Hürmüz Boğazı tamamen açık olmasa da, ABD ordusuyla iş birliği yapan bazı gemiler, buranın tamamen kapalı da olmadığının bilinciyle hareket ediyor. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre, son haftalarda aralarında dünyanın en büyük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerlerinin de bulunduğu gemi filoları, süregelen savaş ortamında bu ‘tehlikeli’ boğazdan geçiş yaptı ve bu durum küresel ekonomi için küçük de olsa bir nefes borusu sağladı.
Sektörde bilinen adıyla bazı gemiler ‘karartma’ uygulayarak seyrediyor; ışıklarını söndüren gemiler, çarpışmaları önlemeye yardımcı olan ve Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) olarak bilinen navigasyon cihazlarını devre dışı bırakarak yol alıyor. Bu sistemin kapatılması, gemilerin elektronik olarak takip edilmesini zorlaştırırken, İran tarafından düzenlenebilecek olası saldırılara hedef olma riskini de azaltıyor.
Boğazdan geçebilmek için bazı gemiler, İran limanlarını abluka altında tutan, deniz trafiğini izlemek ve gemilerin güvenli geçişine yardımcı olmak için radar, insansız hava araçları (İHA) ve diğer araçları kullanan ABD ordusuyla sürekli iletişim halinde kalıyor.
Gemi sahipleri ve Amerikalı yetkililere göre ABD, gemilere iletişimi ne zaman kesecekleri ve İran’dan gelebilecek tehditlere karşı nasıl yanıt verecekleri konusunda danışmanlık hizmeti sağlıyor.
Tahran’ın nüfuzunun bir testi
Gemilerin boğazdan herhangi bir zarar görmeden geçmesi, İran’ın bu su yolu üzerindeki kontrolünün yanı sıra Tahran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerdeki etkisinin de bir testi olarak görülüyor. Zira seyrüsefer serbestisi, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
İran resmi medyası, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri’nin su yolunun kontrolünü ve yönetimini sürdüreceğini bildirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) göre, geçtiğimiz hafta içinde DMO boğaz çevresine deniz mayını döşeme girişiminde bulundu ve bölgeye beş adet tek yönlü taarruz tipi İHA fırlattı.
ABD bu hamlelere, DMO’ya ait mayın döşeme teknelerini batırarak ve İran’ın füze ile İHA mevzilerini bombalayarak karşılık verdi. Söz konusu saldırıları ‘savunma amaçlı’ olarak nitelendiren ABD, İran ile devam eden ateşkes sürecine bağlı kalındığını teyit etti.
Yürütülen müzakerelerde İran, geçiş ücreti uygulama ihtimali de dahil olmak üzere, gelecekte boğazdaki gemi hareketliliğinin onaylanmasında rol oynaması gerektiği konusunda ısrar ediyor; ancak Washington bu talebi kesin bir dille reddediyor.
Herkes fırsat bekliyor
Yunanistan’a ait, 2 milyon varil ham petrol yüklü dev bir petrol tankeri, bu haftanın başlarında Umman kıyısı açıklarındaki su yolundan geçerken ABD ordusuyla iletişim kurdu. Mart ayının başından bu yana Arap Körfezi’nde mahsur kalan gemi, şu anda yükünü teslim etmek üzere Hindistan’a doğru ilerliyor.
Denizcilik istihbarat firması Windward’ın analistlerinden Michelle Wiese Bockmann, “Herkes gemilerini dışarı çıkarmak için uygun bir fırsat kolluyor” değerlendirmesinde bulundu. Gemi takip ve veri analiz şirketi Kpler’in kayıtlarına ve bir mürettebat üyesinin verdiği bilgilere göre, Çinli bir şirkete ait olan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) Brezilya’ya gübre taşıyan Fixstar adlı gemi de körfezde yaklaşık üç ay mahsur kaldıktan sonra, 17 Mayıs gecesi boğazı başarıyla geçti. Mürettebat üyesi, geminin gece saatlerinde Otomatik Tanımlama Sistemi’ni (AIS) kapattığını ve Umman kıyıları boyunca seyrettiğini belirtti.
Buna karşılık, savaş öncesinde günde 100’den fazla geminin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı günümüzde her gün kullanan gemi sayısı, eski oranlara kıyasla hâlâ oldukça düşük bir seviyede seyrediyor.
