Kemal Allam
İran liderliğinin başını hedef almaktan Lübnan'da Hizbullah'ın ezilmesine kadar İsrail'in askeri ve istihbarat üstünlüğünden bahseden küresel manşetlerin yoğun olduğu bir dönemde, Binyamin Netanyahu'nun İsrail'in Ortadoğu güvenliğinin geleceğini yazdığı bir dönem olarak tanımladığı bu anda, İsrail'in iç yapısına daha yakından bakıldığında resmin başka bir yönü ortaya çıkıyor. Dışarıdan her şeye kadir görünen güvenlik devleti, kurumlarının derinliklerinde bir güven krizi ve gelecekteki yönü konusunda bir çekişme yaşıyor.
İsrail'in ve özellikle de Mossad'ın uzun zamandır küresel olarak neredeyse efsanevi bir haleye sahip olduğu doğru olsa da, Netanyahu'nun bir sonraki aşamada bu kurumun başına getirmeyi düşündüğü kişi, Mossad'ın kendi içinde yaygın bir endişe uyandırıyor. Netanyahu ile İsrail Genelkurmay Başkanı General Eyal Zamir arasındaki derin gerilim ve David Zinni'nin yeni ve tartışma yaratacak şekilde Şin Bet (İsrail Güvenlik Ajansı) başkanı olarak atanmasının ardından, bu hamle İsrail güvenliğinin siyasallaşmasında bir dönüm noktası olabilir. İsraillilerin yarısından fazlasının Başbakanı 7 Ekim'deki istihbarat başarısızlığından sorumlu tutması, askeri ve istihbarat kurumlarının büyük kesimlerinin onunla açık bir çatışma içinde olmasıyla birlikte, İsrail iç çevreleri İsrail güvenlik devletinin tehlikeli bir dönüm noktasında olduğu konusunda uyarıda bulunuyorlar.
Netanyahu güvenlik kurumuna karşı
1990'lardan beri Netanyahu, İsrail'in kuruluşundan bu yana birbirini takip eden İşçi Partisi iktidarlarının mirasından uzaklaşmasının ve özellikle eski Başbakan İzak Rabin suikastından sonra daha sert bir sağcı pozisyona doğru yönelmesinin kilit mimarlarından biri oldu. Birçok açıdan, Rabin'in Yigal Amir tarafından öldürülmesi, Netanyahu'nun daha sonra güvenlik teşkilatının kalbine yerleştirdiği ideolojinin habercisi niteliğindeydi. O zamanlar Amir gibi figürler tarafından temsil edilen aşırı uç bir kesim olarak kabul edilen şey, şimdi Ben-Gvir ve Smotrich aracılığıyla hükümetin kalbinde yer alıyor.
Michael Karpin ve Ina Friedman, “Murder in the Name of God” (Tanrı Adına Cinayet) adlı kitaplarında, Netanyahu'nun İsrail içindeki gerilimleri tırmandırmadaki rolüne ve bunun Rabin'in öldürülmesine yol açan bağlamına işaret ediyorlar. Ayrıca, sağ kanadı memnun etme çabalarına ve bu uç unsuru ana akıma entegre etme yönündeki ilk girişimlerine de dikkat çekiyorlar. Yaklaşık otuz yıl sonra, bu gidişat doruk noktasına ulaşmış gibi görünüyor. Ben-Gvir pratikte ordu veya istihbarat teşkilatları üzerinde doğrudan operasyonel yetkiye sahip olmasa da, Netanyahu'nun Roman Gofman'ı Mossad'ın başına ve David Zinni'yi Şin Bet'in başına ataması, yerleşimci akımın ve aşırı uç Yahudi ideolojisinin hassas güvenlik pozisyonlarındaki varlığını pekiştiriyor. Bu ise Mossad ve Şin Bet'teki profesyonel subayların çoğu, hatta tamamı tarafından karşı çıkılan bir yönelimdir.
Netanyahu'nun Roman Gofman'ı Mossad'ın başına ve David Zinni'yi Şin Bet'in başına ataması, yerleşimci akımın ve aşırı uç Yahudi ideolojisinin hassas güvenlik pozisyonlarındaki varlığını pekiştiriyor. Bu ise Mossad ve Şin Bet'teki profesyonel subayların çoğu, hatta tamamı tarafından karşı çıkılan bir yönelimdir
Bu nedenle, Gadi Eisenkot, Ehud Barak ve Yoav Galant gibi eski İsrailli askeri liderlerin, Netanyahu'nun 7 Ekim öncesi ve sonrasındaki uyarıları görmezden gelmekle kalmayıp, istihbarat dosyalarını da ikinci plana ittiği, bazıları ordudan veya istihbarat servislerinden uzaklaştırılmış, bazıları ise mesleki ve güvenlikle ilgili soru işaretleriyle çevrili sağcı subaylara güvenmeye ve göreve getirmeye başladığını tekrarlamaları şaşırtıcı değil. Mevcut Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise Netanyahu, oğlu ve diğer sağcı figürlerle kamuoyu önünde karşı karşıya gelirken, Gazze, Lübnan ve Suriye hakkındaki değerlendirmeleri dikkate alınmadı.
Suriye cephesinde de Mossad, güvenlik düzenlemelerini içeren bir anlaşmaya varmaya istekli olduğunu ifade eden Şam'daki yeni liderlik ile ilişkilerde daha pragmatik bir yaklaşım benimsedi. Ne var ki Netanyahu, Batı Şeria'da daha fazla yerleşim yeri inşa etmenin yanı sıra, Suriye topraklarının daha büyük bir bölümü üzerinde kontrolü genişletmeye dayalı daha sert bir yaklaşım benimsedi.

