Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

Ayrılıkçı bölgenin lideri Kudüs'te Cumhurbaşkanı Herzog ile bir araya geldi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
TT

Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Ayrılıkçı Somaliland bölgesi lideri Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin (Irro) İsrail ziyareti, İsrail'in geçtiğimiz aralık ayında bölgeyi tanımasından bu yana iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi sürecinde atılan dördüncü adım oldu.

Ziyaret, Somalili yetkililerin Afrika Boynuzu bölgesini tehdit etmeye yönelik girişimler konusundaki resmi uyarılarının hemen ardından gerçekleşti. Somalili bir uzman bu gelişmeleri Şarku’l Avsat’a değerlendirirken ‘Mogadişu hükümeti ile ayrılıkçı bölge arasında savaş davullarının çalındığına’ işaret etti. Bölgeden bir uzman ise her iki tarafın bölgedeki çıkarlarını pekiştirecek bir kazanım elde edildiğini söyledi.

İsrail'in Arapça resmi web sitesi, pazar günü resmi sosyal medya platformu X hesabı üzerinden ‘diplomatik ilişkilerin kurulduğunun ilan edilmesinden birkaç ay sonra Somaliland liderinin ilk kez İsrail'i ziyaret ettiğini’ duyururken İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, ziyaretin bölgenin İsrail'de bir büyükelçilik açmasını da kapsadığını aktardı.

‘Somaliland Cumhurbaşkanlığı’ hesabı ziyareti X'te ‘tarihi’ olarak nitelendirerek ‘Irro'nun İsrail'e ulaştığını, resmi törenle karşılandığını ve İsrail Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü’ duyurdu.

Hesap, ziyaretin uluslararası ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım teşkil ettiğini de belirtti.

Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi, Kudüs'te İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile bir araya geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Irro, yaptığı açıklamada “Bu ziyaret özel bir anlam taşıyor. Somaliland liderinin bir başka ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret” ifadelerini kullandı.

Irro sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail Devleti'nin bizi bu tarihi vesileyle bu denli sıcak karşılamayı tercih etmesinden son derece minnettarız.”

Irro'ya göre bölge son 35 yıl boyunca dünya liderleriyle iletişim kurmuş ve tek bir talepte "Bizi görün!” talebinde bulunmuştu. Ayrılıkçı bölgenin lideri, “Bizi görmeyi ve Somaliland'ı tanımayı isteyen tek bir devlet çıktı: İsrail hükümeti ve halkı” şeklinde konuştu.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ise ziyaretin ‘bu yeni ve eşsiz ortaklığın sunduğu büyük fırsatları simgelediğini’ belirtti. Herzog, iki halk arasında ‘geniş bir yelpazede doğrudan iş birliğini’ güçlendirmeye katkı sağlamayı beklediğini de vurguladı.

Herzog, sözlerine şunları da ekledi:

“Birlikte bölgede ve Boynuz Afrika'da güvenlik ile istikrarı hedefliyoruz; deniz ulaşımının serbestisini korumanın önemini de birlikte kavramış bulunuyoruz.”

İsrail, geçtiğimiz aralık ayı sonlarında Somaliland'ı tanımasının ardından bu ayrılıkçı bölgedeki varlığını giderek derinleştirdi. Geçtiğimiz nisan ayında büyükelçi atamaları yapıldı ve mayıs ayında kısa süre içinde büyükelçilik açılışlarının gerçekleştirileceği her iki tarafın resmi açıklama ve bildirgeleriyle kamuoyuna duyuruldu.

İsrail, Somaliland'ın geçtiğimiz şubat ayında Muhammed Hacı'yı İsrail büyükelçisi olarak atadığını açıklamasının ardından nisanda Michael Lotem'i Somaliland'daki ilk büyükelçisi olarak atadı.

Telegraph gazetesi geçtiğimiz mayıs ayı sonlarında güvenlik kaynaklarına dayanarak hazırladığı haberde ‘Somaliland Özel Kuvvetleri'ne mensup askerlerin Tel Aviv'de ileri düzey askeri eğitimi tamamlayarak yakın zamanda bölgeye döndüğünü’ aktardı.

