ABD Başkanı Donald Trump, askeri gerilime rağmen yaptığı açıklamada İran ile müzakere sürecine olan bağlılığını koruduğunu belirtti. Ancak Trump, bir anlaşmaya varılmadan önce Washington'un İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmayacağını veya yaptırımları kaldırmayacağını vurguladı. ABD’nin öncelikli hedeflerinin, İran’ın uranyum stokunu tamamen ortadan kaldırmak ve Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açmak olduğunu ifade etti.
NBC News ağına özel mülakat veren Trump, bir anlaşmaya varılmasına "çok yaklaşıldığını" savundu; ancak müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde İran’ı "yok etmekle" tehdit etti. Trump ayrıca, Lübnan dosyasının İran ile yapılacak kısa vadeli herhangi bir mutabakattan tamamen ayrı tutulacağını sert bir dille vurguladı.
Pakistan’ın arabuluculuk misyonu
Trump’ın bu çıkışı, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi'nin arabuluculuk çabaları kapsamında Tahran’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretle eş zamanlı olarak geldi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Nakvi, Pakistan Ordu Komutanı Asım Münir’in özel mesajını İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’e iletti.
Tahran'dan ABD üslerine tehdit: Meşru hedef
Öte yandan, İsrail’in dün Lübnan’a düzenlediği saldırılar Tahran’ın gündemindeydi. İran yönetimi, bu saldırılara hızlı bir şekilde misilleme yapma tehdidinde bulundu.
İran Meclis Başkanı ve Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan’a yönelik ablukanın ve askeri gerilimin devam etmesi halinde bölgedeki ABD üslerinin ve çıkarlarının İran için "meşru hedef" haline geleceği uyarısında bulundu.
Meclis Başkan Vekili Ali Nikzad ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Direniş Ekseni, parçalanamaz tek bir bütündür. Bu yapının herhangi bir unsuruna yapılacak en ufak bir saldırı, karşısında kararlı ve amansız bir yanıt bulacaktır."