ABD ile İran arasında, etkileri dördüncü ayına giren savaşın sona erdirilmesine yönelik olası bir uzlaşmaya varılacağı yönündeki açıklamalar art arda gelirken, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin dosyada ise durgunluk sürüyor. Kahire’nin ev sahipliğinde bir hafta önce başlayan yeni müzakere turundan henüz nihai sonuç çıkmadı.
Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, Washington ile Tahran arasında beklenen uzlaşmanın Filistin dosyasını da kapsayıp kapsamayacağı konusunda farklı değerlendirmelerde bulundu. Ancak uzmanlar, savaşın sona ermesinin ABD’nin Gazze Şeridi’ndeki anlaşma dosyasına daha fazla odaklanmasına imkân sağlayacağını ve taraflar üzerinde somut ilerleme sağlanması yönündeki baskıyı artıracağını vurguladı.
Yakında gerçekleşmesi muhtemel bir uzlaşı
ABD ile İran arasındaki arabuluculuk girişimlerinde rol oynayan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, dün X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bir barış anlaşmasına her zamankinden daha yakınız. Anlaşmanın önümüzdeki 24 saat içinde tamamlanmasını bekliyoruz… Bu tarihî barış anlaşmasının kalıcı barış için sağlam bir temel oluşturacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Ancak olası uzlaşmanın Gazze dosyasını da kapsayıp kapsamayacağı konusunda ayrıntı vermedi.
Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı basın açıklamasında, Gazze ve bölgedeki diğer cephelere değinerek, “Hizbullah’tan asla vazgeçmeyeceğiz. Savaşın sona ermesi Lübnan’ı ve diğer cepheleri de kapsayacak” dedi.
El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail uzmanı olan Dr. Said Ukkaşe ise Washington ile Tahran arasında gündemde olan uzlaşı mutabakatının Gazze dosyasını kapsayacağını düşünmediğini belirtti. Ukkaşe, söz konusu mutabakatın imzalanmasının ardından ABD yönetiminin en az iki aylık bir süre boyunca dikkatini daha fazla Gazze dosyasına yöneltebileceğini ve böylece tıkanan anlaşma sürecini ilerletme fırsatı bulabileceğini söyledi.
Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise farklı bir değerlendirmede bulunarak, “İran, uzlaşmanın Lübnan ve diğer bölgeleri de kapsamasını istiyor. Beklenti de bu yönde. Ancak önümüzdeki saatlerde gelişmelerin nasıl şekilleneceğini henüz bilmiyoruz” dedi. Er-Rakab, tamamen sona ermemiş olan Kahire görüşmelerinin, Gazze dosyasında çeşitli uzlaşıların sağlanmasına yönelik bir perspektifin halen varlığını koruduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu kapsamda özellikle Tel Aviv ile iş birliği yapan silahlı gruplar, Gazze’deki silah meselesi ve İsrail’in çekilmesi gibi başlıkların, İran dosyasındaki olası uzlaşıyla eş zamanlı olarak ele alındığını belirtti.
Kahire’deki görüşmelerin sürmesini dikkate alan er-Rakab, Gazze dosyasının hâlâ gündemde olduğunu ve müzakere masasındaki yerini koruduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaların da Gazze dosyasının gelecekteki kapsamlı bölgesel uzlaşı paketinin bir parçası olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiğini ifade etti.
İsrail’in sert tutumu
Tahran ile Washington arasında üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtilen anlaşmanın ayrıntıları henüz açıklanmazken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz cuma günü yaptığı açıklamada, Tel Aviv’in ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda ABD ve İsrail çıkarlarına dayanan ortak yaklaşımı sürdürmesini beklediğini söyledi. Katz, İsrail’in ‘Lübnan, Suriye ve Gazze’deki güvenlik bölgelerinden çekilmeyeceğini’ vurguladı. Bu İsrail yaklaşımını değerlendiren Ukkaşe, İsrail’in olası bir anlaşmayı engellemeyi sürdüreceğini öne sürerek, Hamas’ın da elinde kalan sınırlı silah kapasitesini korumakta ısrar ederek buna dolaylı katkı sağlayacağını savundu.
