İsrail ya hızlı bir anlaşma ya da uzun bir savaş bekliyor

Tel Aviv, Kalibaf ile önceden yapılan temaslardan haberdardı, ancak savaşın devam etmesini tercih etti

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Mart 2026’da Air Force One’a binmeden önce İran’la yapılan görüşmeler hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Mart 2026’da Air Force One’a binmeden önce İran’la yapılan görüşmeler hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
TT

İsrail ya hızlı bir anlaşma ya da uzun bir savaş bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Mart 2026’da Air Force One’a binmeden önce İran’la yapılan görüşmeler hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Mart 2026’da Air Force One’a binmeden önce İran’la yapılan görüşmeler hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile bu hafta içinde olası bir anlaşmaya varılabileceğini duyurduğu açıklamasından dakikalar sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a ilişkin “Onlar aşağıda… biz ise yukarıdayız” ifadesini kullandı. Netanyahu, Trump’ın açıklamasına doğrudan değinmezken, bu yanıt İsrail’in söz konusu açıklamaya şaşırmadığını, ancak bundan memnun da olmadığını ortaya koydu. İsrail’in her zamanki gibi Washington’a açık bir şekilde karşı çıkamadığı, buna karşın mevcut planın başarısız olmasını umarak savaşın sürmesini tercih ettiği değerlendirildi.

Trump dün sabah yaptığı açıklamayla dünyayı şaşırtarak, İran ile bir anlaşma için görüşmeler yürüttüğünü ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen açmaması halinde tehdit ettiği enerji tesislerine yönelik saldırıları, verimli görüşmelerin ardından durdurma talimatı verdiğini söyledi.

Trump’ın açıklamasından kısa süre sonra, Netanyahu’nun İsrail parlamentosu Knesset’te istihbarat alt komitesine verdiği brifing öncesinde, Komite Başkanı Boaz Bismuth, Netanyahu’ya “Geçmişte kötü bir anlaşmayı engellemiştiniz, bu kez de aynısını yapın” diye seslendi. Netanyahu ise “İsrail’i daha önce ulaşmadığı seviyelere çıkarıyor, İran’ı ise daha önce görmediği düşük seviyelere indiriyoruz… Biz yukarıdayız, onlar aşağıda” yanıtını verdi.

Netanyahu’nun bu açıklaması sırasında İsrail Başbakanlık Ofisi, Trump’ın sözlerine ilişkin yorum yapmayı reddetti ve İsrail medyasının yönelttiği sorulara yanıt vermedi.

Netanyahu’nun, yanlış anlaşılabilecek ya da Trump’ı rahatsız edebilecek bir değerlendirmeden kaçınmak istediği, Tahran ile yapılması beklenen görüşmelerin sonucunu beklediği belirtildi. Açıklamalardan, Tel Aviv yönetiminin söz konusu müzakerelerden önceden haberdar olduğu anlaşılıyor.

Washington, Kalibaf ile görüşüyor

Bu bağlamda İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, Donald Trump’ın açıklamasının İsrail açısından sürpriz olmadığını yazdı. Gazete, Tel Aviv yönetiminin söz konusu görüşmelerden haberdar olduğunu ve Washington’ın İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile temas halinde bulunduğunu bildirdi.

Yedioth Ahronoth’a bağlı Ynet internet sitesine konuşan İsrailli bir kaynak, Trump’ın açıklamalarının ardından İsrail’in ültimatomun ertelenmesi kararından haberdar edildiğini belirtti. Kaynak, “ABD ayrıca İsrail’den enerji istasyonları ve altyapı tesislerine yönelik saldırıları durdurmasını istedi. Süreç henüz tamamen sona ermiş değil ancak ültimatom fikri geçici olarak rafa kaldırıldı. Trump’ın geri adım attığı açık; çünkü ültimatomunun durumu daha da karmaşık hale getirdiğini fark etti” ifadelerini kullandı.

vffdevf
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf (Arşiv – İran parlamentosu internet sitesi)

Aynı kaynak, bunun savaşın sona ermesinin yakın olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Trump, her ne kadar kayıplarını sınırlamaya başladığı izlenimi verse de, tamamen geri çekilmiş değil. Arabulucular İran ile Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik bir ön anlaşmaya varabilirse, bu durum savaşı sona erdirebilir. Ancak bunun başarılıp başarılamayacağı kesin değil” değerlendirmesinde bulundu.

