Hantavirüs görülen gemiden 94 yolcu tahliye edildi... Bir Amerikalı ve bir Fransız’ın enfekte olduğu doğrulandı

Tahliye operasyonları, sıkı önlemler altında devam ediyor

MV Hondius yolcu gemisinden ülkelerine getirilen İngiliz vatandaşlarını taşıyan bir otobüs, İngiltere’deki Arrowe Park Hastanesi’ne ulaştı, 10 Mayıs 2026. (Reuters)
MV Hondius yolcu gemisinden ülkelerine getirilen İngiliz vatandaşlarını taşıyan bir otobüs, İngiltere’deki Arrowe Park Hastanesi’ne ulaştı, 10 Mayıs 2026. (Reuters)
TT

Hantavirüs görülen gemiden 94 yolcu tahliye edildi... Bir Amerikalı ve bir Fransız’ın enfekte olduğu doğrulandı

MV Hondius yolcu gemisinden ülkelerine getirilen İngiliz vatandaşlarını taşıyan bir otobüs, İngiltere’deki Arrowe Park Hastanesi’ne ulaştı, 10 Mayıs 2026. (Reuters)
MV Hondius yolcu gemisinden ülkelerine getirilen İngiliz vatandaşlarını taşıyan bir otobüs, İngiltere’deki Arrowe Park Hastanesi’ne ulaştı, 10 Mayıs 2026. (Reuters)

MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesi üzerine, dün yaklaşık 100 yolcu ve mürettebat üyesi sıkı sağlık önlemleri altında tahliye edildi. Tahliye işlemlerinin bugün de sürmesi ve ardından geminin Hollanda’ya doğru yola çıkması bekleniyor. Diğer yandan ABD’li bir yolcu ile Fransız bir kadının, ülkelerine döndükten sonra enfekte olduklarının doğrulandığı bildirildi.

İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia dün gazetecilere yaptığı açıklamada, 19 farklı milletten toplam 94 yolcu ve mürettebatın tahliye edildiğini duyurdu.

Tahliye edilen ilk grup İspanyol vatandaşları oldu. Yolcuların tek kullanımlık koruyucu kıyafetler giydiği ve maske taktığı görüldü. İspanyolların ardından Fransızlar ve diğer ülke vatandaşları gemiden ayrıldı.

Tahliye edilen kişiler, hava yoluyla İspanya takımadalarından ülkelerine gönderildi.

MV Hondius gemisindeki sağlık krizi dünya genelinde endişe yaratırken, Kovid-19 salgınına ilişkin anıları da yeniden gündeme taşıdı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şu ana kadar sekiz şüpheli vakadan altısının hantavirüs olarak doğrulandığını açıkladı. Vakalar arasında üç ölüm bulunurken, nadir görülen bu virüse karşı bilinen bir aşı veya kesin tedavi yöntemi bulunmuyor.

Avustralya’ya yapılacak son uçuş

Tahliye operasyonlarının bugün öğleden sonra yeniden başlaması ve Avustralya’ya yapılacak son uçuşla tamamlanması planlanıyor.

İspanyol yetkililere göre, tahliyelerin ardından gemi saat 19.00’da Granada Limanı’ndan ayrılarak Atlantik Okyanusu’na açılacak.

Madrid yönetiminin ‘karmaşık’ ve ‘benzeri görülmemiş’ olarak nitelendirdiği operasyon kapsamında, 23 farklı milletten 100’den fazla kişi 48 saatten kısa sürede tahliye edilmiş olacak.

yj6
MV Hondius kruvaziyer gemisindeki yolcuların Tenerife Adası’ndaki Granadilla Limanı’nda karaya çıkışı, 10 Mayıs 2026 (AP)

WHO, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentinden hareket eden gemide bulunan tüm yolcuların ‘yüksek riskli temaslı’ kabul edildiğini ve 42 gün boyunca sağlık gözetimi altında tutulacağını açıkladı.

Gemiden tahliye edilen 14 İspanyol vatandaşını taşıyan uçak dün Madrid yakınlarındaki Torrejon Askeri Üssü’ne indi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, 13 yolcu ve bir mürettebattan oluşan grup, doğrudan Madrid’in güneybatısındaki Gomez Ulla Askeri Hastanesi’ne sevk edildi. Burada karantinaya alınacak kişilerin gerekli tıbbi bakımı alacağı belirtildi.

Gemiden tahliye edilen beş Fransız vatandaşını taşıyan uçak ise Paris yakınlarındaki Le Bourget Havalimanı’na ulaştı.

Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, tahliye edilen yolculardan bir Fransız kadının hantavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı. Rist, Fransa’da şu ana kadar 22 temaslı vakanın kayıt altına alındığını bildirdi.

Paris’e getirilen ve karantinaya alınan beş Fransızdan biri olan kadının durumunun gece saatlerinde kötüleştiğini belirten Rist, France Inter radyosuna yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki sağlık durumu bu gece kötüleşti ve yapılan testlerde virüs tespit edildi” dedi.

Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu’nun konuya ilişkin öğleden sonra yeni bir kriz toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Tahliye edilen yolculardan Roland Siter, uçağın kalkışı öncesinde AFP’ye yaptığı açıklamada, “Her şey yolunda” ifadesini kullandı. Fransız hükümetine göre Siter ve diğer dört Fransız vatandaşının 72 saatlik karantinanın ardından sağlık durumlarının stabil olması halinde 45 gün süreyle ev izolasyonuna alınmaları planlanıyor.

Öte yandan Hollanda’ya ait tahliye uçağı da Eindhoven kentine ulaştı. Uçakta Hollandalı, Alman, Belçikalı ve Yunan yolcu ile mürettebat üyelerinden oluşan toplam 26 kişi bulunuyordu.

Eindhoven Havalimanı’nda tahliye edilen kişilere, Kızılhaç ekiplerinin de yer aldığı sağlık görevlileri tarafından test yapıldı. Hollandalı yolcuların altı haftalık karantina şartıyla evlerine gönderileceği bildirildi.

Bir ABD’li enfekte oldu

ABD’li sağlık yetkilileri dün akşam yaptıkları açıklamada, tahliye edilen 17 ABD vatandaşından birinin hantavirüs testinin pozitif çıktığını, ancak kişide herhangi bir belirti görülmediğini duyurdu.

ABD vatandaşlarının ilk olarak, federal hükümet tarafından finanse edilen bir karantina merkezine sahip Nebraska Üniversitesi’ne götürüleceği belirtildi. Burada yolcuların semptom gösteren kişilerle yakın temas kurup kurmadığı değerlendirilecek ve virüsü yayma risk düzeyleri belirlenecek.

Nebraska Tıp Merkezi Sözcüsü Kayla Thomas yaptığı açıklamada, “Bir yolcu varışının ardından Nebraska’daki biyolojik izolasyon ünitesine nakledilecek. Diğer yolcular ise değerlendirme ve gözlem amacıyla ulusal karantina birimine yönlendirilecek. Biyolojik izolasyon ünitesine alınacak yolcunun virüs testi pozitif çıktı ancak herhangi bir semptom göstermiyor” ifadelerini kullandı.

Nadir bir tür

Uzmanlar, gemide tespit edilen virüs türünün Andes varyantı olduğunu ve bunun insandan insana bulaşabilen nadir bir hantavirüs türü olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Yetkililer, virüsün kuluçka süresinin altı haftaya kadar uzayabileceğine dikkat çekiyor.

Hantavirüs genellikle enfekte kemirgenlerden bulaşıyor. Bulaşmanın çoğunlukla kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyası yoluyla gerçekleştiği ifade ediliyor.

Yaşanan sağlık krizi nedeniyle Kanarya Adaları’ndaki bölgesel yönetim, geminin takımadalara yanaşmasına karşı çıktı. Bölge halkı da olası bulaş riskine ilişkin endişelerini dile getirdi.

Hastalık ağır solunum yetmezliğine yol açabilse de WHO, virüsün dünya genelinde büyük bir salgına neden olan Kovid-19 ile aynı özellikleri taşımadığını vurguladı.



Tahran, ABD’nin önerisine vereceği yanıtı bekliyor ve altyapıyı hedef almakla tehdit ediyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Tahran, ABD’nin önerisine vereceği yanıtı bekliyor ve altyapıyı hedef almakla tehdit ediyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, New York’ta bulunduğu sırada yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma önerisine ilişkin ABD’den resmi bir yanıt almayı beklediğini söyledi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ülkesinin ‘güvenliği sağlanmadığı’ takdirde Tahran’ın Ortadoğu’daki altyapıları hedef alacağı uyarısında bulundu.

Kalibaf yayımlanan video mesajında, “ABD ve diğer ülkeler şunu bilsin (...) petrolümüzü satmadığımız bölgede hiç kimse petrol satamayacak. Güvenliğimiz sağlanmazsa hiçbir altyapı güvende olmayacak” ifadelerini kullandı.

