Mücteba Hameney'in ilk mesajı: Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı, gerekirse başka cepheler açılabilir

Ölenlerin intikamının alınması ve caydırıcı savunmanın sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamenei, 31 Mayıs 2019'da Tahran'da bir sokakta yürürken (Arşiv-ISNA)
İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamenei, 31 Mayıs 2019'da Tahran'da bir sokakta yürürken (Arşiv-ISNA)
TT

Mücteba Hameney'in ilk mesajı: Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı, gerekirse başka cepheler açılabilir

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamenei, 31 Mayıs 2019'da Tahran'da bir sokakta yürürken (Arşiv-ISNA)
İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamenei, 31 Mayıs 2019'da Tahran'da bir sokakta yürürken (Arşiv-ISNA)

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, göreve gelmesinin ardından yayımladığı ilk mesajında Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması ve boğazı kapatma araçlarının bir baskı unsuru olarak korunması gerektiğini vurguladı.

İran devlet televizyonununda yer alan açıklamada Hamaney, İran halkına hitaben yayımladığı mesajda, askeri gerilimin sürmesi halinde Tahran’ın başka cepheler açabileceğini belirtti. Hamaney, toplumun geniş kesimlerinin talebinin “etkili ve caydırıcı savunmanın sürdürülmesi” olduğunu ifade etti.

Yeni lider ayrıca İran’ın komşu ülkelerle dostane ilişkiler kurmaya inandığını söyledi. İran’ın bölgedeki bazı ülkelerde yalnızca askeri üsleri hedef aldığını, bu ülkelerin kendilerini hedef almadığını savunan Hamaney, gerektiğinde bu tür operasyonların devam edebileceğini belirtti.

Hamaney, İran’a bağlı silahlı grupları kastederek “direniş cephesi” savaşçılarına da seslendi ve devam eden çatışmalardaki rollerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu gruplar arasındaki koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

Hameney ayrıca İran’ın savaşta hayatını kaybedenlerin “intikamından vazgeçmeyeceğini” vurguladı ve yetkililerin Minab kentinde bir okulu hedef alan saldırıyı görmezden gelmeyeceğini ifade etti.

İç politikaya ilişkin mesajlar

Hamaney, ülke içinde sosyal, siyasi, kültürel ve güvenlik alanlarında etkili bir varlığın korunması gerektiğini ifade ederek, İranlılardan toplumsal birlik ve dayanışmaya zarar verebilecek adımlardan kaçınmalarını istedi.

Uzmanlar Meclisi’nin kendisini lider seçme kararını devlet televizyonundan öğrendiğini belirten Hamaney, babasının ardından bu görevi üstlenmenin büyük bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Hamaney ayrıca İranlıları mevcut koşullarda birbirlerine destek olmaya çağırdı ve kamu kurumlarından vatandaşlara ve sivil yardım kuruluşlarına desteklerini artırmalarını istedi.

Sağlık durumuna ilişkin iddialar

Yeni liderin ilk mesajı, İran medyasının Hamaney’in resmi internet sitesi ile sosyal medya hesaplarının açıldığını duyurmasının ardından yayımlandı.

Resmi site, bugün yayımlanacak ilk “stratejik mesajın” yedi ana başlık içereceğini ve bunların eski lider, halkın rolü, silahlı kuvvetlerin görevleri, yürütme organlarının sorumlulukları, “direniş cephesi”, bölge ülkeleri ve “düşmanlarla mücadele”nin niteliği gibi konuları kapsayacağını bildirdi.

Yeni liderin ilk mesajı, sağlık durumu ve göreve geldikten sonra kamuoyu önüne çıkmamasıyla ilgili soruların sürdüğü bir dönemde geldi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir İranlı yetkili ajansa yaptığı açıklamada, Hamaney’in, savaşın ilk günlerinde İran liderliğini hedef alan ABD ve İsrail saldırılarında hafif yaralandığını, ancak buna rağmen görevini sürdürdüğünü söyledi.

Farklı iddialar

Üst düzey bir İsrailli yetkili de İsrail istihbaratının değerlendirmesine göre Hamaney’in hafif yaralandığını, bu durumun kamuoyu önüne çıkmamasını açıklayabileceğini belirtti.

Ancak bazı haberlerde yaralarının resmi açıklamalardan daha ciddi olabileceği öne sürüldü. İran’ın Kıbrıs Büyükelçisi Alirıza Salarian, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, Hamaney’in bacaklarından, elinden ve kolundan yaralandığını duyduğunu ve muhtemelen hastanede olduğunu düşündüğünü söyledi. 

