

New York Times (NYT) kağıt üstünde hâlâ savaşan iki ülke arasındaki bu hareketliliği üç soruyla inceledi. 

Naegohyang, Güney Kore'ye neden gitti?

Korecede "memleketim" anlamına gelen futbol kulübü, faaliyetlerini Pyongyang'da sürdürüyor. 

Naegohyang adlı bir tüketim ürünleri şirketinin sponsorluğunu arkasına alan takım, kadınların yarıştığı Asya Şampiyonlar Ligi'nde yer alan ilk Kuzey Kore kulübü. 

Yarı final maçı için Güney Kore'ye giden Naegohyang heyeti, kazanmaları halinde cumartesi günü yine Suwon kentinde final maçına çıkacak. 

Diğer yarı final mücadelesinde Avustralya'nın Melbourne City kulübüyle Japonya'nın Tokyo Verdy Beleza takımı karşılaşacak. 

Naegohyang'un kadrosunda pek çok milli oyuncu var. 

Kuzey Kore ulusal takımları, son yıllarda 20 yaş altı ve 17 yaş altı kategorilerinde şampiyon olarak dikkat çekti. 

Ülkenin lideri Kim Jong-un da onları çok seviyor. Aralık ayında 17 yaş altı takımı, Dünya Kupası zaferinin ardından Kuzey Kore liderinin yanına gittiğinde federasyon yöneticilerinden Kim Jong-sik, "Yoldaş genel sekreterin sevgisi ve güveninin verdiği güçle, kadın futbol takımımız dünyayı salladı ve müthiş bir efsane yarattı" demişti. 

Bu olayın siyasi önemi var mı?

"Düşman kardeşler" diye de bilinen iki Kore ülkesi, sporu diplomasinin sürdürülmesi için zaman zaman araç olarak kullanmaya çalışıyor. 

Ancak Olimpiyatlarda ortak takım kurmaya varan bu girişimler uzun ömürlü olmuyor.

Naegohyang, Güney Kore'de nasıl karşılandı?

İki ülke arasında doğrudan uçuş yasağı olduğu için Naegohyang heyeti, Çin aktarmasıyla Güney Kore'ye gitti. 

Pyongyang karşıtı aktivistlerin eylemlerine karşı Güney Kore sporcuların güvenliğini sağlıyor. 

Normalde kadın futboluna çok fazla ilgi olmayan ülkedeki sansasyonel yarı final maçının biletleri hızla tükendi. 

Güney Kore'deki bazı örgütler, Kuzey Korelilerin de tezahürattan mahrum kalmaması için ekipler kurdu.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)

Venezuela, 3 Ocak'taki gece baskınından beri ülkenin başında Nicolás Maduro olmadan yaşıyor. 

Guardian, devlet başkanı ve eşi Cilia Flores'in ABD ordusu tarafından kaçırıldığı gün ve sonrasındaki 4 buçuk ayda yaşadıklarını Venezuelalılara sordu. 

Bazıları rejim değişikliği ihtimalinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkede yeniden şiddet ortamının oluşmasından ve demokrasi vaatlerinin yerine getirilmemesinden korkanlar da var. 

Önemli bir kısmı da hayat pahalılığının sürmesinden ve ülkenin kaynaklarının Venezuela halkındansa yabancılara yaramasından şikayet etti. 

Baskın gecesini anlatan Ángel Linares, patlama seslerini duyunca komşularının yeni yılı havai fişeklerle kutladığını sanmış. Sonrasında camlar patlamış, duvarlar sarsılmış ve evi yıkılmış. 1967 depremini hatırlayan 85 yaşındaki annesi Jesucita, ülkenin kuzeyinin yerle bir olduğunu düşünmüş. 

Komşuları Elizabeth Herrera ise eşinin kendisine "Darbe mi oldu? Trump Baba'nın istilaya kalkıştığını sanmam" dediğini aktarıyor.

Bölgedeki iki yaşlı komşunun öldüğünü belirten Herrera, otizmli oğlunun "Anne, kötü olanlar bizler miyiz? Venezuelalılar mı kötü? Bizi öldürecekler mi?" diye kendisine sorduğunu da sözlerine ekliyor. 

Baskın başkent Karakas'ın çevresini sarstı. 

Hemen sonrasında 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçen Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez'in hamleleri merakla izleniyor.

Bu süreçte yüzlerce siyasi mahkum özgürlüğüne kavuştu.