Arabuluculuk çabaları

Yedioth Ahronoth, Donald Trump’ın açıklamasından saatler önce gazeteye konuşan bir İsrailli yetkilinin sözlerini yeniden yayımladı. Yetkili, Türkiye, Mısır ve Katar’ın perde arkasında, Trump ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik bir anlaşma sağlanması için yoğun çaba yürüttüğünü ifade etti.

Yetkili, İsrail’in bir anlaşmaya varılması halinde Trump’ın kararına uymak zorunda kalacağını ve başka bir seçeneğinin bulunmadığını belirtirken, bunun mevcut durumda İsrail’in tercih ettiği bir seçenek olmadığını vurguladı. İsrail’in saldırı odaklı yaklaşımını sürdürmek istediğini kaydeden yetkili, “Ancak nihayetinde Trump’ın vereceği kararı uygulayacağız” dedi.

fvfr
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile Cenevre’de yaptığı önceki görüşmeler sırasında (Reuters)

Haberde, İsrail’in İran’daki enerji tesisleri ve altyapıya yönelik geniş çaplı bir saldırıyı desteklediği ve bunun karşılığında İran’ın da İsrail altyapısını hedef almasını göze aldığı belirtildi. Bu planın, Trump’ın Hürmüz Boğazı konusunda ilerleme sağlamak amacıyla İran’a ültimatom vermesi ve böylece savaşı sona erdirmeyi hedeflemesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Trump’ın açıklamalarından önce İsrail’de hastanelerin, İran’ın elektrik şebekesini hedef alabileceği ihtimaline karşı hazırlık yaptığı bildirildi.

İsrail’in söz konusu girişimin başarı şansını nasıl değerlendireceğinin belirsiz olduğu, buna karşın olası bir başarısızlığa karşı hazırlık yaptığı aktarıldı. İsrailli bir yetkili, Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamada, “Eğer İran, Trump’ın girişimini bir zayıflık olarak görürse bu kötü olur” değerlendirmesinde bulundu.

Ya anlaşma... ya da aylarca sürecek bir savaş

İsrail, mevcut durumda iki seçenekle karşı karşıya olduğunu ve bunlar arasında bir ara yol bulunmadığını değerlendiriyor: Ya bu hafta içinde, Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla başlayacak kademeli bir anlaşmaya varılacak ve ardından nihai çözüme gidilecek ya da aylarca sürecek uzun bir savaş yaşanacak.

Yedioth Ahronoth’a konuşan bir yetkili, Donald Trump’ın savaşı bu şekilde sona erdirmek istemediğini belirterek, “Dünya, İran’ın Trump’ı geri adım attırdığı yönünde bir algıya kapılabilir. Trump, Hürmüz Boğazı meselesinde İran’ın kendisini geri adım attırdığı izleniminden kaçınmak istiyor. Farklı bir anlatı oluşturmak istiyor, ancak İran bu noktada sorun teşkil ediyor” dedi. Yetkili, kademeli bir uzlaşı ihtimaline de işaret ederek, “İran’ın boğazı açmasına karşılık Trump’ın saldırıları azaltması ve geri çekilmeye başlaması mümkün. Ancak İran’ın böyle bir adım atıp atmayacağı belirsiz” değerlendirmesinde bulundu.

devfe
Tahran’daki İran Savunma Bakanlığı’na bağlı elektronik sanayi merkezine düzenlenen hava saldırılarının ardından ortaya çıkan yıkım (Sosyal medya)

