Devrim Muhafızları’nın seferberlik ve iç güvenlik kolu: Besic

Tahran’ın güvenliğinden sorumlu Tharullah özel kuvvet birimine bağlı Besic devriyeleri (Arşiv - Tasnim)
Tahran’ın güvenliğinden sorumlu Tharullah özel kuvvet birimine bağlı Besic devriyeleri (Arşiv - Tasnim)
TT

Devrim Muhafızları’nın seferberlik ve iç güvenlik kolu: Besic

Tahran’ın güvenliğinden sorumlu Tharullah özel kuvvet birimine bağlı Besic devriyeleri (Arşiv - Tasnim)
Tahran’ın güvenliğinden sorumlu Tharullah özel kuvvet birimine bağlı Besic devriyeleri (Arşiv - Tasnim)

İran’da Besic yalnızca Devrim Muhafızları’na bağlı bir milis gücü olarak görülmüyor; toplumda en yaygın ve güvenlik, ideoloji ile siyaseti birbirine bağlayan araçlardan biri olarak kabul ediliyor.

1979 Devrimi’nin ardından kurulan Besic, başlangıçta yeni rejimi korumak ve İran-Irak Savaşı’na destek vermek amacıyla seferber edilen bir halk gücüydü. Zamanla iç denetim, sosyal gözetim, ideolojik seferberlik ve Devrim Muhafızları’nın devlet ve toplum üzerindeki etkisini artırma gibi çok boyutlu roller üstlendi.

Halk gücüden iç güvenlik kurumuna

Besic, Kasım 1979’da Ruhullah Humeyni tarafından “20 milyonluk ordu” fikriyle kuruldu. Başlangıçta sınırlı güvenlik ve hizmet görevleri üstlense de, 1980-1988 İran-Irak Savaşı sırasında İran tarafından kullanılan gönüllü milis güçleri özellikle savaşın zorlu dönemlerinde, cephe hatlarında mayın tarlalarını temizlemek ve Irak ordusunu yormak amacıyla binlerce genç ve çocuktan oluşan “insan dalgası” (human wave) saldırılarıyla tanınmışlardır.

Savaşın bitimi, Besic’ın önemini azaltmadı; aksine içe yönlendirildi ve temel bir iç güvenlik unsuru haline geldi. 1990’lardan itibaren öğrenci ve toplumsal protestolara müdahalede, 1999’daki eylemlerden 2009’daki Yeşil Hareket’e kadar aktif rol aldı.

Silahlı kuvvetler içindeki konumu

Besic bağımsız bir güç olarak değil, İran Devrim Muhafızları’na bağlı olarak yönetiliyor. Yapısal olarak resmi rakamlardan bağımsız olarak, şehirlerde, okullarda, üniversitelerde, sendikalarda ve mahallelerde Devrim Muhafızları’nın sosyal uzantısı işlevi görüyor.

fbf
Besic öğrenci birimi üyeleri, eski Dini lider Ali Hamaney’i sloganlar eşliğinde karşılıyor (Arşiv- Hamaney’in resmi sitesi)

Böylece Besic, geleneksel anlamda bir ordu değil, sadece sokak milisi de değil; toplumda yaygın bir seferberlik ağı olarak hareket ediyor ve güvenlik güçlerinin yanı sıra ideolojik denetim sağlıyor.

Kapsamlı yapısı

Besic, sadece askeri değil, sosyal, kültürel ve mesleki birimler içeriyor. Aşura, Zehra, Beitül Mukaddes, İmam Ali, İmam Hüseyin ve Kevser gibi taburlar; isyan bastırma, lojistik destek, koruma ve askeri eğitim gibi görevler yürütüyor. Bunun yanında öğrencilerden doktorlara, sanatçılardan medyaya kadar toplumun farklı kesimlerine yönelik yapılanmaları var. Bu yapı, Besic’ı İran toplumunda “paralel bir toplum” haline getiriyor; okullar, üniversiteler, camiler ve resmi daireler aracılığıyla gözetim, seferberlik ve denetim sağlıyor.

