Etiyopya seçimleri… Gerilimler, Abiy Ahmed’in beklenen zaferinin etkisini azaltacak mı?

Oromo Kurtuluş Cephesi, seçimi ‘tiyatro’ olarak nitelendirdi

Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie, genel seçimlerde oy kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie, genel seçimlerde oy kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
TT

Etiyopya seçimleri… Gerilimler, Abiy Ahmed’in beklenen zaferinin etkisini azaltacak mı?

Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie, genel seçimlerde oy kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie, genel seçimlerde oy kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)

Etiyopya hükümeti dün yaptığı açıklamada, resmî sonuçlarının 11 Haziran’da açıklanması beklenen yedinci genel seçimlerin ‘çeşitli zorluklar ve muhalefetle karşı karşıya olduğunu’ kabul etti. Başbakan Abiy Ahmed’e muhalif Oromo Kurtuluş Cephesi ise seçimleri ‘tiyatro’ olarak nitelendirerek bölgede 4 Haziran’a kadar hareketliliği yasakladı.

Muhalefetin uyarıları, seçimlere geniş katılımı engellemezken, Etiyopyalı bir uzmana göre bu durum Abiy Ahmed’in seçimlerden başarıyla çıkmasına da engel teşkil etmeyebilir. Buna karşılık Afrika meseleleri üzerine çalışan başka bir uzman, seçim sonuçlarının meşruiyetinin tek başına yeterli olmayacağını, itirazların dikkate alınması ve ülkedeki gerilimleri sona erdirecek kapsayıcı bir ulusal projenin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

Tarihi katılım

Etiyopya Hükümeti İletişim Ofisi dün yayımladığı açıklamada, ülkede gerçekleştirilen yedinci genel seçimlerin ‘başarıyla tamamlandığını’ duyurdu. Açıklamada, ‘barışçıl ve tarihî bir demokratik sürece katılan milyonlarca vatandaşa’ övgüde bulunuldu. Söz konusu açıklama, ülkenin resmî haber ajansı tarafından aktarıldı.

Hükümet açıklamasında seçim sürecinin ‘çeşitli zorluklar ve muhalefetle karşı karşıya kaldığı’ kabul edilmekle birlikte, vatandaşların ve seçim organizasyonunda görev alan kurumların kararlılığı sayesinde sürecin başarıyla yürütüldüğü vurgulandı.

Ancak Etiyopya hükümeti, seçim sürecinde karşılaşılan zorluklar ve itirazların ayrıntılarına yer vermedi. Başbakan Abiy Ahmed karşıtı Oromo Kurtuluş Cephesi ise seçimlerden bir gün önce yayımladığı açıklamada sandık sürecini ‘tiyatro’ olarak nitelendirerek, ‘dayatılan seçimlerin halkın iradesini ya da önceliklerini yansıtmadığını’ savundu.

Muhalif cephe ayrıca, Oromo Kurtuluş Ordusu’nun (OLA) ‘seyirci kalmayacağını’ belirterek Oromiya bölgesinde 4 Haziran’a kadar tüm ulaşım ve seyahat faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu. Açıklamada, hiçbir aracın hareketine, ticari faaliyete veya izinsiz seyahate izin verilmeyeceği ifade edildi.

Etiyopya Ulusal Seçim Kurulu Başkanı Melatwork Hailu da gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 48 bin seçim merkezinden 143’ünün güvenlik sorunları nedeniyle açılamadığını söyledi. Hailu ayrıca, bazı merkezlerde oy verme işleminin durdurulduğunu belirtirken, ayrıntı vermedi.

Seçimler ülke genelinde düzenlenmiş olsa da kuzeydeki Tigray bölgesi, yerel yönetim ile federal hükümet arasında süren gerginlik nedeniyle seçim sürecinin dışında bırakıldı.

