Uçuş iptallerinden ücret artışlarına... Havayolu şirketleri artan yakıt maliyetleriyle nasıl başa çıkıyor?

Sepang’daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’nda Malezya Havayolları uçağına bagajları yükleyen işçiler (EPA)
Sepang’daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’nda Malezya Havayolları uçağına bagajları yükleyen işçiler (EPA)
TT

Uçuş iptallerinden ücret artışlarına... Havayolu şirketleri artan yakıt maliyetleriyle nasıl başa çıkıyor?

Sepang’daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’nda Malezya Havayolları uçağına bagajları yükleyen işçiler (EPA)
Sepang’daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’nda Malezya Havayolları uçağına bagajları yükleyen işçiler (EPA)

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın yol açtığı jet yakıtı fiyatlarındaki artış, küresel havacılık sektöründe ciddi bir sarsıntıya neden oldu. Bu durum, havayolu şirketlerini bilet fiyatlarını artırmaya ve finansal beklentilerini gözden geçirmeye zorladı.

Reuters verilerine göre, jet yakıtı fiyatları son haftalarda varil başına 85-90 dolar seviyesinden 150-200 dolar aralığına yükseldi. Yakıtın operasyonel maliyetlerin yaklaşık dörtte birini oluşturduğu sektörde bu artışın ciddi bir finansal yük yarattığı belirtildi.

Havayolu şirketlerinin bu gelişmelere karşı attığı adımlar şöyle sıralandı:

- Aegean Airlines: Şirket, Ortadoğu uçuşlarının askıya alınması ve yakıt fiyatlarındaki artışın ilk çeyrek sonuçlarını ‘önemli ölçüde’ etkilemesini bekliyor.

- AirAsia X: Malezya merkezli şirket, grup genelinde uçuşların yüzde 10’unu azalttığını ve yaklaşık yüzde 20 oranında yakıt ek ücreti uyguladığını açıkladı.

- Air France-KLM: Grup, artan yakıt maliyetlerini dengelemek amacıyla uzun mesafeli uçuşlarda bilet fiyatlarını artıracağını ve gidiş-dönüş sefer başına 50 euro zam yapacağını duyurdu.

- Air India: Şirket, yakıt ücretlerini sabit tarifeden mesafeye dayalı bir sisteme dönüştüreceğini, mevcut uluslararası ücretlerin artan maliyetleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti.

- Air New Zealand: 7 Nisan’da yapılan açıklamada, mayıs ve haziran aylarında uçuş sayısının azaltılacağı ve bilet fiyatlarının artırılacağı bildirildi. Şirket ayrıca yakıt piyasasındaki dalgalanmalar nedeniyle yıllık kâr beklentilerini askıya aldı.

- Akasa Air: Hintli şirket, iç ve dış hat uçuşlarında 199 ila bin 300 rupi (yaklaşık 2-14 dolar) arasında değişen yakıt ek ücreti uygulamaya başladığını duyurdu.

- American Airlines: Şirket, yakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle ilk çeyrek giderlerinin 400 milyon dolar artmasını beklediğini açıkladı.

- Cathay Pacific: Şirket, 1 Nisan’dan itibaren yakıt ek ücretlerini yüzde 34 oranında artırdığını ve bu ücretleri iki haftada bir gözden geçireceğini bildirdi. Üst yönetim, uçuş kapasitesini korumayı hedeflediklerini, ancak talebin fiyat artışları nedeniyle düşmesi halinde yolcu büyüme planının yüzde 10 oranında revize edilebileceğini belirtti.

- Cebu Pacific: Filipinli şirket, yakıt fiyatlarındaki artışın temel bir endişe kaynağı olduğunu, etkileri sınırlamak için fiyatlandırma ve uçuş ağı stratejilerini gözden geçirmeyi sürdüreceğini açıkladı.

- China Eastern Airlines: Şirket, 5 Nisan’dan itibaren iç hat uçuşlarında yakıt ek ücretlerini artıracağını; 800 kilometre altındaki uçuşlar için 60 yuan (9 dolar), daha uzun uçuşlar için ise 120 yuan ücret uygulanacağını duyurdu.

