Venezuela'da meydana gelen  depremlerde can kaybı 235'e yükseldi... enkaz altında kalanları kurtarmak için zamana karşı bir yarış başladı

İnsanlar, depremler nedeniyle çöken bir binanın enkazı arasında kurbanları arıyor (Reuters)
İnsanlar, depremler nedeniyle çöken bir binanın enkazı arasında kurbanları arıyor (Reuters)
TT

Venezuela'da meydana gelen  depremlerde can kaybı 235'e yükseldi... enkaz altında kalanları kurtarmak için zamana karşı bir yarış başladı

İnsanlar, depremler nedeniyle çöken bir binanın enkazı arasında kurbanları arıyor (Reuters)
İnsanlar, depremler nedeniyle çöken bir binanın enkazı arasında kurbanları arıyor (Reuters)

Venezuela'da çarşamba günü meydana gelen iki depremin ardından hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi. Sağlık Bakanı Carlos Alvarado, hükümetin arama kurtarma çalışmalarını hızlandırmak amacıyla özel şirketlerle iş birliği yaparak ağır iş makineleri temin ettiğini açıkladı.

Devlet televizyonuna konuşan Alvarado, "Ne yazık ki sağlık kuruluşlarımıza yaşam belirtisi olmadan getirilen veya hastaneye ulaştıktan hemen sonra hayatını kaybeden yaklaşık 235 kişi oldu." dedi. Önceki resmî açıklamada can kaybı 188 olarak duyurulmuştu.

Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, en az 250 binanın hasar gördüğünü veya tamamen yıkıldığını söyledi. Ağır hasar alan yapılar arasında en az sekiz hastane, Venezuela Kızılhaçı'nın genel merkezi ve Fransa Büyükelçiliği de yer alıyor.

Enkaz altında kurbanları arama çalışmaları devam ediyor (Reuters)Enkaz altında kurbanları arama çalışmaları devam ediyor (Reuters)

İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ise La Guaira eyaletinde yaklaşık 70 bin ailenin depremden etkilendiğini açıkladı.

La Guaira "afet bölgesi" ilan edildi

Başkent Karakas'a komşu olan ve başkentin ana havalimanını barındıran kıyı eyaleti La Guaira, depremden en çok etkilenen bölgelerden biri oldu.

Devlet Başkanlığı görevini vekaleten yürüten Delcy Rodríguez, bölgenin "afet bölgesi" haline geldiğini belirterek, hükümetin özel şirketlerle birlikte ağır iş makinelerini bölgeye sevk ederek arama kurtarma çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.

Eyaletin bazı kesimlerinde elektrik kesintileri devam ederken, hasar gören Karakas Havalimanı uçuşlara kapatıldı. Acil durum ekipleri ve gönüllüler gece geç saatlere kadar çöken binaların enkazında arama kurtarma çalışmalarını sürdürdü. Ancak bazı bölgelerde yaşayanlar, devlet yardımının geç ulaştığını dile getirdi.

 El Salvador ordusu mensupları Venezuela'ya giden bir uçağa biniyor (AFP)El Salvador ordusu mensupları Venezuela'ya giden bir uçağa biniyor (AFP)

La Guaira sakini Yamilith Jiménez, yedi katlı bir apartmanın enkazı altında kalan 19 yaşındaki oğlunun hâlâ kurtarılmayı beklediğini belirterek, "Oğlum beton blokların altında ve onu çıkaracak makine yok" dedi.

Can kaybı 10 bini aşabilir

Resmî tatil nedeniyle çok sayıda Venezuelalı deprem sırasında evindeydi. Şiddetli sarsıntıyla birlikte insanlar sokaklara kaçarken, merkez üssüne yakın Karabobo eyaletindeki Morón kasabasında çok sayıda ev yıkıldı, bölge su ve elektriksiz kaldı.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), modellemelere dayanarak can kaybının binlerle ifade edilebileceği ve 10 bini aşma ihtimalinin yüksek olduğu uyarısında bulundu.

Muhalefet liderlerinin de paylaştığı kayıp takip platformunda ise yerel saatle 19.00 itibarıyla 46 binden fazla kişi kayıp olarak listelendi.

Dünyadan destek mesajları

Pek çok ülke Venezuela'ya yardım sözü verirken, geçmişte Karakas yönetimiyle siyasi anlaşmazlık yaşayan ülkeler de destek açıklamalarında bulundu.