Muhalefetin önemli bir kısmının Maduro sonrasında Venezuela'nın başına geçmesini beklediği Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado'nun bu emeline ulaşamaması, destekçilerinde hayal kırıklığı yarattı. Ancak çoğu gelecekten umutlu.

Şubatta serbest bırakılan siyasi mahkumlardan Jesús Armas, "Her şey çok kafa karıştırıcı. Bazen bir illüzyonun içindeymişiz gibi geliyor. Demokrasinin Venezuela'ya birkaç ay içinde geleceğini biliyorum" diyor.

İnsan hakları aktivisti Jeisi Blanco da muhaliflere işaret ederek "İnsanlar korkularını yitirdi" ifadesini kullanıyor.

Herrera ise umudunu yitirmeye başlayanlar arasında:

Haberlerde ne kadar petrol ve altın aldıklarından bahsediyorlar ama durumumuz hiç değişmedi. Trump buraya gelirse ondan Venezuela'nın doğal kaynaklarını değil, Venezuelalıları düşünmesini isteyeceğim.

Karakas yönetimi bir yandan Trump yönetimiyle anlaşmaya çalışırken diğer yandan Maduro'dan da vazgeçmediği mesajını veriyor.

Geçen hafta Maduro'nun Anneler Günü mesajı yayımlandı.

Maduro ve eşi Cilia Flores, ülkenin birlik ve beraberliğini korumadaki kritik rolleri nedeniyle Venezuelalı annelere teşekkür etti.

Independent Türkçe, Guardian, TeleSUR


İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
TT

İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında demirli, Honduras bandıralı bir geminin perşembe günü İran güçleri tarafından götürülmesi halihazırda dikkat çeken bir olayken, bu geminin Çinlilere ait olması haberin değerini büyüttü. 

Tahran'ın, 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından kendisine en yakın duran yönetimlerden Pekin'i kızdırabilecek bir adım atması şaşkınlığa neden oldu. 

Hong Kong merkezli özel güvenlik şirketi Sinoguards'a ait Hui Chuan'a el konması, İran'ın kendisinden başka hiçbir aktöre Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri silahlarla koruma izni vermeyeceği yorumlarına yol açtı. 

"İran, Çin'in güvenlik gemisini zapt ederek arkadaşlarını bir yere kadar kayırabileceğini gösterdi" başlıklı bir haber yayımlayan Wall Street Journal (WSJ), ABD ve İsrail'in İran'a savaş açmasının ardından ilk kez bir özel güvenlik şirketi gemisine el konduğunu öne sürüyor. 

Amerikan gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin lideri Şi Cinping'le Pekin'de görüştüğü gün böyle bir hamlede bulunulmasına dikkat çekiyor. 

Trump'ın isteklerini Tahran'a kabul ettirmek için Pekin'e baskı yaptığı hatırlatılıyor. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, İran'ın Çin'e ticari gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için izin verdiğini hatırlatıyor. 

Vakil, Hui Chuan'a el koyan İran için "Hürmüz'ün kontrolünün kimde olduğunu Çin'e hatırlattılar ve kendi güvenliklerini sağlamayı akıllarından bile geçirmemeleri gerektiğini belirttiler" diyor. 

WSJ, Sinoguards'ın koruma gemilerinin adeta birer "yüzer cephane" gibi olduğunu bildiriyor. 

Kanada Askeri Koleji'nde ders veren Christopher Spearin, savaş ortamında silahlarla yüklü bir yabancı gemiyi yakınlarda gören İran güçlerinin rahatsızlık duymuş olabileceğini işaret ediyor. 

Savunma uzmanı Timothy Heath'e göreyse Çin bu olayı büyük bir mesele gibi görmüyor. 

Beyaz Saray'a göre Trump ve Şi, Pekin'de yaptıkları görüşmelerde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için para istememesi gerektiği fikri üzerinde mutabık kaldı. 

ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Hürmüz'deki nüfuzunu artıran Tahran yönetimi, boğazdan geçişlerden ücret alınmasıyla ilgili yasa tasarısı hazırlıyor. 

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar geçiş ücreti aldığını belirtmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de salı Tahran'da Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik'le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili uluslararası hukuka uygun değişikliklere gideceklerini" söylemişti.

Başta Körfez ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Avrupa devletleri İran'ın yasa tasarısına tepki gösteriyor.

Independent Türkçe, WSJ, Tesnim