Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın sıkılaştırılması, mahsur kalan denizcilerin çilesini daha da artırıyor

 İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde mahsur kalan denizciler izole bir yaşam sürüyor. (WANA – Reuters)
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde mahsur kalan denizciler izole bir yaşam sürüyor. (WANA – Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın sıkılaştırılması, mahsur kalan denizcilerin çilesini daha da artırıyor

 İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde mahsur kalan denizciler izole bir yaşam sürüyor. (WANA – Reuters)
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde mahsur kalan denizciler izole bir yaşam sürüyor. (WANA – Reuters)

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü teyit eden yeni bir harita yayımlaması, körfezde mahsur kalan binlerce denizcinin zaten vahim olan durumunu daha da uzatma tehdidi oluşturuyor.

Körfezde yaklaşık 2 bin gemide görev yapan 20 binden fazla denizcinin mahsur kaldığı belirtiliyor. Denizcilerin büyük bölümünün gemilerden ayrılmasına izin verilmezken, yeterli gıda ve temiz suya erişimde de sıkıntı yaşandığı ifade ediliyor. Savaş bölgesindeki belirsizlik ise mürettebat arasında ciddi kaygıya neden oluyor.

Son haftalarda Reuters’a konuşan denizciler, karşı karşıya oldukları zorlukları ve yaşadıkları endişeyi anlatırken, onları temsil eden bir sendika da koşulların son derece ağır olduğu uyarısında bulundu.

Geçen ay mahsur kaldığı gemiden telefonla konuşan Hintli denizci Selman Sıddıki, “Burada yaptığımız tek şey, geceyi nasıl geçireceğimizi planlamak ve bir saldırı sırasında yara almamak için Allah’a dua etmek” dedi.

İzole yaşam

Reuters muhabirinin bu hafta Suudi Arabistan kıyıları açıklarında demirleyen gemilere ikmal botuyla yaptığı ziyaret sırasında, bir tankerde bulunan denizciler korkulukların yanında toplanarak el salladı. Bu anlar, dış dünyayla kurulan nadir temaslardan biri olarak kayda geçti.

Körfez’de yaklaşık 3 aydır mahsur durumda bulunan denizciler, izole bir yaşam sürüyor. Mürettebatın her biri, küçük bir arkadaş grubuyla birlikte gemilerdeki dar yaşam alanları, yemek bölümleri ve güneşin kavurduğu güverteler arasında zaman geçiriyor.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde yaklaşık 2 bin gemide 20 binden fazla denizci mahsur kaldı. (WANA – Reuters)İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle körfezde yaklaşık 2 bin gemide 20 binden fazla denizci mahsur kaldı. (WANA – Reuters)

İran, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırılarının ardından, küresel petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Bu gelişmeyle birlikte körfezde binlerce gemi mahsur kaldı. Barış görüşmelerinin durmasıyla birlikte Tahran yönetiminin fiili ablukayı daha da sıkılaştırdığı belirtiliyor.

Geçiş taleplerini yönetmek amacıyla İran tarafından kurulan Boğaz Otoritesi, çarşamba günü yayımladığı haritada, Tahran’ın dar su yolunun her iki tarafındaki geniş bir deniz alanı üzerindeki kontrol iddiasını yeniden vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, gemilerini ve çoğu zaman yüksek değerli yüklerini bölgeden çıkarmaya çalışan armatörler, İran’ın oluşturduğu ödeme ve izin prosedürlerini içeren karmaşık bir sistemle karşı karşıya kalıyor.

Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu Arap Dünyası ve İran Ağı Koordinatörü Muhammed er-Raşidi, “Savaş nedeniyle denizciler artık çok daha büyük risk altında” dedi.

Raşidi, maaş ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, denizcilerin ülkelerine dönüşlerine yardımcı olunmadığını, erzak sıkıntısı çekildiğini ve füze ile insansız hava aracı (İHA) saldırısı korkusunun yaygınlaştığını söyledi. Bazı denizcilerin kendisini arayarak ağladığını aktardı.

Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun, savaşın başlamasından bu yana Körfez’de bulunan 2 binden fazla denizciden yardım ve danışmanlık talebi aldığını belirten Raşidi, başvuruların terk edilme, maaşların gecikmesi ve temel ihtiyaç malzemelerindeki eksiklik gibi sorunları kapsadığını ifade etti.

Denizde mahsur kalanlar

Suudi Arabistan’ın Dammam limanından, denizde demirlemiş yaklaşık 7 büyük gemi görülebiliyordu; bu, normal koşullarda alışılmadık derecede yüksek bir sayıydı. Şiddetli rüzgârın ortasında, bir ikmal gemisi tankerin yanında dalgaların arasında sallanırken, gemideki denizciler su üzerinden bağırarak büyük tıbbi malzeme çuvallarını gemiye taşıyorlardı.

Savaşın başladığı sırada Singapur’dan hareket ettikten sonra körfezde mahsur kalan büyük bir yük gemisinin kaptanı Mohit Kohli, Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceğini ilk duyduğunda ‘bunun herhangi bir şekilde mümkün olabileceğini hayal bile edememiş’.

