İsrail, E1 yerleşim projesi için Filistinlilere ait yapıları yıkacağını duyurdu

Avrupalılar, bağımsız bir Filistin devleti kurulması hayalini sona erdirecek bu projeye karşı çıkılması çağrısında bulundu

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki E1 haritasını incelerken (AFP)
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki E1 haritasını incelerken (AFP)
TT

İsrail, E1 yerleşim projesi için Filistinlilere ait yapıları yıkacağını duyurdu

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki E1 haritasını incelerken (AFP)
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki E1 haritasını incelerken (AFP)

İsrail, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını tehdit eden en tehlikeli yerleşim projesi olan Batı Şeria'nın ortasındaki E1 yerleşim planını hayata geçirmek için bir adım daha attı. İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa ülkeleri tarafından projenin derhal durdurulması yönündeki çağrıları görmezden geliyor.

İşgalci İsrail güçleri dün, işgal altındaki Kudüs'ün güneydoğusundaki el-Eizariya beldesinde, Batı Şeria'nın ortasındaki Ma'ale Adumim yerleşim birimini Kudüs'e bağlamayı amaçlayan yerleşim planı kapsamında yer alan 50 yapı ve dükkânın yıkılacağını bildirdi.

Kudüs Valiliği tarafından dün yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“İşgalci İsrail makamları, beldenin ana girişindeki el-Meştal bölgesinde bulunan yaklaşık 50 vatandaşa, 2025 yılının ağustos ayında kendilerine tebliğ edilen yıkım bildirimlerinin uygulanması öncesinde, önümüzdeki pazar sabahı itibarıyla dükkanlarını ve ticari tesislerini boşaltmaları gerektiğini bildirdi. Bu uyarı, bölgedeki E1 planının uygulanmasına zemin hazırlamak amacıyla yapılmıştır."

İşgal yetkilileri, belirlenen süre içinde tahliyeye uyulmaması halinde bu tesisleri ve içindeki eşyaları da dahil olmak üzere yıkmakla tehdit etti.

Kudüs Valiliği'ne göre bu adım, yıkım kararlarına karşı işgalci İsrail mahkemesine sunulan ve bu ayın ortalarında karara bağlanması planlanan itirazlara rağmen atılıyor.

Yaklaşık 12 kilometrekarelik bir alanı kapsayan E1 planı, 1990’lı yıllardan bu yana gündemdeydi, ancak geniş çaplı uluslararası itirazlarla karşılaştı. Bu yüzden planın resmi olarak başlatılması ertelendi. Ta ki aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 2025 yılının ağustos ayı sonlarından önce plan için nihai onayı alana kadar. Smotrich, on yıllardır dondurulmuş durumda olan planın, Savunma Bakanlığı'na bağlı Sivil İdare'nin Üst Planlama Komitesi'nden resmi olarak yeşil ışık aldığını duyurdu. Savunma Bakanlığı'nda yerleşim yerlerinin inşasında geniş yetkiler veren bir bakanlık görevini de yürüten Smotrich, o zamanki kararı ‘tarihi’ olarak nitelendirdi. Ayrıca inşaat planını ‘iki devletli çözümü fiilen ortadan kaldıran ve Yahudi halkının İsrail topraklarının kalbindeki hakimiyetini pekiştiren önemli bir adım’ olarak tanımladı. Smotrich, sloganlarla değil, eylemlerle Filistin devletini masadan silmeye çalıştığını söylüyor. Son on yılların en önemli yerleşim projesi olan bu plan, fiilen Batı Şeria'yı ikiye bölüyor. Batı Şeria'da herhangi bir coğrafi bağlantıyı engelliyor. Kudüs'ü Batı Şeria'dan tamamen izole ediyor ve daha fazla Filistin toprağını yutuyor.

Plan, Kudüs şehrini Batı Şeria'nın ortasındaki devasa Ma'ale Adumim yerleşim birimiyle birleştirecek. İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem, bu planın gelecekte bir Filistin devletinin kurulma olasılığını ciddi şekilde tehdit ettiğini ve iki uluslu bir apartheid yönetimini pekiştirdiğini söyledi.

Ulusal Bilgi Merkezi, tarihsel olarak ilan edilen hedefin yanı sıra, Ma'ale Adumim yerleşimini Kudüs'e bağlayarak Filistin mahallelerini doğal gelişim alanlarının dışına çıkarmak suretiyle, bu planın daha geniş bir perspektifte yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alana (Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 10'u) kapsamındaki “Büyük Kudüs” vizyonuna hizmet ediyor.

