Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Hark, tırmanan gerilimi sonlandıracak veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi?

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.



UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.


Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
TT

Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)

Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanı olarak ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere bu sabah Hindistan’a geldi. Rubio’nun ziyareti, Washington’un Çin ile yürüttüğü diplomatik temasların ardından gerçekleşiyor.

Rubio, Hindistan’daki ilk durağı olan Kalküta’ya ulaştı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre iyareti kapsamında, Rahibe Teresa’ya ait bazı mekânları ziyaret edecek ve ardından Yeni Delhi’ye geçerek günün ilerleyen saatlerinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşecek.

Rubio’nun ayrıca Yeni Delhi’de, ABD’nin 250. bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla düzenlenen resmî bir törene katılması bekleniyor.

Ziyaret kapsamında, ABD, Hindistan, Avustralya ve Japonya’yı bir araya getiren QUAD  (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) çerçevesinde üst düzey görüşmeler de yapılacak.


Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
TT

Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)

Birleşmiş Milletler’de, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) gözden geçirilmesine yönelik dört hafta süren konferans, dün herhangi bir anlaşmaya varılamadan sona erdi. Süreçte, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD ile İran arasında yaşanan görüş ayrılıkları etkili oldu.

Konferansa başkanlık eden Vietnam’ın BM Daimî Temsilcisi Do Hung Viet, 191 taraf devlet arasında bağlayıcı olmayan bir nihai belge üzerinde dahi uzlaşı sağlanamadığını açıkladı.

Viet, daha sonra düzenlediği basın toplantısında “hiçbir tarafın uzlaşmayı engellemediğini” söyledi. Ancak, nihai taslak metinde yer alan ve İran’ın “asla nükleer silah arayışında bulunamayacağı, geliştiremeyeceği veya elde edemeyeceği” yönündeki ifadenin sonuç alınamamasında önemli bir rol oynadığını belirtti.

Bu sonuçla birlikte, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması gözden geçirme konferansı üst üste üçüncü kez anlaşma sağlanamadan kapanmış oldu. NPT, küresel ölçekte nükleer silahların yayılmasını önleme ve silahsızlanma çabalarının temel dayanağı olarak kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2022 yılındaki son gözden geçirme konferansında da Rusya’nın Ukrayna’ya 2022 Şubat’ında başlattığı saldırı ve Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki Rus kontrolüne ilişkin ifadeler nedeniyle nihai belge üzerinde uzlaşı sağlanamamıştı.