ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Tahran tarafından desteklenen Filistinli gruplar üzerinde önemli değişimlere yol açtı. Bu grupların başında, Suriye ve Lübnan sahalarında hem mali hem de güvenlik açısından zarar gördüğü belirtilen İslami Cihad Hareketi geliyor. Gazze Şeridi’nde ise çatışmaların sürdüğü ifade ediliyor.
İslami Cihad Hareketi kaynaklarının Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, bölgede yaşanan güvenlik değişimleri ve İran’a karşı yürütülen savaş, hareketin elinde kalan sığınma alanlarını daha da karmaşık hale getirdi.
Gazze Şeridi’ndeki en büyük silahlı hareket olan Hamas, İran ile güçlü ilişkilere sahip olmayı sürdürüyor. Ancak İslami Cihad Hareketi’nin Tahran ile bağlarının daha derin olduğu ve bu ilişkinin, hareketin kurucusu Fethi Şikaki’nin 1980’li yıllarda örgütü kurduğu döneme kadar uzandığı belirtiliyor.

İslami Cihad Hareketi, onlarca yıl boyunca Suriye ve Lübnan’da insan gücü ve askeri varlık bulundurmayı başardı. İran’ın son on yılda bu iki ülkedeki nüfuzunu genişletmesiyle birlikte hareketin söz konusu ülkelerdeki konumunun da daha güçlü hale geldiği ifade ediliyor.
Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin Temmuz 2024’ün sonunda Tahran’da öldürülmesi ve geçtiğimiz eylül ayında Doha’da Hamas liderliğine yönelik suikast girişimi, Filistinli grupların liderleri için büyük bir alarm niteliği taşıdı. Bu durumdan özellikle İslami Cihad Hareketi’nin etkilendiği değerlendiriliyor.
Üç ülke ve Kudüs Seriyyeleri liderinin kaderi
İslami Cihad Hareketi kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Genel Sekreter Ziyad en-Nehhale’nin İran ziyaretlerini azalttığını belirtti. Kaynaklara göre, Heniyye suikastından bu yana Nehhale İran’a sadece üç ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerden birinin, hem kendi hareketinden hem de Hamas’tan bir heyetin katılımıyla gerçekleştiği ve birkaç gün sürdüğü, diğer iki ziyaretin ise kısa ve hızlı geçtiği ifade edildi.
Kaynaklar ayrıca, Nehhale ve hareketin bazı üst düzey isimlerinin -özellikle hareketin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri’ni yöneten ve İsrail tarafından aranan Ekrem el-Acuri’nin- İran’ı, Beyrut başta olmak üzere bazı diğer başkentlerle birlikte kendileri için gerçek bir güvenli sığınak olarak gördüklerini aktardı. Ancak daha sonra Katar’a yöneldikleri ve aynı zamanda Mısır ile ilişkileri genişletmeye başladıkları belirtildi.

