Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

Ayrılıkçı bölgenin lideri Kudüs'te Cumhurbaşkanı Herzog ile bir araya geldi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
TT

Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Ayrılıkçı Somaliland bölgesi lideri Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin (Irro) İsrail ziyareti, İsrail'in geçtiğimiz aralık ayında bölgeyi tanımasından bu yana iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi sürecinde atılan dördüncü adım oldu.

Ziyaret, Somalili yetkililerin Afrika Boynuzu bölgesini tehdit etmeye yönelik girişimler konusundaki resmi uyarılarının hemen ardından gerçekleşti. Somalili bir uzman bu gelişmeleri Şarku’l Avsat’a değerlendirirken ‘Mogadişu hükümeti ile ayrılıkçı bölge arasında savaş davullarının çalındığına’ işaret etti. Bölgeden bir uzman ise her iki tarafın bölgedeki çıkarlarını pekiştirecek bir kazanım elde edildiğini söyledi.

İsrail'in Arapça resmi web sitesi, pazar günü resmi sosyal medya platformu X hesabı üzerinden ‘diplomatik ilişkilerin kurulduğunun ilan edilmesinden birkaç ay sonra Somaliland liderinin ilk kez İsrail'i ziyaret ettiğini’ duyururken İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, ziyaretin bölgenin İsrail'de bir büyükelçilik açmasını da kapsadığını aktardı.

‘Somaliland Cumhurbaşkanlığı’ hesabı ziyareti X'te ‘tarihi’ olarak nitelendirerek ‘Irro'nun İsrail'e ulaştığını, resmi törenle karşılandığını ve İsrail Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü’ duyurdu.

Hesap, ziyaretin uluslararası ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım teşkil ettiğini de belirtti.

Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi, Kudüs'te İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile bir araya geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Irro, yaptığı açıklamada “Bu ziyaret özel bir anlam taşıyor. Somaliland liderinin bir başka ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret” ifadelerini kullandı.

Irro sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail Devleti'nin bizi bu tarihi vesileyle bu denli sıcak karşılamayı tercih etmesinden son derece minnettarız.”

Irro'ya göre bölge son 35 yıl boyunca dünya liderleriyle iletişim kurmuş ve tek bir talepte "Bizi görün!” talebinde bulunmuştu. Ayrılıkçı bölgenin lideri, “Bizi görmeyi ve Somaliland'ı tanımayı isteyen tek bir devlet çıktı: İsrail hükümeti ve halkı” şeklinde konuştu.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ise ziyaretin ‘bu yeni ve eşsiz ortaklığın sunduğu büyük fırsatları simgelediğini’ belirtti. Herzog, iki halk arasında ‘geniş bir yelpazede doğrudan iş birliğini’ güçlendirmeye katkı sağlamayı beklediğini de vurguladı.

Herzog, sözlerine şunları da ekledi:

“Birlikte bölgede ve Boynuz Afrika'da güvenlik ile istikrarı hedefliyoruz; deniz ulaşımının serbestisini korumanın önemini de birlikte kavramış bulunuyoruz.”

İsrail, geçtiğimiz aralık ayı sonlarında Somaliland'ı tanımasının ardından bu ayrılıkçı bölgedeki varlığını giderek derinleştirdi. Geçtiğimiz nisan ayında büyükelçi atamaları yapıldı ve mayıs ayında kısa süre içinde büyükelçilik açılışlarının gerçekleştirileceği her iki tarafın resmi açıklama ve bildirgeleriyle kamuoyuna duyuruldu.

İsrail, Somaliland'ın geçtiğimiz şubat ayında Muhammed Hacı'yı İsrail büyükelçisi olarak atadığını açıklamasının ardından nisanda Michael Lotem'i Somaliland'daki ilk büyükelçisi olarak atadı.

Telegraph gazetesi geçtiğimiz mayıs ayı sonlarında güvenlik kaynaklarına dayanarak hazırladığı haberde ‘Somaliland Özel Kuvvetleri'ne mensup askerlerin Tel Aviv'de ileri düzey askeri eğitimi tamamlayarak yakın zamanda bölgeye döndüğünü’ aktardı.