E1 planı, ‘Yaşam Dokusu’ adlı yerleşim yolu projesine ve Filistinlilerin Batı Şeria'nın merkezinde hareket etmelerini engelleyip yakın Filistin bölgelerini tünellerdeki kontrollü geçitler aracılığıyla birbirine bağlamak için alternatif güzergahlara dayanıyor.

İsrail, geniş uluslararası muhalefete rağmen planı ilerletiyor ve bölgede ilan edilmemiş küçük yerleşim yerleri inşa ederken, Filistinli toplulukları oradan çıkarmak için çalışmalar sürüyor.

Dün Avrupa’dan aralarında bakan, büyükelçi ve yetkilinin de bulunduğu 400’den fazla diplomat, Avrupa Birliği (AB) liderlerine açık bir mektup göndererek İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da binlerce ev inşa etmeyi planladığı E1 projesi ile gerçekleştirdiği ‘yasadışı ilhaka’ karşı ‘derhal harekete geçilmesi’ çağrısında bulundu.

Aralarında eski Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell ve eski Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt'ın da bulunduğu 448 imzacı, AB ve üye devletlerinin müttefikleriyle iş birliği içinde, İsrail'i Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yasadışı olarak ilhak etmeye devam etmekten caydırmak için acil adımlar atması gerektiğini belirtti.

Bu çağrı, BM, AB ve birçok dünya liderinin İsrail'e bu projeden vazgeçmesi yönünde yaptıkları çağrılarla aynı bağlamda yapıldı.

İsrail hükümetinin 1 Haziran'da projenin kapsadığı bölgenin geliştirilmesine yönelik ayrıntılı ihaleler açmayı planladığını vurgulayan imzacılar, bunun için AB ve üye devletlerinin, özellikle 11 Mayıs'taki Dışişleri Konseyi toplantısında harekete geçmesi gerektiğini eklediler.

İmzacılar, AB’nin en azından, yasadışı yerleşim faaliyetlerine karışan tüm kişilere, özellikle de E1 bölgesi ile ilgili planı tanıtan, ihalelere katılan ve uygulayanlara karşı, vize yasağı ve AB’de ticari faaliyetlerde bulunma yasağı dahil olmak üzere, hedefli yaptırımlar uygulaması gerektiğini söylediler.

İsrail merkezli barış hareketi Peace Now’a göre mevcut İsrail hükümeti 2025 yılında 54 yerleşim biriminin inşasına onay vererek yerleşim birimleri inşa hızını rekor oranda artırdı.

Ayrıca, mevcut hükümetin 2022 yılında iktidara gelmesinden bu yana 100'den fazla yerleşim yeri onaylandı.

İsrail, “E1” projesinde binlerce yerleşim birimi inşa etmeyi planlıyor; bu, birkaç ayrı proje kapsamında oteller ve bir Tevrat Parkı da içeriyor.



Monako'daki bombalı saldırının şüphelisi Ukrayna'da ölü bulundu

39 yaşındaki Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska, Monako'da üç kişinin yaralanmasına neden olan patlamayla ilgili şüpheli olarak aranıyor, (Reuters)
39 yaşındaki Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska, Monako'da üç kişinin yaralanmasına neden olan patlamayla ilgili şüpheli olarak aranıyor, (Reuters)
TT

Monako'daki bombalı saldırının şüphelisi Ukrayna'da ölü bulundu

39 yaşındaki Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska, Monako'da üç kişinin yaralanmasına neden olan patlamayla ilgili şüpheli olarak aranıyor, (Reuters)
39 yaşındaki Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska, Monako'da üç kişinin yaralanmasına neden olan patlamayla ilgili şüpheli olarak aranıyor, (Reuters)

Monako'da Ukrayna kökenli bir iş insanına yönelik suikast girişiminin baş şüphelisi olan 39 yaşındaki Ukrayna vatandaşı Anastasiia Berezovska, ülkesinde silahla vurularak öldürülmüş halde bulundu. Ukrayna polisi, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen iki kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Ukrayna polisi bugün yaptığı açıklamada, "Monako Prensliği kolluk kuvvetlerince bir aileye yönelik cinayete teşebbüs olayına karıştığından şüphelenilen bir kadının cesedi bulundu" ifadelerini kullandı. Açıklamada, söz konusu olayın iş insanı Vadim Yermolayev, hayat arkadaşı ve oğlunun yaralandığı bombalı saldırıya atıfta bulunulduğu belirtildi.