Bu bağlamda, geleneksel güvenlik kurumları, gerek işgal altındaki Filistin topraklarında gerekse İran ve Lübnan'daki savaş cephelerinde durumun artık sürdürülebilir olmadığını vurgulamaya devam etti. Netanyahu'nun Amerikalıları yanılttığını ve İsrail istihbaratının değerlendirmelerinin, ertesi gün, İran'ın kabiliyetleri ve rejimin çökme olasılığı konusunda Washington'unkilerle örtüşmediğini ortaya koyan New York Times’taki makale, bu endişeleri daha da derinleştirdi. Güvenlik kurumları içinde, Başbakanın mevcut Askeri Sekreteri Gofman gibi isimlere daha çok kulak verdiği yönünde artan bir kanaat var. Gofman’ın önümüzdeki haftalarda Mossad'ın başına atanması beklentisinin nedeni de bu. Mossad'ın halihazırdaki Direktörü ve Başsavcı ise bu hamleye açıkça karşı çıkmaya çalıştılar. Bu senaryo, daha önce Zinni'nin Şin Bet'in başına atanmasını hatırlatıyor. Peki güvenlik kurumları tam olarak neden korkuyor?
Askeri ve güvenlik pozisyonlarındaki sağcı yerleşimciler
İsrail Savunma Kuvvetleri'nde general olan Roman Gofman, kariyeri boyunca askeri etik kurallarını birkaç kez ihlal etti ve yetkisiz olarak istihbarat operasyonlarında çocukları kullandı. Ayrıca Netanyahu yönetimi altında genişleyen yerleşimci harekete de yakın. Keza Lübnan ve Suriye’de daha fazla toprak ele geçirerek Büyük İsrail'i genişletmeye inanıyor.
Bu durum, İsrail ordusunun asker konusunda sıkıntı yaşadığını, savaşmaya istekli İsraillilerin sayısında sürekli bir düşüşün yaşandığını itiraf ettiği bir dönemde yaşanıyor. Bazı askerlerin görev süresi üçüncü veya dördüncü kez uzatılıyor ve bitkin durumdalar. Bu, İsrail'de askeri insan gücünde daha önce hiç yaşanmamış bir gelişme.
Bugün, bu sağcıların bir kısmı askeri üniforma giyerken, diğerleri yerleşim yerlerine yerleşmiş ve etkileri bizzat Mossad'a kadar uzanmış gibi görünüyor
Ancak Netanyahu'nun açık savaşları, aşırı sağın Mossad ve Şin Bet üzerindeki kontrolü ve orduyla devam eden çekişmeler, İsrail güvenliği üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip. Birçok İsrailli, istihbaratı siyasallaştırması nedeniyle 7 Ekim olaylarından doğrudan Netanyahu'yu sorumlu tutuyor. Bu arada, yerleşim yanlısı ideolojisiyle Gofman, ordunun, Mossad'ın ve Şin Bet'in içindeki eski muhafızların geri kalanına karşı Bibi'nin yanında yer alıyor.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre İstihbarat teşkilatı, çalışmalarının özünde tarafsız güvenlik değerlendirmelerine ve sıkı protokollere dayanır. Bu nedenle, Gofman'ın kariyeri boyunca birden fazla askeri ve istihbarat soruşturmasında yalan söylemekle suçlanması çok ciddi bir gösterge. Görev süresi sona eren Mossad direktörünün, Gofman'ın kendisinin yerine geçmesini açıkça engellemeye çalışması da İsrail’de daha önce örneği görülmemiş bir durum.
Güvenlik teşkilatı içindeki muhaliflerinin gözünde Gofman, savaş kurallarını göz ardı edebilen, hatta Yahudileri ve İsraillileri bile Büyük İsrail veya yerleşim projesinin önünde durmaları halinde tehlike olarak görülebilen Yigal Amir ve Ben-Gvir'e benzer bir zihniyete sahip. Rabin, Arafat ile el sıkıştıktan sonra böyle bir atmosferde suikasta uğradı. İsrail ordusu ve Mossad, her zaman sağcı ve Haredi Yahudilerin orduda görev yapmayı reddetmelerine karşı çıktı, çünkü şu soru hep gündemde oldu: İsrailli askerler neden orduda görev yapmayan sağcıları savunmak için ölsünler ki?
Bugün, bu sağcıların bir kısmı askeri üniforma giyerken, diğerleri yerleşim yerlerine yerleşmiş ve etkileri bizzat Mossad'a kadar uzanmış gibi görünüyor. Bu durum, Mossad ve Şin Bet içinde protestolara ve yüzlerce istifaya yol açtı. Bu, İsrail ordusu ve Mossad içindeki birçok kişinin muhalefetine rağmen, Amerika Birleşik Devletleri'ni İran ile savaşa iten aynı kusurlu istihbarat yapısıdır. Zamir ve görev süresi sona eren Mossad direktörü, savaşı geçen yaz ve vardığı noktada sona erdirmeye meyilliydiler. Ancak şimdi, Gofman'ın atanması Netanyahu'yu İsrail güvenliği için daha da tehlikeli hale getirebilir ve Ortadoğu için yeni bir istikrarsızlık dönemini başlatabilir.