CNN de konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde Hamaney’in ayağında kırık olduğunu, ayrıca sol göz çevresinde morluk ve yüzünde yüzeysel yaralar olduğunu belirtti.

Buna karşılık bazı İranlı yetkililer söylentileri yatıştırmaya çalıştı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın oğlu, Telegram’da yaptığı paylaşımda “Mücteba Hamaney’in iyi olduğunu” ifade etti.

Savaşın ilk günündeki saldırı

The New York Times ise Hamaney’in kamuoyu önüne çıkmamasının kısmen saldırıda aldığı yaralardan kaynaklandığını yazdı. Gazete, üç İranlı yetkiliye dayandırdığı haberinde liderin saldırının ilk gününde yaralandığını belirtti.

Habere göre Hamaney bilinci açık şekilde sıkı korunan bir yerde bulunuyor ve iletişimi sınırlı.

İsrailli askeri yetkililer de 28 Şubat saldırısında Hamaney’in bacaklarından yaralandığına dair istihbarat bulunduğunu, ancak yaralarının boyutunun net olmadığını duyurdu.

Savaşın ilk saldırısında Tahran’ın merkezindeki liderlik kompleksinin hedef alındığı ve İran’ın açıklamasına göre eski lider Ali Hamaney ile bazı üst düzey askeri yetkililerin öldüğü bildirildi.

İran medyası ayrıca yeni liderin ailesinden bazı kişilerin de saldırıda hayatını kaybettiğini bildirdi. Devlet televizyonu, annesinin, kız kardeşinin ve eşinin hava saldırılarında öldüğünü duyurdu.

Gizemli bir figür

Mücteba Hamaney, İran’da babasına kıyasla daha az tanınan ve daha kapalı bir siyasi figür olarak biliniyor. Uzun yıllar babasının ofisinde çalıştı ve güvenlik ile siyasi dosyaların yönetiminde önemli roller üstlendi.

Uzun süre babasının ofisinin başkanlığını yürüttü ve siyasi liderlik ile Devrim Muhafızları arasındaki ilişkilerin koordinasyonunda etkili olduğu ifade ediliyor. Ancak kamuoyunda nadiren konuştu ve siyasi etkinliklerde çok az göründü.

Analistler, Devrim Muhafızları ile yakın ilişkilerinin, babasının ölümünün ardından liderliğe yükselmesinde önemli bir rol oynadığını değerlendiriyor.

Devam eden savaş

ABD ve İsrailli yetkililere göre savaşın ilk saldırılarının ana hedeflerinden biri İran liderliğini etkisiz hale getirmek ve Tahran’ın savaş yönetme kapasitesini felce uğratmaktı.

28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail güçleri İran içinde yüzlerce askeri hedefi vurdu.

İran ise karşılık olarak İsrail’e füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi, ayrıca bölgedeki bazı ABD üslerini hedef aldı.

ABD’li yetkililer operasyonların amacının İran’ın askeri kapasitesini ve nükleer programını yok etmek olduğunu belirtiyor.

Geniş çaplı saldırılara rağmen son gelişmeler, İran yönetiminin devlet yönetimini ve askeri operasyonları sürdürmeye devam ettiğini gösteriyor. Mücteba Hamaney ise ülke olağanüstü koşullar altında ve savaş sürerken yönetime geldi.



ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
TT

ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Popüler tahmin piyasası sitesi Kalshi'nin kullanıcıları, 2028 ABD başkanlık seçiminin yeni favorisini belirledi.

Kalshi, çarşamba sabahı X'te, Dışişleri Bakanı  Marco Rubio'nun artık "2028 başkanlık yarışını kazanma ihtimali en yüksek isim" olduğunu duyurdu. Gönderide Rubio'nun yüzde 19'la başı çektiği, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un ise yüzde 18'lik oranlara sahip olduğu belirtildi.

Bir diğer tahmin piyasası platformu Polymarket da salı sabahı Rubio'nun sitedeki oranlarının "tüm zamanların en yüksek seviyesine" ulaştığını ancak hâlâ Vance'in birkaç puan gerisinde kaldığını açıkladı.

Tahmin piyasası platformları, kullanıcıların olayların sonucuna bahis oynamasına imkan tanıyor ve giderek daha popüler hale geliyor. Washington Post'un ocak ayındaki haberine göre Kalshi ve Polymarket aracılığıyla siyasi veya hükümetle ilgili olaylara 200 milyon dolardan fazla bahis oynandı.

Seçime iki yıldan fazla süre olsa da Başkan Donald Trump'ın yerine kimin geçebileceğine ilişkin sorular artıyor.

