Alexandra Sharp
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD Başkanı Donald Trump’ı ağırlamasından sadece birkaç gün sonra Pekin, bu kez bir başka dünya liderine kapılarını açtı. Uzun süredir Şi’nin ‘eski dostu’ olarak tanımlanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, salı gecesi geç saatlerde Çin’e ulaştı. Putin’in iki gün sürecek zirve kapsamında gerçekleştirdiği ziyaret, Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 25’inci yıl dönümüne denk geliyor. Rus liderin devlet başkanı sıfatıyla Çin’e yaptığı 25’inci ziyaret olma özelliği taşıyan temasların, iki ülke arasındaki ‘temel çıkar ortaklığını’ bir kez daha teyit etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Ziyaret, küresel düzeyde artan jeopolitik gerilimler ve kırılmaların gölgesinde gerçekleşiyor.
Putin, salı günü görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Rusya-Çin ortaklığını ve iyi komşuluk dostluğunu derinleştirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz ve bu konuda hiçbir çabadan kaçınmayacağız” dedi. İkili ilişkilerin ‘eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye’ ulaştığını ifade eden Putin, Moskova ile Pekin arasındaki iş birliğinin güçlenerek devam ettiğini söyledi.
Ancak Rusya’nın Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların ekonomik yansımaları nedeniyle artan baskılarla karşı karşıya kalması, Kremlin’in ‘eşit ortaklık’ olarak sunduğu ilişkinin giderek daha dengesiz bir yapıya dönüştüğü yorumlarına yol açıyor. Gözlemciler, Moskova’nın Pekin’e olan ekonomik ve diplomatik ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkat çekiyor.

Çin, Rus ham petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunuyor. Batı yaptırımlarına rağmen Pekin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşının Şubat 2022’de başlamasından bu yana Rusya’dan 367 milyar doları aşan değerde fosil yakıt satın aldı. Şi Cinping ile Vladimir Putin, geçen yıl eylül ayında yaklaşık bin 600 mil uzunluğunda olması planlanan Sibirya’nın Gücü 2 adlı doğal gaz boru hattının kurulması konusunda anlaşmaya vardı. Projenin, Rusya’nın doğal gaz ihracatını artırmayı hedeflediği belirtildi. Aynı yıl Moskova yönetimi ayrıca, Kazakistan üzerinden Çin’e yıllık ilave 2,5 milyon metrik ton petrol sevkiyatı yapılmasını da onayladı.
Uzun süredir Çin liderinin ‘eski dostu’ olarak tanımlanan Putin, projelerle dolu bir gündemle Pekin’e ulaştı.
Petrol ve doğal gaz sektöründe taraflar arasında hâlâ çözüme kavuşmayan birçok başlık bulunurken, bunların başında Sibirya’nın Gücü 2 projesinin fiyatlandırması geliyor. Ancak Putin’in, bu haftaki zirvenin söz konusu ayrıntıların netleşmesine katkı sağlayacağı konusunda iyimser olduğu belirtiliyor. Moskova yönetiminin özellikle İran’daki savaşın, Çin’in Rus petrolüne olan talebini artıracağı beklentisi içinde olduğu ifade ediliyor. Rusya Devlet Başkanı’nın danışmanı Yuri Ushakov’a göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde Rusya’nın Çin’e yaptığı petrol ihracatı yüzde 35 arttı.
Buna karşın, Şi Cinping’in bu hafta eski dostu Putin’e destek vermek ile Çin’i barış arayışındaki bir arabulucu olarak öne çıkarmak arasında dikkatli bir denge politikası izlemesinin beklendiği değerlendiriliyor.
Pekin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşında taraflardan hiçbirine ölümcül silah sağlamadığını savunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı salı günü Reuters’a yaptığı açıklamada, “Çin sürekli olarak objektif ve tarafsız bir tutum benimsedi ve barış görüşmelerini teşvik etmek için çalıştı” ifadesini kullandı. Ancak üç Avrupa istihbarat kurumunun aktardığı bilgilere göre, Çin güçleri geçen yılın sonlarında yaklaşık 200 Rus askerine Çin topraklarında gizli eğitim verdi. Bu askerlerin bir kısmının daha sonra yeniden Ukrayna’daki çatışmalara katıldığı öne sürüldü. Söz konusu gizli eğitimlerin, özellikle insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı ve elektronik harp üzerine yoğunlaştığı, bu iki unsurun Ukrayna güçlerine ciddi zarar verme kapasitesi nedeniyle savaşta kritik önem taşıdığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Çin’in Rusya’nın Ukrayna saldırısına ne ölçüde destek verdiği konusu ise belirsizliğini koruyor. Putin ile Şi, Rusya’nın kapsamlı işgal harekâtından sadece birkaç gün önce ‘sınırsız stratejik ortaklık’ ilan etmişti. Pekin yönetimi o tarihten bu yana, Rus savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji bileşenlerinin satışını durdurması yönündeki Batılı çağrıları ise yanıtsız bıraktı.

Bununla birlikte Pekin’in Kremlin’e yönelik sabrının sona yaklaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Financial Times’ın pazartesi günkü haberine göre Şi Cinping’in geçen hafta Trump’a Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgalinden dolayı pişmanlık duyabileceğini söylediği iddia edildi. Ancak Trump salı günü yaptığı açıklamada, Şi’nin böyle bir ifadede bulunduğunu duymadığını söyledi.