ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
TT

ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, askeri harekat başlatması halinde Tahran rejiminin daha da güçlenebileceği hakkında önceden uyarı almış.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen ABD'li istihbarat yetkilileri, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak başlatılan askeri harekat öncesinde İran Devrim Muhafızları'nın saldırılar sonucunda daha da güçleneceğine dair Trump'a birden fazla brifing verildiğini söylüyor.

Kaynaklardan biri, "Bu durum öngörülmüştü. Trump'a da bu yönde bilgi verildi" diyor.

Avrupalı bir diplomat, savaş sonrası dönemde Tahran'ın bazı nükleer ve balistik füze kapasitelerine sahip zayıf bir rejime dönüşmesinin en olası senaryolar arasında yer aldığını savunuyor.

ABD ve İsrail'in ortak saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey komutanlar öldürüldü.

İran da ABD'nin müttefiki 6 Körfez ülkesine misilleme yaparak havalimanlarını, petrol tesislerini ve ticari merkezleri hedef aldı. 

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen Körfez ülkelerinden bir yetkili, bölgede Trump yönetimine karşı öfkenin arttığını vurguluyor:

Bu savaşı İsrail için başlattılar, sonra da saldırılarla başa çıkmak için bizi kendi başımıza bıraktılar.

"Uzun süreli bir savaş planımız yok. Bu işi bir an önce bitirmeliyiz" diyen yetkili, Trump'ın da operasyondan önce Körfez'deki müttefiklerine çatışmaların kısa süreceğini söylediğini aktarıyor.

İran'ın, küresel petrol tedarikinin ve Körfez ekonomilerinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesi de Washington üzerindeki baskıyı artırıyor.

Joe Biden ve Barack Obama yönetimlerinde İran konusunda kıdemli danışmanlık yapmış Richard Nephew, Tahran rejiminin muhtemelen ayakta kalacağını söylüyor:

Devrim Muhafızları'nın ekonomik ve siyasi gücü var. İç baskı mekanizmalarını da ellerinde tutuyorlar. Esasen şu anda ülkedeki iktidar sisteminin merkezinde yer alıyorlar.

Ali Hamaney'in yerine gelen oğlu Mücteba Hamaney'in liderliğe seçilmesinde Devrim Muhafızları'nın önemli rol oynadığı da yazılmıştı.

Eski ABD istihbaratı çalışanı Jonathan Panikoff, Mücteba'nın babası gibi "tamamen bağımsız" bir dini liderden ziyade, Devrim Muhafızları'nın "yakın bir ortağı olacağı" yorumunu yapıyor.

Diğer yandan İran'a saldırıları yoğunlaştıran İsrail, ülkenin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin öldürüldüğünü iddia etti.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran'ın "gölge lideri" diye de anılan Laricani'nin öldürüldüğünü bugün öne sürdü, Tahran yönetimindense henüz doğrulama yapılmadı.

İsrail ordusu, Devrim Muhafızları'na bağlı Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani'nin hava saldırısıyla öldürüldüğünü de savundu. Bu iddiayla ilgili de İran yönetiminden henüz açıklama yapılmadı.
Independent Türkçe, Washington Post, Telegraph, Jerusalem Post, Reuters



ABD ordusu, Hürmüz yakınlarındaki İran'a ait gemisavar füze rampalarını bombaladı

Hürmüz Boğazı haritası (Reuters)
Hürmüz Boğazı haritası (Reuters)
TT

ABD ordusu, Hürmüz yakınlarındaki İran'a ait gemisavar füze rampalarını bombaladı

Hürmüz Boğazı haritası (Reuters)
Hürmüz Boğazı haritası (Reuters)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, stratejik Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran'a ait gemisavar füze rampalarını, ABD cephaneliğindeki en güçlü füzeler arasında yer alan bunker delici bombalarla vurduğunu duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) "X" platformunda yaptığı açıklamada, "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı yakınlarında İran kıyısındaki güçlendirilmiş İran füze rampalarına karşı 5 bin poundluk (yaklaşık 2 bin 264 kg) füze imha edici mühimmatı başarıyla kullandı" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Bu noktalardaki İran gemisavar seyir füzeleri, boğazdaki uluslararası seyrüsefer için tehdit oluşturmaktadır" ifadeleri yer aldı.

Bu bombardıman operasyonu, İran'ın ABD ve İsrail'in İslam Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü savaşa karşılık olarak, dünyanın petrolünün beşte birinin geçtiği stratejik su yolunu kapatmasının ardından geldi.

2022 tarihli bir Air Force Times raporuna göre, 5 bin poundluk (yaklaşık 2 bin 264 kg) tek bir sığınak delici bombanın maliyeti yaklaşık 288 bin dolar, ancak bu bomba, ABD'nin geçen yıl İran nükleer tesislerine saldırmak için kullandığı 30 bin poundluk (13 bin 600 kilogram) bombalardan daha az güçlü.