Aynı yetkili, bir uzlaşı sağlanamaması halinde uzun süreli bir tırmanış yaşanacağı uyarısında bulunarak, “Eğer anlaşma olmazsa aylar sürecek bir gerilime gidiyoruz. Trump, sahada bir başarı elde etmeye ve Harg Adası’nı kontrol altına almaya çalışacaktır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, olası bir anlaşmanın başarısız olması halinde uzun sürecek bir savaşa işaret eden bu değerlendirmeler, Kanal 12 televizyonu tarafından pazar günü yayımlanan bir haberle de örtüşüyor. Söz konusu haberde, ABD’nin İran’ı Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla haftalar sürebilecek bir operasyon planladığı belirtildi.

Witkoff ve Arakçi

Şarku’l Avsat’ın Kanal 12 televizyonundan aktardığına göre, Beyaz Saray’daki yetkililer İsrailli muhataplarına, savaşı uzatarak ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı hedefleyen planlı operasyonu için zaman tanınacağını iletti. Operasyonun birkaç hafta süreceği öngörülüyor.

Amerikalı yetkililer, İsrail’e stratejisini değiştirmesi gerektiğini ileterek Washington’ın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı rehin almasına izin vermeyeceğini vurguladı. Yetkililer, “Bu baskıyı onları içten çökertmek için kullanacağız” ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor.

fvvb
ABD Başkanı Donald Trump ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 7 Mart 2026’da Air Force One uçağında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AFP)

Yedioth Ahronoth, görüşmelerin ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında, üç arabulucu üzerinden yapıldığını doğrularken, Kanal 12 televizyonu, son iki gün içinde ABD ile İran arasındaki mesajların Türkiye, Mısır ve Pakistan tarafından iletildiğini bildirdi.

Kanalın aktardığına göre, bu üç ülkenin dışişleri bakanları Witkoff ve Arakçi ile görüşmeler yaptı.

Öte yandan, ABD ile İran arasında önde gelen arabuluculardan biri olan Umman’ın bu görüşmelere katılıp katılmadığı henüz netleşmedi.

Trump’ın açıklamasından dakikalar sonra Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi bir açıklama yaparak, “İran hakkında ne düşünülürse düşünülsün, bu savaş onların eseri değil… Ancak savaş geniş çaplı ekonomik sorunlara yol açıyor ve devam ederse daha da kötüleşmesinden endişe ediyorum. Umman, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi sağlamak için yoğun çaba harcıyor” dedi.

Kanal 12 televizyonuna konuşan yetkililer, sürecin devam ettiğini ve savaşın sona erdirilmesi ile tüm çözülmemiş sorunların ele alınması üzerine görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

Ayrıca üst düzey bir İsrailli yetkili, bu hafta ilerleyen günlerde İran ve ABD üst düzey yetkililerinin İslamabad’da bir toplantı yapmak üzere görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Bu gelişme üzerine Netanyahu, dün yapılması planlanan siyasi ve güvenlik konularından sorumlu kabine toplantısını çarşamba gününe erteledi.



İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait İHA’yı düşürdüğünü açıkladı: Savaşın coğrafyasını değiştireceğiz

İran Devrim Muhafızları, cuma günü Tahran'da düzenlenen askeri geçit töreninde İHA'ları sergilerken (AP)
İran Devrim Muhafızları, cuma günü Tahran'da düzenlenen askeri geçit töreninde İHA'ları sergilerken (AP)
TT

İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait İHA’yı düşürdüğünü açıkladı: Savaşın coğrafyasını değiştireceğiz

İran Devrim Muhafızları, cuma günü Tahran'da düzenlenen askeri geçit töreninde İHA'ları sergilerken (AP)
İran Devrim Muhafızları, cuma günü Tahran'da düzenlenen askeri geçit töreninde İHA'ları sergilerken (AP)

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin c, bugün yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde Tahran’ın yeni silahlar kullanacağını ve daha önce saldırıya uğramamış noktaları hedef alacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığı habere göre Muhibbi, “Yeni bir saldırı gerçekleşirse savaşın silahlarını ve coğrafyasını kesinlikle değiştireceğiz” dedi. Muhibbi, Tahran’ın uzun süreli bir çatışmaya hazır olduğunu belirtti.

gthyu
Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi (ortada), Tahran'ın batısındaki Kerec'de düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-IRNA)

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ın aktardığı habere göre Muhibbi, İran’ın olası yeni bir saldırıya karşı hazırlıklı olduğunu açıkladı.