İran devlet medyası, Arakçi’nin dün yaptığı açıklamada, “Katar arabulucuları bazı fikirler sundu ve bunları görüştük. Konuyu yeniden ABD tarafıyla gündeme getirmeleri planlanıyor. Ardından ABD’nin nihai yanıtı bize iletilecek” dediğini aktardı.

New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarına katılan Arakçi, Katar tarafının bu sürecin salı günü (bugün) tamamlanmasını umduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Arakçi, “Şu anda odak noktamız yalnızca Hürmüz Boğazı. Boğazın yeniden açılması, karşı tarafa ilettiğimiz belirli şartların yerine getirilmesine bağlı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Hüseyin Muhibbi bugün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ı, nükleer silahlar ve diğer konulara ilişkin açıklamalarına atıfta bulunarak ‘büyük bir yalancı’ olarak nitelendirdi.

Muhibbi, “Amerikan halkı gerçeği öğrenmeli” derken, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonunda başarısız olduğunu ve bölgeden ayrılması gerektiğini savundu.

Trump yaptırımların hafifletileceği iddialarını yalanladı

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, dün İran’a nükleer alanda tavizler vermesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesini ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını teklif ettiği yönündeki haberleri yalanladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, Axios’ta yer alan ve ABD’li yetkililere dayandırılan habere yanıt olarak, “Bu doğru değil. Onlara hiçbir şey teklif etmedim” ifadelerini kullandı. Axios’un haberinde, Trump’ın Tahran’ın nükleer programıyla ilgili ‘somut’ adımlar atması karşılığında İran’a yönelik yaptırımları hafifletmeye ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmaya hazır olduğu öne sürülmüş, ancak haberde söz konusu ABD’li yetkililerin kimlikleri açıklanmamıştı.

CNN de ismini açıklamadığı bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Trump’ın nihai bir anlaşma kapsamında, Tahran’ın nükleer meselede ‘somut ilerleme’ ortaya koyması şartıyla İran’a yönelik yaptırımları hafifletmeye ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmaya hazır olduğunu bildirdi.

Geçen hafta New York’ta Arakçi ile ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner arasında görüşmeler gerçekleştirilmişti.

İran, şubat ayının sonlarında başlayan ABD-İsrail savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nda uygulamaya koyduğu kapatmayı sona erdirmek için ön koşul olarak Ortadoğu genelinde, Lübnan da dahil olmak üzere yedi günlük ateşkes ilan edilmesini talep ediyor. İran destekli Hizbullah, Lübnan’da İsrail’le çatışma halinde bulunuyor.

Tahran ayrıca yurt dışındaki İran varlıklarının serbest bırakılmasını, petrol sektörüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.


Trump, Şi ile Çin’e ABD silahları satılmasını görüşmediğini vurguladı

ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağına biniyor (Arşiv-AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağına biniyor (Arşiv-AP)
TT

Trump, Şi ile Çin’e ABD silahları satılmasını görüşmediğini vurguladı

ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağına biniyor (Arşiv-AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağına biniyor (Arşiv-AP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e ABD silahları satın almasını teklif ettiğini yalanladı. Trump’ın açıklaması, ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue’nun böyle bir teklif yapıldığını söylemesinin ardından geldi.

Trump, Beyaz Saray’da gazetecilerin Perdue’nun açıklamalarına ilişkin sorusuna, “Bunu daha önce hiç duymadım” yanıtını verdi. Trump, “Belki satın almak isterler; çünkü biz onlardan daha iyi ekipman üretiyoruz. Dolayısıyla belki iyi bir fikir olabilir. Ama bunu görüşmedik” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue, pazar günü Fox News’e verdiği röportajda, ABD Başkanı’nın Çinli mevkidaşına Amerikan silahları satın almasını teklif ettiğini söylemişti.

Perdue, konunun Çin Devlet Başkanı’nın geçen hafta ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yeniden gündeme geldiğini belirtti.

Perdue, “Başkan Trump sürekli olarak ‘Dünyanın diğer ülkelerine silah satıyoruz’ diyor. Bir keresinde Başkan Şi’ye bunlardan bazılarını satın almak isteyip istemediğini sordu” dedi.

Perdue ayrıca, başka silah satışlarına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü ve Trump ile Şi’nin her buluşmalarında bu konuyu ele aldıklarını belirterek, ABD’nin tutumunda değişiklik olmadığını söyledi.

New York Times ve Wall Street Journal, Beyaz Saray yetkililerine dayandırdıkları haberlerde, ABD’nin Çin’e silah satma niyetinde olmadığını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da New York Times’a yaptığı açıklamada, “ABD yasaları Çin’e silah satışını yasaklıyor ve Çin’e silah satışı konusunda herhangi bir teklif veya plan bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise pazartesi günü bu açıklamalara ilişkin doğrudan bir yanıt vermedi. Bakanlık, Çin’in “ulusal savunma kapasitesini her zaman kendi ihtiyaçları doğrultusunda güçlendirdiğini ve küresel barış ve istikrarı korumaya bağlılığını sürdürdüğünü” belirtti.

Çin, haziran ayında Tayvan’ı bağımsızlık arayışının “ABD’ye dayanarak veya askeri yollarla” yürütülmesinin “çıkmaz bir yol” olduğu konusunda uyarmıştı.

Washington, geçen yıl aralık ayında Tayvan’a 11,1 milyar dolar değerinde silah satışını onaylamıştı. Perdue, bu paketin “1979’dan bu yana herhangi bir ABD başkanının sağladığı paketten daha büyük” olduğunu söylemişti.

Trump, geçen mayıs ayında Taipei’ye yönelik yeni bir silah paketinin Çin’le müzakerelerde pazarlık unsuru olarak kullanılabileceğinin sinyalini vermiş, bu da Tayvan’ın güvenliğinin iki ülke arasındaki pazarlıkların bir parçası hâline gelebileceği endişelerine yol açmıştı.

Şi, Washington ziyareti sırasında Trump’ı Tayvan konusunda “sağduyulu ve temkinli” davranmaya çağırmış ve ABD’den ada bağımsızlığına karşı olduğunu açıkça ilan etmesini istemişti.

İki lider, kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi sırasında ve ardından aralık ayında Miami’de Trump Doral tesisinde düzenlenecek G20 Zirvesi’nde yeniden görüşeceklerini teyit etti.

ABD’nin kendi kendini yöneten Tayvan’a yönelik silah satışları, Washington ile Pekin arasındaki başlıca anlaşmazlık konularından biri olmayı sürdürüyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD yasaları uyarınca Washington, Tayvan’a kendisini savunması için gerekli silahları sağlamakla yükümlü.


Eritre, Etiyopya ile savaş ihtimalini dışlamıyor

Tigray güçlerine mensup askerler, hükümet güçleriyle artan gerilim sırasında devriye geziyor, 24 Eylül 2026 (Reuters)
Tigray güçlerine mensup askerler, hükümet güçleriyle artan gerilim sırasında devriye geziyor, 24 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Eritre, Etiyopya ile savaş ihtimalini dışlamıyor

Tigray güçlerine mensup askerler, hükümet güçleriyle artan gerilim sırasında devriye geziyor, 24 Eylül 2026 (Reuters)
Tigray güçlerine mensup askerler, hükümet güçleriyle artan gerilim sırasında devriye geziyor, 24 Eylül 2026 (Reuters)

Eritre’nin Kahire Büyükelçiliği Medya Danışmanı Habib Muhammed Osman yaptığı açıklamada, ülkesinin Etiyopya ile savaşı ihtimal dışı bırakmadığını söyledi. Etiyopya’nın Eritre’yi istikrarı bozmakla suçlamasına ilişkin olarak Osman, “Şarku’l Avsat”a yaptığı açıklamada, “Addis Ababa’nın şu anda söyledikleri kabul edilemez iddialardır ve gerçeklerle örtüşmemektedir. Çünkü Eritre, Etiyopya’yı veya Etiyopya’daki herhangi bir bölgeyi işgal etmek ya da Addis Ababa’yı tehdit etmek istediğini açıklamadı. Tam tersine, durum bunun aksini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamalar, Etiyopya hükümetine bağlı güçlerin ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde stratejik öneme sahip Alamata kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini duyurmasının hemen ardından yapıldı. Sahadaki bu gelişmenin güç dengelerini değiştirebileceği değerlendiriliyor.

Askeri ilerleme, çatışmaların komşu Afar ve Amhara bölgelerine de yayılmasıyla eş zamanlı gerçekleşiyor. Taraflar birbirlerini dış müdahalede bulunmakla suçlarken, dört yıldan kısa süre önce kanlı iç savaşı sona erdiren barış anlaşmasının çökebileceğine ilişkin endişeler ise artıyor.