Amerika, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı görevi için yarışan Filistinli adayın çekilmesi için baskı yapıyor

Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapıyor (BM)
Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapıyor (BM)
TT

Amerika, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı görevi için yarışan Filistinli adayın çekilmesi için baskı yapıyor

Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapıyor (BM)
Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapıyor (BM)

Reuters’ın incelediği ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait iç yazışmaya göre Başkan Donald Trump yönetimi, Filistinli temsilcinin BM Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı adaylığından çekilmemesi halinde Birleşmiş Milletler nezdindeki Filistin heyetinin vizelerini iptal etmekle tehdit etti.

Çarşamba tarihli diplomatik yazışmada, ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’nde görev yapan diplomatlara, Filistin’in BM Daimî Temsilcisi Riyad Mansur’un Genel Kurul Başkan Yardımcılığı adaylığının “gerilimi artırdığı” ve Trump’ın Gazze barış planını tehlikeye attığı mesajının iletilmesi talimatı verildi. Yazışmada, Mansur’un adaylıkta ısrar etmesi halinde Washington tarafından sonuçlarla karşılaşacağı belirtildi.

“Hassas ancak gizli değil” ibaresi taşıyan belgede, “Açık konuşmak gerekirse, Filistin heyeti adaylığını geri çekmezse Filistin Yönetimi’ni sorumlu tutacağız” ifadelerine yer verildi.

ABD’li diplomatlara gönderilen notta, Dışişleri Bakanlığı’nın Eylül 2025’te New York’taki Filistin BM misyonunda görev yapan yetkililere yönelik vize yaptırımlarını kaldırma kararına da atıfta bulunuldu. İlk olarak Amerikan kamu yayıncısı NPR tarafından duyurulan belgede, “Mevcut seçeneklerin yeniden değerlendirilmek zorunda kalınması üzücü olur” denildi.

Birleşmiş Milletler’deki Filistin misyonu konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermezken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamada, “BM Merkez Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerimizi ciddiyetle yerine getiriyoruz. Vize kayıtlarının gizliliği nedeniyle belirli vakalara ilişkin işlemler hakkında yorum yapmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Trump yönetiminin, iki yılı aşkın süredir savaşın yıkıma uğrattığı Gazze’ye ilişkin planı ise Hamas’ın silah bırakmayı reddetmesi ve ekim ayında sağlanan ateşkesi zayıflatan İsrail saldırılarının sürmesi nedeniyle çıkmaza girdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun hâlen Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasını kontrol ettiği, bölgedeki yapıların büyük bölümünün yıkıldığı ve sivillere tahliye çağrılarının sürdüğü belirtildi.

Diplomatik yazışmada ayrıca, Riyad Mansur’un şubat ayında ABD baskısı sonucu BM Genel Kurulu Başkanlığı adaylığını geri çektiği, ancak daha düşük profilli Başkan Yardımcılığı görevine seçilmesi halinde yine de Genel Kurul oturumlarına başkanlık edebileceği kaydedildi.

Belgede, “Filistinliler yarıştan çekilmediği sürece, BM Genel Kurulu’nun 81. döneminde Genel Kurul oturumlarına başkanlık etme riski devam ediyor” ifadeleri kullanıldı. Bu kapsamda eylül ayında düzenlenecek üst düzey toplantılar özellikle vurgulandı.

Ayrıca “En kötü senaryoda, yeni Genel Kurul Başkanı Filistinlilerin Ortadoğu’ya ilişkin üst düzey oturumlara veya BM Genel Kurulu’nun 81. dönemindeki yüksek düzey haftaya başkanlık etmesine yardımcı olabilir” değerlendirmesine yer verildi.

BM Genel Kurulu Başkanlığı ve 16 Başkan Yardımcılığı için seçimlerin 2 Haziran’da yapılması planlanıyor.

Birleşmiş Milletler’de “Filistin Devleti Gözlemci Heyeti” adıyla temsil edilen Filistin Yönetimi, BM Genel Kurulu’nun 193 üyesi arasında tam üye statüsüne sahip bulunmuyor ve oy hakkı taşımıyor. Filistin, Vatikan gibi “üye olmayan gözlemci devlet” statüsünde yer alıyor.



UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.


Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
TT

Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)

Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanı olarak ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere bu sabah Hindistan’a geldi. Rubio’nun ziyareti, Washington’un Çin ile yürüttüğü diplomatik temasların ardından gerçekleşiyor.

Rubio, Hindistan’daki ilk durağı olan Kalküta’ya ulaştı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre iyareti kapsamında, Rahibe Teresa’ya ait bazı mekânları ziyaret edecek ve ardından Yeni Delhi’ye geçerek günün ilerleyen saatlerinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşecek.

Rubio’nun ayrıca Yeni Delhi’de, ABD’nin 250. bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla düzenlenen resmî bir törene katılması bekleniyor.

Ziyaret kapsamında, ABD, Hindistan, Avustralya ve Japonya’yı bir araya getiren QUAD  (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) çerçevesinde üst düzey görüşmeler de yapılacak.


Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
TT

Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)

Birleşmiş Milletler’de, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) gözden geçirilmesine yönelik dört hafta süren konferans, dün herhangi bir anlaşmaya varılamadan sona erdi. Süreçte, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD ile İran arasında yaşanan görüş ayrılıkları etkili oldu.

Konferansa başkanlık eden Vietnam’ın BM Daimî Temsilcisi Do Hung Viet, 191 taraf devlet arasında bağlayıcı olmayan bir nihai belge üzerinde dahi uzlaşı sağlanamadığını açıkladı.

Viet, daha sonra düzenlediği basın toplantısında “hiçbir tarafın uzlaşmayı engellemediğini” söyledi. Ancak, nihai taslak metinde yer alan ve İran’ın “asla nükleer silah arayışında bulunamayacağı, geliştiremeyeceği veya elde edemeyeceği” yönündeki ifadenin sonuç alınamamasında önemli bir rol oynadığını belirtti.

Bu sonuçla birlikte, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması gözden geçirme konferansı üst üste üçüncü kez anlaşma sağlanamadan kapanmış oldu. NPT, küresel ölçekte nükleer silahların yayılmasını önleme ve silahsızlanma çabalarının temel dayanağı olarak kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2022 yılındaki son gözden geçirme konferansında da Rusya’nın Ukrayna’ya 2022 Şubat’ında başlattığı saldırı ve Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki Rus kontrolüne ilişkin ifadeler nedeniyle nihai belge üzerinde uzlaşı sağlanamamıştı.