Haberde ayrıca Somaliland'dan yaklaşık 50 subayın İsrail'de özel eğitim alarak bu hafta ülkelerine döndüğü belirtildi. Tüm bunlar, kaynakların iki taraf arasındaki güvenlik iş birliğinin giderek derinleşmesi olarak nitelendirdiği sürecin somut bir yansıması olarak değerlendirildi.

Somalili siyasi analist Hasan Nur, ‘her özgür Somalili için şok etkisi yaratan’ ve halk ile resmi çevrelerde büyük tepkiyle karşılanan bu ziyareti kınadı.

Nur, Mogadişu'nun giderek hızlanan bu normalleşme adımlarını reddetmeye yönelik girişimlerini sürdüreceğini vurgulayarak söz konusu normalleşmenin ‘savaş tamtamları çalmaktan başka bir anlam ifade etmediğini’ de sözlerine ekledi.

scdfvgf
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Kudüs'te ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Öte yandan birçok Arap ülkesi, İsrail'in Somaliland'ı tanımasını ve bu tanımanın yansımalarını reddeden tutumunda Mogadişu'ya destek vererek ret ve kınama bildirgelerini yayımladı.

Bu tutumların en güncel olanı geçtiğimiz ay gündeme geldi ve Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Türkiye, Pakistan, Endonezya, Cibuti, Somali, Filistin, Umman Sultanlığı, Sudan, Yemen, Lübnan ve Moritanya, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin işgal altındaki Kudüs'te büyükelçilik açma niyetini kınadı. Arap Birliği (AL) de Afrika Boynuzu’ndaki gerilim odaklarının derinleşmesi tehlikesine dikkati çekti.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, cumartesi günü katıldığı televizyon röportajında İsrail'in Mogadişu ile diplomatik ilişki kurmaya defalarca giriştiğini ancak her seferinde dini ve insani gerekçelerle reddedildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Mahmud, ‘İsrail'in Somaliland bölgesiyle ilişki kurmasının Somali'nin iç bölünmelerini istismar etmeyi ve bölgeyi jeopolitik çatışmalara sürüklemeyi amaçlayan hesaplanmış bir tuzaktan ibaret olduğu’ uyarısında bulundu.

Somalili siyasi analist Hasan Nur’a göre Arap ve Müslüman ülkeler, Somali'nin bir parçasının ve egemenliğinin İsrail tarafından gasp edilmesini kabul etmeyecek. Nur, Tel Aviv'in ‘meşruiyetsiz araçlarla’ bölgedeki varlığını sürdürme konusundaki ısrarıyla birlikte önümüzdeki dönemde bölgedeki gerginliklerin artacağını öngörüyor.

Somalilandlı siyasi analist Abdulkerim Salih ise bu gelişmeyi ‘tarihi bir diplomatik atılım, bölgenin en önemli siyasi kazanımlarından biri ve bağımsızlığının fiilen tanınmasının ilk somut yansıması’ olarak değerlendirdi. Irro'nun yanında çok sayıda yetkilinin yer almasının ziyaretin ‘sembolik diplomasinin ötesine geçtiğine ve uzun vadeli somut iş birliği anlaşmalarına odaklandığına’ işaret ettiğini belirten Salih, heyette savunma bakanının bulunmasının da güvenlik ortaklıkları ile askeri-savunma iş birliğinin yanı sıra enerji dahil çeşitli alanlarda ortaklıkların gündemde olduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

Ayrılıkçı bölge ile İsrail arasında hız kazanan adımların iki olası yöne evrileceğini öngören Nur’a göre ya ayrılıkçı bölge siyasi çözümlere boyun eğecek ya da Arap ülkelerinin desteğiyle İsrail'in genişlemesini durdurmaya yönelik askeri çözüm gündeme gelecek.