İç güvenliğin omurgası

Protestolar başladığında Besic, polis ve güvenlik güçlerinin yanında ilk müdahale hattı olarak devreye giriyor. Sokakta motosikletlerle veya saha ekipleriyle göstericileri dağıtıyor, gözaltı ve takip yapıyor, sivil kıyafet veya muhbirler aracılığıyla hareket ediyor. Bu sayede rejim, doğrudan baskı maliyetini azaltıyor ve ideolojik bir güvenlik ağı üzerinden kontrol sağlıyor.

Siyasal ve ekonomik etki

Besic sadece güvenlik değil, siyasi ve ekonomik bir güç haline geldi. Seçimlerde muhafazakar akımları destekliyor, üniversiteler ve medya üzerinden nüfuz sağlıyor, inşaat ve kalkınma projelerine dahil oluyor. Bu genişleme, Besic’ı devletin merkezi bir gücü ve Devrim Muhafızları’nın etkisini artıran bir araç haline getiriyor.

fdfvdf
Tahran’da bir askeri geçit töreni sırasında Besıc üyeleri (Arşiv - Reuters)

Yumuşak güç ve dijital milis

Besic, son 20 yılda “yumuşak güç” ve dijital alanlarda da etkin hale geldi. Siber ve propaganda birimleri, muhalifleri hedef alıyor, üyeleri çevrimiçi içerik üretimi ve sosyal medya gözetimi konusunda eğitiliyor. Besic’a bağlı haber ajansları ve öğrenci ajansları, Devrim Muhafızları ile yakın bağlantılı medya kuruluşlarıyla birlikte sistemin propagandasını yapıyor.

Sadece bir milis değil

Besic, sahadaki milis gücü ile dijital milisi birleştiren hibrit bir yapı oluşturdu. Yüzbinlerce üyesi ile iç güvenlik, toplum gözetimi ve ideolojik seferberlik sağlıyor. Gerçek gücü sadece silahlı varlığı değil, devlet ve toplum içindeki yaygın ağı ve örgütsel kapasitesinde yatıyor. Besic, İran’da ideoloji, silah ve sosyal örgütlenmeyi birleştiren merkezi bir güvenlik ve siyasi kurum olarak öne çıkıyor.

evfe
Besic milislerinin üyeleri, 10 Ocak 2024'te Tahran'da düzenlenen askeri geçit töreninde (AP)

 



Avrupa'da sıcak hava dalgası devam ederken, yeni bir dalganın gelebileceği uyarısı yapılıyor

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
TT

Avrupa'da sıcak hava dalgası devam ederken, yeni bir dalganın gelebileceği uyarısı yapılıyor

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)

Avrupa genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgası, birçok ülkede rekor sıcaklıkların görülmesine neden olurken, uzmanlar önümüzdeki günlerde kıtanın bazı bölgelerini yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına alabileceği uyarısında bulundu.

Mevcut sıcak hava dalgası bazı bölgelerde etkisini azaltmaya başlasa da Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı verilere göre özellikle Doğu ve Güney Avrupa'da 95 milyondan fazla kişi 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklarla karşı karşıya bulunuyor.

Slovakya'da hava sıcaklığı 41,3 dereceye ulaşarak bütün zamanların en yüksek seviyesini gördü. Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü Sözcüsü Ivan Gartchar, rekorun ülkenin meteoroloji kurumu tarafından doğrulandığını açıkladı.

Eski Varşova'daki Kraliyet Kalesi önünde insanlar sıcak hava dalgası sırasında gölgede bekliyor. (Reuters)Varşova'daki Eski Kraliyet Kalesi önünde insanlar sıcak hava dalgası sırasında gölgede bekliyor. (Reuters)

Hırvatistan'da ise Split kentinde termometreler dün 39,5 dereceyi göstererek yeni bir rekora ulaştı. Hırvat Meteoroloji Kurumu'na göre bu değer, Temmuz 1950'de kaydedilen 38,6 derecelik önceki rekoru geride bıraktı.

Uzmanlar, Avrupa'da yaşanan mevcut sıcak hava dalgasının şimdiye kadarki en şiddetlisi ve iklim değişikliğinin bir sonucu olduğunu belirtiyor.