İran'ın füze saldırısında Tel Aviv yakınlarında iki kişi öldü

Kurtarma ekipleri, İsrail'in merkezinde İran füze saldırısının vurduğu bölgeyi inceliyor (Reuters)
Kurtarma ekipleri, İsrail'in merkezinde İran füze saldırısının vurduğu bölgeyi inceliyor (Reuters)
TT

İran'ın füze saldırısında Tel Aviv yakınlarında iki kişi öldü

Kurtarma ekipleri, İsrail'in merkezinde İran füze saldırısının vurduğu bölgeyi inceliyor (Reuters)
Kurtarma ekipleri, İsrail'in merkezinde İran füze saldırısının vurduğu bölgeyi inceliyor (Reuters)

İsrail ambulans servisine göre İran'ın füze saldırısında, Tel Aviv yakınlarında iki kişi hayatını kaybetti. Polis, şehir ve çevresindeki çeşitli yerlerde saldırıdan etkilenen bölgeler olduğuna dair ihbarlara yanıt verdiklerini açıkladı.

Magen David Adom (MDA) yaptığı açıklamada, "Ciddi şekilde hasar görmüş ve camları kırılmış bir binadan duman yükseldiğini gördük. Enkaz arasında, nabzı olmayan ve nefes alamayan, bilinci kapalı ve ağır yaralı iki kişi bulduk" dedi. Açıklamada, sağlık ekiplerinin her iki kişinin de olay yerinde hayatını kaybettiğini tespit ettiği belirtildi.

MDA daha önce yaptığı açıklamada, yaralanan iki kişinin durumunun ciddi olduğunu belirtmişti. Polis ise "Tel Aviv bölgesine mühimmat parçalarının düştüğü" yönündeki haberleri doğruladı.


ABD, vatandaşlıktan çıkma bedelini yüzde 80 düşürdü

ABD Dışişleri Bakanlığı kaç kişinin yurttaşlık hakkından vazgeçtiğine dair rakamları paylaşmıyor (AP)
ABD Dışişleri Bakanlığı kaç kişinin yurttaşlık hakkından vazgeçtiğine dair rakamları paylaşmıyor (AP)
TT

ABD, vatandaşlıktan çıkma bedelini yüzde 80 düşürdü

ABD Dışişleri Bakanlığı kaç kişinin yurttaşlık hakkından vazgeçtiğine dair rakamları paylaşmıyor (AP)
ABD Dışişleri Bakanlığı kaç kişinin yurttaşlık hakkından vazgeçtiğine dair rakamları paylaşmıyor (AP)

Vatandaşlıktan çıkmak için yıllardır mücadele veren bazı sivil toplum örgütlerinin yasal mücadelesini göz önünde bulunduran ABD Dışişleri Bakanlığı, cuma günü onları sevindiren bir karar aldı. 

Bu işlem için ödenen bedelde yüzde 80'lik indirime gidildi: Artık 2 bin 350 yerine 450 dolar ödenecek.

ABD, vatandaşlıktan çıkış işlemi için 2010'da resmen ücret almaya başlamıştı. O dönem bu bedel 450 dolar olarak belirlenmişti.

2015'te 2 bin 350 dolara çıkarılan bu ücretin eski seviyeye indirileceği vaadi, 2023'te verilmişti. 

ABD yurttaşlığından ayrılmak hem zor hem de uzun sürüyor. 

İlk aşamada bir diplomatik temsilciliğe gidilerek, bu kararın sonuçlarının anlaşıldığının hem yazılı hem sözlü biçimde beyan edilmesi gerekiyor.

Sonra da feragat yemini isteniyor. 

Ardından ABD Dışişleri Bakanlığı bu talebi inceliyor. 

11 yıl önce ABD'nin yurt dışında yaşayan yurttaşlarına yeni vergi beyanı zorunlulukları getirmesi, vatandaşlıktan çıkma taleplerinde patlamaya neden olmuştu. 

Bunun üzerine büyük bir fiyat artışı yapılmıştı. 

ABD topraklarında doğdukları için bu pasaporta sahip olan kişileri temsil eden Kazara Amerikalılar Derneği gibi örgütler, bu zamma karşı harekete geçmişti. 

Açılan davalarda fiyat artışının Amerikan Anayasası'na aykırı olduğu savunulmuştu. 

Fransa merkezli sivil toplum kuruluşunun başkanı Fabien Lehagre, yüzde 80'lik indirim kararını sevinçle karşılarken bu adımın kendi mücadelelerinin sonucu olduğunu vurguladı. 

Independent Türkçe, CNN, AP