Alman bir şirkete ait geminin Dammam açıklarında güvenli şekilde demirlediğini belirten Kohli, savaşın başlamasından yalnızca bir hafta sonra mürettebatın İran tarafından Körfez ülkelerine doğru fırlatılan füze ve İHA’ları görmeye ve seslerini duymaya başladığını söyledi.

Bu ay Hindistan’a dönüşünün ardından Reuters’a konuşan Kohli, gemideki atmosferi “Normalde gürültülü ve neşeli olan mürettebat artık sessizdi. Yemekler azaldı ve konuşmalar sırasında daha temkinli davranmaya başladık” sözleriyle anlattı.

Kohli, gemi sahiplerinin kendileri için destek ekibi getirilmesine yardımcı olduğunu da ifade etti.

Raşidi ise birçok denizcinin çok daha kötü koşullarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Raşidi, ilgilendiği bazı vakalarda denizcilerin geçen yıldan bu yana aylık 100 ila 200 dolar arasındaki düşük maaşlarını alamadığını, bazı armatörlerin ise gecikmiş ücretlerinden vazgeçmeleri şartıyla ülkelerine dönmelerine izin verdiğini ya da hiçbir destek sağlamadığını belirtti.

Hürmüz Boğazı’nda seyreden gemiler (Reuters)Hürmüz Boğazı’nda seyreden gemiler (Reuters)

Raşidi, bazı denizcilerin günde yalnızca bir öğün pirinç ya da mercimek yiyebildiklerini, sevdikleriyle iletişim kurmak veya dışarıdan yardım istemek için ise internete sadece kısa sürelerle erişebildiklerini söyledi.

“Toplu bir müdahaleye ihtiyaçları var. Çünkü onlar ekonomilerimizin ve tedarik zincirlerinin temel unsurlarından biri olmanın yanı sıra çalışan denizciler ve siviller” diyen Raşidi, Körfez ülkelerinin de erzak temini ve mürettebat transferlerini kolaylaştırarak denizcilere destek vermeye çalıştığını ifade etti.

Suudi Arabistan Limanlar Genel İdaresi Başkanı Süleyman el-Mezru, “Belirsiz koşullar altında denizde mahsur kalan bir denizci için dünyadaki en önemli şey, ulaşabileceği açık bir kıyının olduğunu bilmektir” dedi.

Mezru, kurumun yüzlerce gemiye gıda, temiz su, yakıt ve ilaç ikmali yapılmasına yardımcı olduğunu, ayrıca 500’den fazla denizcinin gemilerden tahliye edilmesine destek sağladığını belirtti. Yardım ettikleri denizcilerden gelen teşekkür mesajlarının, görevinde kendisini en çok mutlu eden şey olduğunu söyledi.



Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi
TT

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya’da bir kimyasal tanktan sızıntı meydana gelmesi üzerine yaklaşık 40 bin kişiye tahliye emri verildi. Yetkililer, sızıntının patlamaya ve yoğun nüfuslu bölge üzerinde zehirli gazların yayılmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Tankta, plastik üretiminde kullanılan, uçucu ve yanıcı bir sıvı olan 26 bin litre metil metakrilat bulunduğu belirtilirken, itfaiye ekipleri durumun ciddi olduğunu ifade etti.

İtfaiye yetkililerinden biri, olayın büyük çaplı bir kimyasal kirliliğe hatta patlamaya neden olabileceğini söyledi.

Kaliforniya'nın Orange County bölgesinde bir kimyasal tesiste meydana gelen sızıntıdan bir adam tahliye ediliyor (AP)Kaliforniya'nın Orange County bölgesinde bir kimyasal tesiste meydana gelen sızıntıdan bir adam tahliye ediliyor (AP)

Sızıntının meydana geldiği Los Angeles’ın güneydoğusundaki Orange County’ye bağlı Garden Grove bölgesinin Emniyet Müdürü Amir Elfarra, tahliye kararının yaklaşık 40 bin kişiyi kapsadığını ancak binlerce kişinin bölgeyi terk etmeyi reddettiğini açıkladı.

Yetkililer şu ana kadar herhangi bir yaralanma vakasının bildirilmediğini duyururken, sızıntının nedenine ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

Öte yandan ekiplerin, zehirli maddelerin su kanallarına ve birkaç kilometre uzaklıktaki okyanusa karışmasını önlemek amacıyla bariyerler oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.


Pakistan Genelkurmay Başkanı Tahran'da İran Dışişleri Bakanı ile görüştü

İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
TT

Pakistan Genelkurmay Başkanı Tahran'da İran Dışişleri Bakanı ile görüştü

İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)

İran resmi medyası, Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Munir’in dün Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştüğünü duyurdu.

Haberde, İslamabad yönetiminin İran ile ABD arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşen görüşmede tarafların, gerilimin daha fazla artmasını önlemeye ve İran’la devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik son diplomatik girişimleri ele aldığı belirtildi.

Gece geç saatlere kadar sürdüğü ifade edilen görüşmede, iki tarafın bölgedeki gelişmeler ve diplomatik çözüm yolları konusunda görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi.


UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.