Nehhale’ye yakın bir kaynak, son birkaç ay içinde Nehhale’nin Doha ile Kahire arasında gidip geldiğini ve her iki şehirde de belirli süreler kaldığını söyledi. Kaynak, özellikle Doha’da daha uzun süre bulunduğunu, çünkü yardımcısı Muhammed el-Hindi’nin neredeyse sürekli burada bulunduğunu aktardı. El-Hindi’nin de Katar, Mısır ve Türkiye arasında hareket ettiği, Mısır’daki temasların ise büyük ölçüde Gazze Şeridi’yle ilgili konular kapsamında Mısır istihbarat yetkilileriyle yürütüldüğü ifade edildi.
Kaynaklar, ‘güvenlik hassasiyeti’ gerekçesiyle, son yıllarda Beyrut’un güney banliyösünü kendisine sığınak olarak kullanan Ekrem el-Acuri’nin buradan ayrılıp ayrılmadığı konusunda kesin bir bilgi vermekten kaçındı.
İsrail ordusu birkaç gün önce, Lübnan’daki Kudüs Seriyyeleri komutanı Edhem el-Osman’ı Beyrut’un güney banliyösünde Hizbullah’a ait bir konuta düzenlediği saldırıda öldürdü. El-Osman’ın, Acuri’ye yakın bir isim olarak bilindiği kaydedildi.
Bazı kaynaklar ise İsrail ordusunun el-Osman’ın bulunduğu yeri bilmediği, söz konusu dairenin Hizbullah’a ait bir ‘güvenli ev’ olduğu gerekçesiyle hedef alındığı değerlendirmesinde bulundu.
Lübnan’daki İslami Cihad Hareketi liderliği, özellikle Beyrut’un güney banliyösünde bulunan isimler, uzun yıllardır olduğu gibi Hizbullah tarafından uygulanan sıkı güvenlik önlemleri altında faaliyet gösteriyor.
Suriye’de çember daralıyor
İsrail, Beşşar Esed rejimi devrilmeden önce Suriye’de İslami Cihad Hareketi’nin varlığı üzerindeki baskıyı yoğun hava saldırılarıyla artırdı. Bu saldırılardan biri Kasım 2024’te Şam’da harekete ait bir merkezi hedef aldı. Saldırıda üst düzey isimlerin hayatını kaybettiği bildirildi.
Suriye’de rejimin düşmesinin ardından hareket üzerindeki baskının daha da arttığı belirtiliyor. Şam’daki yeni yönetim, Nisan 2025’te İslami Cihad Hareketi’nin Suriye Temsilcisi Halid Halid ile yardımcısı Ebu Ali Yaser’i birkaç ay süreyle gözaltına aldı.
Hareket kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Suriye’de bulunan çok sayıda İslami Cihad Hareketi mensubunun gözaltına alındığını, daha sonra ise serbest bırakıldığını aktardı. Kaynaklara göre sorgulamalarda ağırlıklı olarak militanların elindeki silahlar ve bu silahların bulunduğu yerler hakkında sorular yöneltildi.
Kaynaklar ayrıca, son aylarda Suriye’de düzenlenen bazı İsrail saldırılarının hareket içindeki önde gelen aktivistleri hedef aldığını belirtti. Bu kişiler arasında, yıllar önce Gazze Şeridi’nde yaralanan ve tedavi için yurt dışına götürüldükten sonra Şam’da kalan Kudüs Seriyyeleri’ne bağlı saha komutanlarının da bulunduğu ifade edildi. Söz konusu isimlerin başka ülkelere tahliye edilmesine yönelik planların başarısız olduğu, ancak son saldırılardan sağ kurtuldukları kaydedildi.

İsrail’in takibi nedeniyle İslami Cihad Hareketi’ne bağlı bazı aktivistlerin Suriye’den ayrılarak Lübnan ve Türkiye’ye geçtiği de bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, gerek Lübnan içinden gerekse Suriye’den gelen çok sayıda Kudüs Seriyyeleri mensubu şu anda Güney Lübnan’da bulunuyor ve Hizbullah unsurlarıyla birlikte çatışmalara katılıyor.
Son savaş sırasında Kudüs Seriyyeleri, Lübnan’daki operasyonlara katılan çok sayıda mensubunun hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Hareketin liderliğinin, Hizbullah unsurlarıyla tam koordinasyon içinde, gerekli görülmesi halinde yeniden destek saldırılarına katılmaları yönünde talimatları yenilediği belirtiliyor.
Tüm bu gelişmeler, İslami Cihad Hareketi’nin hem Gazze Şeridi içinde hem de dışında ciddi bir mali kriz yaşadığı bir döneme denk geliyor. Bunun başlıca nedeninin İran’dan gelen mali desteğin neredeyse tamamen durması olduğu ifade ediliyor. Bu durumun, son aylarda hareket mensuplarına maaş ödenmesini ve farklı faaliyetler için ayrılan operasyonel bütçelerin karşılanmasını da etkilediği belirtiliyor.