Reuters
Mali'deki El Kaide bağlantılı radikaller, her birkaç ayda bir düzenlenen ve artık rutin hâle gelen toplantılardan birinde, Butchi köyünün erkeklerini kerpiçten yapılma bir camiye çağırarak tarım ve hayvancılık üzerinden vergi toplayıp, ardından yoksullara yiyecek, ilaç ve hayvan dağıtımı yaptı.
Ancak Nijer Nehri kıyısındaki bu köyde yaşayan çoban Amadou, aynı radikallerin beş yıl önce Butchi'de İslam hukukunu yorumlama biçimlerini sorgulayan, imam dahil olmak üzere herkesi boğazlamakla tehdit ettiğini söyledi.
Artık böyle konuşmadıklarını söyleyen Amadou, radikallerin tehdit ya da şiddete başvurmaksızın dini mesajlarını yaymaya odaklandığını anlattı.
Söz konusu radikaller, 2017 yılında kurulan ve El Kaide'ye biat eden Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin (CNIM) örgütüne üyeler. CNIM, geçtiğimiz on yılı Batı Afrika'nın Sahel bölgesinde yıldırma ve güç yoluyla nüfuzunu pekiştirerek geçirdi. Bu süreçte müziği, sigarayı ve düğün törenlerini aşamalı olarak yasakladı.
Başlangıçta varlığı çöl ve dağlardaki sığınaklarla sınırlı kalan CNIM, 2020 yılında iktidara el koyan Mali ordusu subaylarının Fransa ve Birleşmiş Milletlere (BM) ait yaklaşık 15 bin askeri sınır dışı edip isyancıları bastırmak için Rusya’nın paralı askerlerden yardım istemesinden bu yana güç kazandı.
Örgüt yeni gücünü nisan ayında Mali genelinde düzenlediği cüretkâr saldırılarla kanıtladı. Başkent Bamako'daki havalimanını hedef aldı. Burada Savunma Bakanı Sadio Camara’yı öldürdü ve Tuareglerin öncülüğündeki ayrılıkçılarla koordineli biçimde kuzeydeki bir dizi askeri üssü ele geçirdi.
Mali hükümeti her iki grubu da ülkedeki şiddet ve istikrarsızlıktan sorumlu tuttuğu terör örgütleri olarak nitelendiriyor. Moskova ise Mali'deki isyancılarla mücadeleyi sürdürme kararlılığını yineledi.
Bununla birlikte söz konusu militan örgüt artık El Kaide ve DEAŞ’a bağlı silahlı grupları bünyesinde barındıran ve Batı Afrika genelinde 3 bin kilometre boyunca uzanan büyüyen bir kuşağın merkezinde yer alıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Kasım ayında bu grupların birleşerek giderek artan küresel bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.
Ancak öne çıkan askeri başarıların ötesinde, sakinler CNIM’in kontrolünü pekiştirdiği bölgelerde bir dönüşümün yaşandığını söylüyor. Örgütün söylemi yumuşadı. Mali'nin orta kesimlerinde örgütün kontrolü altındaki bir bölgede yaşayan yedi kişi Reuters'a yaptıkları açıklamada, militanların artık idari görevler üstlendiğini, çobanlar ile çiftçiler arasındaki kronik arazi uyuşmazlıklarını çözmeye çalıştığını, yardım kuruluşlarının bölgeye giriş çıkışına izin verdiğini ve bazı hükümet memurlarının yönettikleri köylerdeki akrabalarını ziyaret etmesine izin verdiğini aktardı.
Sahel bölgesi uzmanı ve Mali'deki militan grupların büyümesini on yılı aşkın süredir inceleyen Corinne Dufka, yaptığı değerlendirmede, "Ne kadar güçlenirlerse o kadar az vahşet sergiliyorlar" dedi.
CNIM’in kalelerini yönetmede başarılı olduğunu, ancak sakinlerin boyun eğmesinin aynı zamanda bir hayatta kalma stratejisine karşılık geldiğini de vurgulayan Dufka, “Bir baskı, korku ve ikna karışımı söz konusu. Bu örgüt bünyesinde yaşamış, evlenmiş ve büyümüş olanlar dahil pek çok köylü bunun artık yeni gerçek olduğunu kabul etti” yorumunda bulundu.
Bölge sakinleri, cezalandırılma korkusu nedeniyle kimliklerinin açıklanmaması ya da yalnızca isimlerinin kullanılması koşuluyla Reuters'a konuşurken Mali hükümeti ve ordu sözcüsü yorum taleplerine yanıt vermedi.