Haberde ayrıca Somaliland'dan yaklaşık 50 subayın İsrail'de özel eğitim alarak bu hafta ülkelerine döndüğü belirtildi. Tüm bunlar, kaynakların iki taraf arasındaki güvenlik iş birliğinin giderek derinleşmesi olarak nitelendirdiği sürecin somut bir yansıması olarak değerlendirildi.

Somalili siyasi analist Hasan Nur, ‘her özgür Somalili için şok etkisi yaratan’ ve halk ile resmi çevrelerde büyük tepkiyle karşılanan bu ziyareti kınadı.

Nur, Mogadişu'nun giderek hızlanan bu normalleşme adımlarını reddetmeye yönelik girişimlerini sürdüreceğini vurgulayarak söz konusu normalleşmenin ‘savaş tamtamları çalmaktan başka bir anlam ifade etmediğini’ de sözlerine ekledi.

scdfvgf
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Kudüs'te ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Öte yandan birçok Arap ülkesi, İsrail'in Somaliland'ı tanımasını ve bu tanımanın yansımalarını reddeden tutumunda Mogadişu'ya destek vererek ret ve kınama bildirgelerini yayımladı.

Bu tutumların en güncel olanı geçtiğimiz ay gündeme geldi ve Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Türkiye, Pakistan, Endonezya, Cibuti, Somali, Filistin, Umman Sultanlığı, Sudan, Yemen, Lübnan ve Moritanya, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin işgal altındaki Kudüs'te büyükelçilik açma niyetini kınadı. Arap Birliği (AL) de Afrika Boynuzu’ndaki gerilim odaklarının derinleşmesi tehlikesine dikkati çekti.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, cumartesi günü katıldığı televizyon röportajında İsrail'in Mogadişu ile diplomatik ilişki kurmaya defalarca giriştiğini ancak her seferinde dini ve insani gerekçelerle reddedildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Mahmud, ‘İsrail'in Somaliland bölgesiyle ilişki kurmasının Somali'nin iç bölünmelerini istismar etmeyi ve bölgeyi jeopolitik çatışmalara sürüklemeyi amaçlayan hesaplanmış bir tuzaktan ibaret olduğu’ uyarısında bulundu.

Somalili siyasi analist Hasan Nur’a göre Arap ve Müslüman ülkeler, Somali'nin bir parçasının ve egemenliğinin İsrail tarafından gasp edilmesini kabul etmeyecek. Nur, Tel Aviv'in ‘meşruiyetsiz araçlarla’ bölgedeki varlığını sürdürme konusundaki ısrarıyla birlikte önümüzdeki dönemde bölgedeki gerginliklerin artacağını öngörüyor.

Somalilandlı siyasi analist Abdulkerim Salih ise bu gelişmeyi ‘tarihi bir diplomatik atılım, bölgenin en önemli siyasi kazanımlarından biri ve bağımsızlığının fiilen tanınmasının ilk somut yansıması’ olarak değerlendirdi. Irro'nun yanında çok sayıda yetkilinin yer almasının ziyaretin ‘sembolik diplomasinin ötesine geçtiğine ve uzun vadeli somut iş birliği anlaşmalarına odaklandığına’ işaret ettiğini belirten Salih, heyette savunma bakanının bulunmasının da güvenlik ortaklıkları ile askeri-savunma iş birliğinin yanı sıra enerji dahil çeşitli alanlarda ortaklıkların gündemde olduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

Ayrılıkçı bölge ile İsrail arasında hız kazanan adımların iki olası yöne evrileceğini öngören Nur’a göre ya ayrılıkçı bölge siyasi çözümlere boyun eğecek ya da Arap ülkelerinin desteğiyle İsrail'in genişlemesini durdurmaya yönelik askeri çözüm gündeme gelecek.

Salih ise bu normalleşme denklemini “Somaliland güçlü bir stratejik ortak kazanırken İsrail Afrika'nın en kritik jeopolitik kapılarından birini güvence altına alıyor” diyerek özetledi.



ABD ile İran anlaşmaya vardı... Trump deniz ablukasını sona erdirdi

ABD ile İran anlaşmaya vardı... Trump deniz ablukasını sona erdirdi
TT

ABD ile İran anlaşmaya vardı... Trump deniz ablukasını sona erdirdi

ABD ile İran anlaşmaya vardı... Trump deniz ablukasını sona erdirdi

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran'ın bir barış anlaşmasına vardığını duyurdu. Şerif, resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de gerçekleştirileceğini açıkladı.

