ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Dan Caine, 8 Nisan Çarşamba sabahı Pentagon’da düzenledikleri basın toplantısında, nihai bir zafer ilanından ziyade daha temkinli bir çerçeve çizerek açık bir savaşın geçici olarak dondurulması nitelemesinde bulundu.
Washington yönetimi, Epik (Destansı) Öfke Operasyonu’nun askeri hedeflerine ulaştığını ve İran’ın ateşkesi zayıf bir konumdan kabul ettiğini vurguladı. Ancak toplantının içeriği, çatışmanın özünün hâlâ çözüme kavuşmadığını ortaya koydu. Hürmüz Boğazı tam anlamıyla normale dönmüş değil, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum meselesi açık kalmayı sürdürüyor ve İslamabad’da başlaması beklenen müzakereler ortak bir zeminden değil, iki çelişkili anlatıdan hareket ediyor. Uzmanlara göre bu durum, önümüzdeki iki haftada Ortadoğu’yu en kırılgan bölge haline getiriyor.
“İran’ın askeri kapasitesi yok edildi”
Savunma Bakanı Hegseth, basın toplantısında ABD’nin “İran’ın savunma sanayi altyapısını tamamen yok ettiğini” söyledi.
Hegseth, “Artık füze, mühimmat, fırlatma platformları ya da insansız hava araçları üretemezler. Fabrikaları yok edildi” dedi.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşa verilen isimle Destansı Öfke Operasyonu’nun “tarihi ve ezici bir zafer” olduğunu belirten Hegseth, operasyonun İran’ın askeri kapasitesini “ezdiğini” ve ülkeyi “önümüzdeki yıllarda savaşamayacak hale getirdiğini” savundu.
İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmemesi halinde ABD’nin buna el koymaya hazır olduğunu ifade eden Hegseth
“Ne sahip olduklarını biliyoruz. Teslim edecekler. Gerekirse alacağız… Bu her türlü yöntemle yapılabilir” dedi.
“Silah tesislerinin yüzde 90’ı vuruldu”
Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise ABD ve müttefiklerinin İran’daki silah üretim tesislerinin yaklaşık yüzde 90’ını hedef aldığını açıkladı.
Caine, özellikle “Şahid” tipi kamikaze İHA üretim tesislerinin tamamının ve bu sistemlerin yönlendirme altyapısının imha edildiğini söyledi.

İran’ın deniz gücüne ilişkin de konuşan Caine, ülkenin yüzey savaş kapasitesini yeniden inşa etmesinin “yıllar alacağını” belirtti.
Caine ayrıca, İran’ın nükleer sanayi altyapısının yaklaşık yüzde 80’inin hedef alındığını ve bunun “nükleer silah geliştirme çabalarını ciddi biçimde zayıflattığını” ifade etti.
ABD ordusunun ateşkesin sona ermesi halinde yeniden harekete geçmeye hazır olduğunu da vurgulayan Caine, “Ateşkes sadece geçici bir duraklama. Gerekirse son 38 günde gösterdiğimiz hız ve hassasiyetle operasyonlara yeniden başlarız” dedi.
Hürmüz ve yeni denge arayışı
Uzmanlara göre bu açıklamalar, ateşkesin ABD baskısı altında kabul ettirildiğini gösteriyor. Ancak deniz ticareti konusunda belirsizlik sürüyor.
Bazı gemilerin İran güçlerinden “geçiş izni” talep eden mesajlar aldığına dair işaretler, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda yeni bir denge kurmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Buna göre İran, boğazın açık kalmasını kendi denetim veya egemenlik rolünün kabulüne bağlamak istiyor.

Bu durum gerçekleşirse risk, askeri çatışmadan ticaret kuralları, sigorta, fiyatlandırma ve geçiş ücretleri gibi alanlara kayabilir.
Temel anlaşmazlık noktaları
Pentagon açıklamaları ve ABD Başkanı Donald Trump’ın mesajları, asıl anlaşmazlığın ateşkes değil, “ateşkes sonrası düzen” olduğunu gösteriyor.
Washington, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş stokları teslim etmesini istiyor. İran tarafında dile getirilen öneriler ise zenginleştirme hakkının tanınması ve yaptırımların kaldırılması yönünde.

İkinci önemli anlaşmazlık ise ateşkesin kapsamı. ABD ve İsrail, İran’la varılan ateşkesin Lübnan’daki Hizbullah’a yönelik operasyonları kapsamadığını açıkça belirtti. Aynı zamanda Körfez ülkelerine yönelik saldırı iddiaları da sürüyor.
Bu tablo, doğrudan ABD-İran hattında bir yumuşama yaşanırken, vekil güçler üzerinden gerilimin devam ettiği “seçici gerilim azaltma” modeline işaret ediyor.
“Kırılgan ama sürebilir”
Uzmanlara göre mevcut durum kalıcı bir barıştan çok, “taktiksel bir duraklama”.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nden Rızın Nedimi, bunun “savaşın sonu değil, çatışmanın durması” olduğunu ve ateşkesin “kırılgan ama sürdürülebilir” göründüğünü ifade etti.
Öte yandan American Enterprise Institute’tan Michael Rubin, müzakereler konusunda daha şüpheci. Rubin, “Her anlaşma barış getirmez” diyerek, İran’ın Hürmüz’de geçişleri ücretlendirme veya kontrol altına alma fikrini “mantıksız” olarak nitelendirdi.
Genel tabloya bakıldığında, bölgenin önümüzdeki dönemde müzakerelerin sonucuna bağlı olarak ya kalıcı bir çözüme yaklaşacağı ya da yeniden geniş çaplı bir çatışmaya sürükleneceği değerlendiriliyor.