Putin Şi’den ne istiyor?

Rusya, bu haftaki zirve sırasında bir dizi çözülmemiş ticari meseleyi sonuçlandırmayı umuyor... Ancak ipler tamamen Çin’in elinde

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen karşılama töreninde, 20 Mayıs 2026 (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen karşılama töreninde, 20 Mayıs 2026 (Reuters)
TT

Putin Şi’den ne istiyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen karşılama töreninde, 20 Mayıs 2026 (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen karşılama töreninde, 20 Mayıs 2026 (Reuters)

Alexandra Sharp

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD Başkanı Donald Trump’ı ağırlamasından sadece birkaç gün sonra Pekin, bu kez bir başka dünya liderine kapılarını açtı. Uzun süredir Şi’nin ‘eski dostu’ olarak tanımlanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, salı gecesi geç saatlerde Çin’e ulaştı. Putin’in iki gün sürecek zirve kapsamında gerçekleştirdiği ziyaret, Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 25’inci yıl dönümüne denk geliyor. Rus liderin devlet başkanı sıfatıyla Çin’e yaptığı 25’inci ziyaret olma özelliği taşıyan temasların, iki ülke arasındaki ‘temel çıkar ortaklığını’ bir kez daha teyit etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Ziyaret, küresel düzeyde artan jeopolitik gerilimler ve kırılmaların gölgesinde gerçekleşiyor.

Putin, salı günü görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Rusya-Çin ortaklığını ve iyi komşuluk dostluğunu derinleştirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz ve bu konuda hiçbir çabadan kaçınmayacağız” dedi. İkili ilişkilerin ‘eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye’ ulaştığını ifade eden Putin, Moskova ile Pekin arasındaki iş birliğinin güçlenerek devam ettiğini söyledi.

Ancak Rusya’nın Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların ekonomik yansımaları nedeniyle artan baskılarla karşı karşıya kalması, Kremlin’in ‘eşit ortaklık’ olarak sunduğu ilişkinin giderek daha dengesiz bir yapıya dönüştüğü yorumlarına yol açıyor. Gözlemciler, Moskova’nın Pekin’e olan ekonomik ve diplomatik ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkat çekiyor.

df
Rusya’nın Amur bölgesindeki Atamanskaya basınç istasyonunda bir çalışan, Gazprom şirketine ait Sibirya’nın Gücü doğalgaz boru hattının bir bölümünün yanından geçiyor, 29 Kasım 2019. (Reuters)

Çin, Rus ham petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunuyor. Batı yaptırımlarına rağmen Pekin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşının Şubat 2022’de başlamasından bu yana Rusya’dan 367 milyar doları aşan değerde fosil yakıt satın aldı. Şi Cinping ile Vladimir Putin, geçen yıl eylül ayında yaklaşık bin 600 mil uzunluğunda olması planlanan Sibirya’nın Gücü 2 adlı doğal gaz boru hattının kurulması konusunda anlaşmaya vardı. Projenin, Rusya’nın doğal gaz ihracatını artırmayı hedeflediği belirtildi. Aynı yıl Moskova yönetimi ayrıca, Kazakistan üzerinden Çin’e yıllık ilave 2,5 milyon metrik ton petrol sevkiyatı yapılmasını da onayladı.

Uzun süredir Çin liderinin ‘eski dostu’ olarak tanımlanan Putin, projelerle dolu bir gündemle Pekin’e ulaştı.

Petrol ve doğal gaz sektöründe taraflar arasında hâlâ çözüme kavuşmayan birçok başlık bulunurken, bunların başında Sibirya’nın Gücü 2 projesinin fiyatlandırması geliyor. Ancak Putin’in, bu haftaki zirvenin söz konusu ayrıntıların netleşmesine katkı sağlayacağı konusunda iyimser olduğu belirtiliyor. Moskova yönetiminin özellikle İran’daki savaşın, Çin’in Rus petrolüne olan talebini artıracağı beklentisi içinde olduğu ifade ediliyor. Rusya Devlet Başkanı’nın danışmanı Yuri Ushakov’a göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde Rusya’nın Çin’e yaptığı petrol ihracatı yüzde 35 arttı.

Buna karşın, Şi Cinping’in bu hafta eski dostu Putin’e destek vermek ile Çin’i barış arayışındaki bir arabulucu olarak öne çıkarmak arasında dikkatli bir denge politikası izlemesinin beklendiği değerlendiriliyor.