Sıcak hava Güney Avrupa'yı da etkisi altına alırken, İtalya'da yaklaşık 19 milyon, İspanya'nın güneybatısında ise 15 milyondan fazla kişi yüksek sıcaklıklarla mücadele ediyor.

Doğu ve Orta Avrupa'da, özellikle Macaristan'da nüfusun büyük bölümü 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalıyor.

Her ne kadar bazı bölgelerde sıcak hava dalgasının etkisinin azaldığı görülse de uzmanlar, önümüzdeki günlerde yeni bir sıcak hava dalgasının etkili olabileceği konusunda uyarıyor.

Ukrayna'nın Odessa kentinde insanlar, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası sırasında Karadeniz'de serinliyor, (AFP)Ukrayna'nın Odessa kentinde insanlar, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası sırasında Karadeniz'de serinliyor, (AFP)

Fransa ve Portekiz için yeni uyarılar

Fransa Ulusal Meteoroloji Kurumu uzmanlarından Patrick Galois, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Cuma gününden itibaren ve hafta sonu boyunca güçlü bir yüksek basınç sistemi bekliyoruz. Sıcaklıkların yeniden 35 derecenin üzerine çıkması muhtemel" dedi.

Fransa'da son günlerde etkisini gösteren olağanüstü sıcak hava dalgası hafiflemeye başlasa da ülkenin güneydoğusundaki dört bölgede turuncu alarm devam ediyor.

Son iki haftada sıcak hava dalgasından görece daha az etkilenen Portekiz'de ise bugünden (Çarşamba) itibaren özellikle kıyı kesimlerini etkileyecek yeni bir sıcak hava dalgası bekleniyor.

Meteoroloji uzmanı Jorge Ponte, ülkenin iç kesimlerindeki birçok bölgede turuncu alarm ilan edileceğini ve uyarının daha sonra ülkenin büyük bölümünü kapsayacağını söyledi.

Beklenen sıcaklıkların, 2003 yılında kaydedilen 47,3 derecelik ulusal rekorun altında kalacağı tahmin ediliyor.

Ponte, "Bizi endişelendiren yalnızca en yüksek sıcaklıklar değil, bu aşırı sıcakların günler boyunca kesintisiz devam edecek olması" ifadelerini kullandı.

Belgrad'da bir kişi, şiddetli sıcak hava dalgası sırasında gölgede dinleniyor. (AFP)Belgrad'da bir kişi, şiddetli sıcak hava dalgası sırasında gölgede dinleniyor. (AFP)

Akdeniz'de "tarihi" deniz sıcaklığı

İspanya Deniz Bilimleri Enstitüsü verilerine göre, Akdeniz'in kuzeybatısında deniz sıcaklıkları mevsim normallerinin ortalama 5,2 derece üzerine çıkarak tarihi seviyeye ulaştı.

Enstitü araştırmacılarından Justino Martinez, "Bu olgunun ortalama şiddetini hesapladığımızda 5,2 dereceye ulaşıyoruz. Önceki yıllarla karşılaştırıldığında bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek değer" dedi.

Martinez, bu rekorun büyük ölçüde son dönemde Avrupa'yı etkileyen aşırı sıcak hava dalgasından kaynaklandığını belirtti.

Araştırmacı, İspanya'nın Balear Adaları'nın kuzeyi ile Korsika ve Sardinya'nın batısını kapsayan bölgede yaşanan deniz sıcaklığı artışının, bugüne kadar kaydedilen günlük ortalamaların en yükseği olduğunu ifade etti.

Romanya'nın başkenti Bükreş'te vatandaşlar, kent merkezine kurulan su püskürtme sisteminin altında serinlemeye çalışıyor. (EPA)Romanya'nın başkenti Bükreş'te vatandaşlar, kent merkezine kurulan su püskürtme sisteminin altında serinlemeye çalışıyor. (EPA)

Martinez, ölçümlerin yalnızca uydu verileriyle elde edilen deniz yüzeyi sıcaklıklarına dayandığını kaydetti.

