35 yıllık dostluğa Epstein gölgesi düştü

Warren Buffett, Bill Gates'in 2021'de boşandığı üç çocuğunun annesi Melinda French Gates'le birlikte kurduğu vakfa dışarıdan en fazla bağış yapan kişi konumunda (AP)
Warren Buffett, Bill Gates'in 2021'de boşandığı üç çocuğunun annesi Melinda French Gates'le birlikte kurduğu vakfa dışarıdan en fazla bağış yapan kişi konumunda (AP)
TT

35 yıllık dostluğa Epstein gölgesi düştü

Warren Buffett, Bill Gates'in 2021'de boşandığı üç çocuğunun annesi Melinda French Gates'le birlikte kurduğu vakfa dışarıdan en fazla bağış yapan kişi konumunda (AP)
Warren Buffett, Bill Gates'in 2021'de boşandığı üç çocuğunun annesi Melinda French Gates'le birlikte kurduğu vakfa dışarıdan en fazla bağış yapan kişi konumunda (AP)

Her senenin ortasında Gates Vakfı'na milyarlarca dolarlık bağış yapan Warren Buffett bu sene bu hamleyi geciktirerek dikkat çekti. 

Wall Street Journal (WSJ), reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'le vakfın kurucularından Bill Gates'in ilişkisine dair Gates Vakfı'nın başlattığı incelemenin sonuçlarının beklendiğini bildiriyor. 

Yeni menenjit ve sıtma aşılarının geliştirilmesi ve ilaca dirençli tüberküloz için yeni bir tedavinin bulunmasına katkıları ve kadın sağlığına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken vakıf, denetlenmek için hukuk şirketi WilmerHale'ı görevlendirmişti. Bu incelemenin sonuçlarının bu yaz açıklanması bekleniyor. 

WSJ'nin Buffett'ın çevresinden aldığı bilgilere göre, ünlü milyarder bağış kararını geleneksel hale getirdiği Şükran Günü mektubunu 26 Kasım'da yayımlayana kadar bekletebilir.

Berkshire Hathaway yatırım şirketinin CEO'luğunu önceki aylarda bırakan 95 yaşındaki milyarder, son 20 yılda Gates Vakfı'na 48 milyar dolarlık bağış yaptı. İkilinin 1991'den beri dost olduğu biliniyor. Buffett, martta verdiği bir röportajda Epstein dosyaları yayımlandığından beri Bill Gates'le konuşmadığını açıklamıştı. 

ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili milyonlarca dosyayı ocak ayında yayımlarken 70 yaşındaki Bill Gates ve bazı vakıf yöneticilerinin adı da görülmüştü.

Epstein'in taslak halinde kendi e-posta adresinde tuttuğu yazışmalardan birinde şu ifadeler yer alıyor: 

Yaraya tuz basmak için siz, benden, cinsel yolla bulaşan hastalığınızla ilgili e-postaları, Melinda'ya gizlice verebileceğiniz antibiyotikleri sağlamamı istediğinizi ve penisinizi tarif ettiğiniz e-postaları silmemi rica ediyorsunuz.

Ancak Gates'e herhangi bir dava açılmadı. 

ABD Temsilciler Meclisi Denetleme Komitesi'ne önceki haftalarda kapalı kapılar ardında ifade veren Gates, Epstein'in kendisine evlilik dışı ilişkileri üzerinden şantaj yapmaya çalıştığını belirtmişti. 

Epstein'le 2011'de tanıştığını ve bağış konusunda görüşmeler yaptığını ancak ilişkisini 2014'te bitirdiğini anlatan Gates, onun suç teşkil eden herhangi bir eylemine şahit olmadığını söyleyerek, "Adasına, çiftliğine ya da Florida'daki evine hiçbir zaman gitmedim. Kimseyi mağdur etmedim. Kendisi benimle kişisel bir ilişki kurmaya çalışmış olabilir ancak ben hiçbir zaman böyle bir şeye ilgi duymadım ve karşılık vermedim" ifadelerini kullanmıştı.

18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklandıktan sonra nakledildiği New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.

Epstein'in iş ortağı ve eski sevgilisi Ghislaine Maxwell de kız çocuklarının fuhuş ağına katılmasını sağladığı gerekçesiyle Aralık 2021'de suçlu bulunmuş, Haziran 2022'de de 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Şimdiye dek açıklanan dava dosyalarında Birleşik Krallık'ta prenslikten azledilen Andrew, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz, sinemacı Woody Allen ve filozof Noam Chomsky gibi ünlü isimler yer almıştı.

Independent Türkçe, WSJ, Reuters



ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
TT

ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarında ülkenin en önemli tarihi ve kültürel miras alanları da zarar gördü.

Reuters’ın ateşkes öncesinde İran’da yaptığı saha incelemelerine göre bombardımanlarda en az 11 tarihi yapıda hasar meydana geldi.

