Babul Mendeb: 10 soruda küresel çatışmanın kalbi

Bu deniz yolu üç kıtayı birbirine bağlıyor ve enerji akışı ile uluslararası ticareti doğrudan etkiliyor

Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
TT

Babul Mendeb: 10 soruda küresel çatışmanın kalbi

Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)

Tevfik Şanvah

Savaşın şiddetlenmesi ve çatışmanın kapsamının genişlemesiyle birlikte, deniz boğazları küresel çatışmanın kalbi haline geldi; çünkü savaş artık sadece karada değil, enerji ve ticaret yollarında da yürütülüyor. Bu boğazların başında, küresel petrol taşımacılığının en önemli arteri olan ve enerji arzının önemli bir yüzdesinin geçtiği Hürmüz Boğazı geliyor; bu da onu son zamanlarda tehditlerin ve gerilimin odağı haline getirdi.

Ancak odak noktası Hürmüz ile sınırlı kalmadı, dikkatler hızla Kızıldeniz'in dünyaya açılan kapısı ve uluslararası ticaretin en hassas geçitlerden biri olan Babul Mendeb Boğazı'na yöneldi. Boğaz, etkisi açısından en az Hürmüz Boğazı kadar kritik; dahası, küresel tedarik ağında tamamlayıcı  bağlantı oluşturmakta ve buradaki herhangi bir aksama, piyasalara ve tedarik zincirlerine anında yansımaktadır.

Bu senaryo ışığında bu hayati geçidin önemi, konumu, onu etkileyen güçler ve herhangi bir gerilimin sonuçları hakkındaki soru işaretleri çoğalıyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre aşağıda Babul Mendeb Boğazı'nın ve stratejik boyutlarının tam resmini açıklayan 10 temel soru yer almaktadır:

1. Babul Mendeb Boğazı nedir?

Asya ve Afrika arasında yer alan, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan stratejik bir su yoludur. Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan küresel denizcilik rotasının parçasıdır. Önemi, gemilerin geçtiği en dar noktada uluslararası deniz trafiğini kontrol etmesinde yatmaktadır.

2. Stratejik önemi nedir?

Dünyanın en önemli deniz yollarından biridir. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12 ila 13'ünün Kızıldeniz'e bağlanan bu güzergâh üzerinden geçtiğini tahmin etmektedir. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nden (EIA) alınan veriler, özellikle Süveyş Kanalı ile bağlantısı göz önüne alındığında, boğazın petrol ve doğalgaz taşımacılığındaki önemini doğrulamaktadır. Son zamanlarda, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili gerilimlerin artması ve Babul Mendeb'e doğru genişleme tehdidiyle birlikte önemi daha da belirginleşmiştir.

3. Genişliği ne kadar?

Yemen kıyıları ile Cibuti ve Eritre kıyıları arasında kalan en dar noktasında, yaklaşık 27 kilometre genişliğindedir ve Meyyun (Perim) Adası'nın varlığı nedeniyle iki deniz yoluna ayrılmaktadır; biri dar, diğeri büyük gemilerin geçişine izin verecek şekilde daha geniştir.

4. Adının kökeni nedir?

Eski çağlardan kalma ve denizcilerin ölüleri için yas tutmasına neden olan tehlikeleri nedeniyle Babul Mendeb olarak adlandırılmıştır. Ayrıca “Gözyaşı Kapısı” olarak da bilinir.

5. Bugün kendisini hangi güç kontrol ediyor?

Boğaz, seyrüsefer özgürlüğünü ve uluslararası boğazların kapatılmamasını garanti eden BM kurallarına göre açık olan uluslararası bir su yolu olduğu için tek bir tarafın mutlak kontrolü altında değildir. Bununla birlikte, güvenlik seviyesi, çevredeki kıyıların askeri nüfuzuna bağlıdır ve burada Devler Tugayları ile Meyyun Adası sakinlerinden oluşan bir birlik öne çıkan güçlerdir.

6. İran destekli Husi milisleri boğazı kapatmayı başarırsa ekonomik etkileri ne olur?

