Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dün devletlerin iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki yükümlülüklerini güçlendiren bir kararı kabul etti. Çevre savunucuları tarafından büyük önem verilen metin, sera gazı emisyonlarından en fazla sorumlu ülkelerin talep ettiği bazı tavizlere rağmen kabul edildi.
Pasifik Okyanusu’nda yer alan Vanuatu öncülüğündeki BM Genel Kurulu, daha önce Uluslararası Adalet Divanı’ndan devletlerin iklim yükümlülüklerini yerine getirme sorumluluğuna ilişkin danışma görüşü talep etmişti.
Geçtiğimiz yaz yayımlanan danışma görüşü, iklim savunucularının beklentilerini aşarak devletlerin iklim yükümlülüklerini göz ardı etmesinin “hukuka aykırı” olduğuna hükmetti. Bu karar, iklim değişikliğinden zarar gören ülkeler için “tazminat” taleplerinin önünü açtı.
Oylama öncesinde konuşan Vanuatu’nun BM Daimî Temsilcisi Odo Tevi, “En ağır yükü taşıyan devletler ve halklar, çoğu zaman soruna en az katkıda bulunanlardır” ifadelerini kullandı.
Karar, 141 ülkenin desteğiyle kabul edilirken yalnızca 8 ülke karşı oy kullandı. Ret oyu veren ülkeler arasında dünyanın önde gelen petrol ve gaz ihracatçıları olan ABD, Rusya ve İran da yer aldı. Söz konusu ülkeler girişimin engellenmesi için çaba göstermişti.
BM Genel Sekreteri António Guterres yaptığı açıklamada, kararın kabul edilmesini “uluslararası hukuk, iklim adaleti, bilim ve devletlerin insanları derinleşen iklim krizinden koruma sorumluluğuna yönelik güçlü bir teyit” olarak değerlendirdi.
Guterres ayrıca kararın, küresel ısınmanın sanayi devrimi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde sınırlandırılması için gerekli adımlara da vurgu yaptığını belirtti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu hedef, yaklaşık 200 ülkenin 2023 yılında düzenlenen küresel iklim zirvesinde benimsediği hedefle de uyumlu bulunuyor.
Ancak kabul edilen metinden, iklim değişikliğine atfedilen “zarar, kayıp veya mağduriyetlere” ilişkin kanıtların toplanmasını öngören “uluslararası zarar sicili” oluşturulmasına dair madde çıkarıldı.
Sera gazı emisyonlarının en büyük kaynakları arasında yer alan ülkeler, kendilerini iklim mağdurlarına tazminat ödemeye zorlayabilecek her türlü mekanizmaya karşı çıkıyor.
Buna karşın karar metninde, Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşüne atıfla, iklim yükümlülüklerini ihlal eden bir devletin “zarar gören ülkelere tam tazminat” ödemekle yükümlü tutulabileceği ifade edildi.
Washington yönetimini toplantıda temsil eden Tammy Bruce ise “Kararın, fosil yakıtlar ve diğer iklim meselelerine ilişkin uygun olmayan siyasi talepler içerdiğini” belirtti.
22 Mayıs 2026'da (CENTCOM) bir ABD Donanması savaş uçağı, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış yapıyor.


