Trump, başkanlık kütüphanesi projesini paylaştı: Altın heykel eleştirilerin odağındahttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5257413-trump-ba%C5%9Fkanl%C4%B1k-k%C3%BCt%C3%BCphanesi-projesini-payla%C5%9Ft%C4%B1-alt%C4%B1n-heykel-ele%C5%9Ftirilerin-oda%C4%9F%C4%B1nda
Trump, başkanlık kütüphanesi projesini paylaştı: Altın heykel eleştirilerin odağında
Başkanlık kütüphanesinde, Trump'ın henüz inşa edilmemiş Beyaz Saray balo salonunun bir kopyasının yer alacağı görülüyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü Miami'de kurmayı planladığı başkanlık kütüphanesinin projesini paylaştı. Videoda, mevcut ticari Trump gayrimenkul projelerini andıran, su kenarında yükselen bir gökdelen yer aldı.
Başkanın oğlu Eric Trump, X'te, "Son 6 ayda, [Trump Organizasyonu]ndaki inanılmaz ekibimle birlikte bu projeye tüm kalbimi ve ruhumu verdim. Florida eyaletinin Miami kentindeki kıyıdaki bu simge yapı, inanılmaz bir adamın, inanılmaz bir müteahhidin ve ulusumuzun şimdiye kadar gördüğü en büyük Başkanın kalıcı bir anıtı olacak" diye yazdı.
Florida merkezli Bermello Ajamil & Partners firmasına atfedilen planlar, kırmızı, beyaz ve mavi bir kuleye ve büyük, ışıklı harflerle "Trump" kelimesine sahip şık bir gökdeleni gösteriyor.
New York'taki One World Trade Center'ı anımsatan kütüphane planlarında, Trump'a Katar tarafından hediye edilen 747 tipi başkanlık uçağının sergileneceği bir alanın yanı sıra, başkanın iktidara yükselişindeki önemli anlara da göndermeler yer alıyor gibi görünüyor.
Bu detaylar arasında, Cumhuriyetçi adayın 2016 başkanlık kampanyasını açıkladığı New York'taki Trump Tower'daki gibi altın bir yürüyen merdiven ve 2024'teki suikast girişiminden sağ kurtulduktan sonraki meydan okuyucu duruşunu model alan, kolunu kaldırdığı altın bir Trump heykeli yer alıyor.
Donald Trump pazartesi günü, Şikago'daki Trump Tower gibi mevcut Trump ticari projelerinin görünümüne çok benzeyen, planlanan başkanlık kütüphanesinin tasarımını ortaya koyan bir video paylaştı (AFP)
Planlar ayrıca Oval Ofis ve başkanın henüz inşa edilmemiş Beyaz Saray balo salonunun replikalarını da içeriyor gibi görünüyor.
Muhalifler, otoriter rejimlerde görülenleri andıran görkemli altın heykellere yer verilmesine karşın tasarımda hiç kitap görünmemesiyle alay etti.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, X'te yazdığı yazıda, "Trump'ın yeni kütüphanesindeki kendisini tasvir eden altın heykel, dünyanın başka yerlerindeki bazı heykellere fazlasıyla benziyor" diyerek Çin ve Kuzey Kore'deki benzer heykellerden örnekler verdi.
The Independent, yorum için başkanın kütüphane vakfı ve Bermello Ajamil'le iletişime geçti.
Miami'nin tarihi Özgürlük Kulesi'nin yanında, şehir merkezinde yer alması planlanan kütüphanenin, Başkan Trump'ın 47. başkan seçilmesini kutlamak amacıyla 47 kata kadar yükselebileceği bildiriliyor.
Kongre Demokratları, 2024 seçimi döneminde Trump'la davalarında uzlaşmaya giden medya şirketlerinin, kütüphaneyle ilgili geçen yıl feshedilen bir fona en az 63 milyon dolar aktarmasının ardından, kütüphane projesinin nasıl finanse edildiğini araştırıyor.
Yasama organı üyeleri, ABC, Meta, Paramount ve X dahil Trump'la anlaşma yapan şirketlere yazdıkları mektupta, "Artık bu paranın nereye gittiği belirsiz ve bu durum, anlaşma sırasında zaten ortada olan yolsuzluk endişelerini daha da artırıyor" dedi.