İran Silahlı Kuvvetleri Birleşik Muharebe Komutanlığı dün yaptığı açıklamada, Tahran’ın ABD’nin askeri operasyonlara yeniden başlamaya hazırlandığı yönünde bilgiler aldığını bildirmişti.

Devrim Muhafızları ise bugün ABD’ye ait MQ-1 tipi bir insansız hava aracını (İHA) Hürmüz Boğazı hava sahasında düşürdüğünü açıkladı. Bu, İran’ın son 24 saat içinde düşürdüğünü duyurduğu ikinci ABD İHA’sı oldu.


Kanada’da Yahudi sinagogu yakınlarında silahlı saldırı: Bir kişi ve polis yaralandı

Kanada polisi, (Reuters)
Kanada polisi, (Reuters)
TT

Kanada’da Yahudi sinagogu yakınlarında silahlı saldırı: Bir kişi ve polis yaralandı

Kanada polisi, (Reuters)
Kanada polisi, (Reuters)

Kanada’nın Ontario eyaletindeki Belleville kentinde bulunan Bnei Jacob Sinagogu yakınlarında dün akşam meydana gelen silahlı çatışmada, bir polis memuru ile bir erkek yaralandı. Olay, Yahudi cemaatinin Yom Kippur’u kutlamak üzere bir araya geldiği sırada yaşandı.

Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre polis, olayın saat 19.10 civarında bir polis memuru ile söz konusu erkek arasında yaşanan karşılaşmanın ardından meydana geldiğini açıkladı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, erkeğin durumunun ağır ve hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi.

Polis mensuplarının karıştığı ciddi olayları soruşturan sivil kurum Özel Soruşturma Birimi (SIU), olay yerine soruşturmacılar gönderdiğini açıkladı.

Yetkililer şu ana kadar silahlı saldırının koşullarına veya gerekçesine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Sinagogun ya da Yahudi cemaatinin doğrudan hedef alınıp alınmadığı da henüz belirlenmedi.

Polis, kamu güvenliğine yönelik bilinen bir tehdit bulunmadığını açıkladı ve soruşturma sürerken bölgeden uzak durulması çağrısında bulundu. Eyaletin diğer bölgelerindeki güvenlik birimleri ise ibadethanelerin çevresindeki devriyeleri artırdı.

Ontario Başbakanı Doug Ford, olaya tepki göstererek sosyal medyada yaptığı açıklamada, Yahudi cemaatinin Yom Kippur’u kutlamak için bir araya geldiği sırada Belleville’deki Bnei Jacob Sinagogu dışında meydana gelen silahlı saldırıdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Ford, Yahudilerin güvenliklerinden endişe etmeden bir araya gelme ve ibadet etme hakkına sahip olduğunu belirterek, olaydan sorumlu kişilerin yakalanarak yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.

Ford ayrıca silahlı saldırıda yaralanan polis memurunun yanı sıra ailesi ve yakınları için de üzüntüsünü ifade etti.

Dün meydana gelen silahlı saldırı, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin aylar önce yaptığı, ülkede antisemitik olayların artması karşısında Kanada’nın Yahudi cemaatini koruma konusunda yetersiz kaldığı yönündeki uyarının ardından geldi.

Carney o dönemde Yahudi okullarına yönelik silahlı saldırılar, sinagoglara yönelik kundaklama girişimleri ile Yahudilere ait toplum merkezleri ve işletmelere yönelik saldırılara dikkat çekmişti.

