İran’da gölge savaş: İsrail neden İslami Cihad liderlerini hedef alıyor?

Ekim 2023’te Gazze’de Kudüs Tugayları’na bağlı bir grup milis (EPA)
Ekim 2023’te Gazze’de Kudüs Tugayları’na bağlı bir grup milis (EPA)
TT

İran’da gölge savaş: İsrail neden İslami Cihad liderlerini hedef alıyor?

Ekim 2023’te Gazze’de Kudüs Tugayları’na bağlı bir grup milis (EPA)
Ekim 2023’te Gazze’de Kudüs Tugayları’na bağlı bir grup milis (EPA)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, salı günü yaptığı açıklamada, İran’la bağlantılı Filistinli isimlerin “sığındıkları güvenli bir evde” öldürüldüğünü duyurdu. İsrail medyasındaki askeri muhabirler ise hedef alınan kişilerin Filistin İslami Cihad Hareketi’nin iki üst düzey yöneticisi olduğunu aktardı. Bunlardan biri, hareketin genel sekreter yardımcısı ve ikinci ismi Muhammed el-Hindi; diğeri ise askeri kanat Kudüs Tugayları’nın başındaki Ekrem el-Acuri.

İslami Cihad, İran’dan mali ve lojistik destek alan en büyük gruplardan biri olarak biliniyor. Ancak İsrail kaynaklarının aktardığı bilgilerde, saldırıda iki ismin birlikte mi yoksa yalnızca birinin mi hedef alındığı konusunda çelişkiler bulunuyor. İsrail’in Kanal 12 televizyonu saldırının İran’ın Kum kentinde Acuri ve bazı yardımcılarını hedef aldığını belirtirken, Kanal 14 ise Hindi’nin de hedefler arasında olduğunu öne sürdü.

Kanal 14’e göre yaklaşık dört gün önce gerçekleşen saldırı, yer altındaki tahkim edilmiş bir noktaya düzenlendi; hedefin tamamen imha edilmesi için onlarca mühimmat kullanıldı.

DSRFGT
Temmuz 2024’te Tahran’da, İran dini lideri Ali Hamaney, Hamas lideri İsmail Heniye ve İslami Cihad Hareketi Başkanı Ziyad en-Nehhale’yi kabul ederken (AFP)

İslami Cihad Hareketi ise haberin yazıldığı saate kadar (salı öğle saatleri) İsrail’in iddiaları hakkında resmi bir açıklama yapmadı. Ancak hareketten bir kaynak, Muhammed el-Hindi’nin İran’da bulunmasının “pek olası olmadığını” söyledi. Aynı kaynak, güvenlik gerekçeleriyle Hindi’nin hareketlerinin gizli tutulduğunu ve son teyitli bilgilere göre birkaç gün önce başka bir ülkede bulunduğunu ifade etti.

Hareket içindeki diğer kaynaklar da Hindi’nin Tahran ziyaretlerinin, 7 Ekim 2023’ten önce dahi sınırlı olduğunu ve son dönemde ciddi şekilde azaldığını belirtiyor.

Muhammed el-Hindi kimdir?

1955 doğumlu Muhammed el-Hindi, uzun yıllardır İsrail’in arananlar listesinde yer alıyor. Gazze’de bulunduğu dönemde hakkında birkaç kez suikast girişiminde bulunulurken, 2014’te bölgeden ayrılmasının ardından bu girişimlerin azaldığı belirtiliyor. Son yıllarda bulunduğu ülkeleri sık sık değiştirdiği ifade ediliyor.

Hindi, 2018’de Ziyad en-Nehhale’nin genel sekreterliğe gelmesinden önce hareketin üçüncü ismiydi. Önceki lider Ramazan Şallah’ın sağlık sorunları nedeniyle görevini bırakmasının ardından Hindi, hareketin ikinci ismi konumuna yükseldi.

DF
Muhammed el-Hindi, İslami Cihad Hareketi Başkan Yardımcısı (Hareket’e bağlı ‘Filistin Bugün’ televizyonu)

Hindi’nin Hamas ile yakın ilişkileri olduğu, iki hareket arasındaki bağların güçlenmesinde önemli rol oynadığı biliniyor. Ayrıca Türkiye’deki bazı çevreler ve Müslüman Kardeşler ile ilişkiler geliştirdiği, son 10 yılda ise hareketin Katar ve Mısır gibi aktörlerle daha açık ilişkiler kurmasına katkı sağladığı ifade ediliyor.

Ekrem el-Acuri kimdir?