Rubio'nun siyasi emelleri hakkında spekülasyonlar giderek artsa da Dışişleri Bakanı, yarışması halinde Cumhuriyetçilerin adaylığı için en güçlü isim olarak görülen Vance'e desteğini defalarca dile getirdi.

Rubio, geçen yılın sonlarında Vanity Fair'da yayımlanan röportajında, "J.D. Vance başkanlık için yarışırsa bizim adayımız olacak ve onu destekleyen ilk kişilerden biri ben olacağım" demişti.

Geçen yaz 2028 seçimi sorulduğunda Rubio, Vance'in "harika bir aday" olacağını söylemişti.

Fox News'dan Lara Trump'a, "Bence başkan yardımcılığında harika iş çıkarıyor. akın bir arkadaşım ve umarım aday olmayı düşünüyordur. Biliyorum, biraz erken" diye konuşmuştu.

Ama Dışişleri Bakanı olarak bulunduğum konum gereği siyasetin içinde yer almıyorum. Aslında iç politikaya karışmamı engelleyen kurallar var ve başkan izin verdiği sürece bu işi yapıp bu görevde kalmak istiyorum, bu da beni Ocak 2028'e kadar burada tutacak.

Dışişleri Bakanı'nın geçmişteki yorumlarına rağmen, Wall Street Journal'ın haberine göre Trump, seçim yaklaştıkça Vance ve Rubio'yu giderek daha fazla karşı karşıya getirmeye başladı. Yakın zamanda düzenlenen bir etkinlikte Trump, bağışçılardan oluşan bir salonda bu iki isim hakkında yoklama yaptı ve katılımcılar, gazeteye Rubio'ya gelen alkışların daha yüksek olduğunu söyledi.

Yine de Trump'ın Vance ve Rubio'yu karşılaştırmayı oyun olarak gördüğü ve henüz bir halef seçimi olarak değerlendirmediği bildiriliyor. Journal'ın kaynakları, Trump'ın Vance ve Rubio'nun aynı listede aday olmasını istediğini dile getirdiğini de belirtti.

Trump'ın kendisi de anayasaya aykırı olacak üçüncü bir dönem için tekrar aday olma ihtimalini defalarca dile getirdi.

Independent Türkçe


Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
TT

Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)

Michigan Eyaleti polisi, bugün (Perşembe) West Bloomfield bölgesinde bir sinagogda silahlı saldırı yaşandığını duyurdu.

FBI Direktörü Kash Patel, “Michigan’daki ortaklarımızla birlikte FBI ekipleri olay yerinde bulunuyor. West Bloomfield’daki sinagogda hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı olayıyla ilgileniyoruz” dedi.

Oklend County Şerifi, Detroit yakınlarındaki sinagogda en az bir kişiyle güvenlik görevlilerinin çatıştığını bildirdi. Associated Press’in aktardığına göre, WDIV-TV kanalı, bir kamyonetin “Temple Israel” (İsrail Tapınağı) sinagoguna girdiğini bildirdi.

Oklend County Şerifi Mike Bouchard, henüz kimsenin gözaltına alınmadığını açıkladı. Olay yerinden yükselen dumanlar gözlendi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırgan hayatını kaybetti.

FBI Direktörü Kash Patel, polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu ve olayın hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı içerdiğini doğruladı.

Oklend County polis departmanı, binanın tahliye edildiğini bildirdi. Polis izniyle yaklaşık 12 veli, içerideki küçük çocuk eğitim merkezinden çocuklarını çıkardı. West Bloomfield bölgesindeki okullar kapatıldı.

fbfr
Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesinde “Temple Israel” sinagogu yakınında insanlar toplandı. (Associated Press)

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek yaptığı açıklamada, “Bu üzücü bir olay. Michigan’daki Yahudi topluluğu, dini ibadetlerini güvenle gerçekleştirebilmelidir” dedi.

Temple Israel, ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak tanımlanıyor ve 12 bin  üyeye sahip. Sinagog, erken çocukluk eğitim merkezi ve aileler ile yetişkinler için eğitim programları sunuyor.

Sinagog web sitesine göre kuruluş amacı Yahudi topluluklarını dünya çapında desteklemek ve misyonu “Reformist Yahudilik perspektifiyle güçlü bir topluluk inşa etmek.

Detroit Yahudi Federasyonu, bölgedeki tüm Yahudi kuruluşlarını “tam kapanma protokolü uygulamaya – binalara giriş ve çıkışları durdurmaya” çağırdı.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
TT

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ülkesinin gelecekte yeniden bir savaşla karşı karşıya bırakılmamasını sağlayacak garantiler istediğini belirterek, Tahran’ın dışarıdan dayatılan bir çatışmanın tekrarını önlemeyi amaçladığını söyledi.