Kanada hükümeti, dini kurumların güvenlik altyapısı, eğitim ve güvenlik personeli masraflarını karşılamalarına yardımcı olmak amacıyla milyonlarca dolarlık ek finansman sağlanacağını açıklamıştı.

Toronto bölgesindeki bazı sinagoglar da mart ayında silahlı saldırıların hedefi olmuş, olaylarda yaralanan olmazken, daha sonra üç şüpheli gözaltına alınmıştı.


Trump yönetimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım uygulamayı planlıyor

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi. (AFP)
Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi. (AFP)
TT

Trump yönetimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım uygulamayı planlıyor

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi. (AFP)
Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi. (AFP)

İki yetkili kaynağa göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tamamını hedef alan yaptırımlar hazırladı ve bu yaptırımları yakında açıklamayı planlıyor. Bu adım, dünya genelindeki savaş suçları ve soykırım davalarıyla ilgilenen mahkemeye yönelik baskının daha da artması anlamına geliyor.

Trump yönetimi, mahkemeye yönelik karşıtlığını açıkça ortaya koyarken, kurumu zayıflatmaya yönelik adımlar attı. ABD’li yetkililer, mahkemenin İsrailli liderler hakkında çıkardığı tutuklama emirlerini geri çekmesini ve daha önce ABD güçlerinin Afganistan’daki faaliyetlerine ilişkin başlattığı soruşturmayı sonlandırmasını istiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, temmuz ayında mahkemeyi uluslararası alanda yalnızlaştırmaya yönelik bir kampanya başlatmış ve diğer ülkeleri de mahkemeden çekilmeye çağırmıştı. Washington daha önce bazı mahkeme yargıçları ve savcılarına yaptırım uyguladı. Ancak ABD, yaptırım seçeneği bir süredir gündemde olmasına rağmen şimdiye kadar mahkemenin kendisini doğrudan hedef almaktan kaçındı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, yorum talebine henüz cevap vermedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre iki kaynak, mahkemeye yönelik yaptırımların hazırlandığını ancak açıklamanın kesin zamanlamasının henüz netleşmediğini belirtti. Wall Street Journal ise yetkililere dayandırdığı haberinde, kararın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında bu haftanın başlarında kesinleştirilebileceğini bildirdi.

Kurumun tamamının yanı sıra mahkemeyle iş birliği yapan kuruluşların da doğrudan hedef alınması, mahkemenin çalışmalarını ciddi biçimde aksatabilir.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından kuruma yönelik kapsamlı yaptırımlar uygulanması halinde, ABD vatandaşları ve şirketlerinin Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) izin almadan mahkemeye para, mal veya hizmet sağlaması yasaklanacak. Bankalar, ABD finans sistemine erişime bağımlı oldukları için çoğu zaman ABD yaptırımlarına yasal olarak zorunlu olandan daha geniş kapsamda uymayı tercih ediyor.

Mahkemenin yazı işleri müdürü ve başkanı, bütün kurumu kapsayan yaptırımların bilgi teknolojileri hizmetlerinin satın alınması, sigorta işlemleri, soruşturmacıların işe alınması ve aralarında onlarca ABD vatandaşının maaş ödemelerinin de bulunduğu günlük mali işlemler gibi faaliyetleri etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Trump’ın mahkemeye yönelik karşıtlığı ilk başkanlık dönemine kadar uzanıyor. Mahkeme, Gazze’deki savaşla bağlantılı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar suçlamalarıyla İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkardıktan sonra, mahkeme yetkililerine yaptırım uygulanması fikri Kasım 2024’te Trump’ın yeniden seçilmesiyle tekrar gündeme geldi.

Uluslararası toplum, savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu kişilerin yargılanması amacıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni 2002 yılında kurdu. Mahkeme, bir üye devletin söz konusu ağır suçları kendisinin soruşturup yargılayamayacağı veya yargılamak istemediği durumlarda yargı yetkisine sahip olduğunu belirtiyor.

ABD ise hiçbir zaman mahkemenin üyesi olmadı.