Şerif, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Taraflar, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulması konusunda anlaştı" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump da İran ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın derhal ve herhangi bir ücret alınmaksızın yeniden açılacağını belirtti.

Trump, kendisine ait Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol akmaya başlasın!" ifadelerini kullandı.

Anlaşmaya, İsrail'in pazar günü Lübnan'a yönelik düzenlediği ve hem İran'ın hem de Trump'ın eleştirilerine neden olan saldırılara rağmen ulaşıldı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Lübnan dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaşın ve askeri operasyonların bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona ereceğini söyledi.

Garibabadi ayrıca, nihai anlaşmaya ulaşılması amacıyla müzakerelerin önümüzdeki 60 gün içinde sürdürüleceğini belirterek, "karşı tarafın ihlallerde bulunması halinde Tahran'ın kendi tedbirlerini alacağını" ifade etti.

İsrail Savunma Bakanı

  • Netanyahu ile birlikte, ordunun Lübnan, Suriye ve Gazze'deki güvenlik bölgelerinde kalmasını öngören net bir politika benimsiyoruz.
  • Güvenlik bölgelerinin kontrolü, İsrail ordusunun savaş sırasındaki en büyük başarılarından biridir.
  • Mevcut ve gelecekteki tüm baskılara rağmen İsrail ordusunun Lübnan'dan çekilmesini reddediyoruz.
  • Netanyahu bu tutumu Trump'a ve üst düzey ABD'li yetkililere açıkça iletti.
  • İran'ın Lübnan'daki gelişmeler nedeniyle İsrail'e saldırması halinde biz de İran'a saldıracağız.

Mısır Dışişleri Bakanlığı

  • Mısır, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamakta ve bunu bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ile istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlayacak son derece önemli bir gelişme olarak değerlendirmektedir.
  • Mısır, savaşın sona erdirilmesi ve bu noktaya ulaşılması amacıyla son aylarda bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde ciddi ve samimi çabalar yürütmüştür.

Avrupa Komisyonu Başkanı

  • ABD ile İran arasındaki anlaşma, Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılmasına imkân sağlamalıdır.
  • Anlaşma, Ortadoğu'da barış ve güvenliğe ilişkin daha kapsamlı müzakerelerin önünü açmaktadır.
  • Anlaşma, İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin sona ermesini de sağlamalıdır.
  • Lübnan'da çatışmalar sürerken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması mümkün değildir.

İsrail, Lübnan'ın güneyinde “sarı hattın” ötesine doğru genişliyor

Dün Beyrut'un güney banliyösünde İsrail tarafından hedef alınan bir apartmanın önünde duran Lübnan Askeri İstihbarat üyeleri (AP)
Dün Beyrut'un güney banliyösünde İsrail tarafından hedef alınan bir apartmanın önünde duran Lübnan Askeri İstihbarat üyeleri (AP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde “sarı hattın” ötesine doğru genişliyor

Dün Beyrut'un güney banliyösünde İsrail tarafından hedef alınan bir apartmanın önünde duran Lübnan Askeri İstihbarat üyeleri (AP)
Dün Beyrut'un güney banliyösünde İsrail tarafından hedef alınan bir apartmanın önünde duran Lübnan Askeri İstihbarat üyeleri (AP)

İsrail, Lübnan'da ateşkesin kapsaması beklenen İran-ABD anlaşmasını önceden etkisiz kılmak amacıyla dün Beyrut'un güney banliyösünü hedef aldı. Yaklaşık 30 köy ve beldeyi kapsayan tahliye uyarılarıyla birlikte hava saldırıları düzenleyen İsrail, Lübnan'ın güneyimde ‘sarı hattın’ ötesine doğru yayılmayı sürdürdü.

Edinilen bilgilere göre saldırı Gubeyri'deki bir evi hedef alan İsrail ordusu, kısa süre sonra Beyrut'ta Hizbullah'a ait bir komuta merkezini vurduğunu açıkladı.