Ulusal Seçim Kurulu daha önce yaptığı açıklamada, 2018’den bu yana silahlı faaliyetlerini sürdüren OLA’nın varlığına rağmen, ülke topraklarının yaklaşık üçte birini oluşturan Oromiya bölgesinin tamamında sandıkların açılacağını duyurmuştu.

gthyju
Etiyopya’da genel seçimlerde oy kullanan bir vatandaş (Etiyopya Haber Ajansı)

Etiyopyalı siyasi analist Zahid Zeydan, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Etiyopya’daki seçimlere ülke genelindeki 47 binden fazla seçim çevresinde ve 40’tan fazla siyasi partinin katılımıyla geniş bir seçmen kitlesinin iştirak ettiğini söyledi.

Seçim sürecinde bazı zorlukların yaşandığını belirten Zeydan, bunların arasında Pretoria Anlaşması’ndan uzaklaştığını öne sürdüğü Tigray bölgesel yönetiminin sürece katılmaması ile Oromo Kurtuluş Cephesi’nin seçmenleri sandıktan uzak tutma girişimlerinin bulunduğunu ifade etti.

Ancak Zeydan, buna rağmen Oromiya bölgesinde seçimlerin gece geç saatlere kadar büyük ölçüde barışçıl bir şekilde sürdüğünü, seçim sürecinin bölgenin büyük bölümünde sorunsuz ve düzenli ilerlediğini kaydetti. Zeydan’a göre yalnızca bir veya iki kentte güvenlik sorunları ve Oromo Kurtuluş Cephesi mensuplarına atfedilen bazı olaylar nedeniyle gerginlik yaşandı.

Benzer durumun Amhara bölgesindeki iki yerleşim merkezinde de görüldüğünü belirten Zeydan, Amhara Kurtuluş Cephesi olarak bilinen grupların bazı barışçıl olmayan eylemlerde bulunduğunu ve özellikle Debre Tabor kentinde bazı seçmenlerin oy kullanmasını veya tercih ettikleri adaylara destek vermesini engellemeye çalıştığını söyledi.

Genel tabloya bakıldığında ise Zeydan, iktidar partisinin ifadelerine atıfla, dış destekli olduğu öne sürülen bazı silahlı hareketlerin seçim sürecini gölgelemeye çalışmasına rağmen seçimlerin geniş takdir topladığını belirtti. Zeydan, seçimleri ‘Afrika demokrasisi açısından örnek teşkil eden bir süreç’ olarak nitelendirdi.

Sonuçların ardından

Abiy Ahmed, 2018 yılında, ülkeyi uzun yıllar yöneten Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesi (EPRDF) koalisyonuna karşı düzenlenen kitlesel protestoların ardından başbakanlık görevine getirilmişti. Ahmed’in liderliğindeki Refah Partisi, 2021 seçimlerinde parlamentodaki 484 sandalyenin 410’unu kazanmıştı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, iç çekişmeler nedeniyle zayıflayan ve parçalı bir görünüm sergileyen muhalefet karşısında iktidardaki Refah Partisi’nin seçimlere damga vurması bekleniyor. Resmî sonuçların ise 11 Haziran’a kadar açıklanması öngörülüyor.

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeydan, Etiyopya’nın daha gelişmiş ve halkın sesinin daha güçlü duyulduğu yeni bir döneme girebileceğini belirterek, “İktidarın barışçıl ve sağlıklı bir şekilde el değiştirebildiği bir sistem görmek istiyoruz. Silahların sesi yalnızca Etiyopya’da değil, tüm Afrika kıtasında susmalı” dedi.

Afrika uzmanı Dr. Ali Mahmud Kelni ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının ilan edilmesinin ardından Abiy Ahmed’in beklenen seçim zaferini ülkenin krizlerini yatıştırmak ve muhalif güçlerle silahlı gruplarla müzakere süreci başlatmak için bir fırsata dönüştürebileceğini söyledi.