Salih ise bu normalleşme denklemini “Somaliland güçlü bir stratejik ortak kazanırken İsrail Afrika'nın en kritik jeopolitik kapılarından birini güvence altına alıyor” diyerek özetledi.



İran, savaş ve yaptırımların baskısı altında... Tutuklamalar ve riyalin çöküşü

Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
TT

İran, savaş ve yaptırımların baskısı altında... Tutuklamalar ve riyalin çöküşü

Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)

İran üzerindeki baskılar, savaşın, ABD yaptırımlarının ve ekonomik koşulların kötüleşmesinin devam etmesiyle artarken, yetkililer ABD ve İsrail ile bağlantılı olmakla veya protesto eylemlerine katılmakla suçladıkları kişilere yönelik güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırıyor. Tahran yönetimi dün Kirman eyaletinde dört şebekenin çökertildiğini ve 31 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bu açıklamanın yanı sıra yargı makamları, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak gözaltına alınan bir kişi hakkında verilen idam cezasının infaz edildiğini duyurdu. Öte yandan İran riyali değer kaybetmeye devam ederek yeni bir rekor seviyeye geriledi. Açık piyasada euronun değeri 3 milyon riyali aşarak yeni bir zirveye ulaştı.

4 şebekenin çökertilmesi ve 31 kişinin gözaltına alınması

İran Güvenlik Bakanlığı, ülkenin güneydoğusundaki Kirman eyaletine bağlı Sircan kentinde dört organize şebekenin çökertildiğini ve 31 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bakanlık, şebeke üyelerini ‘Amerikan-Siyonist’ unsurlarla bağlantılı olmak ve güvenliği, kamu ile özel mülkiyeti hedef alan eylemler planlamakla suçladı.

Bakanlık, operasyonun vatandaşlardan gelen ihbarlar ve istihbarat bilgileri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Bakanlığın açıklamasına göre soruşturmalar, şebekelerin kargaşa çıkarmayı ve kent sokaklarında sabotaj eylemleri gerçekleştirmeyi planladığını ortaya çıkardı. Grupların ayrıca çok sayıda molotofkokteyli ile kentteki güvenlik kameralarını hedef almaya yönelik araçlar hazırladığı belirtildi.

Bakanlık, gözaltına alınanları ocak ayında ülkede yaşanan olaylar sırasında şiddet ve sabotaj eylemlerine katılmakla suçladı. Bu eylemler arasında valilik binasının ateşe verilmesi, bankalar ile devlet kurumlarına ve kamu ve özel mülklere zarar verilmesi ve resmî açıklamaya göre silahlara el koyma girişimiyle bir polis merkezine saldırılması da yer aldı.

İran makamları, gözaltına alınanların kimlikleri veya haklarındaki adli süreçlerle ilgili bağımsız ayrıntı paylaşmadı. Gözaltılar, ekonomik koşullar nedeniyle Aralık 2025’in sonlarında başlayan ve daha sonra siyasi talepleri de kapsayacak şekilde genişleyen protestoların ardından uygulanan sıkı güvenlik önlemleri kapsamında gerçekleşti.

Ocak ayındaki protestolara katılan bir kişinin idam edilmesi

Ayrı bir gelişmede, İran yargı makamları, ocak ayındaki protestolar sırasında gözaltına alınan Siyavuş Cemşidi Hayr Abadi hakkında verilen idam cezasının infaz edildiğini açıkladı. Cemşidi, polise ateş açmak ve ulusal güvenlikle bağlantılı suçlar işlemekten hüküm giymişti.