Hükümet diyaloğu reddediyor
Bu dönüşüm, Mali'deki İslamcı radikalizmin son on beş yılda geçirdiği evrimi gözler önüne seriyor.
Silahlı militan gruplar, Tuareg ayrılıkçılarıyla ittifak kurarak Mali'nin geniş toprakları üzerinde ilk kez 2012 yılında kontrollerini dayattılar. Yerli ve yabancı militanlardan oluşan bu bileşim, Timbuktu şehrinde yüzyıllık türbeleri tahrip etmeyi de kapsayan aşırı bir İslam hukuku yorumunu dayattı; alenen infaz ve kırbaçlama uygulamalarına başvurdu.
Sahel uzmanları ve CNIM ile birlikte çalışan Tuaregler liderliğindeki ayrılıkçılara göre dört ayrı gruptan oluşan bu örgütün kontrolündeki bölgeleri barışçıl biçimde yönetme kapasitesini giderek daha fazla sergilemeye ve böylece siyasi meşruiyet kazanmaya çalışıyor.
Ayrılıkçı hareketin kıdemli isimlerinden ve geçtiğimiz nisan ayında CNIM ile iş birliği yaparak İslamcı isyancılarla kesintili ittifakını sürdüren Bilal Ag el-Şerif, örgüt içinde şeriatın yerel yorumlarına açılım ve ülkede daha fazla ‘kapsayıcılık’ çağrıları gibi ‘olumlu değişimler’ gözlemlediğini söyledi. Artık Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) adıyla bilinen ayrılıkçıların lideri Şerif, Mali'nin kuzeyinden telefonla Reuters'a yaptığı açıklamada, “Artık bu bölgede barış ve istikrarı tartışmaya, bizim açımızdan önemli olan faktörleri gelecek vizyonları çerçevesinde ele almaya ve barışa ulaşmak amacıyla herkesle diyalog kurmaya açıklar” dedi.
FLA’nın CNIM üyelerini El Kaide ile bağlarını keserek yerel meselelere odaklanmaya teşvik ettiğini de belirten Şerif, “Bu konuya olumlu yaklaşıyor, biz de bunu son derece önemli buluyoruz" şeklinde konuştu. Şerif, örgütün sürece dahil edilmesi olmaksızın Kuzey Mali'deki çatışmaya çözüm bulmanın güç olduğunu da sözlerine ekledi.
CNIM ise mevcut hedeflerinin Rus güçlerini Mali'den çıkmaya zorlamak ve 2020 ile 2021'de gerçekleştirilen iki darbede iktidara el koyan ordu subaylarını uzaklaştırmak olduğunu açıkladı.
CNIM, nisan ayındaki saldırılarının ardından söylemini değiştirdi. Malilileri hükümeti devirmek ve İslam hukukuna dayalı yeni bir Mali inşa etmek için kendi saflarına katılmaya çağıran nadir bir Fransızca bildiri yayımladı. Örgüt, militanların kalelerinden Mali'nin güneyinde yaygın biçimde konuşulan Bambara dilinde konuşan Malili bir savaşçının yer aldığı videoları da giderek daha fazla kullanmaya başladı.
CNIM, büyük şehirler üzerinde kontrol sağlamamış olup 2024'te iktidara geçen El Kaide bağlantılı Suriyeli muhalefet savaşçılarından farklı olarak şu an için başkenti ele geçirmeye yönelik bir niyet taşıdığına dair bir işaret bulunmuyor.
Nisan saldırılarının ardından militanlarca çekilerek sosyal medyada paylaşılan başka bir videoda ise CNIM üyeleri, Tessalit'te esir aldıkları Malili askerleri serbest bırakmaya hazırlandıkları görüldü. Oysa örgütün geçmişteki zaferlerinin ardından radikaller esir askerleri infaz etmişti.
Analistler CNIM’in Mali'nin siyasi geleceğine ilişkin müzakerelerde söz sahibi olmak istediğini, ancak askeri hükümetin bunu reddettiğini belirtiyor. Mali Dışişleri Bakanı Abdoulaye Diop, geçtiğimiz mayıs ayında CNIM ile FLA’ya atıfla “Hükümet, yıllardır halkımızın acı çekmesine neden olan trajik olaylardan sorumlu yasadışı silahlı terör örgütleriyle diyalog kurma niyetinde değildir" dedi. Rusya Savunma Bakanlığı yorum talebine yanıt vermezken Reuters, CNIM’e ulaşamadı.
"Öldürülmedik"
Örgüt katliam gerçekleştirmekle suçlanmakta ve korkunç şiddet eylemlerini sürdürme kapasitesini koruyor.
