Kosova ve Bosna Hersek, Gazze'deki istikrar gücüne katılmayı planlıyor

Sırasıyla yaklaşık 20 ve 60 personel göndermeyi planlıyorlar

Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
TT

Kosova ve Bosna Hersek, Gazze'deki istikrar gücüne katılmayı planlıyor

Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)

Kosova ve Bosna Hersek, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan "Barış Konseyi"nin himayesinde Filistin topraklarını istikrara kavuşturmak amacıyla planlanan uluslararası bir gücün parçası olarak Gazze'ye asker gönderme niyetlerini açıkladılar.

Kosova yetkililerinin bu kararı, Kosova güvenlik güçlerinin, kurulması halinde ABD liderliğindeki uluslararası istikrar gücüne konuşlandırılmasına izin veren yasayı oy birliğiyle kabul eden parlamento tarafından onaylandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre misyon yaklaşık 20 bin askerden oluşabilir ve bunların 8 bini Endonezyalı olabilir.

Yasa, Gazze'ye konuşlandırılabilecek personel sayısını belirtmiyor. Medya haberleri, hükümetin 22 asker göndermeyi planladığını belirtiyor.

Bosna Hersek'te Savunma Bakanı Zukan Helez, Washington'da Dışişleri Bakanlığı'nın siyasi-askeri işler yetkilisi Stanley Brown ile yaptığı görüşmede bu konuya değindi.

Helez yaptığı açıklamada, “Bu misyon için hazırlıklar hızla devam ediyor ve Bosna Silahlı Kuvvetleri'nden 60'tan fazla üyenin katılmasını bekliyoruz. Bu, ülkemizin uluslararası barış ve güvenliğe önemli bir katkısıdır” ifadelerini kullandı.

Bosna'nın bu güce katılımı ocak ayında yetkililer tarafından onaylanmıştı.

İsrail ile Hamas arasındaki savaşın ardından Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak amacıyla kurulan Barış Konseyi, girişimin finansmanı ve Gazze Şeridi'ne yabancı birliklerin konuşlandırılması konularını görüşmek üzere şubat ayında Washington'da ilk kez toplandı.

O dönemde Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk bu güce katılma sözü verdi

Amerikan barış planının bu aşamasının uygulanması hâlâ varsayımsal bir durumda; hem İsrail hem de Hamas, Filistin topraklarında yıkıcı bir savaşın ardından iki yıl sonra, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmekle birbirlerini suçlayarak çelişkili taleplerde bulunuyorlar. Bu ateşkes, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te Yahudi devletine yönelik eşi benzeri görülmemiş saldırısının ardından geldi.



İran UAEA müfettişlerinin geri dönüşü için nihai anlaşmaya varılmasını şart koştu

Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemiler (Reuters)
TT

İran UAEA müfettişlerinin geri dönüşü için nihai anlaşmaya varılmasını şart koştu

Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemiler (Reuters)

İran dün Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin nükleer tesislerde yeniden denetimlere başlamasını ABD ile varılacak nihai anlaşmaya bağladı. Bu açıklama, Washington'ın Tahran ile nükleer denetim konusunda uzlaşıya varıldığını teyit etmesine karşın geldi.

UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, uygulama düzenlemelerinin tamamlanmasının ardından denetimlerin’kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğini’ söyledi.

Ancak İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Tahran'ın şu an nükleer tesislerini erişime açmaya yönelik herhangi bir planının bulunmadığını belirterek bu meselelerin yalnızca nihai bir anlaşma çerçevesinde ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik adımların atılmasının ardından ele alınacağını vurguladı.

Washington'da ise ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın denetimleri kabul ettiğini açıkladı. Fox News'e verdiği röportajda ABD’li müfettişlerin İran’daki nükleer tesisleri incelemek üzere UAEA müfettişlerine eşlik edeceğini belirtti. Tahran'ın ayrıca Washington'a Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere herhangi bir geçiş ücreti uygulamayı düşünmediğini bildirdiğini de aktaran Trump, bunun aksinin kanıtlanması halinde müzakerelerin derhal sona erdirileceği uyarısında bulundu.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise İslamabad’da varılan mutabakatı ‘ABD’nin yenilgisinin ilanı’ olarak nitelendirdi. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) toplantısında konuşan Kalibaf, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin İran açısından İran'daki savaşın bitirilmesi kadar önem taşıdığını söyledi.