60’lı yaşlarında olduğu belirtilen Ekrem el-Acuri, İslami Cihad içinde yalnızca askeri operasyonlar açısından değil, stratejik düzeyde de etkili bir isim olarak öne çıkıyor. Özellikle Gazze’de silahlanma faaliyetleri ve Kudüs Tugayları’nın yönetiminde uzun süredir kilit rol oynuyor.

Acuri’nin Hizbullah ile güçlü bağlara sahip olduğu, ayrıca geçmişte Suriye’de Beşşar Esad yönetimiyle yakın ilişkiler yürüttüğü belirtiliyor. Kaynaklara göre Acuri, İran Devrim Muhafızları açısından da kritik bir figür ve silah transferleri ile askeri planlamada önemli görevler üstleniyor.

FERF
Ekrem el-Acuri, İslami Cihad Hareketi’ne bağlı ‘Kudüs Tugayları’ komutanı (Harekete destek veren X platformu hesaplarından alınmıştır)

Uzun yıllardır hareketin askeri kanadını yöneten Acuri’nin, Gazze ve Batı Şeria’da askeri yapılanmayı geliştirdiği, ayrıca Lübnan ve Suriye’de de örgütsel kapasite inşa ettiği ifade ediliyor. 7 Ekim 2023 sonrasında Lübnan’dan yürütülen saldırılarda ve Hizbullah’a verilen destekte rol oynadığı da belirtiliyor.

Acuri daha önce Suriye’de iki kez suikast girişimine maruz kaldı; 2014’te bir saldırıdan kurtulurken, 2019’da evinin hedef alınması sonucu oğlu ve bazı yakınları hayatını kaybetti. Lübnan’da da en az bir kez suikast girişiminden sağ kurtulduğu biliniyor.

Hareket içinden bir kaynak, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Acuri ile iletişimin kesildiğini belirtti. Başka bir üst düzey kaynak ise Acuri’nin yakın zamanda dolaylı bir elektronik mesaj ilettiğini, ancak yerinin bilinmediğini ifade etti.

EVFE
Suriye Sivil Savunma ekipleri, Mart 2025’te Şam’da İslami Cihad’ın üst düzey bir yöneticisini hedef alan İsrail hava saldırısının yapıldığı binayı inceliyor (AFP)

Kaynaklara göre Acuri, İran’a yönelik savaş öncesinde Lübnan’dan ayrılmayı planlıyordu; ancak bazı Arap ve İslam ülkeleri güvenlik ve hukuki gerekçelerle kendisini kabul etmedi. Bu nedenle Acuri’nin şu anda İran’da olabileceği değerlendiriliyor.

İsrail’in yaklaşık bir hafta önce, Acuri’ye yakın isimlerden Adham el-Osman’ı Beyrut’un güney banliyösünde Hizbullah’a ait bir “güvenli evde” düzenlediği saldırıyla öldürdüğü de belirtiliyor.



MAGA, İran savaşında Trump'ın arkasında

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

MAGA, İran savaşında Trump'ın arkasında

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Donald Trump'ın "Amerika'yı Yeniden Harika Yap" (Make America Great Again) tabanının destekçileri, anketlere göre İran'daki savaşı ezici bir çoğunlukla destekliyor; neredeyse yüzde 90'ı başkanın askeri saldırılarını onaylıyor.

CNN'in Baş Veri Analisti Harry Enten, salı günü MAGA'nın İran'daki askeri harekata yönelik onay oranına ilişkin son anket sonuçlarını paylaştı. Katılımcıların ortalama yüzde 89'u savaşı onaylarken, sadece yüzde 9'u karşı çıkıyor.

Enten, iki haftadan fazla süre önce başlayan ABD - İsrail saldırıları hakkında, "Bu, Cumhuriyetçi taban arasında son derece popüler" dedi.

Enten'ın verileri, Gabe Fleisher'ın geçen hafta yayımlanan Wake Up To Politics Substack gönderisine dayanıyordu. Fleisher'ın gönderisinde, MAGA destekçilerinin yüzde 90'ının askeri saldırıları desteklediğini ortaya koyan bir NBC News anketine atıfta bulunuldu.

Fleisher'ın bahsettiği CNN anketi, Cumhuriyetçilerin yüzde 77'sinin saldırıları onayladığını gösterdi. MAGA Cumhuriyetçilerinin, MAGA olmayan Cumhuriyetçilere göre Trump'ın İran'a saldırma kararına güçlü bir şekilde onay verme olasılığı 30 puan daha yüksek.