Ocak ayında CNIM üyeleri bir yakıt konvoyuna düzenledikleri saldırıda bir kısmını boğazlayarak 12 kişiyi öldürdü. Direniş gösteren bölgeler ise toplu cezalandırmalarla karşı karşıya kalıyor. Mayıs ayında isyancılar Mali’nin orta kesimlerindeki iki köye saldırarak yaklaşık 50 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.
Buna karşın örgütün kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanlar Reuters'a çoğunlukla Mali ordusu ve müttefik kuvvetlere kıyasla daha öngörülebilir, daha az yolsuzluk ve daha az şiddet barındıran bir yönetim biçimini anlattı.
Örgütün 2017 yılında kontrolü ele geçirdiği Mopti bölgesindeki Birga-Peul köyünden Aminata şunları söyledi:
“CNIM, bölgenin kontrolünü ele geçirdiğinden bu yana kendimizi güvende hissediyoruz. Yönetimlerine uymak zor olsa da buna alıştık... Öldürülmedik" dedi.
Örgütün başlangıçta Mali dışından gelen militanlara atıfla bölgedeki yabancı güçler kadar şiddet göstermediğini ifade eden Aminata, CNIM’in artık topluma çok daha fazla entegre olduğunu da vurguladı.
Aminata, "Hoşgörülüler ve futbol ile Android telefonlar gibi pek çok konuda göz yumuyorlar" diye de ekledi.
CNIM, kontrolü altında olmayan bölgeleri de zaman zaman kuşatıyor. Yine Mopti'ye bağlı Diafarabe köyünden bir kaynak, örgütün bir yıl önce kuşatma başlatmasının ardından gıda ve ilaç yetersizliği nedeniyle 13 çocuk ile yaşlılar dahil 40 yetişkinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Köy sakini, “İnsanlar köyden 500 metre bile uzaklaşamıyor. Bu yüzden artık balık yok, et yok, odun yok" ifadelerini kullandı.
Reuters rakamları bağımsız olarak doğrulayamazken CNIM’e de yorum için ulaşamadı.
"İyi bir ilişki"
Radikallerin Mali'de düğün törenlerini yasaklamak gibi özgürlüklere getirdiği kısıtlamalar, Batı Afrika'nın İslam diniyle olan köklü tarihiyle çelişiyor. Bu coğrafyada İslam öğretileri geleneksel olarak yerel kültürlerle iç içe geçmiş durumda.
Bununla birlikte reformcu hareketler son birkaç on yılda, çoğunlukla yoksul topluluklarda sağlık ve eğitim sektörlerini finanse ederek etki alanlarını genişletti. Uzmanlar, bunun yanı sıra hükümet kuvvetleri, müttefik milisler ve Rus güçlerinin sivillere yönelik ihlallerinin de militanlara zemin hazırladığını belirtiyor.
CNIM’in yedi yıldır kontrol ettiği, Mali'nin orta kesimlerindeki bir köyde yaşayan Hambarki (57), militanların erkeklerin tıraş olmasını ve kadınların ticaret yapmasını nasıl yasakladığını anlattı.
Hambarki başlangıçta cezaların aleni kırbaçlama gibi ağır yaptırımları kapsadığını, ancak artık ‘aşırılıkçı söyleminin’ yumuşadığını belirtti. Hutbeler birlik ve toplumsal dayanışma çağrılarına odaklanırken CNIM, yaptırım uygulamadan önce uyarıyor.
BM ve insan hakları kuruluşları, Mali ordusunu ‘CNIM ve diğer isyancılarla iş birliği yaptığından şüphelenilen sivilleri infaz etmekle’ suçladı.
Silahlı çatışmaları izleyen kuruluş Silahlı Çatışma Konum ve Olay Verileri Projesi'nin (ACLED) verilerine göre Malili askerler ve Rus güçler, son iki yılda radikallerin öldürdüğünden üç ila dört kat daha fazla sivili öldürdü.
Mali hükümeti ise askerlerinin sivilleri hedef aldığına dair suçlamaları reddederek ölenlerin terörist olduğunu savundu.
Reuters'a konuşan altı yerel sakin, sivillerin ordu ya da onun müttefiki olan güçler tarafından ihlallere maruz kaldığını bildirdi. İçlerinden bazıları, bu durumun köylerindeki gençleri CNIM’e katılmaya ittiğini söyledi.
Butchi'de yaşayan çoban Amadou ise "İnsanlar onlara daha fazla güveniyor, iyi bir ilişkileri var” ifadelerini kullandı.