Yargı makamları, Cemşidi’nin 8 Ocak’ta polis memurlarına en az üç el ateş ettiğini, iki gün sonra Şehrekürd kentinde üzerinde tabancayla yakalandığını bildirdi. Cemşidi ayrıca, internet üzerinden bazı kişilerle ‘güvenlik karşıtı’ olarak nitelendirilen faaliyetler düzenlemek amacıyla iletişim kurmak ve bir ‘görev’ karşılığında para almaya çalışmakla suçlandı.

vbe
İran’da halk protestolarına katıldıkları gerekçesiyle mahkûm edilen çok sayıda kişi idam edildi. (Arşiv)

İran makamları, ekonomik sıkıntılar nedeniyle 28 Aralık’ta başlayan protestoların, dini kurumun yönetimine son verilmesi talebinin dile getirildiği geniş çaplı gösterilere dönüştüğünü belirtiyor. Tahran ayrıca, ABD ve İsrail tarafından desteklenen silahlı gruplar ile unsurların protestolara ve bazı şiddet olaylarına katıldığını öne sürüyor.

İdam kararının infaz edildiğinin duyurulması, protestolarla bağlantılı idam cezalarına yönelik uluslararası eleştirilerin arttığı bir döneme denk geldi. Çok sayıda ülkenin bu hafta Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nde protestocular hakkında verilen idam cezalarının infaz edilmesinden duyduğu endişeyi dile getirerek bunların durdurulması çağrısında bulunduğu bildirildi.

Riyal, euro karşısında 3 milyon sınırını aştı

Ekonomik cephede ise İran riyalinin açık piyasadaki sert değer kaybı devam ederken, euro karşısında ilk kez 3 milyon riyal seviyesini aştı.

Açık döviz piyasası verilerine göre euro dünkü işlemlerde yaklaşık 3,015 milyon riyal seviyesine yükseldi. Dolar ise 2,7 milyon riyal sınırına yaklaştı. Piyasaya ilişkin yayımlanan verilere göre doların değeri bir haftadan kısa sürede yüzde 8’den fazla arttı.

xcvfb
İran riyali banknotlarını elinde tutan bir dövizci, Tahran, 17 Ağustos 2026 (Reuters)

Riyaldeki bu değer kaybı, yaptırımlar, petrol ihracatına yönelik kısıtlamalar ve savaşın maliyetleri nedeniyle İran ekonomisi üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde yaşanıyor. Güncel ekonomik verilere göre tüketici fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 89,8 yükselirken, son 12 aydaki ortalama enflasyon yüzde 73,6 olarak kaydedildi.

Para birimindeki değer kaybı, ithal mallar, ham maddeler, ilaçlar ve makinelerin maliyetini artırırken, bu durum iç piyasadaki mal fiyatlarına doğrudan yansıyor ve hane halkı ile şirketlerin satın alma gücündeki erimeyi daha da hızlandırıyor.

Savaş, ekonomik baskıları yoğunlaştırdı

Riyalin çöküşünün etkileri, gıda fiyatlarında daha belirgin şekilde görülüyor. Tahran’da yaşayanlar, gıda fiyatlarının son aylarda ciddi oranda arttığını belirtiyor.

Bir somun ekmeğin fiyatı yaklaşık 250 bin riyalden 500 bin riyale yükselirken, pirincin kilogram fiyatı 3,5 milyon riyalden yaklaşık 5,5 milyon riyale çıktı. Et satın almak da giderek daha fazla aile için zorlaştı.

Buna, yaşam maliyetlerinin birçok ailenin ayak uydurabileceğinden daha hızlı artmasıyla reel gelirlerde yaşanan düşüş de ekleniyor. Bu durum, ekonomik krizi ülkedeki toplumsal baskıyı artıran başlıca unsurlardan biri haline getiriyor.

tuö
Tahran’ın kuzeyindeki Tecriş Çarşısı’nda alışveriş yapan İranlılar (EPA)

Para birimindeki kriz, İran üzerindeki dış baskıların devam ettiği bir dönemde yaşanıyor. Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatmasının ardından ABD, ekonomik baskıyı artırmak amacıyla İran limanlarına abluka uygularken, İran’ın petrol ticareti de sert şekilde geriledi.

Washington ayrıca İran’ı desteklediğini belirttiği kuruluşlara yönelik ek yaptırımlar uyguladı. Bunlar arasında bankalar ve havayolu şirketleri de bulunuyor. Söz konusu politika, Tahran’ın dövize ve gelir kaynaklarına erişim kapasitesini azaltmayı hedefliyor.