Ukkaşe, İsrail’in Gazze Şeridi’nde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini ve Filistinlilerin kontrolündeki alanları daraltarak zorunlu göç planlarını hayata geçirmeye çalışacağını ileri sürdü. İsrail’in hâlihazırda Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 60’ını kontrol ettiğini belirten Ukkaşe, bu oranın yüzde 75’e çıkarılabileceğini ve Filistinlilerin yalnızca Gazze Şeridi’nin yüzde 25’lik bölümünde yaşamaya zorlanabileceğini iddia etti. Ukkaşe ayrıca, Hamas’ın artık belirleyici bir askerî güç olmaktan çıktığını savunarak, sivillerle doğrudan karşı karşıya gelmenin yüksek maliyeti nedeniyle İsrail’in kapsamlı bir askerî tırmanışa gitmesini beklemediğini ifade etti.

Buna karşılık er-Rakab, Lübnan ve İran dosyalarında çözüm sağlanırken Gazze konusunda net bir uzlaşı vizyonuna ulaşılamamasının ciddi riskler doğuracağı uyarısında bulundu. Er-Rakab, böyle bir durumda İsrail’in Gazze’de daha serbest hareket etme imkânı bulabileceğini söyledi. Er-Rakab’a göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’yi elindeki en zayıf müzakere kartı olarak görüyor. Yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde Netanyahu’nun destekçi ve seçmen tabanının desteğini korumak amacıyla Gazze’deki politikalarını sürdürmeye ihtiyaç duyduğunu belirten er-Rakab, bunun Filistinlilere yönelik saldırıların devam etmesi riskini artırdığını ifade etti.
Arabulucuların yolu
Bu endişelerin gölgesinde uluslararası çevreler, bölgedeki çözüm sürecinin tüm dosyaları kapsayan kapsamlı bir nitelik taşıması gerektiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 9 Haziran’da X platformunda yaptığı paylaşımda, “Tüm saldırılar derhâl durmalıdır. Lübnan, İran ve Gazze’deki ateşkes anlaşmalarına eksiksiz şekilde uyulmalıdır” ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri’nin açıklamaları, Filistinli gruplarla arabulucular arasında Kahire’de yürütülen ve Gazze Şeridi’nde kalıcı ateşkese ulaşmayı amaçlayan görüşmelerin sürdüğü bir dönemde geldi. AFP’ye konuşan Filistinli bir kaynağa göre taraflar, Gazze’de silahların ‘üzerinde mutabık kalınacak bir Filistin kurumunun’ kontrolünde toplanması prensibi üzerinde anlaşmaya varırken, İsrail’in vereceği yanıt bekleniyor.
Uzmanlara göre bu süreçte İran savaşının sona ermesi dengeleri değiştirebilir. Ukkaşe, savaşın bitmesinin ABD yönetiminin dikkatini daha fazla Gazze dosyasına yöneltmesine olanak sağlayacağını, bunun da arabulucuların Hamas üzerindeki baskıyı artırarak müzakerelerde ilerleme sağlamalarına yardımcı olabileceğini belirtti. Ukkaşe ayrıca, böyle bir senaryoda İsrail’in de gerçek anlamda bir geri çekilmeye yönelmesinin mümkün olabileceğini ifade etti.
Er-Rakab ise Kahire ve diğer arabulucuların, bölge açısından kritik bir dönemde Gazze anlaşmasını ilerletmek amacıyla yoğun çabalarını sürdürdüğünü söyledi. Er-Rakab, bu girişimlerin İran ile ABD arasında beklenen uzlaşıdan güç alabileceğini belirterek, Kahire’deki mevcut müzakere turunun, Netanyahu’nun Gazze’de savaşın ve yıkımın sürmesini hedeflediği öne sürülen planın önündeki engelleri kaldıracak bir çözümle sonuçlanmasının önem taşıdığını vurguladı.