Kelni’ye göre Abiy Ahmed’in elde etmesi beklenen seçim başarısı, siyasi projesini daha da güçlendirmesine imkân sağlayacak. Ancak devam eden güvenlik sorunları ve toplumsal bölünmeler, seçim sonuçlarının ötesine geçen ciddi meydan okumalar oluşturmaya devam ediyor. Kelni, önümüzdeki dönemin başarısının yalnızca sandıktan çıkacak sonuçlarla değil, geniş uzlaşıya dayalı kapsayıcı bir ulusal projenin hayata geçirilmesiyle ölçüleceğini vurguladı.



Netanyahu, kuzey İsrail'deki sığınakları güçlendirmek için "büyük bir plan" açıkladı

İsrail güçleri, Kuzey Celile'de Lübnan topraklarına doğru bir yoldan geçiyor (EPA)
İsrail güçleri, Kuzey Celile'de Lübnan topraklarına doğru bir yoldan geçiyor (EPA)
TT

Netanyahu, kuzey İsrail'deki sığınakları güçlendirmek için "büyük bir plan" açıkladı

İsrail güçleri, Kuzey Celile'de Lübnan topraklarına doğru bir yoldan geçiyor (EPA)
İsrail güçleri, Kuzey Celile'de Lübnan topraklarına doğru bir yoldan geçiyor (EPA)

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, dün yaptığı açıklamada, Lübnan sınırı boyunca uzanan ve İran destekli Hizbullah'ın saldırılarından etkilenen kuzey bölgelerindeki yerleşimlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla 13 milyar şekel (yaklaşık 4,5 milyar dolar) kaynak ayrıldığını duyurdu.

Hükümetin planı onaylamasının ardından konuşan Netanyahu, “Hükümet bugün kuzeyin güçlendirilmesine yönelik önemli kararlar aldı. Daha önce sağladığımız 7 milyar şekele ilave olarak bugün 13 milyar şekelden fazla yatırım yapıyoruz. Böylece kuzeydeki yerleşimler için ayrılan toplam kaynak 20 milyar şekele ulaşıyor” dedi.

Netanyahu'nun ofisi tarafından “kapsamlı plan” olarak nitelendirilen paket, üç ayrı aşamadan oluşuyor.

İlk karar kapsamında, otobüs durakları, alışveriş merkezleri ve parklar gibi kamusal alanlara bin 800 yeni sığınak inşa edilmesi öngörülüyor. Ayrıca, halkı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı korumak amacıyla yaklaşık 500 mevcut sığınağın yenilenmesi planlanıyor.

İkincisi, Lübnan sınırına dokuz kilometre mesafede yaşayan vatandaşların evlerinde güvenli odalar inşa etmelerine yönelik mali destek sağlanmasını içeriyor. Üçüncü karar ise altyapı yatırımları ve istihdam olanaklarının artırılması yoluyla bölgeye 100 bin yeni sakin çekmeyi hedefliyor.

Netanyahu, “İnsanlar kuzeye akın edecek. Aynı şeyi güney için de söylemiştim” ifadelerini kullanarak, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın saldırısına maruz kalan Gazze sınırındaki bölgelere atıfta bulundu. Başbakan, “Bugün o bölgelerde çok güçlü bir talep var. Büyük bir büyüme ve kalkınma yaşanıyor. Aynısı burada da olacak” dedi.

Öte yandan hükümet, Lübnan sınırındaki bölgeleri ihmal etmekle suçlayan muhalefet partilerinin eleştirileriyle karşı karşıya bulunuyor. Muhalefet liderleri Yair Lapid, Gadi Eisenkot ve Naftali Bennett, pazartesi akşamı yaptıkları paylaşımlarda, kuzeydeki durumu görüşmek üzere düzenlenen kabine toplantısına hükümetten yalnızca üç bakanın katıldığını belirtti.

Eisenkot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kuzeyde yaşayanlar, kendilerini gören ve onlarla ilgilenen bir liderliği hak ediyor” ifadelerini kullandı.