Delcy Rodríguez, uluslararası arama kurtarma ekiplerinin kısa süre içinde ülkeye ulaşmasını beklediklerini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere destek veren liderlere teşekkür etti.

 Ekvadorlu itfaiyeciler ve kurtarma ekipleri, kurtarma operasyonlarına yardımcı olmak üzere Venezuela'ya gitmeye hazırlanıyor (EPA).Ekvadorlu itfaiyeciler ve kurtarma ekipleri, kurtarma operasyonlarına yardımcı olmak üzere Venezuela'ya gitmeye hazırlanıyor (EPA).

Washington yönetimi de deprem yardımlarının ulaştırılabilmesi amacıyla yaptırımlarda geçici kolaylık sağlayarak, normal şartlarda yasak kapsamına giren insani yardım işlemlerine izin verdi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinatörü Tom Fletcher ise uluslararası kurtarma ekiplerinin çalışmalarını koordine ettiklerini belirterek, deprem öncesinde dahi 8 milyon kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğu Venezuela'da "çok büyük bir ortak çaba" gerektiğini ifade etti.



Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran için kapsamlı denetim çağrısı yaptı... Tahran'dan Hürmüz Boğazı uyarısı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran için kapsamlı denetim çağrısı yaptı... Tahran'dan Hürmüz Boğazı uyarısı
TT

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran için kapsamlı denetim çağrısı yaptı... Tahran'dan Hürmüz Boğazı uyarısı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran için kapsamlı denetim çağrısı yaptı... Tahran'dan Hürmüz Boğazı uyarısı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), cuma günü yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da yaşanan savaşın ardından İran'ın nükleer silah geliştirmediğinden emin olunabilmesi için ülkede "son derece kapsamlı bir doğrulama ve denetim sistemi" uygulanmasının gerekli olduğunu vurguladı.

İran'da ise Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin yalnızca Tahran'ın belirlediği deniz koridorları üzerinden mümkün olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, İran ile koordinasyon sağlanmadan ilan edilecek herhangi bir yeni deniz koridorunun "kabul edilemez olduğu ve deniz güvenliği açısından risk oluşturduğu" ifade edildi. Devrim Muhafızları ayrıca, bu şartlara uymayan gemilere karşı gerekli tedbirlerin alınacağını duyurdu.

Öte yandan Lübnan, perşembe günü bölgede gerilimin düşürülmesi ve istikrarın sağlanması yönündeki çabaların önündeki en önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.

Reuters'ın, İran müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İsrail güçlerinin Lübnan'dan çekilmesi, Tahran ile Washington arasında nihai bir anlaşmaya varılmasının temel şartlarından biri olarak görülüyor.

Buna karşılık İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail askerlerinin "gerekli olduğu sürece" Güney Lübnan'da kalacağını belirtti. Netanyahu ayrıca, İsrail ordusuna Lübnan'da operasyon yapma serbestisi tanıdığı talimatını verdiğini açıkladı.


Güney Lübnan’da İsrail’in hareket serbestisi azalırken Washington’daki görüşmeler sürüyor

Lübnan'ın güneyindeki bir mezarlıkta, İsrail askeri saldırıları sonucu tahrip olmuş mezar taşları arasında yürüyen bir Lübnanlı, (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki bir mezarlıkta, İsrail askeri saldırıları sonucu tahrip olmuş mezar taşları arasında yürüyen bir Lübnanlı, (AFP)
TT

Güney Lübnan’da İsrail’in hareket serbestisi azalırken Washington’daki görüşmeler sürüyor

Lübnan'ın güneyindeki bir mezarlıkta, İsrail askeri saldırıları sonucu tahrip olmuş mezar taşları arasında yürüyen bir Lübnanlı, (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki bir mezarlıkta, İsrail askeri saldırıları sonucu tahrip olmuş mezar taşları arasında yürüyen bir Lübnanlı, (AFP)

İsrail’in Güney Lübnan’daki hareket serbestisinin, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana en düşük seviyeye gerilediği bildirildi. Söz konusu ateşkesin, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yürütülen müzakerelerin etkisiyle şekillendiği ifade ediliyor.

Buna rağmen İsrail ordusunun, “güvenlik gerekçeleri” ile sınırlı operasyonlarını sürdürdüğü belirtilirken, Hizbullah ise şu ana kadar ateşkese bağlı kaldığını, ancak ihlalleri yakından izlediğini açıkladı.