Kuzeybatı Akdeniz'deki rekor seviyelerin, sıcak hava dalgasının merkezinin Doğu Avrupa'ya kaymasının ardından oluştuğunu belirten Martinez, okyanusların sanayi devriminden bu yana insan faaliyetlerinden kaynaklanan fazla ısının yaklaşık yüzde 90'ını emdiğine dikkat çekti.

Bilim insanlarına göre Avrupa, dünyada en hızlı ısınan kıta olma özelliğini sürdürüyor.

 Budapeşte'de polisi aracından sıcak hava dalgası sırasında yayaların üzerine serinletici su püskürtülüyor. (AP)Budapeşte'de polisi aracından sıcak hava dalgası sırasında yayaların üzerine serinletici su püskürtülüyor. (AP)

Atmosfer sıcaklığındaki artışın havanın daha fazla nem tutmasına neden olduğu, bunun da daha şiddetli fırtınalar ve daha yüksek sel riski yarattığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu aşırı hava olaylarının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle daha da şiddetlendiğini vurguluyor.

Akdeniz'deki yüksek deniz suyu sıcaklıkları, Ekim 2024'te İspanya'nın son onlarca yıldaki en yıkıcı sel felaketlerinden birini tetikleyen fırtınayı da beslemişti. Felakette 230'dan fazla kişi hayatını kaybetmiş, ölümlerin büyük bölümü ülkenin doğusundaki Valensiya bölgesinde yaşanmıştı.


ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
TT

ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarında ülkenin en önemli tarihi ve kültürel miras alanları da zarar gördü.

Reuters’ın ateşkes öncesinde İran’da yaptığı saha incelemelerine göre bombardımanlarda en az 11 tarihi yapıda hasar meydana geldi.

UNESCO korumasındaki birçok alan da patlamaların şok dalgalarından zarar gördü.

Ajansın muhabirleri, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı ve Çehel Sütun Sarayı'nın yanı sıra Tahran'daki tarihi sarayları ziyaret ederek hasarı yerinde inceledi.

Uzmanlar ayrıca UNESCO listesindeki Trans-İran Demiryolu, İsfahan Ulu Camii ve yaklaşık 1800 yıllık Felakül Eflak Kalesi'nde de hasar oluştuğunu doğruladı.

İranlı yetkililerin ilk değerlendirmelerine göre İsfahan’da Sefeviler döneminden kalma Ali Kapu Sarayı'nda pencere ve kapılardaki camların yüzde 70'ten fazlası kırıldı, bazı bölümlerde sıvalar döküldü. Şah Camii'nde ise duvarlarda çatlaklar oluştu ve mavi çiniler parçalandı.

Tahran'daki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Gülistan Sarayı da ABD ve İsrail'in bölgedeki bombardımanında zarar gördü. Haberde, saraydaki aynaların ve pencerelerin kırıldığı aktarılıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters’a konuşan, yaklaşık 30 yıldır sarayda çalışan bir arkeolog, saldırı sonrası gördüğü manzara karşısında "şoke olduğunu, donup kaldığını" söylüyor. Görevli, görünmeyen yapısal hasarlardan endişe duyduklarını ve bazı tavanların çökme riski taşıdığını ifade ediyor.

200'den fazla akademisyen, arkeolog ve uzmanın nisanda imzaladığı bildirgede, ABD ve İsrail'in bombardımanlarının İran'daki kültürel bölgelere "geri dönülmez zararlar verdiği" ifade edilmişti.

UNESCO henüz sahada inceleme yapmasa da uydu görüntülerini analiz ederek savaşta en az 7 kültürel alanda hasar oluştuğunu açıkladı. Ayrıca kurum, savaş öncesinde veya sırasında kendisine danışılmadığını bildirdi. Diğer yandan koruma altındaki alanların koordinatlarının çatışmanın tüm taraflarıyla paylaşıldığı ifade edilerek uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapıldı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsfahan'da UNESCO korumasındaki Çehel Sütun Sarayı'nın hemen yanındaki valilik binasının hedef alındığını doğruladı. Ancak yalnızca askeri hedeflerin vurulduğunu, uluslararası hukukun çiğnenmediğini savundu. Beyaz Saray da operasyonun balistik füze kapasitesi ve askeri altyapıya yönelik olduğunu, sivillerin kasıtlı şekilde hedef alınmadığını öne sürdü.