Başkanlık kütüphanesi kar amacı gütmeyen kuruluşlarının bağışçılarını açıklama zorunluluğu yok.
Trump, kütüphane projesinin videosunu, Florida eyaletinin Palm Beach Uluslararası Havalimanı'nın adını Cumhuriyetçi başkanın adıyla değiştirdiği gün paylaştı. Bu, Kennedy Merkezi ve ABD Barış Enstitüsü de dahil kurumlara Trump'ın adını ekleme çabalarının sonuncusuydu.
Çin “Üçüncü Cephe’yi” yeniden mi açıyor?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5257429-%C3%A7in-%E2%80%9C%C3%BC%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC-cephe%E2%80%99yi%E2%80%9D-yeniden-mi-a%C3%A7%C4%B1yor
Çin yönetimi, özellikle Hint-Pasifik'teki jeopolitik risklere karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, Soğuk Savaş'ta uyguladığı "Üçüncü Cephe" stratejisini tekrar devreye sokuyor.
1964'te Mao Zedong'un başlattığı "Üçüncü Cephe" projesi, ABD ve Sovyetler Birliği'nden gelebilecek saldırılara karşı iç ve dağlık bölgelerde gizli sanayi ve savunma altyapısı kurulmasını hedefliyordu.
15 milyon kişinin çalıştığı dev proje, 1970'lerin sonundan itibaren ABD'yle ilişkilerin yumuşamasıyla rafa kaldırıldı. Bugün bu eski tesisler harabeye dönmüş durumda, çevrelerindeki yerleşimlerin büyük bölümü de boşalmış halde.
Ancak Guardian'ın analizine göre ABD-Çin ilişkilerinin yeniden gerilmesiyle Pekin yönetimi, iç bölgeleri tekrar stratejik bir "yedek sanayi ve savunma alanı" olarak konumlandırıyor.
Çin Komünist Partisi (ÇKP), Temmuz 2024'te "Çin'in stratejik hinterlandını geliştirme ve kilit sektörler için yedek planlar oluşturma" kararı almıştı.
Bu kapsamda, işgal tehdidine veya uluslararası pazarlardan izole olma riskine karşı dayanıklılığı artırmak için Çin'in uzak iç bölgelerindeki eyaletlerin kullanılması gerektiği vurgulanmıştı.
Analize göre 2024'teki bu kararlar, yeni bir "Üçüncü Cephe" stratejisinin devreye sokulduğunu gösteriyor.
Şi Cinping yönetiminin artan riskler karşısında savaş senaryolarına hazırlık yaptığına dikkat çekiliyor.
Çin tarihine odaklanan araştırmacı Covell Meyskens, Asya devinin eskiye kıyasla çok daha güçlü olduğunu vurgulayarak, ordusunun ABD güçleriyle savaşabilecek seviyede olduğunu hatırlatıyor.
ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi verilerine göre Şi'nin iktidara geldiği 2012'de Çin'in savunma harcamaları ABD'nin 6'da biri düzeyindeyken, 2024 itibarıyla bu oran üçte bire yükselerek 317,6 milyar dolara ulaştı.
Ayrıca Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne göre Çin'in silah ithalatı 2021-2025 döneminde önceki 5 yıla kıyasla en az yüzde 70 azaldı. Bu da ülkenin yerli üretim kapasitesindeki artışı gösteriyor.
Tarihçi Meyskens, bölgesel risklerin arttığına ve "Üçüncü Cephe" ideolojisinin yeniden canlandığına işaret ederek şunları söylüyor:
Kesinlikle yeniden düşmanca bir ortama dönülüyor. Bir tür soğuk savaşın içindeyiz.
Pekin ve Tokyo yönetimleri arasındaki gerginlikler de Tayvan meselesi nedeniyle son dönemde artıyor.
Japonya Savunma Bakanlığı, Kumamoto eyaletine Çin anakarasına ulaşabilecek iki uzun menzilli füze yerleştirildiğini bugün duyurdu.