Öte yandan Washington’da devam eden Lübnan–İsrail görüşmelerinde temkinli ancak olumlu bir hava olduğu, buna karşın İsrail’in işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilme mekanizması konusunda anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordusunun “güvenlik bölgesi” olarak tanımladığı alanlardan mevcut aşamada çekilmeyeceğini ve askeri varlığın güvenlik ihtiyaçlarına bağlı olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirterek, tarafların “niyet beyanı” niteliğinde bir anlaşmaya yaklaşmış olabileceğini, ancak nihai sonuç için daha fazla zaman ve çalışma gerektiğini ifade etti.


Vance: İran’la yapılan İsviçre görüşmeleri doğrudan iletişim kanalı oluşturdu

Vance, İsviçre'de İran'la müzakerelerin sona ermesinin ardından Washington'a dönmeden önce medyaya konuşurken, (Reuters)
Vance, İsviçre'de İran'la müzakerelerin sona ermesinin ardından Washington'a dönmeden önce medyaya konuşurken, (Reuters)
TT

Vance: İran’la yapılan İsviçre görüşmeleri doğrudan iletişim kanalı oluşturdu

Vance, İsviçre'de İran'la müzakerelerin sona ermesinin ardından Washington'a dönmeden önce medyaya konuşurken, (Reuters)
Vance, İsviçre'de İran'la müzakerelerin sona ermesinin ardından Washington'a dönmeden önce medyaya konuşurken, (Reuters)

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İsviçre’de İran ile yapılan barış görüşmelerinin iki ülke arasında doğrudan bir iletişim kanalının kurulmasıyla sonuçlandığını açıkladı.

İngiltere merkezli muhafazakâr yayın organı UnHerd’e verdiği ve İsviçre dönüşünde kaydedilen ancak dün yayımlanan röportajda Vance, müzakerelerin temel hedeflerinden birinin İran tarafıyla doğrudan bir “iletişim hattı” oluşturmak olduğunu söyledi.

Vance, İranlıların bu kapsamda İran Devrim Muhafızları temsilcilerinden birinin Doha’ya gönderilerek ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yetkilisiyle görüşmesinin planlandığını belirtti. Bu kanalın, iki taraf arasındaki krizlerin çözümünde kullanılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Vance, bu mekanizmanın müzakerelerin somut kazanımlarından biri olduğunu ve ABD ile İran arasındaki gerilimi azaltabilecek önemli bir adım olabileceğini söyledi.

Ayrıca İran ile yaşanan çatışmaların yönetiminin en karmaşık siyasi sınamalardan biri olduğunu belirten Vance, diplomatik sürecin askeri gerilimi azaltma ve anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözme fırsatı sunduğunu vurguladı.

İsviçre görüşmeleri ve müzakere süreci

İsviçre’nin Burgenshtock kentinde yapılan ilk tur görüşmelerin ardından tarafların teknik müzakerelere hazırlandığı, bu sürecin haziran ayı sonunda yeniden başlayacağı bildirildi.

İran, yaptırımların kaldırılması, nükleer program, ekonomik yeniden yapılanma ve denetim mekanizmaları için dört ayrı çalışma grubu kurulduğunu açıklarken, ABD ise bir sonraki turun çerçeve ilkelerin uygulanabilir anlaşmalara dönüştürülmesine odaklanacağını belirtti.

Hürmüz ve bölgesel gerilimler

Hürmüz Boğazı, nükleer program denetimleri, dondurulmuş İran varlıkları ve deniz taşımacılığı gibi başlıkların anlaşmanın en tartışmalı alanları olduğu ifade ediliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Körfez turu sırasında yaptığı açıklamalarda, Hürmüz Boğazı’ndan geçişe yönelik herhangi bir ücretlendirmeyi kabul etmeyeceklerini ve nihai anlaşmanın “doğrulanabilir ve uygulanabilir” olması gerektiğini vurgulamıştı.

Buna karşılık Tahran; Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer düzenlemeleri, serbest bırakılan varlıkların kullanım mekanizmaları ve nükleer programın geleceği gibi konuların ancak nihai anlaşma çerçevesinde netleşeceğini savunuyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İran makamları ayrıca, İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyinden çekilmesi de dahil olmak üzere Lübnan dosyasının, önümüzdeki müzakerelerde güvence altına almaya çalıştıkları mutabakatların bir parçası olmayı sürdürdüğünü vurguluyor.