ABD-İran ateşkesi sürecinde arabuluculuk yapan Pakistan, Çin'in de katılımıyla son dönemde en önemli diplomatik kazanımlarından birini elde etti.
ABD Başkanı Donald Trump, salı günkü açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savundu ancak İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanladı.
Ateşkes üzerinden çok geçmeden anlaşmanın ihlal edildiğine dair açıklamalar geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülmesi planlanan müzakere süreci öncesinde üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu.
Kalibaf, Şerif'in de ifade ettiği gibi "anlaşmanın Lübnan ve diğer bölgeler de dahil her yerde derhal geçerli olması gerektiğini" söyledi. Bu maddenin yanı sıra İran hava sahasının korunmasına yönelik şartın ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edildiğini belirtti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları nedeniyle Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini yeniden neredeyse durma noktasına getirdi.
Trump da müzakerelerde sonuç çıkmaması halinde saldırıların sürdürüleceği mesajını verdi.
Pakistan yönetimiyse böylesine çalkantılı bir durumda tarafların müzakereleri sürdürmesi için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.
Guardian'ın analizinde ateşkeste arabuluculuk yapmanın, İslamabad yönetimi için "sadece bir prestij meselesi değil, ülkenin ekonomisi, savunması, ulusal güvenliği ve mezhepsel uyumuyla da ilgili önemli bir konu" olduğu vurgulanıyor.
Suudi Arabistan'la Pakistan, İsrail'in Katar'a saldırmasının ardından Eylül 2025'te savunma paktı imzalamıştı.
İran, ABD-İsrail saldırılarına karşılık Körfez ülkelerini hedef alan misillemeler yapmıştı.
Suudi Arabistan'ın savaşa girmesi halinde, sözkonusu pakt nedeniyle Pakistan'ın da çatışmalara çekilme ihtimali bulunuyordu.
Adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan Pakistanlı bir yetkili şunları söylüyor:
Çok hassas bir durumdaydık ve müzakerelerin başlamasını çok istiyorduk.
Pakistanlı yetkililer, ateşkese yönelik taleplerin Trump'tan geldiğini iddia ediyor. Buna göre ABD Başkanı, "üç günden uzun sürmeyeceğini düşündüğü bir savaş batağına saplanmaktan" endişelenmiş. Trump ise İran'ın "ateşkes için yalvardığını" ileri sürmüştü.
Kaynaklara göre ABD, İran ve Suudi Arabistan'dan üst düzey yetkililerin katıldığı yoğun diplomatik görüşmeler sonucu ateşkes sağlandı. Diğer yandan Tahran yönetimi, Washington'a güvenmediğinden son dakikaya kadar anlaşmaya yanaşmamış.
"Çin garantör oldu"
Ancak yetkililer, tam da bu noktada Çin'in devreye girerek İran yönetimine anlaşma için garantörlük yapacağını ilettiğini söylüyor. Ayrıca İranlı liderlere, müzakereler için seyahat ederken suikasta uğramayacaklarına dair garantiler sunulduğu öne sürülüyor.
New York Times da İranlı yetkililere dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin Çin'in katılımıyla ateşkes önerisini kabul ettiğini yazmıştı.
Pakistanlı bir yetkili, Çin'in sürece katılımı hakkında şunları söylüyor:
Biz arabulucuyduk, garantör değildik. Asıl rol Çin'e aitti. Çin, ateşkesin garantörü oldu ve ABD'nin anlaşmaya sadık kalacağına ve İslamabad'daki görüşmelerin sorunsuz geçeceğine dair taahhütte bulundu. İran'a da bu anlaşmayı kabul etmesini söylediler.
Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Global Times'ın aktardığına göre Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, iddialara "Çin, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde nihai olarak uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla ilk baştan beri ateşkes ilan edilmesi gerektiğini savunmuştur" yanıtını verdi.
Mao, "anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesini istediklerini" de yineledi.
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, 31 Mart'ta Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle görüşmüş, toplantının ardından 5 maddelik ortak girişim metni yayımlanmıştı.
İran savaşında düşmanlıkların derhal sonlandırılması, en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması, sivillerin korunması, seyrüsefer rotalarının güvenliğinin sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın gözetilmesi istenmişti.
Independent Türkçe, Guardian, CNN, Global Times, New York Times