İran, Hamaney'in ölümünden üç aydan fazla bir süre sonra cenaze töreni için hazırlıkları duyurdu

31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
TT

İran, Hamaney'in ölümünden üç aydan fazla bir süre sonra cenaze töreni için hazırlıkları duyurdu

31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)

İranlı yetkililer, eski dini lider Ali Hamaney'in cenaze töreni ve defin sürecine ilişkin ilk resmi ayrıntıları açıkladı. Hamaney, yaklaşık üç ay önce, 28 Şubat'ta savaşın başlamasıyla birlikte Tahran'ın merkezindeki karargâhına düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetmişti.

Tahran Belediye Başkan Yardımcısı Muhammed Emin Tevekkülzade, cenaze törenlerinin büyük olasılıkla Zilhicce ayının son günleri ile Muharrem ayının başlangıcında, ülkede Aşura törenlerinin başlamasıyla birlikte gerçekleştirileceğini söyledi. Tevekkülzade, hazırlıkların Tahran, Kum ve Meşhed'de olmak üzere üç ana aşamada yürütüldüğünü belirtti.

İran'ın büyük şehirlerinin kültürel ve sosyal işler komitesi toplantısında konuşan Tevekkülzade, tören organizasyonunun Devrim Muhafızları tarafından koordine edildiğini belirtt. Yetkili, halkın vedası için üç gün ayrıldığını, bunun ardından cenaze namazı ve resmi cenaze törenlerinin düzenleneceğini kaydetti.

ascdvfer
Tahran'da düzenlenen, Ali Hamaney'in suikastının 40. gününü anma töreninde bir kız çocuğu, Hamaney'in fotoğrafını tutuyor (Reuters)

Tevekkülzade, Tahran'daki cenaze törenlerinin en az 24 saat süreceğini belirtirken, başkentteki nihai tören alanının henüz netleşmediğini, Tahran Musallası ile Humeyni Türbesi'nin değerlendirilen seçenekler arasında yer aldığını söyledi.

Üç büyük şehirde tören

Belediye yetkilisi, cenaze törenlerinin Tahran, Kum ve Meşhed'de yapılmasının kesinleştiğini, diğer bazı eyalet ve şehirlerin de törenlerin bir bölümüne ev sahipliği yapmak için başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Tevekkülzade, Hamaney'in vasiyeti ve ailesinin tavsiyeleri doğrultusunda defin işleminin, İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bulunan İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirileceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İmam Rıza Türbesi, Şiiler açısından en önemli dini merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

sdbrftb
Airbus uydusundan alınan bir görüntüde, cumartesi günü İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in karargahına yapılan saldırının ardından yaşananlar, (AP)

Yetkililer, törenlere çok sayıda kişinin katılmasını beklediklerini ifade ederken, beklenen kalabalığın yönetilebilmesi için Tahran ve çevre kentler arasında koordinasyon sağlandığını bildirdi.

Resmi tahminlere göre tören süresince başkente 15 ila 20 milyon kişinin gelebileceği öngörülüyor. Ancak organizasyon ve güvenlik düzenlemelerine ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.

Savaş nedeniyle ertelenmişti

İran yönetimi daha önce Hamaney için geniş katılımlı resmi bir cenaze töreni düzenlemeyi planladığını açıkladı. Ancak savaşın sürmesi ve güvenlik koşulları nedeniyle bu planlar hayata geçirilemedi.

Kısa süre önce Tahran İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi Başkanı Muhsin Mahmudî, cenaze organizasyonunu hazırlamak üzere özel bir komite kurulduğunu duyurdu. Mahmudî, çeşitli devlet kurumları ve güvenlik birimlerinin tören hazırlıkları üzerinde çalıştığını belirtti.

İran, geçtiğimiz nisan ayında Hamaney'in ölümünün 40. günü dolayısıyla anma etkinlikleri düzenlemiş, ancak resmi bir cenaze veya halkın katıldığı geniş çaplı bir tören gerçekleştirmemişti.