Bu anketlerdeki MAGA destekçileri saldırıları destekliyor gibi görünse de bazı önde gelen Trump yanlısı medya figürleri, ne zaman sona ereceği belirsiz savaşa karşı çıkıyor.

Tucker Carlson, 28 Şubat'ta ABC News'dan Jonathan Karl'a yaptığı açıklamada askeri harekatı "kesinlikle iğrenç ve şeytani" diye nitelendirmişti. Trump daha sonra Karl'a, "Tucker yolunu kaybetti" demişti.

Trump, eski Fox News sunucusu hakkında, "Bunu uzun zaman önce biliyordum ve o MAGA değil. MAGA ülkemizi kurtarıyor. MAGA ülkemizi yeniden harika yapıyor. MAGA, önce Amerika demektir ve Tucker bunların hiçbirini temsil etmiyor" demişti.

efvgfr
Önde gelen muhafazakar medya figürlerinin başkana karşı çıksa da MAGA, Trump'ın İran'daki savaşına destek veriyor (AFP)

Radyo sunucusu Megyn Kelly, SiriusXM'deki programının başlamasından kısa süre sonra savaş hakkında "ciddi şüpheleri" olduğunu söyledi.

"Başkanı destekliyorum. Başkana oy verdim. Başkan için kampanya yürüttüm. Ama bu... Başka bir Ortadoğu savaşını sorgusuz sualsiz kabul etmeniz gerektiği anlamına gelmiyor" dedi.

Başka bir muhafazakar yorumcu Mark Levin, hafta sonu X'te Kelly'yi İran savaşı eleştirisi nedeniyle "duygusal olarak dengesiz, ahlaktan yoksun ve huysuz bir enkaz" diyerek eleştirdi.

Kelly, X'te, "Mikropenis Mark Levin, müstehcenliğin tekelini elinde tuttuğunu düşünüyor. Benim hakkımda en kaba, en iğrenç terimlerle takıntılı bir şekilde tweet atıyor" diye yanıt verdi.

Trump'la arası bozulduktan sonra istifa eden Georgia Cumhuriyetçi eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, Kelly'yi destekleyerek X'te şunları yazdı:

Megyn Kelly'nin dünyaya Mark Levin'in mikropenisi olduğunu söylemesini gönülden destekliyorum… Ve Trump'ın Levin'i muazzam boyutta savunması, tabanı daha da öfkelendirdi. İnsanlar BIKTI. MAGA, mikropenisli Mark Levin tarafından yok edildi.

Trump, Kelly'yle sosyal medyada yaşadığı tartışmanın ortasında Levin'i savunmak için Truth Social'a başvurdu ve şunları yazdı:

Gerçekten Büyük bir Amerikan Vatanseveri olan Mark Levin, çok daha az Zekaya, Yeteneğe ve Ülkemize olan sevgiye sahip diğer insanlar tarafından bir nevi kuşatma altında.

Trump, tabanının ya da en azından anketlere katılanların desteğine sahip olsa da Amerikalıların çoğu İran savaşındaki tutumunu onaylamıyor.

The Economist/YouGov'un yeni anketine göre ABD'li yetişkinlerin yüzde 56'sı Trump'ın İran'daki durumu ele alış biçimini onaylamazken, yüzde 36'sı onaylıyor.

Independent Türkçe


Zelenski alarmda: İran savaşı Ukrayna’yı füzesiz bırakabilir

Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
TT

Zelenski alarmda: İran savaşı Ukrayna’yı füzesiz bırakabilir

Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)

Volodimir Zelenski, İran savaşı nedeniyle Rusya'ya karşı savaşlarında yakında füze kıtlığı yaşayacakları uyarısını yaptı.

Ortadoğu'daki çatışma üçüncü haftasına girerken, Tahran'ın bölgedeki ABD üslerine ve varlıklarına yönelik saldırılarıyla Körfez'de de şok dalgaları hissediliyor.

Salı günü İran, Güvenlik Şefi Ali Laricani'nin İsrail hava saldırısında öldürüldüğünü doğruladı ve ölümünün intikamını "kararlı ve pişmanlık yaratacak" bir şekilde alacaklarını açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı savaşın sonu görünmediğinden ülkesinin Rusya'ya karşı savaşmak için füze eksikliğiyle karşı karşıya kalma riski taşıdığını vurguladı.