- Delta Air Lines: Delta, kapasitesini ilk planına göre yaklaşık 3,5 puan azaltacağını ve yakıt maliyetlerini dengelemek için bagaj ücretlerini artıracağını açıkladı. Buna göre ilk iki bagaj için 10’ar dolar, üçüncü bagaj için ise 50 dolar ek ücret alınacak. Şirket ayrıca mevcut çeyrek için planlanan tüm kapasite artışlarını iptal ettiğini, Wall Street beklentilerinin altında kâr öngördüğünü ve yakıt fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle yıllık tahmin güncellemesini ertelediğini bildirdi.

fdvfd
Delta Air Lines’a ait bir yolcu uçağı, Salt Lake City Uluslararası Havalimanı’na iniş için hazırlanıyor. (AFP)

- easyJet: Şirketin CEO’su Kenton Jarvis, mevcut yakıt sözleşmelerinin sona ermesiyle birlikte Avrupa’da yaz sonuna doğru bilet fiyatlarının artmasının beklendiğini söyledi.

- Frontier Airlines: ABD’li şirket, yakıt fiyatlarındaki sert artış nedeniyle yıllık beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

- Greater Bay Airlines: Hong Kong merkezli şirket, 1 Nisan’dan itibaren çoğu hatta yakıt ek ücretlerini artırdığını, Çin ve Japonya hatlarında ise ücretleri sabit tuttuğunu açıkladı. Hong Kong-Filipinler hattında ücretlerin iki kattan fazla artırılacağı belirtildi.

- Hong Kong Airlines: Şirket, 12 Mart’tan itibaren yakıt ek ücretlerini yüzde 35’e kadar artırdı. En büyük artışın Hong Kong-Maldivler, Bangladeş ve Nepal uçuşlarında olduğu, ücretin 284 Hong Kong dolarından 384 Hong Kong dolarına (yaklaşık 49 ABD doları) yükseltildiği bildirildi.

- International Airlines Group (IAG): British Airways’in ana şirketi olan grup, 10 Mart’ta yaptığı açıklamada kısa ve orta menzilli yakıt ihtiyacının büyük bölümünü hedge ettiği için fiyatları hemen artırmayı planlamadığını duyurdu.

- IndiGo: Hindistan’ın en büyük havayolu şirketi, 14 Mart’tan itibaren iç ve dış hatlarda yakıt ek ücreti uygulamaya başladı. Buna göre Ortadoğu uçuşları için 900 rupi, Avrupa uçuşları için ise 2 bin 300 rupi ek ücret alınıyor. Şirket ayrıca hükümete yakıt üzerindeki vergilerin düşürülmesi çağrısında bulundu.

- JetBlue Airways: Düşük maliyetli ABD’li taşıyıcı, kayıtlı bagaj gibi isteğe bağlı hizmet ücretlerini 4 ila 9 dolar arasında artıracağını açıkladı.

- Korean Air: Güney Kore merkezli havayolu şirketi, artan petrol maliyetlerine karşı nisan ayından itibaren acil durum yönetimi uygulamasına geçeceğini, kademeli önlemler ve operasyonel verimlilik artışıyla maliyetleri dengelemeyi hedeflediğini bildirdi.

- Pakistan International Airlines (PIA): Şirket, yakıt ek ücretlerindeki artış nedeniyle iç hat bilet fiyatlarını 20 dolar, dış hatları ise 100 dolara kadar artıracağını duyurdu.

- Scandinavian Airlines (SAS): İskandinav havayolu şirketi, petrol ve yakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle nisan ayında bin uçuşu iptal ettiğini açıkladı. Şirket, mart ayında da yüzlerce uçuş iptal ettiğini ve artan maliyetlerin sektör için ciddi bir şok oluşturduğunu belirtti.

dsvfdv
Malezya’daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’nda kontuar önünde sıraya giren yolcular (EPA)

- Spring Airlines: Çin merkezli düşük maliyetli havayolu şirketi, 5 Nisan’dan itibaren iç hat uçuşlarında yakıt ek ücretlerini artıracağını, detayların daha sonra açıklanacağını duyurdu.

- Southwest Airlines: ABD’li şirket, kayıtlı bagaj ücretlerini 10 dolar artırarak birinci ve ikinci bagaj için sırasıyla 45 ve 55 dolara yükseltti.

- TAP Air Portugal: Şirket, fiyat artışlarının yükselen yakıt maliyetlerinin gelirler üzerindeki etkisini kısmen dengeleyeceğini açıkladı.