Açıklamada bunun güvenlik ve savunma amacıyla yapılmış olduğu savunulsa da ÇKP'ye ait İngilizce yayın yapan Global Times'da bugün yayımlanan makalede Tokyo'nun hamlesi eleştirildi.
Analizde, Type 12 füzelerinin etkili bir saldırı kapasitesine sahip olduğu, Japonya'nın "barışçıl Anayasası'ndan uzaklaştığı" vurgulandı.
Independent Türkçe, Guardian, Global Times
NASA'nın şimdiden tarih yazan Artemis ekibinde kimler var?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5257427-nasan%C4%B1n-%C5%9Fimdiden-tarih-yazan-artemis-ekibinde-kimler-var
Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)
NASA'nın şimdiden tarih yazan Artemis ekibinde kimler var?
Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)
NASA, 50 yıldan uzun süren bir aranın ardından 4 astronotu Ay'a göndermeye hazırlanıyor ve geri sayım resmen başladı.
İnsanlığın 1972'den bu yana ilk kez uyduyu ziyaret edeceği Artemis 2 görevinin, çeşitli ertelemelerden sonra 1 Nisan Çarşamba günü EDT 18.24'te (TSİ 2 Nisan 01.24) Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılması bekleniyor.
NASA'nın bu sefer Ay'a göndereceği ekipse, Apollo programıyla bu yolculuğu yapan 24 astronottan epey farklı.
12'si Ay'da yürüyen bu grubun tamamı Amerikalı beyaz erkeklerden oluşuyordu.
Artemis 2'nin 4 kişilik mürettebatında ise bir kadın, bir siyah ve bir Kanadalı var.
Bu ekip Ay'a iniş yapmayacak ve hatta yörüngesine bile çıkmayacak. Ancak gidiş-dönüş yolculuklarında Apollo astronotlarından binlerce kilometre daha derinlere giderek Ay'ın karanlık tarafının eşi benzeri görülmemiş manzaralarıyla karşılaşacaklar.
10 günlük görevin liderliğini üstlenecek 50 yaşındaki Reid Wiseman, iki kızını tek başına büyütmeyi hayatının en büyük ve en tatmin edici mücadelesi olarak görüyor.
Emekli bir ABD Deniz Kuvvetleri kaptanı olan Wiseman, 2009'da NASA'ya astronot olarak katıldı.
2014'te Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 5 aydan uzun süre kaldı ve 2020-2022 döneminde Astronot Ofisi'nin başkanlığını yaptı.
Artemis 2, NASA'nın Space Launch System (Uzay Fırlatma Sistemi) roketi ve Orion uzay aracının ilk insanlı görevi (NASA)
2020'de eşini kanser nedeniyle kaybeden Wiseman'ın kızları, babalarının yeniden uzaya gitmesi fikrine başlangıçta pek sıcak bakmamış.
Wiseman durumu "Bunu konuştuk ve ben de 'Bakın, şu anda Dünya'daki tüm insanlar arasında, Ay'ın etrafında uçabilecek konumda olan sadece 4 kişi var. Bu fırsata hayır diyemem' dedim" diye anlatıyor.
Ardından kızlarının desteğini alan Wiseman, en zor kısmın onlardan ayrılmak değil "onlara yüklediği stres" olduğunu söylüyor.
2023'te göreve seçilen astronot o zaman yaptığı açıklamada NASA'nın Ay'a neden gittiği sorusuna "Çünkü insanları Mars'ta görmek istiyoruz" diye yanıt vermişti.
NASA'nın astronotlara yanlarında taşıma izni verdiği kişisel eşyalar arasında Wiseman, görev sırasında düşüncelerini not edebilmek için küçük bir not defteri götürmeyi planlıyor.
Victor Glover
12 yıldır NASA astronotu olarak görev yapan Glover, Artemis 2'de pilot koltuğunda oturacak.
Eski bir ABD Deniz Kuvvetleri savaş pilotu ve test pilotu olan Glover, ABD uzay ajansının az sayıdaki siyah astronotundan biri.
Test uçuşu mühendisliği de dahil üç yüksek lisans derecesi bulunan astronot, aynı zamanda Ay'a giden ilk siyah kişi olacak.