Pakistan ise nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı düzenlemelerine ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi amacıyla teknik görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlayacağını duyurdu.


Trump Kongre'den 88 milyar dolarlık ek finansman talep etti

ABD Kongre Binası'nın içinden bir arşiv fotoğrafı (Reuters)
ABD Kongre Binası'nın içinden bir arşiv fotoğrafı (Reuters)
TT

Trump Kongre'den 88 milyar dolarlık ek finansman talep etti

ABD Kongre Binası'nın içinden bir arşiv fotoğrafı (Reuters)
ABD Kongre Binası'nın içinden bir arşiv fotoğrafı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün Kongre'den büyük bölümü İran'la savaşın maliyetlerini karşılamak amacıyla kullanılacak 88 milyar dolarlık ek finansman talep etti. Bu talep, Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti’de savaş ve siyasi bedelleri konusundaki endişelerin arttığı bir dönemde gündeme geldi.

Beyaz Saray'ın 87,6 milyar dolarlık ek finansman talebinde Savunma Bakanlığı için onlarca milyar doların yanı sıra Amerikalı çiftçilere yönelik ödenekler, Orta Afrika'daki Ebola salgınına müdahale çabaları ve yurt içi altyapı projeleri de yer alıyor.


Trump’tan Rutte'a: NATO ülkeleri İran savaşında ABD'yi ‘yarı yolda bıraktı’

Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Rutte ile yaptığı görüşme sırasında (AP)
Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Rutte ile yaptığı görüşme sırasında (AP)
TT

Trump’tan Rutte'a: NATO ülkeleri İran savaşında ABD'yi ‘yarı yolda bıraktı’

Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Rutte ile yaptığı görüşme sırasında (AP)
Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Rutte ile yaptığı görüşme sırasında (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'a ABD/İsrail-İran Savaşı’nda NATO ülkelerinin ABD'yi ‘yarı yolda bıraktığını’ söyledi.

Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te Rutte ile yaptığı görüşmede "Yarı yolda bırakıldık. Bu konuda yardıma hiç ihtiyacımız yoktu zaten. İlk haftada İran'ı kelimenin tam anlamıyla paramparça ettik, ama 'yardım etmek isteriz' deselerdi iyi olurdu" dedi.

Rutte ise NATO üyelerinin performansını savunarak savaş süresince ‘Avrupa'daki üslerden 4 ila 5 bin Amerikan uçağının havalandığını’ hatırlattı.

Görüşmenin ardından gazetecilere konuşan Rutte, Trump'ın ‘NATO’ya tam anlamıyla bağlı’ olduğunu belirterek Washington'ın herhangi bir saldırıya maruz kalması halinde Avrupa'yı ‘kesinlikle' koruyacağını teyit etti.

Trump, NATO'ya yönelik bu eleştirileri, 32 üye ülke liderinin 7-8 Temmuz'da Türkiye'nin başkenti Ankara'da bir araya geleceği zirveden yalnızca iki hafta önce yöneltti.

ABD ile İsrail, 28 Şubat'ta İran'a ortak saldırı düzenledi. Trump bu operasyonun öncesinde NATO'ya danışmamıştı. Öte yandan başlıca Avrupalı müttefikler savaşın gerekçesine ilişkin kuşkularını dile getirdi.

Trump'ın ikinci dönemi NATO müttefikleriyle gerginliklerle geçti. Bu gerginlikler arasında Trump'ın geçtiğimiz ocak ayında haftalarca süren tehditlerinin ardından geri adım attığı Grönland'ı ele geçirme tehdidi de yer alıyor.

Washington, Avrupa'daki NATO müttefiklerine kıtanın savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmeleri gerektiğini açıkça ifade etti. ABD'nin stratejik odağını Çin'e kaydırması bu tutumun temel gerekçesini oluşturuyor.

Bu çerçevede ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), müttefiklere NATO operasyonlarına tahsis ettiği askeri kapasiteyi kısaltma sürecinde olduğunu bildirdi.

Bu gelişme, Avrupa'nın Rusya tehditleri karşısında savunmasız kalabileceğine dair kaygıları beraberinde getirdi. Müttefikler hâlâ bazı kritik silah sistemleri için Washington'a bağımlı.