Monako'da 3 kişinin yaralandığı patlamada Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska'dan şüpheleniliyor (Reuters)Monako'da 3 kişinin yaralandığı patlamada Ukraynalı kadın Anastasia Berezovska'dan şüpheleniliyor (Reuters)

Polis, Berezovska'nın öldürülmesiyle bağlantılı olarak biri Ukrayna Savunma Bakanlığı Askerî İstihbarat Genel Müdürlüğü'nde görev yapan aktif bir personel, diğeri ise eski bir kolluk görevlisi olmak üzere iki kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Almanya polisi ise cuma günü, Monako'da üç kişinin yaralandığı bombalı paket saldırısıyla bağlantılı olduğundan şüphelenilen Ukraynalı bir kadının evinde arama yapıldığını açıklamıştı. Yaralılar arasında Ukrayna kökenli bir iş insanının da bulunduğu belirtilmişti.

Monako makamlarının talebi üzerine Alman polisi, Hessen eyaletindeki Main-Taunus bölgesinde şüphelinin kiraladığı dairede arama gerçekleştirdi. Hessen Eyalet Polisi, şüphelinin kullandığı aracın da arandığını ve el konulduğunu açıkladı. Açıklamada, ele geçirilen delillerin Monako makamlarına teslim edileceği belirtilirken, operasyonun ayrıntılarına ilişkin başka bilgi verilmedi.

39 yaşındaki Berezovska, Monako'da cinayete teşebbüs, kamuya açık bir alana suç amacıyla patlayıcı düzenek yerleştirme ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla aranıyordu.

Monako makamları saldırıda yaralananların kimliklerini resmen açıklamazken, çeşitli kaynaklar hedef alınan kişinin Ukrayna kökenli, halen Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan 58 yaşındaki milyarder iş insanı Vadim Yermolayev olduğunu belirtti. Saldırıda Yermolayev'in hayat arkadaşı ile 13 yaşındaki oğlu da yaralanmıştı.


Erdoğan: Trump, Türkiye'ye 5 adet F-35 uçağı tedarik etme sözü verdi

Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
TT

Erdoğan: Trump, Türkiye'ye 5 adet F-35 uçağı tedarik etme sözü verdi

Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı satın alma talebine ilişkin olumlu bir sonuç almayı umduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Erdoğan, Trump'ın daha önce Türkiye'ye 5 adet F-35 teslim edileceği yönünde söz verdiğini belirterek, "Verdiği sözleri her zaman yerine getirir" ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Başkanı Trump, Washington yönetiminin Türkiye'ye F-35 satışı ihtimalini değerlendireceğini söyledi. Türkiye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından F-35 programından çıkarılmıştı.

NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya gelen Trump, "Bu bizim vereceğimiz bir karar. F-35 mükemmel bir uçak; açık ara en iyi savaş uçağı. Bunu kesinlikle değerlendireceğiz" dedi.

Türkiye, 2020 yılında programdan çıkarılmadan önce F-35 savaş uçaklarının hem alıcıları hem de üretim ortakları arasında yer alıyordu. Ankara, S-400 alımı nedeniyle programdan çıkarılmasını "haksız" olarak nitelendirirken, bedelini ödediği uçakların teslim edilmesini, yeniden programa dahil edilmeyi ya da ödediği tutarın tazmin edilmesini talep ediyor.

Trump'ın yeniden göreve gelmesinin ardından iki taraf da F-35 meselesinin çözüme kavuşturulması yönündeki isteklerini kamuoyu önünde dile getirmişti.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Trump ile gerçekleştirdiği ikili görüşme öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ABD Başkanı ile Ukrayna'daki savaşı da ele alacaklarını ifade etti.


ABD Başkanı Trump Ankara'da

Fotoğraf: TCCB X hesabı
Fotoğraf: TCCB X hesabı
TT

ABD Başkanı Trump Ankara'da

Fotoğraf: TCCB X hesabı
Fotoğraf: TCCB X hesabı

ABD Başkanı Donald Trump NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye geldi. Trump'ı havalimanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı.

ABD Başkanı Donald Trump, bugün başlayan iki günlük NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Ankara Havalimanı'nda Trump'ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı. İki lider uçağın kapısında, apronda bir süre ayak üstü görüştü. Erdoğan tören mangasını selamlamak üzere turkuaz halı üzerinde yürüdüğü sırada Trump'a koluna girerek eşlik etti.

Sivil uçuşlar için kullanılmayan Etimesgut'taki askeri havaalanı NATO Zirvesi için modernize edilmiş, pisti büyük uçakların inişi için uzatılmış ve adı Ankara Havalimanı olarak değiştirilmişti. Öte yandan Trump Ankara ziyareti ile yeni uçağını ilk kez bir yurt dışı gezisinde kullanılmış oldu.

Trump siyasete atılmadan yıllar önce, 2012'de Şişli'deki Trump Towers ve alışveriş merkezinin açılışı için İstanbul'a gelmiş, o törene dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da katılmıştı.