- Thai Airways: Taylandlı havayolu şirketi, artan yakıt maliyetlerine karşı bilet fiyatlarını yüzde 10 ila 15 arasında artıracağını bildirdi.

- SunExpress: Türk Hava Yolları (THY) ve Lufthansa ortak girişimi olan SunExpress, 1 Mayıs’tan itibaren Türkiye-Avrupa hatlarında yolcu başına 10 euro geçici yakıt ücreti uygulayacağını duyurdu. Uygulama, 1 Nisan ve sonrası yapılan rezervasyonlar için geçerli olacak.

- United Airlines: Şirket, önümüzdeki iki çeyrekte kârlı olmayan uçuşları iptal edeceğini açıkladı. Ayrıca Kuzey ve Latin Amerika’daki müşteriler için birinci ve ikinci bagaj ücretlerine 10 dolar zam yapıldı.

- VietJet Air: Vietnam merkezli düşük maliyetli şirket, yakıt sıkıntısı ihtimali nedeniyle bazı hatlarda uçuş sayılarını düşürdü.

- Vietnam Airlines: Şirket, nisan ayından itibaren iç hatlarda haftada 23 uçuşu iptal etmeyi planladığını, çevre vergisinin kaldırılması için hükümetten destek talep ettiğini bildirdi.

- Virgin Australia: Avustralyalı şirket, Ortadoğu’daki gelişmelerin yarattığı baskı nedeniyle fiyatlarını yeniden düzenleyeceğini açıkladı.

- WestJet: Kanada merkezli havayolu şirketi, bazı rezervasyonlara 60 Kanada doları (yaklaşık 43 ABD doları) yakıt ücreti ekleyeceğini ve maliyetleri dengelemek için bazı uçuşları birleştireceğini duyurdu.



ABD’nin Guantanamo’daki “Küba kampı” projesi tartışma yarattı

ABD'nin Guantanamo'daki üssü, kurulduğu günden beri işkence ve hak ihlalleriyle tartışmaların merkezinde (Reuters)
ABD'nin Guantanamo'daki üssü, kurulduğu günden beri işkence ve hak ihlalleriyle tartışmaların merkezinde (Reuters)
TT

ABD’nin Guantanamo’daki “Küba kampı” projesi tartışma yarattı

ABD'nin Guantanamo'daki üssü, kurulduğu günden beri işkence ve hak ihlalleriyle tartışmaların merkezinde (Reuters)
ABD'nin Guantanamo'daki üssü, kurulduğu günden beri işkence ve hak ihlalleriyle tartışmaların merkezinde (Reuters)

İnsan hakları örgütleri, ABD'nin Kübalılar için Guantanamo'da "kamp" inşa etme planına tepki gösterdi.

ABD Güney Komutanlığı'nın (SOUTHCOM) başındaki Francis Donovan, 19 Mart'ta Senato'da yaptığı konuşmada, Küba'dan kitlesel bir göç yaşanması durumunda ülkeye girmeye çalışanların Guantanamo'ya yerleştirilebileceğini söylemişti.

Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde düzenlenen oturumda Donovan, Küba'daki Guantanamo Körfezi'nde yer alan ABD askeri üssünde bir "kamp" kurulacağını belirtmişti.

85 insan hakları grubu, Guardian'a gönderdikleri ortak mektupta Donald Trump yönetiminin planlarına tepki gösterdi.

"Guantanamo geçmişe ait bir kalıntı olmalıdır" denen mektupta, Beyaz Saray'dan Küba'da "insani krize yol açan ambargo ve cezai politikaları sonlandırması" istendi.

Ortak mektubu imzalayanlar arasında, 11 Eylül saldırıları ardından Guantanamo'ya gönderilen tutukluları temsil eden Anayasal Haklar Merkezi de var.

Donovan, SOUTHCOM'un "olası kitlesel göç durumunda İç Güvenlik Bakanlığı'yla koordineli hareket edeceğini" de söyledi.

Donald Trump, geçen yıl ocak ayında imzaladığı başkanlık kararnamesiyle İç Güvenlik Bakanlığı ve Pentagon'a "Guantanamo Körfezi Donanma Üssü'ndeki Göçmen Operasyon Merkezi'ni (MOC) tam kapasiteye çıkarmalarını" emretmişti. Bu kapsamda tesisin kapasitesinin 30 binin üzerine çıkarılması talimatı verilmişti.