Independent Türkçe, Reuters, The Art Newspaper


Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
TT

Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)

Çin, nükleer füzyon reaktörü için dünyanın en büyük süperiletken mıknatısının testlerini başarıyla tamamladı.

Güneş'te yaşanan doğal süreci taklit eden nükleer füzyon, temiz ve sınırsız enerji vaadi nedeniyle pek çok ülkenin hayata geçirmeye çalıştığı bir teknoloji.

Alanın öncülerinden Çin'in Kapsamlı Füzyon Teknolojisi Araştırma Tesisi (CRAFT) projesi de simit şeklindeki reaktörüniçinde, 100 milyon derecenin üzerindeki sıcaklıklarda hapsedilmiş “minyatür bir Güneş” oluşturmayı amaçlıyor.

Bu tür reaktörlerde mıknatıslarla yaratılan manyetik alan, hapsolmuş plazma milyonlarca dereceye ulaştığında reaktör duvarlarının erimesini önlüyor.

Manyetik alan, yüklü parçacıkları önceden belirlenmiş rotalar boyunca yönlendirerek onları reaktörün duvarlarından uzak tutan bir yola benzetiliyor.

Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Plazma Fiziği Enstitüsü, CRAFT projesi için iki kritik süperiletken sistem geliştirdi: manyetik kafes görevi gören toroidal alanlı bir mıknatıs ve ateşleyici görevi gören merkezi bir solenoid. Toroidal alanlı mıknatıs, füzyon reaktörlerinde plazmayı sınırlamak için kullanılan halka şeklindeki yapıyı ifade ediyor. Merkezi solenoid ise plazmada elektrik akımı oluşturarak füzyon tepkimelerini başlatmak için gereken ilk ısınmayı sağlayan devasa bir elektromıknatıstır.

Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'ya göre hem mıknatıs hem de ateşleyicinin bütün performans testleri başarıyla tamamlandı.

Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinin plazmayı uzun süre yüksek sıcaklıklarda muhafaza etme konusunda yaşadığı engeli aşmada kritik bir adıma işaret ediyor.

Araştırmacılar, 21 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde, 3,3 metre yüksekliğinde ve 582 ton ağırlığındaki mıknatısın dünyanın en büyüğü olduğunu söylüyor.

Mıknatısın, Fransa'daki Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör'deki (ITER) muadiline göre 1,3 kat daha büyük hacme ve üç kat daha fazla enerji depolama kapasitesine sahip olduğu bildiriliyor.

Xinhua, ateşleyici testlerinin de olumlu geçtiğini ve muadillerini geride bıraktığını aktarıyor.

Plazma Fiziği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Qin Jinggang şu ifadeleri kullanıyor: 

Reaktördeki herhangi bir mıknatıstan daha karmaşık koşullar altında çalışan merkezi solenoid mıknatısın performansı, bir füzyon cihazının başarılı bir şekilde ateşlenip istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesini doğrudan belirliyor.

Xinhua'ya göre bütün kritik teknolojilerin ülke içinde geliştirilmesi, Çin'in yerli ürünlerle süperiletken bileşenler üretme yeteneğinin arttığı anlamına geliyor.

Bilim insanları, en nihayetinde reaktörün birlikte çalışan birden fazla toroidal alan bobini kullanacağını söylüyor. Enstitünün araştırmacılarından Wu Yu, "Bu bobinlerden 16 tanesi bir araya getirilerek tam manyetik alanı oluşturacak ve her biri 100 kiloamper taşıyarak merkezde 6,5 tesla üretecek" diyor.

Araştırmacılar mevcut mıknatısın 46,5 kiloamperlik akım için tasarlandığını ancak 60 kiloamperlik testlerden başarıyla geçtiğini belirtiyor.

Bu, Çin'in 2006'dan beri çalışan Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörünün 6 katı kapasiteye denk geliyor.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, SCMP, Xinhua