Böylece İran aynı anda üç düzeyde baskıyla karşı karşıya bulunuyor: Protestolarla bağlantılı takibatların sürmesi nedeniyle güvenlik ve siyasi alanda, para biriminin değer kaybı ve fiyat artışları nedeniyle ekonomik alanda, savaş, yaptırımlar ve petrol ihracatına yönelik kısıtlamalar nedeniyle de dış alanda baskı artıyor. Bu unsurların bir araya gelmesi, krizin ülke içindeki toplumsal etkilerinin kontrol altına alınmasını daha da zorlaştırıyor.


Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor
TT

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin arttığı ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların çıkmaza girdiği bir dönemde, Başkan Donald Trump yönetimi önümüzdeki aşamaya ilişkin istişarelerini yoğunlaştırıyor. Bu süreçte askeri seçeneğe başvurulma ihtimalinin arttığına dair işaretler de güçleniyor. Bu atmosferde Başkan Donald Trump, üst düzey yönetim yetkililerinden büyük çaplı operasyonlara yeniden dönülmesi ihtimalini değerlendirmelerini istedi. Trump, Tahran ile Washington arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların sürdürülebileceği mesajını verdi.

Buna karşılık Tahran, ABD’nin saldırıları yeniden başlatması ihtimaline karşı sahadaki planlarını gözden geçirirken, hedef listesini bölgedeki kritik çıkarlara yönelik saldırıları da kapsayacak şekilde genişletme seçeneğini değerlendiriyor. Bu gelişmeler, İran’ın ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırılar düzenlediğine ilişkin haberlerin gündeme geldiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geliyor.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, pazar günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın şartları karşılanmadıkça yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin artık zaman kazanmak için oyalama imkanının kalmadığını belirtti.


Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
TT

Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)

Paris Emniyet Müdürü dün yaptığı açıklamada, Fransa genelinde yayılan öğrenci protestolarının artık “kontrolden çıktığını” söyledi. Göstericilere barışçıl yöntemlere dönmeleri çağrısında bulunan emniyet müdürü, yetkililerin şiddet ve vandalizm eylemlerine kararlılıkla karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Çevik kuvvet ekipleri, cuma günü Fransa’nın çeşitli kentlerinde lise öğrencileriyle çatışırken, sendikalar da öğretmenleri greve çağırdı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, sınıflardaki koşullar ve eğitim finansmanı nedeniyle giderek şiddetlenen protestoları kontrol altına almaya çalışıyor.

Pazartesi gününden beri ülke genelinde çoğunluğu gençlerden oluşmak üzere, yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı. Olaylarda onlarca kişi de yaralandı.

Ulusal Polis Sözcüsü Agathe Fouquet dün RTL radyosuna yaptığı açıklamada, 600’den fazla polis memurunun da yaralandığını söyledi.

Öğretmenler ve vatandaşlar saldırılara maruz kalırken, mülke verilen zararın onlarca milyon avroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure, gelecek salı gününden itibaren yeniden düzenlenmesi planlanan protestolar öncesinde X platformunda yayımladığı mesajda, bu hareketi başlatanların artık olayların kontrolünü ellerinde tutamadığını söyledi. Faure, öğrencilere okulları kapatma eylemlerinden vazgeçmeleri, taşkınlıklara son vermeleri ve barışçıl protesto yöntemlerini benimsemeleri çağrısında bulundu.

Faure, “Barışçıl eylem biçimlerine dönmenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin de çocuklarını “profesyonel provokatörler” ve onların destekçilerinin etkisinden uzak tutma sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Öğrenci sendikaları, salı günü ülke genelinde protesto günü düzenlenmesi çağrısı yaptı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre güvenlik yetkilileri, özellikle Paris’in merkezinde düzenlenecek organize gösterilerin şiddetin daha da artmasına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca aşırı sol çizgideki anarşist grupların protesto hareketinin kontrolünü ele geçirmesinden korkuluyor.