Boğazın kapatılması, Kızıldeniz'e bağlı en önemli küresel ticaret yollarından birini aksatarak, yıllık yüz milyarlarca dolarlık ticareti felç edebilir. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı, küresel ticaretin büyük bir yüzdesinin bu rotaya bağlı olduğunu tahmin ediyor. Öte yandan, ABD Enerji Bilgi İdaresi'nden alınan veriler, herhangi bir aksamanın petrol ve doğalgaz piyasalarını doğrudan etkilediğini, dolayısıyla gemilerin Ümit Burnu'nu dolaşmak zorunda kaldığını, bunun da seyahat sürelerini yaklaşık 15 ila 20 gün uzattığını, nakliye maliyetlerini ikiye katladığını ve Reuters ile Bloomberg raporlarına göre küresel tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturduğunu teyit ediyor.

7. Meyyun Adası ve Husilerin konumu, boğazdaki deniz güvenliğini ne ölçüde etkileyebilir?

Yemen'in Meyyun (Perim) Adası, stratejik konumu sayesinde, küçük nüfusuna rağmen gemi trafiğinin izlenmesine olanak tanıyan, boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor. Husiler, boğazdan yaklaşık 90 deniz mili uzaklıkta bulunuyor. Ancak mesafe, denklemdeki belirleyici faktör değil, burada belirleyici olan, füzelerin ve insansız hava araçlarının bu mesafeyi aşıp hayati öneme sahip su yoluna ulaşmalarına olanak tanıyan kapasiteleridir.

8. Babul Mendeb Boğazı neden Hürmüz Boğazı'nın tamamlayıcısı sayılmaktadır?

Çünkü Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksama, gemilerin rotalarını yeniden hesaplamalarına ve petrol ve enerji taşımacılığı için alternatifler aramalarına neden olurken, Babul Mendeb'in kapatılması, Körfez ile Avrupa arasında Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden geçen deniz yolunu tamamen aksatacaktır. Bu ise küresel ekonomik etkiyi artıracak ve krizi bölgesel olmaktan çıkararak uluslararası bir ticaret ve enerji krizine dönüştürecektir.

9. Husiler boğazı doğrudan kontrol etmezken neden boğazı kapatmakla tehdit ediyor?

Babul Mendeb Boğazı üzerinde doğrudan coğrafi kontrole sahip olmamasına rağmen, Husilerin Yemen'in Kızıldeniz’e nazır batı kıyısının bazı kısımlarını kontrol etmesi, ona “ateş kontrolü” olarak bilinen bir güç veriyor. Bu, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki gemileri füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef almasına olanak tanıyor. Bu tür bir kontrol, boğazın kendisinin doğrudan kontrol edilmesine gerek kalmadan, seyrüseferi engellemek ve riskleri artırmak için yeterlidir.

10. Boğaz çevresinde askeri koruma var mı?

Boğaz, çok katmanlı bir güvenlikle korunmaktadır. Abdurrahman el-Mahrami liderliğindeki Devler Tugayları (Amalika Tugayları), boğazın yakın çevresinin güvenliğinden sorumludur. Onların yanında, Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri, boğaza yakın Zu Bab bölgesinden başlayıp, Muha, el-Vaziye ve Mevza’dan geçerek Hudeyde kıyılarına kadar uzanan Yemen'in batı kıyısı boyunca konuşlandırılmıştır.

Bu sistem, hızlı devriye botları, gözetleme sistemleri ve radarlarla donatılmış deniz ve sahil güvenlik birimlerini içermektedir. Operasyonları, 100 kilometreyi aşan bir kıyı şeridi boyunca Haniş ve Zukar adalarına kadar uzanmaktadır. Bu güçler aynı zamanda seyrüsefer güvenliğini sağlamaya ve silah sevkiyatlarını engellemeye de çalışmaktadır. Küresel ticaret ve enerji açısından önemi göz önüne alındığında, bu hayati koridordaki gemi trafiği sürekli olarak uluslararası gözetim altındadır.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.



Çinli araştırmacının ABD’deki gizemli ölümü tartışma yarattı

Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
TT

Çinli araştırmacının ABD’deki gizemli ölümü tartışma yarattı

Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)

Çinli bilim insanının ABD'de federal güvenlik görevlilerince sorgulandıktan kısa süre sonra ölmesi tartışma yarattı.

CBS News'in aktardığına göre Michigan Üniversitesi'nde yarı iletkenler alanında çalışan Danhao Wang, 19 Mart'ta yaşamını yitirdi.

Üniversiteden yapılan açıklamada, araştırmacının kampüsteki bir binadan atlayarak intihar ettiği ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.

Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu da Hong Kong merkezli South China Morning Post'a gönderdiği e-postada Wang'ın intihar ettiğini doğruladı.

"Bu trajediden derin bir üzüntü duyuyoruz" ifadelerini kullanan Liu, ABD'deki Çinli öğrenci ve akademisyenlerin haksız sorgulamalara ve tacizlere maruz bırakıldığını savundu.

Liu, ABD yönetimine olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütme, Wang'ın ailesine ve Çin tarafına bir açıklama sunma çağrısında bulundu.

Üniversitede doktora sonrası araştırma yapan 1500 kişiyi temsil eden Michigan Üniversitesi Doktora Sonrası Araştırmacılar Örgütü (UM-PRO), birçok uluslararası öğrencinin giderek daha fazla hedef alındığını hissettiğini bildirdi.

UM-PRO'dan Nick Geiser, Wang'ın ölümünden önce federal yetkililerce sorguya alındığını bildiklerini fakat incelemenin neyle ilgili olduğuna dair kendileriyle detay paylaşılmadığını söyledi.

ABD yönetimi olayla ilgili henüz açıklama yapmazken, soruşturmaya dair detay da verilmedi.

Geiser, "Bu olay, mevcut yönetim altında tüm sektörlerden, farklı ülkelerden ve farklı kesimlerden gelen göçmen işçilerin hissettiği genel korkunun bir yansıması" dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, BBC'ye gönderdiği açıklamada olayla ilgili inceleme başlatılması çağrısını yineledi:

Çin, vatandaşlarının meşru ve yasal haklarını ve çıkarlarını kararlılıkla savunmak için gerekli adımları atmaya devam edecektir.

Northwestern Üniversitesi'ndeki Çin asıllı Amerikalı sinirbilimci Jane Wu'nun 2024'te intihar etmesinin ardından ailesi okula dava açmıştı. Wu'nun Çin yönetimiyle bağlantılı çalıştığına yönelik iddialarla başlatılan inceleme sırasında okul yönetiminin araştırmacıya kötü davrandığı savunulmuştu.

ABD, son yıllarda ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Amerikan kampüslerindeki Çinli öğrencilere yönelik denetimleri sıkılaştırdı.

Donald Trump yönetimi, Çin Komünist Partisi'yle bağlantılı olduğu öne sürülen öğrencilerin vizelerinin iptal edileceğini geçen yıl açıklamıştı. Ancak Trump, bu sert tutumundan dönerek Pekin'le ticaret görüşmeleri sırasında 600 bin Çinli öğrenciye vize vermişti.

Independent Türkçe, BBC, SCMP, CBS News


Savaş bahisleri ve bilgi sızdırma: Trump ateşkesi duyurmadan dakikalar önce hesaplar açıldı

Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
TT

Savaş bahisleri ve bilgi sızdırma: Trump ateşkesi duyurmadan dakikalar önce hesaplar açıldı

Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)

Kripto tabanlı Polymarket'ta ABD-İran ateşkesine dair bahisler içeriden bilgi sızdırılmasına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a Türkiye saatiyle 03:00'e kadar verdiği mühlete 1,5 saat kala Pakistan'ın iki haftalık ateşkes önerisini kabul ettiğini salı günü açıklamıştı.

Kripto analiz platformu Dune'un verilerine göre, Trump sosyal medya platformu Truth Social'dan ateşkes ilanını paylaşmadan önce Polymarket'ta en az 50 yeni hesap oluşturuldu.

Salı sabahı oluşturulan cüzdanlardan birinden, ortalama 8,8 sentlik bir fiyatla yaklaşık 72 bin dolarlık bahis yatırıldı. Kullanıcı, ateşkese oynadığı bahisten 200 bin dolar kazandı.

Aynı gün platforma katılan ve benzer bir bahis oynayan hesap da 125 bin 500 dolar kazanç elde etti.

Trump'ın gönderisinden 12 dakika önce oluşturulan başka bir cüzdan da 33,7 sentten 31 bin 908 dolarlık bahis oynadı ve 48 bin 500 dolar kazandı.

AP'nin analizine göre bu cüzdanların hepsi platforma yeni katıldı. Ancak bunların yeni kullanıcılar mı yoksa ek hesap açan mevcut kullanıcılar mı olduğu veri gizliliği nedeniyle belirlenemiyor.

Bu verileri gizli tutan Polymarket ise Amerikan haber ajansının yorum talebine yanıt vermedi.

Diğer yandan bu cüzdanlar, yatırımcıları arasında ABD Başkanı'nın oğlu Donald Trump Jr.'ın sahibi olduğu risk sermayesi şirketi 1789 Capital'ın da yer aldığı Polymarket'a içeriden bilgi sızdırıldığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

İran ve ABD müzakereler hakkında çelişkili açıklamalar yaparken, Polymarket'ta 31 Mart öncesinde anlaşma yapılacağına dair bahisler de artmıştı.

Ayrıca platformdaki bazı kullanıcılar, ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya kara harekatı düzenleyerek Nicolas Maduro'yu kaçırmadan saatler önce hesap açıp bahis oynayarak yüksek miktarlar kazanmıştı.

Georgia State Üniversitesi'nden Todd Phillips şunları söylüyor:

İşte bu yüzden bu piyasaların düzenlemeye ihtiyacı var. İçeriden alınan bilgilerle işlem yapılmasına izin verilirken diğer yatırımcıların bu piyasalarda sorun yaşamamasını bekleyemeyiz.

Öte yandan yatırımcıların, ateşkes ilanından birkaç saat önce petrol fiyatlarının düşeceğine ilişkin yaklaşık 950 milyon dolarlık pozisyon alması da dikkat çekti.

Reuters'ın analizine göre ateşkes ilanından yaklaşık iki saat önce 8 bin 600 adet Brent ve ABD ham petrol (WTI) vadeli işlem sözleşmesi satıldı.

Analizde, bu tür işlemlerin normalde tek seferde yapılmadığına, yatırımcıların fiyatları etkilememek için işlemleri saatlere yaydığına dikkat çekiliyor.

Trump'ın ateşkes ilanının ardından çarşamba günü piyasa açılısında petrol fiyatları yüzde 15 düşmüştü.

23 Mart'ta da yatırımcılar, Trump'ın İran'ın enerji altyapısına saldırıyı erteleyeceğini açıklamasından sadece 15 dakika önce 500 milyon dolarlık satış yapmıştı. Bu da fiyatlarda yüzde 15'lik düşüşe yol açmıştı.

Independent Türkçe, AP, Reuters


İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
TT

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”

İran'daki muhafazakarlar ABD ve İsrail'le çatışmaların askıya alınmasından rahatsız.

ABD Başkanı Donald Trump, salı günkü açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savundu ancak İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanladı.  

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu. Kalibaf'a göre bunlar arasında Lübnan'a saldırıların sürmesi, İran hava sahasına izinsiz girilmesi ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edilmesi bulunuyor.

Diğer yandan BBC'nin analizinde, İran'daki şahinlerin ateşkesten rahatsızlık duyduğuna dikkat çekiliyor.

Buna göre İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve Körfez ülkelerindeki ABD varlıklarına misillemeleri muhafazakar kanadı cesaretlendirdi. Tahran'daki şahinler, "ABD ve İsrail karşısında üstünlük sağladığı için İran'ın savaşı sürdürmesi gerektiğini" savunuyor.

Haberde, Devrim Muhafızları'na bağlı Besic milislerinden bir grubun, ateşkes ilan edildikten kısa süre sonra karara karşı çıkmak için İran Dışişleri Bakanlığı'na yürüdüğü aktarılıyor.

Muhafazakar Kayhan gazetesi de olaydan birkaç saat sonra ateşkesin "düşmana bir hediye vermek anlamına geleceğini" yazdı.

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta İran'da en az 3 bin kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca ülkedeki sivil altyapı da ciddi ölçüde zarar gördü.

Analizde, bazı şahin politikacılar arasında ülkeyi korumak adına ateşkese sıcak bakan kişiler olduğuna da işaret ediliyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD Başkanı'nın Ortadoğu elçisi Steve Witkoff'un yer alacağı heyet cumartesi günü İslamabad'a gidecek.

Tahran yönetimi adına da Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyet görüşmelere katılacak.

BBC, görüşmelerde birebir temasların yapılacağını aktarıyor. ABD-İsrail saldırıları sonucu öldürülen İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yönetiminde ABD'yle doğrudan müzakerelere yanaşılmıyordu.

Ancak analizde, Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba'nın "birebir teması onayladığının düşünüldüğü" yazılıyor.

Independent Türkçe, BBC, Tesnim