Pekin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşında taraflardan hiçbirine ölümcül silah sağlamadığını savunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı salı günü Reuters’a yaptığı açıklamada, “Çin sürekli olarak objektif ve tarafsız bir tutum benimsedi ve barış görüşmelerini teşvik etmek için çalıştı” ifadesini kullandı. Ancak üç Avrupa istihbarat kurumunun aktardığı bilgilere göre, Çin güçleri geçen yılın sonlarında yaklaşık 200 Rus askerine Çin topraklarında gizli eğitim verdi. Bu askerlerin bir kısmının daha sonra yeniden Ukrayna’daki çatışmalara katıldığı öne sürüldü. Söz konusu gizli eğitimlerin, özellikle insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı ve elektronik harp üzerine yoğunlaştığı, bu iki unsurun Ukrayna güçlerine ciddi zarar verme kapasitesi nedeniyle savaşta kritik önem taşıdığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Çin’in Rusya’nın Ukrayna saldırısına ne ölçüde destek verdiği konusu ise belirsizliğini koruyor. Putin ile Şi, Rusya’nın kapsamlı işgal harekâtından sadece birkaç gün önce ‘sınırsız stratejik ortaklık’ ilan etmişti. Pekin yönetimi o tarihten bu yana, Rus savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji bileşenlerinin satışını durdurması yönündeki Batılı çağrıları ise yanıtsız bıraktı.

dfghyj
Rusya’nın Amur bölgesindeki Svobodni kenti yakınlarında, Gazprom şirketine ait Sibirya’nın Gücü projesi kapsamında inşa edilen Amur Gaz İşleme Tesisi şantiyesinin genel görünümü, 29 Kasım 2019 (Reuters)

Bununla birlikte Pekin’in Kremlin’e yönelik sabrının sona yaklaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Financial Times’ın pazartesi günkü haberine göre Şi Cinping’in geçen hafta Trump’a Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgalinden dolayı pişmanlık duyabileceğini söylediği iddia edildi. Ancak Trump salı günü yaptığı açıklamada, Şi’nin böyle bir ifadede bulunduğunu duymadığını söyledi.



İran, Amerika'nın görüşlerini aldık ve inceliyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, bir basın toplantısında (Arşiv-resmi televizyon)
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, bir basın toplantısında (Arşiv-resmi televizyon)
TT

İran, Amerika'nın görüşlerini aldık ve inceliyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, bir basın toplantısında (Arşiv-resmi televizyon)
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, bir basın toplantısında (Arşiv-resmi televizyon)

İran resmi haber sitesi Nur News'in aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "ABD'nin görüşlerini teslim aldık ve şu anda inceliyoruz" açıklamasında bulundu.

Sözcü Bekayi, Tahran ile Washington arasındaki mesaj trafiğinde Pakistan'ın arabuluculuk rolünü sürdürdüğünü belirtti. Bekayi ayrıca, iki taraf arasındaki çok sayıda iletişim turunun, İran’ın sunduğu 14 maddelik temel taslak çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.

 


Washington, BM Özel Raportörü Francesca Albanese’ye uygulanan yaptırımları kaldırdı

BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
TT

Washington, BM Özel Raportörü Francesca Albanese’ye uygulanan yaptırımları kaldırdı

BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’e yönelik sert eleştirileriyle bilinen, Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Özel Raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımları bir mahkeme kararı doğrultusunda dün günü kaldırdı.

ABD Hazine Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan bildirimde; Albanese'nin küresel kara listeden çıkarıldığı, böylelikle ana kredi kartlarını kullanmasını ve bankacılık işlemleri yapmasını imkânsız kılan engellerin ortadan kalktığı belirtildi.

Washington yönetimi, Temmuz 2025'te Albanese’yi, ABD'nin Gazze Şeridi'ne yönelik politikalarını eleştiren açıklamaları nedeniyle yaptırım listesine almıştı.

2022 yılında görevine başlayan Albanese, İsrail’i, Hamas’ın 7 Ekim 2023'teki saldırılarına verdiği askeri karşılıkta Gazze’de "soykırım" yapmakla suçlamıştı.

Mahkeme gerekçesi: İfade özgürlüğü kamu yararınadır

Federal Yargıç Richard Leon, geçtiğimiz hafta Albanese’ye yönelik ABD yaptırımlarını askıya aldı. Yargıç Leon kararın gerekçesinde, "İfade özgürlüğünün korunması her zaman kamu yararınadır" ifadesini kullandı.

Rubio: Açıkça antisemitizm yapıyor

Temmuz 2025'te yaptırımları duyuran dönemin ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Albanese'nin "taraflı ve kötü niyetli faaliyetlerde" bulunduğunu savunmuş ve kendisini "açıkça antisemitizm yapmak ve terörü desteklemekle" suçlamıştı.

Francesca Albanese ise kendisine İsrail tarafından da yöneltilen antisemitizm iddialarını kesin bir dille reddediyor.


ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze İnsani Yardım Vakfı hakkında soruşturma yürütüyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze İnsani Yardım Vakfı hakkında soruşturma yürütüyor
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze İnsani Yardım Vakfı hakkında soruşturma yürütüyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze İnsani Yardım Vakfı hakkında soruşturma yürütüyor

Financial Times gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki denetleme kurulu, şu an faaliyet göstermeyen "Gazze İnsani Yardımlaşma Vakfı” hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın, vakfın milyonlarca dolarlık acil yardımı nasıl harcadığına odaklandığı belirtildi.

Gazetede dün yer alan haberde, Bakanlık Genel Müfettişlik Ofisi'nin (OIG), Dışişleri Bakanlığı tarafından geçtiğimiz haziran ayında açıklanan 30 milyon dolarlık bir hibeyi mercek altına aldığı belirtildi. Söz konusu hibenin, Gazze'de yardım dağıtması için ABD ve İsrail tarafından desteklenen bu kuruluşa tahsis edildiği ifade edildi.