Evli ve 4 çocuk babası olan 49 yaşındaki Glover, "NASA beni hazırlamak için ne kadar zaman ve emek harcıyorsa, ben de ailemi hazırlamak için aynı ölçüde çaba gösteriyorum" diyor.
Ayrıca görev süresince mürettebatın aileleriyle yakın temas kuracak bir astronotun Dünya'da görevlendirilmesinden memnun olduğunu söylüyor.
Göreve hazırlanırken 1960'lardaki görevlerin makalelerini inceleyen pilot, astronotları ve onların ailelerini düşünmeye başladığını belirtiyor.
Glover "Kendimizi keşfetmeye itmek, kimliğimizin özüdür" diyerek ekliyor:
İnsan olmanın bir parçası... Nerede olduğumuzu, neden burada bulunduğumuzu ve evrendeki yerimize dair büyük soruları anlamak için keşfe çıkıyoruz.
Glover yanına bir İncil, evlilik yüzükleri ve aile yadigarlarının yanı sıra Apollo 9 astronotu Rusty Schweickart tarafından derlenen ilham verici alıntılar koleksiyonunu almayı planlıyor.
Christina Koch
Görev uzmanı olarak Artemis 2'de yer alan Christina Koch, 2019'da Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 328 gün geçirerek tek seferde uzayda en uzun süre kalan kadın rekorunu kırdı.
Bu dönemde tamamen kadınlardan oluşan ilk uzay yürüyüşüne de katıldı.
47 yaşındaki mühendis ve fizikçi, 2013'te NASA'ya katılarak daha sonra Maryland'deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde Dünya gözlem uyduları üzerinde çalıştı.
Koch'un Ay'a gidecek ilk kadın olma yolculuğu bir fotoğrafla başlamış. Apollo 8 görevindeki Bill Anders'ın ünlü "Dünya'nın doğuşu" fotoğrafını odasına asmış ve deklanşöre otomatik bir kameranın değil, bir insanın bastığını öğrendiğinde astronot olmaya karar vermiş.
NASA tarafından çağrılmadan önce Koch, Güney Kutbu'ndaki bir araştırma istasyonunda bir yıl geçirdi.
Bilim insanı 2020'de yaptığı bir açıklamada "Beni küçük hissettiren, evrenin büyüklüğünü, evrendeki yerimi düşünmemi sağlayan şeyleri çok severim" demişti.
Koch geçmiş görevleri sayesinde ailesini ve arkadaşlarını duruma alıştırdığını söylüyor:
Şu ana kadar çevremdekilerden pek endişe duyan olmadı. Belki köpeğim hariç ama ona bunun sadece 10 gün süreceğini açıkladım. Geçen seferki kadar uzun sürmeyecek.
Ayrıca iletişim, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki kadar rahat olmayacağı için eşinin evde bir şeyi bulamadığında kendisini arayamayacağını söyleyerek espri yapıyor.
Koch uzaya giderken, yakın olduğu kişilerin elleriyle yazdığı notları alıyor.
Jeremy Hansen
İlk uzay yolculuğuna çıkmaya hazırlanan Jeremy Hansen, aynı zamanda böyle bir göreve seçilen ilk Kanadalı olmanın sorumluluğunu da taşıyor.
Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görev yapmış eski bir savaş pilotu ve fizikçi olan Hansen, 2009'da Kanada Uzay Ajansı'na katıldı.
Daha önce hiç uzaya gitmese de NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde yeni astronotların eğitiminde önemli bir rol oynadı.
Evli ve üç çocuğu olan fizikçi, uzaya duyduğu hayranlığının kökenini tıpkı Koch gibi Apollo 8'e borçlu.
Artemis görevindeki başka bir mürettebatın 2028'de Ay yüzeyine inmesi planlanıyor
Kanada'nın kırsal kesiminde büyüyen Hansen, Buzz Aldrin'in Ay yüzeyinde durduğu bir fotoğrafı gördükten sonra ağaç evini hayali bir uzay gemisine dönüştürmüş.
Görev uzmanı olarak ekibe katılan astronot, Apollo görevinde insanları Ay'a göndermenin ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğini ancak şimdi anladığını söylüyor.