ABD merkezli haber platformu Axios'un haberine göre İsrail ordusu, saldırıyı gerçekleştirmeden kısa süre önce ABD'yi bilgilendirdi, ancak hedef alınan kişinin kimliği konusunda çelişkili bilgiler gündeme geldi. İsrail televizyonu Kanal 12, Hizbullah'ın irtibat birimi komutanının saldırıda hayatını kaybettiğini duyururken Beyrut'tan gelen bilgiler, Hizbullah komutanı Ali Musa Dakduk'un (Ebu Hüseyin Sacid) pazar günü banliyöye düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü ortaya koydu.

Lübnan’ın güneyi de eş zamanlı olarak geniş çaplı hava saldırıları ve topçu atışlarıyla sarsıldı. İsrail merkezli haber ajansları, İsrail'in Sur bölgesinde Hizbullah'ın iletişim ağından sorumlu yetkilisine yönelik bir saldırı düzenlediğini aktardı.


OXFAM'dan tarihin en büyük yardım kesintileri nedeniyle G7'ye eleştiri

Fransa'nın doğusundaki Publier şehrinde, sivil toplum kuruluşu Oxfam tarafından düzenlenen bir etkinlik sırasında, protestocular Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump'ı temsil eden dev kafa karikatürleri taşıyan kostümler giydi (AFP)
Fransa'nın doğusundaki Publier şehrinde, sivil toplum kuruluşu Oxfam tarafından düzenlenen bir etkinlik sırasında, protestocular Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump'ı temsil eden dev kafa karikatürleri taşıyan kostümler giydi (AFP)
TT

OXFAM'dan tarihin en büyük yardım kesintileri nedeniyle G7'ye eleştiri

Fransa'nın doğusundaki Publier şehrinde, sivil toplum kuruluşu Oxfam tarafından düzenlenen bir etkinlik sırasında, protestocular Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump'ı temsil eden dev kafa karikatürleri taşıyan kostümler giydi (AFP)
Fransa'nın doğusundaki Publier şehrinde, sivil toplum kuruluşu Oxfam tarafından düzenlenen bir etkinlik sırasında, protestocular Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump'ı temsil eden dev kafa karikatürleri taşıyan kostümler giydi (AFP)

İnsani yardım kuruluşu Oxfam, G7 ülkelerini kalkınma yardımı bütçelerini azaltmaları nedeniyle eleştirdi. Oxfam, Fransa’nın Cenevre Gölü kıyısındaki Evian kentinde düzenlenecek G7 zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, 2024 ile 2025 yılları arasında kalkınma finansmanının 48 milyar dolar azaltıldığını bildirdi.

Aynı dönemde petrol şirketlerinin, İran savaşı sırasında kârlarını günde 400 milyon doların üzerine çıkardığı, Oxfam’ın hesaplamalarına dayandırılarak ifade edildi.

Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre  Oxfam International İcra Direktörü Amitabh Behar bugün (Pazartesi) yayımlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çatışmalar ülkeleri yok ediyor ve sayısız cana mal oluyor, ancak bazıları için olağanüstü kârlı hale geliyor. Bu, serveti yukarı doğru yeniden dağıtan acımasız bir sistemdir.”

Kuruluş, G7 ülkelerine yardımları artırma ve milyarlarca dolarlık servetler ile aşırı kârlara vergi uygulanarak kalkınma finansmanının artırılması çağrısında bulundu.

Oxfam ayrıca, düşük ve orta gelirli ülkelerin ikili borç ödemelerinin askıya alınmasını ve sürdürülemez borçların silinmesini talep etti. Kuruluş, bunun hükümetleri temel kamu hizmetlerinde “yıkıcı kesintiler” yapmaya zorladığını belirtti.

Açıklamada, G7’nin 2024–2025 dönemindeki kesintilerinin grubun tarihindeki en büyük kesintiler olduğu ifade edilerek, bunun aynı dönemde G7 milyarderlerinin sadece dokuz gün içinde biriktirdiği servete eşdeğer olduğu ve insani maliyetin “felaket boyutunda” bulunduğu savunuldu.

G7; Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İtalya, Japonya, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nden oluşuyor. Zirvenin mevcut oturumu bugünden itibaren çarşamba gününe kadar sürecek.