Trump yönetimi insan hakları ihlalleriyle tartışma yaratan Guantanamo'ya Venezuelalı göçmenleri de göndermişti.

Guantanamo'daki MOC, üssün içindeki terörle ilgili gözaltı merkezinden ayrı tutuluyor. Hem Pentagon hem de İç Güvenlik Bakanlığı'nın yetki alanına giren MOC, denizde yakalanan göçmenlerin gözaltında tutulması için kullanılıyor.

ABD, Venezuela'ya 3 Ocak'ta baskın düzenleyerek ülkenin lideri Nicolas Maduro'yu kaçırmış, ardından Küba'yı da işgalle tehdit etmeye başlamıştı.

Trump'ın ada ülkesine petrol tedarikine tam ambargo uygulamasıyla derinleşen yakıt krizi nedeniyle çöp kamyonlarının çalışamadığı Havana'da sokaklar atıkla dolarken, halkın temel gıda malzemelerine erişimi iyice zorlaştı.

Ortak mektuba imza atan Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi'nden Michael Galant, şunları söylüyor:

Trump yönetimi Küba'dan gelebilecek göçten endişeleniyorsa çözüm basit: Ambargo ve yakıt ablukası yoluyla Küba halkını kasıtlı olarak yoksullaştırmayı bırakın.

Washington, adadaki Komünist rejime karşı baskıyı artırırken Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel, liderlik görevini bırakmayacağını bildirerek "Biz, özgür ve egemen bir devlete sahibiz" demişti.

Independent Türkçe, Guardian, Truthout, Common Dreams, TeleSUR


Rusya ve Ukrayna, Paskalya ateşkesi öncesinde savaş esirlerini serbest bıraktı

Ukraynalı askerler (EPA)
Ukraynalı askerler (EPA)
TT

Rusya ve Ukrayna, Paskalya ateşkesi öncesinde savaş esirlerini serbest bıraktı

Ukraynalı askerler (EPA)
Ukraynalı askerler (EPA)

Rusya ve Ukrayna, bugün Ortodoks Paskalyası vesilesiyle savaş esirlerinin değişimi ve gece boyunca insansız hava (İHA) aracı saldırılarının ardından geçici bir ateşkese hazırlanıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, iki taraf arasında az sayıdaki iş birliği alanından birinde, Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı olarak 175 savaş esiri değiştirdiğini duyurdu.

Yetkililerin açıklamasına göre, Rusya dün gece ile bu sabah arasında Ukrayna'ya en az 160 insansız hava aracı fırlattı ve ülkenin doğu ve güneyinde dört kişi öldü.

Odessa'nın güney bölgesi, en çok etkilenen yerler arasındaydı; yetkililer iki ölüm ve sivil altyapıda hasar olduğunu bildirdi.

Yetkililere göre, Ukrayna’nın İHA saldırıları, Rusya'nın güneyindeki Krasnodar bölgesinde bir petrol deposunda yangına ve konut binalarında hasara yol açtı.

Rus yetkililere göre, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinin Rus işgali altındaki kesimine Ukrayna İHA’ları ile düzenlenen saldırıda iki kişi öldü.

Kremlin, bugün saat 16:00'da başlayıp yarın gün sonuna kadar sürecek, 32 saatlik geçici bir ateşkes ilan etti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna'nın ateşkesi sürdüreceğini ve Rusya'nın herhangi bir ihlaline "aynı şekilde" karşılık vereceğini teyit etti. X platformunda yaptığı paylaşımda şunları belirtti: "Ukrayna ateşkesi sürdürecek ve aynı şekilde karşılık verecektir. Rusya hava, kara veya deniz saldırıları düzenlemezse, biz de karşılık vermeyeceğiz."