Hansen "Şimdi dışarı çıkıp Ay'a baktığımda, bana eskisinden biraz daha uzak geliyor" diyerek ekliyor:
Videolarını izlerken düşündüğümden çok daha zor olduğunu ayrıntılarıyla anlıyorum.
Kanadalı astronot, eşi ve çocuklarına hediye ettiği, Ay şeklindeki kolye uçlarının yanı sıra akçaağaç şurubu ve akçaağaç kurabiyelerini de uzaya götürecek.
Independent Türkçe, Science Alert, CNN, BBC, NASA
İran savaşı etkisi: Almanya’da radikal sağcılar Rusya’dan enerji tedariki istiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5257426-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-etkisi-almanya%E2%80%99da-radikal-sa%C4%9Fc%C4%B1lar-rusya%E2%80%99dan-enerji-tedariki-istiyor
İran savaşı etkisi: Almanya’da radikal sağcılar Rusya’dan enerji tedariki istiyor
Almanya'nın Rusya'dan enerji tedarikini durdurma hamleleri ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor (Reuters)
Almanya'da radikal sağcılar, yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle Rusya'dan enerji tedarikinin artırılması gerektiğini savunuyor.
Almanya için Alternatif (AfD) partisi, bu ayki eyalet seçimlerinde önemli sonuçlar elde ettikten sonra, Rusya'dan ucuz enerji tedariki için uzun süredir devam eden çağrılarını yeniden gündeme getirdi.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı saldırılarıyla patlak veren savaşın başından bu yana Almanya'da benzin fiyatları yüzde 15'in üzerinde arttı.
AfD'nin yükselen akaryakıt fiyatları üzerinden kurduğu söylem, ülkenin otomotiv endüstrisinin merkezi olan Baden-Württemberg'deki seçmenler arasında büyük yankı buldu.
Radikal sağcı partinin eyaletteki başbakan adayı Markus Frohnmaier, seçim kampanyasında bu meseleye odaklandıklarını belirtiyor:
Almanya ekonomisinin şu anki durumu vahim. Almanya'nın enerji bağımsızlığı ve uygun fiyatlı elektrik için yeniden Rus doğalgazı ve petrolü ithal etmeye başlaması hayati önem taşıyor.
2022'de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından önce Moskova, Almanya'nın ham petrol ithalatının üçte birinden fazlasını ve doğalgaz ihtiyacının yarısından fazlasını karşılıyordu.
Ancak Kuzey Akım'a sabotaj düzenlenmesi ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları nedeniyle Berlin yönetimi Norveç, Hollanda ve Belçika'dan enerji tedarik ediyor.
Alman istatistik kurumunun verilerine göre, az miktarda sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) dolaylı ithalatı dışında Rus petrolü ve doğalgazı alınmıyor.
AfD uzmanı Johannes Hillje, "Bu argüman, soyut jeopolitik açıklamalara kıyasla insanların günlük yaşamlarıyla çok daha yakından bağlantılı" diyor.
Ancak Başbakan Friedrich Merz'in muhafazakar Hıristiyan Demokratlar (CDU) partisinden Parlamento Dışişleri Komisyonu üyesi Roderich Kiesewetter, AfD'nin bu çağrıları tekrar gündeme getirmesini eleştiriyor:
AfD, Almanya'da kasıtlı olarak Rus söylemlerini yaygınlaştırıyor. Rusya'dan petrol ve doğalgaz ithalatının artması, Avrupa'nın güvenliği ve ortaklarımızın güveni açısından felaket olur.
Almanya'nın güneybatısındaki Baden-Württemberg eyaletinde 8 Mart'ta düzenlenen Meclis seçiminde, Yeşiller partili Cem Özdemir zafer kazanarak ilk Türk kökenli eyalet başbakanı olmuştu.
Diğer yandan AfD'nin oy oranını neredeyse ikiye katlayarak yüzde 18,8'e çıkarması dikkat çekmişti. Genelde doğu eyaletlerinde yüksek oy toplayan parti, bir batı eyaletinde şimdiye kadar aldığı en yüksek oy oranına ulaşmıştı.
Independent Türkçe, Reuters, DW Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة