Birleşik Devletler ve Çin, Donald Trump'ın bu hafta Pekin'de Şi Cinping'le yapacağı zirvenin gündemini belirlemek için bugün Güney Kore'de son dakika görüşmeleri gerçekleştirdi.
Her iki taraftan yetkililer, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'le ayrı ayrı görüştükten sonra Incheon havalimanında bir araya geldi.
Görüşmelere ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng başkanlık etti; bu görüşmelerin, perşembe ve cuma günleri yapılacak Pekin zirvesinin geniş gündemini ele alması bekleniyor.
Çin'in baş ticaret müzakerecisi Ticaret Bakan Yardımcısı Li Chenggang ve Maliye Bakan Yardımcısı Liao Min, He'ye eşlik eden yetkililer arasındaydı. Analistler, havalimanı görüşmelerinin muhtemelen belirleyici olmaktan ziyade keşif niteliği taşıdığını söyledi.
Seul'deki Myongji Üniversitesi'nden uluslararası ticaret profesörü Kim Tae-hwang, Reuters'a, "Her iki taraf da zirve öncesinde esasen bekleme modunda, birbirlerini yokluyorlar, atılım arayışında değiller" diye konuştu.
Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, ilişkileri istikrara kavuşturmak amacıyla bu hafta 6 aydan fazla süre sonra ilk kez yüz yüze görüşecek.
ABD yetkililerine göre Pekin zirvesinde liderlerin karşılıklı ticaret ve yatırımı kolaylaştırmak için forumlar kurma konusunda anlaşması beklenirken, Çin'in Boeing uçakları, Amerikan tarım ve enerji sektörlerine yönelik satın alımlar açıklaması bekleniyor. Pekin ayrıca Washington'dan gelişmiş yarı iletken ihracatına yönelik kısıtlamaları gevşetmesini istiyor ve Çin'e kritik çip üretim ekipmanlarının sevkıyatını kısıtlayacak mevzuat konusunda endişelerini dile getiriyor.
İki taraf ayrıca savunma ve üretim için hayati önem taşıyan nadir toprak elementlerine yönelik Çin'in ihracat kısıtlamalarına ilişkin ateşkesi uzatmayı da değerlendiriyor. Ancak Çin gümrük verileri, Pekin'in bu malzemelerin sevkıyatını hâlâ kısıtladığını gösteriyor.
İran savaşı da görüşmelerde ele alınması beklenen konular arasında. Tahranla bağlarını sürdüren Çin, İran petrolünün dünyadaki en büyük alıcısı; bu da Pekin'i herhangi bir diplomatik çözümde potansiyel olarak önemli bir oyuncu haline getiriyor.
Trump salı günü, kalıcı bir barış anlaşması umutları azalırken ve Tahran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırırken bile, çatışmayı sona erdirmek için Çin'in yardımına ihtiyaç duyacağını düşünmediğini söyledi.
Beyaz Saray'dan Çin'e giderken gazetecilere, "İran konusunda herhangi bir yardıma ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Barışçıl ya da başka türlü, bir şekilde kazanacağız" dedi.
Kim, her iki tarafın da erkenden taviz vermek için güçlü bir nedeni olmadığını söyledi. ABD'nin yarı iletkenler gibi kilit teknolojilere yönelik kısıtlamaları gevşetmesi pek olası görünmezken, nispeten dayanıklı büyüme ve ticaret performansı sayesinde güçlenen Çin ise önemli tavizler verme konusunda daha az baskı altında.
Cumhuriyetçi başkanın, perşembe ve cuma günleri yapılacak görüşmeler öncesinde bugün Pekin'e varması planlanıyor. Bu, Trump'ın 2017'den bu yana Çin'e yaptığı ilk ziyaret olacak.
Trump daha sonra gazetecilere şunları söyledi:
Tartışacak çok şeyimiz var. Dürüst olmak gerekirse, İran'ın bunlar arasında olduğunu söyleyemem çünkü İran'ı büyük ölçüde kontrolümüz altında tutuyoruz.
Independent Türkçe