Kaynaklar: İran’ın yeni Dini Lideri ağır yaralarla mücadele ediyor

Tahran’da bir İranlı asker, Dini Lider Mücteba Hamaney ile Bender Abbas’ta öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri’nin de aralarında bulunduğu askeri liderlerin resmedildiği bir propaganda afişinin önünde duruyor. (EPA)
Tahran’da bir İranlı asker, Dini Lider Mücteba Hamaney ile Bender Abbas’ta öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri’nin de aralarında bulunduğu askeri liderlerin resmedildiği bir propaganda afişinin önünde duruyor. (EPA)
TT

Kaynaklar: İran’ın yeni Dini Lideri ağır yaralarla mücadele ediyor

Tahran’da bir İranlı asker, Dini Lider Mücteba Hamaney ile Bender Abbas’ta öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri’nin de aralarında bulunduğu askeri liderlerin resmedildiği bir propaganda afişinin önünde duruyor. (EPA)
Tahran’da bir İranlı asker, Dini Lider Mücteba Hamaney ile Bender Abbas’ta öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri’nin de aralarında bulunduğu askeri liderlerin resmedildiği bir propaganda afişinin önünde duruyor. (EPA)

Reuters, İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’in yakın çevresinden olduğu belirtilen üç kaynağa dayandırdığı haberinde, Hamaney’in savaşın başlarında babasının hayatını kaybettiği hava saldırısında yüz ve bacaklarından ağır yara aldıktan sonra hâlâ iyileşme sürecinde olduğunu bildirdi.

Kaynaklara göre, İran’ın başkenti Tahran’ın merkezindeki Bastur bölgesinde bulunan komuta kompleksine yönelik saldırıda Hamaney’in yüzünde ciddi deformasyon oluştu ve her iki bacağında ağır yaralanmalar meydana geldi.

İsimlerinin gizli kalmasını isteyen kaynaklar, 56 yaşındaki Mücteba Hamaney’in iyileşme sürecinin devam ettiğini, ancak zihinsel kapasitesini koruduğunu ifade etti.

Kaynaklar ayrıca, Hamaney’in üst düzey yetkililerle sesli konferanslar aracılığıyla toplantılara katıldığını ve ABD ile yürütülen müzakereler dahil olmak üzere kritik karar süreçlerine katkı sunduğunu aktardı.

Bu iddialar, İran’ın son yıllardaki en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğu ve aynı zamanda İslamabad’da bugün başlaması beklenen barış görüşmeleri öncesinde yönetim kapasitesine ilişkin tartışmaların arttığı bir dönemde geldi.

Reuters, söz konusu bilgileri bağımsız olarak doğrulayamadığını da not düştü.

19 Mart 2026’da Tahran’da, İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’in resminin yer aldığı bir afişin yanından geçen insanlar (Reuters)19 Mart 2026’da Tahran’da, İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’in resminin yer aldığı bir afişin yanından geçen insanlar (Reuters)

Belirsizlik

Mücteba Hamaney’in nerede olduğu ve sağlık durumuna ilişkin belirsizlik sürerken, ülke yönetimini ne ölçüde yürütebildiğine dair soru işaretleri de devam ediyor. Saldırının ardından kendisine ait hiçbir fotoğraf, video ya da ses kaydının yayımlanmadığı belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Mücteba Hamaney, 28 Şubat’ta, savaşın ilk gününde gerçekleştirilen ve eski Dini Lider Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği saldırıda ağır yaralandı.

İran makamları, yaralanmaların niteliğine ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, devlet televizyonunda görev yapan bir sunucunun onu göreve getirildikten sonra ‘canbaz’ (savaşta ağır yaralanan kişi) olarak tanımladığı aktarıldı.

Söz konusu iddialar, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in 13 Mart’ta yaptığı ve Mücteba Hamaney’in yaralandığını ve muhtemelen yüzünün zarar gördüğünü söylediği açıklamayla da örtüşüyor.

ABD istihbarat kaynaklarına dayandırılan bir değerlendirmede ise Hamaney’in bir bacağını kaybetmiş olabileceği ileri sürüldü.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İsrail makamları konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Ortadoğu Enstitüsü’nden analist Alex Vatanka, durumun ciddiyetinden bağımsız olarak, tecrübesiz bir yeni liderin babasının sahip olduğu mutlak otoriteyi kısa sürede kurmasının zor olduğunu belirtti. Vatanka, Mücteba Hamaney’in zamanla etkisini artırabileceğini ancak bunun yıllar alabileceğini ifade etti.

Kaynaklardan biri ise önümüzdeki bir iki ay içinde Dini Lider’in görüntülerinin kamuoyuna sunulabileceğini, ancak bunun yalnızca sağlık durumu ve güvenlik koşulları uygun olduğunda gerçekleşeceğini aktardı.