Zelenski, BBC'ye, "İran'daki savaşın uzun sürmesi Putin için bir artı. Enerji fiyatlarının yanı sıra, bu ABD rezervlerinin ve ve hava savunma sistemi üreticilerinin kaynaklarının tükenmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla biz [Ukrayna] kaynak tükenmesi yaşıyoruz" diye konuştu.

İran savaşının Ukrayna için sonuçları konusunda "çok kötü bir hisse" sahip olduğunu belirten Zelenski, barış görüşmelerinin "sürekli ertelendiğini" söyledi ve "Tek bir sebep var: İran'daki savaş" diye ekledi.

Salı günü Londra ziyaretinde parlamentoda milletvekillerine hitap eden Zelenski, Rusya ve İran'ı "nefret ve silah kardeşleri" diye niteledi.

Nefret üzerine kurulu rejimlerin hiçbir zaman, hiçbir alanda kazanmasını istemiyoruz. Ve böyle bir rejimin Avrupa'yı veya ortaklarımızı tehdit etmesini istemiyoruz.

Downing Street'te Birleşik Krallık (BK) Başbakanı, Zelenski'ye Vladimir Putin'in Ortadoğu çatışmasından faydalanmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

Sör Keir Starmer, "Odağın Ukrayna'da kalması gerektiği konusunda net olmamızın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

Elbette İran'da, Ortadoğu'da devam eden bir çatışma var ancak Ukrayna'da olup bitenlere ve desteğimize olan ihtiyaca odaklanmayı bırakamayız. Putin, İran'daki bir çatışmadan, ister petrol fiyatları olsun ister yaptırımların kaldırılmasından, fayda sağlayan kişi olamaz.

Starmer'ın mesajı, İran'a yönelik saldırılar ve Tahran'ın Körfez ülkelerine karşı misillemesi nedeniyle küresel arz üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla ABD'nin Rus petrolüne yönelik bazı kısıtlamaları geçici olarak gevşetmesiyle aynı zamana denk geliyor.

BK Başbakanı ayrıca Avrupalı ​​müttefikleri Ukrayna'nın zorlu mücadelelerle kazandığı askeri uzmanlığından yararlanmaya çağırdı. Zelenski, İran yapımı Şahid tipi saldırı drone'larına karşı koyma konusunda 201 uzmanı Ortadoğu ve Körfez bölgesine gönderdiğini söyledi.

Öte yandan BK, Kiev'de yeni bir "yapay zeka mükemmeliyet merkezi" için 500 bin sterlinlik (yaklaşık 30 milyon TL) bir yatırım yapacak; bu merkez, teknolojinin "savaş alanında avantaj" sağlamak için nasıl en iyi şekilde kullanılabileceğini araştıran uzmanlardan oluşacak.

Independent Türkçe


İsrail, Litani Nehri'nin güneyini abluka altına alırken Beyrut'un “dayanıklılığını” sınıyor

İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
TT

İsrail, Litani Nehri'nin güneyini abluka altına alırken Beyrut'un “dayanıklılığını” sınıyor

İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin kuzeyinden güneyini ayırmak amacıyla nehir üzerindeki ana köprüleri hedef almaya başladı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre Lübnan'ın güneyine ilerleyerek Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeleri kontrol altına almak amacıyla sürdürülen kara harekâtı kapsamında, silahlı unsurların ve silahların naklini engellemek için geçiş noktalarının hedef alınacağı belirtildi.

Saldırılar, Beyrut'un merkezine kadar uzanan hava saldırılarının genişlemesiyle aynı zamana denk geldi. İsrail ordusu, Lübnan'ın başkentinin dayanıklılığını sınamak amacıyla birkaç saat içinde 6 saldırı düzenledi; bu saldırılar, kitlesel göç dalgalarına yol açtı.

Bir yandan gerilim tırmanırken diğer yandan diplomatik çabalar sarf ediliyor. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barou, Lübnan hükümeti ile İsrail hükümeti arasında en üst düzeyde tarihi öneme sahip olabilecek bir diyalog başlatılmasını kolaylaştırmak üzere Beyrut ve Tel Aviv'i ziyaret etmeye hazırlanıyor. Ziyaret, ateşkes için gerekli koşulları oluşturmayı, Hizbullah'ın düzenli bir şekilde silahsızlandırılmasını sağlamayı ve iki ülke arasında barış içinde bir arada yaşama ortamını tesis etmeyi amaçlıyor.

 Görüşmeleri, Lübnan tarafının kabul ettiği ancak İsrail'in henüz resmi bir yanıt vermemesi nedeniyle savaşı durdurma girişimine dönüşmeyen Fransız planını tanıtmaya odaklanıyor.