İranlı yetkililer, cenazenin özellikle İran'ın komşu ülkeleri ile Güney Asya'dan çok sayıda heyet ve üst düzey ismi çekmesinin beklendiğini ifade etti. Buna karşın yabancı katılımın düzeyi ve davetli listesi henüz açıklanmadı.

Hamaney, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran içindeki hedeflere yönelik ilk saldırıları sırasında hayatını kaybetti. Bu saldırılar, iki taraf arasında başlayan savaşın ilk aşaması olarak değerlendiriliyor.

sdvbfrt
İsrail ordusunun dün yayınladığı videodan alınan bir karede, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı an görülüyor (AFP)

Hamaney'in ölümünün ardından dini liderlik makamı mart ayında oğlu Mücteba Hamaney'e geçti. Ancak Mücteba Hamaney, görevi devralmasından bu yana kamuoyu önüne çıkmadı. Bazı haberlerde, kendisinin de aynı saldırıda yaralandığı öne sürüldü.

Cenaze törenlerine ilişkin açıklama, savaşın resmen nisan ayı başında yürürlüğe giren ateşkes kapsamında durmuş olmasına rağmen, Tahran ile Washington arasındaki dolaylı müzakerelerin henüz somut bir sonuç vermediği bir dönemde yapıldı.


Dr. Öz: Trump'ın sağlık sonuçları mükemmel durumda

Doktor ve televizyon sunucusu Mehmet Öz, Trump ile birlikte (Arşiv- Reuters)
Doktor ve televizyon sunucusu Mehmet Öz, Trump ile birlikte (Arşiv- Reuters)
TT

Dr. Öz: Trump'ın sağlık sonuçları mükemmel durumda

Doktor ve televizyon sunucusu Mehmet Öz, Trump ile birlikte (Arşiv- Reuters)
Doktor ve televizyon sunucusu Mehmet Öz, Trump ile birlikte (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden üst düzey bir sağlık yetkilisi, Trump'ın sağlık durumuna ilişkin devam eden tartışmalara rağmen başkanın "olağanüstü" bir sağlık durumuna sahip olduğunu söyledi.

ABD Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri Direktörü Mehmet Öz, geçen cuma günü yayımlanan Trump'ın sağlık raporunun ardından Beyaz Saray'da gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Kamuoyunda uzun yıllar sunduğu televizyon programı nedeniyle "Dr. Öz" olarak tanınan Öz, "Bu kayıtlara baktığınızda gerçekten olağanüstü bir tablo görüyorsunuz" dedi. Öz, "Bu düzeyde enerji ve zihinsel odaklanma kendiliğinden ortaya çıkmaz. Başkan, gün boyunca yoğun ve aktif bir tempoyla çalışmayı sürdürebilme konusunda sıra dışı bir kapasiteye sahip" ifadelerini kullandı.

14 Haziran'da 80 yaşına girecek olan Trump, ABD tarihinde başkanlık görevini üstlenen en yaşlı kişi konumunda bulunuyor. Geçen hafta yayımlanan sağlık raporunda Trump'ın sağlık durumunun "mükemmel" olduğu belirtilirken, kilo vermesinin tavsiye edildiği kaydedilmişti.

Öz, Trump'ın son bir yıl içinde üç kez yıllık sağlık kontrolünden geçmiş olmasına ilişkin soruları da yanıtladı. Bu durum, selefi Joe Biden'ın yılda bir kez sağlık kontrolünden geçmesiyle karşılaştırılarak gündeme getirilmişti. Öz, "Bence Başkan, her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak istiyor" dedi ve Trump'ın sağlık konularında "son derece titiz" olduğunu belirtti.

Öte yandan Trump'ın elinde görülen morluklar, ayak bileklerindeki şişlik ve bazı toplantılarda dikkat çeken uyuklama halleri, sağlık durumuna ilişkin yeni soru işaretlerinin ortaya çıkmasına neden oldu.