Mücteba’nın rolü

İran’ın siyasi sistemi uyarınca, Dini Lider geniş yetkilere sahiptir. Dini Lider, 88 din adamından oluşan bir kurul tarafından seçilirken, doğrudan seçilmiş cumhurbaşkanını denetler ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) başta olmak üzere kendisine paralel çalışan kurumları da yönlendirir. Bu yapı, DMO’ya önemli bir siyasi ve askerî nüfuz alanı sağlar.

İran’ın ilk Dini Lideri Ruhullah Humeyni, devrimin lideri olarak neredeyse mutlak bir otoriteye sahipti ve döneminin en etkili din adamı kabul ediliyordu. Onun halefi Ali Hamaney ise dini açıdan daha düşük bir otoriteye sahip olmasına rağmen, 1989’da liderliğe getirilmeden önce cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüş ve ardından on yıllar boyunca özellikle DMO’nun güçlenmesinden de yararlanarak siyasi etkisini pekiştirmiştir.

grafik

Reuters’a konuşan üst düzey İranlı kaynaklar, Mücteba Hamaney’in babasıyla aynı mutlak yetki düzeyine sahip olmadığını ve savaş sürecinde stratejik kararlarda en baskın aktörün DMO olduğunu ifade etti. Kaynaklara göre DMO, Hamaney’in bu göreve gelmesine katkı sağlayan ana güçlerden biri oldu.

Reuters, İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonundan Hamaney’in yaralanmalarının boyutu ve kamuoyu önüne neden çıkmadığına dair sorularına yanıt alamadığını belirtti.

Yetkililer ve süreci yakından takip eden kaynaklar, Mücteba Hamaney’in uzun yıllardır babasının ofisinde en etkili isimlerden biri olduğunu, devletin en üst kademelerinde güç kullanımı konusunda deneyim kazandığını ve DMO içindeki üst düzey isimlerle yakın ilişkiler geliştirdiğini belirtti.

Alex Vatanka ise Mücteba Hamaney’in sert çizgiyi sürdürme ihtimalinin yüksek olduğunu, ancak dünya görüşüne dair belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.

Habere göre Mücteba Hamaney’in kamuoyuna yönelik ilk açıklaması 12 Mart’ta yayımlandı. Bu açıklamada Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması gerektiği ve bölge ülkelerinin ABD üslerini kapatması çağrısı yer aldı.

O tarihten bu yana ofisinden kısa yazılı açıklamalar yayımlanırken, Nevruz dolayısıyla 20 Mart’ta yapılan açıklamada yeni yılı ‘direniş yılı’ olarak tanımladığı aktarıldı.

Bu süreçte İran’ın dış politika, savaş, diplomasi ve iç güvenlik konularına ilişkin pozisyonlarını ise üst düzey diğer yetkililer kamuoyuna aktarmaya devam etti.

Mizahi paylaşımlar... “Mücteba nerede?”

İran içinde Mücteba Hamaney’in ortadan kaybolması ya da kamuoyuna görünmemesi, sosyal medyada ve mesajlaşma uygulamalarındaki gruplarda geniş tartışmalara yol açtı. İnternet erişiminin zaman zaman kesintili olması nedeniyle bu tartışmaların ancak sınırlı ölçüde yayılabildiği, buna rağmen Dini Lider’in sağlık durumu ve ülkeyi kimin yönettiğine dair çok sayıda soru ve teori ortaya atıldığı bildirildi.

Sosyal medyada dolaşan içerikler arasında, boş bir koltuğun bir ışık altında gösterildiği ve “Mücteba Hamaney nerede?” ifadesinin yer aldığı mizahi paylaşımlar da bulunuyor.

Buna karşılık, hükümete destek veren bazı isimler ise liderin gözlerden uzak kalmasının güvenlik açısından zorunlu olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre, ABD ve İsrail saldırılarının üst düzey isimleri hedef aldığı bir ortamda, kamuya açık görünürlük ciddi bir risk oluşturuyor.

Besic mensubu bir kişi de benzer bir görüşü dile getirerek, “Neden açıkça ortaya çıksın? Onu bu suçluların hedefi haline getirmek için mi?” ifadelerini kullandı.