Taht Revançi, AFP’ye Tahran’da verdiği röportajda, “İran’a yeniden savaş dayatılmayacağından emin olmak istiyoruz” dedi.

Geçen yıl haziran ayında savaşın başladığını belirten Taht Revançi, “12 gün sonra ‘düşmanlıkların durdurulması’ olarak adlandırılan bir süreç oldu. Ancak sekiz ya da dokuz ay sonra karşı taraf yeniden toparlanarak saldırıyı tekrarladı” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili bu sözleriyle ABD ve İsrail’i işaret etti.

Taht Revançi, “Gelecekte bize bu şekilde davranılmasını istemiyoruz” dedi.

İran’ın çatışma başlamadan önce komşu ülkelere mesaj ilettiğini de belirten Taht Revançi, ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir saldırıya katılması halinde Amerikan varlıkları ve üslerinin meşru hedef sayılacağını bildirdiklerini söyledi.

Taht Revançi  “Savaş başlamadan önce farklı vesilelerle komşularımıza, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde tüm Amerikan varlıklarının ve üslerinin İran için meşru hedef olacağını bildirdik” diye konuştu.

İranlı yetkili, ülkesinin askeri adımlarını savunma amaçlı olarak gördüğünü belirterek, “Kendimizi savunmak için hareket ediyoruz ve gerekli olduğu sürece savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Taht Revançi ayrıca ABD ve İsrail’in saldırılarının, Washington ile Tahran arasında planlanan yeni bir müzakere turundan birkaç gün önce gerçekleştiğini söyledi. Taraflar arasında daha önce üç tur görüşme yapılmıştı.

Daha önce arabuluculuk yapan Umman ise bu görüşmelerde “önemli ilerleme” kaydedildiğini açıklamıştı.

İranlı yetkili, bazı “dost ülkelerin” çatışmayı sona erdirmek için Tahran ile temasa geçtiğini, ancak bu ülkelerin hangileri olduğunu belirtmedi.

“Bazı dost ülkeler savaşın sona erdirilmesi için bizimle iletişime geçti” diyen Taht Revançi, İran’ın bu ülkelere tutumunu açık şekilde ilettiğini belirtti.

Taht Revançi, ateşkesin kapsamlı bir çözümün parçası olması gerektiğini vurgulayarak, “Onlara aynı şeyi söylüyoruz: Ateşkes, savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir formülün parçası olmalı” ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca dünyanın en önemli petrol taşımacılığı hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değindi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun bölgede mayın döşemeye çalışan İran gemilerini hedef aldığını açıklamıştı. Ancak Taht Revançi bu suçlamaları reddetti.

Taht Revançi, “Bölgede, güneyde Körfez’e yakın kara sularımızda, sularımızı ve ülkemizi korumaya hazır olmak için ihtiyati tedbirler alıyoruz” dedi. Bu önlemlerin savunma amaçlı olduğunu belirten yetkili, ayrıntı vermedi.

İran’ın son dönemde birçok ülkenin gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini de ifade eden Taht Revançi, “Bazı ülkeler boğazdan geçiş konusunda bizimle temas kurdu ve biz de iş birliği yaptık” dedi.

Ancak Tahran’ın saldırılara katılan ülkeler ile katılmayanlar arasında ayrım yaptığını belirterek, “Saldırganlığa katılan ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişten faydalanmaması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Taht Revançi ayrıca İran’daki siyasi sistemin bu çatışma nedeniyle tehdit altında olduğuna yönelik değerlendirmelere de değindi.

İran liderliğinin mevcut durumun rejim için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu düşünmediğini belirten Taht Revançi, “Bu aşamayı geride bıraktık” dedi.

Taht Revançi  “Amerikalılar ve İsrailliler 24 ya da 48 saat içinde tüm sistemin çökeceğini düşündü, ancak bu gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.

İran yönetiminin baskılara karşı ayakta kalabileceğine inandığını belirten Taht Revançi,, “Düşman bu sistemin ayakta kalacak kadar güçlü olduğunu biliyor” dedi.

İranlı yetkili, krizin yalnızca askeri yollarla çözülemeyeceğini, çatışmayı tamamen sona erdirecek daha geniş düzenlemelere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Taht Revançi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirecek ve savaşın yeniden başlamasına yol açan koşulların tekrarlanmasını önleyecek bir anlaşma istediğini belirterek, “İstediğimiz şey savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir çerçevedir” dedi.

İran’ın bu hedef doğrultusunda diplomatik kanalları kullanmayı sürdüreceğini ifade eden Taht Revançi, “Gerekli olduğu sürece kendimizi savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.