UNESCO korumasındaki birçok alan da patlamaların şok dalgalarından zarar gördü.

Ajansın muhabirleri, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı ve Çehel Sütun Sarayı'nın yanı sıra Tahran'daki tarihi sarayları ziyaret ederek hasarı yerinde inceledi.

Uzmanlar ayrıca UNESCO listesindeki Trans-İran Demiryolu, İsfahan Ulu Camii ve yaklaşık 1800 yıllık Felakül Eflak Kalesi'nde de hasar oluştuğunu doğruladı.

İranlı yetkililerin ilk değerlendirmelerine göre İsfahan’da Sefeviler döneminden kalma Ali Kapu Sarayı'nda pencere ve kapılardaki camların yüzde 70'ten fazlası kırıldı, bazı bölümlerde sıvalar döküldü. Şah Camii'nde ise duvarlarda çatlaklar oluştu ve mavi çiniler parçalandı.

Tahran'daki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Gülistan Sarayı da ABD ve İsrail'in bölgedeki bombardımanında zarar gördü. Haberde, saraydaki aynaların ve pencerelerin kırıldığı aktarılıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters’a konuşan, yaklaşık 30 yıldır sarayda çalışan bir arkeolog, saldırı sonrası gördüğü manzara karşısında "şoke olduğunu, donup kaldığını" söylüyor. Görevli, görünmeyen yapısal hasarlardan endişe duyduklarını ve bazı tavanların çökme riski taşıdığını ifade ediyor.

200'den fazla akademisyen, arkeolog ve uzmanın nisanda imzaladığı bildirgede, ABD ve İsrail'in bombardımanlarının İran'daki kültürel bölgelere "geri dönülmez zararlar verdiği" ifade edilmişti.

UNESCO henüz sahada inceleme yapmasa da uydu görüntülerini analiz ederek savaşta en az 7 kültürel alanda hasar oluştuğunu açıkladı. Ayrıca kurum, savaş öncesinde veya sırasında kendisine danışılmadığını bildirdi. Diğer yandan koruma altındaki alanların koordinatlarının çatışmanın tüm taraflarıyla paylaşıldığı ifade edilerek uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapıldı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsfahan'da UNESCO korumasındaki Çehel Sütun Sarayı'nın hemen yanındaki valilik binasının hedef alındığını doğruladı. Ancak yalnızca askeri hedeflerin vurulduğunu, uluslararası hukukun çiğnenmediğini savundu. Beyaz Saray da operasyonun balistik füze kapasitesi ve askeri altyapıya yönelik olduğunu, sivillerin kasıtlı şekilde hedef alınmadığını öne sürdü.

Independent Türkçe, Reuters, The Art Newspaper


Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
TT

Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)

Çin, nükleer füzyon reaktörü için dünyanın en büyük süperiletken mıknatısının testlerini başarıyla tamamladı.

Güneş'te yaşanan doğal süreci taklit eden nükleer füzyon, temiz ve sınırsız enerji vaadi nedeniyle pek çok ülkenin hayata geçirmeye çalıştığı bir teknoloji.

Alanın öncülerinden Çin'in Kapsamlı Füzyon Teknolojisi Araştırma Tesisi (CRAFT) projesi de simit şeklindeki reaktörüniçinde, 100 milyon derecenin üzerindeki sıcaklıklarda hapsedilmiş “minyatür bir Güneş” oluşturmayı amaçlıyor.

Bu tür reaktörlerde mıknatıslarla yaratılan manyetik alan, hapsolmuş plazma milyonlarca dereceye ulaştığında reaktör duvarlarının erimesini önlüyor.

Manyetik alan, yüklü parçacıkları önceden belirlenmiş rotalar boyunca yönlendirerek onları reaktörün duvarlarından uzak tutan bir yola benzetiliyor.

Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Plazma Fiziği Enstitüsü, CRAFT projesi için iki kritik süperiletken sistem geliştirdi: manyetik kafes görevi gören toroidal alanlı bir mıknatıs ve ateşleyici görevi gören merkezi bir solenoid. Toroidal alanlı mıknatıs, füzyon reaktörlerinde plazmayı sınırlamak için kullanılan halka şeklindeki yapıyı ifade ediyor. Merkezi solenoid ise plazmada elektrik akımı oluşturarak füzyon tepkimelerini başlatmak için gereken ilk ısınmayı sağlayan devasa bir elektromıknatıstır.

Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'ya göre hem mıknatıs hem de ateşleyicinin bütün performans testleri başarıyla tamamlandı.

Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinin plazmayı uzun süre yüksek sıcaklıklarda muhafaza etme konusunda yaşadığı engeli aşmada kritik bir adıma işaret ediyor.

Araştırmacılar, 21 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde, 3,3 metre yüksekliğinde ve 582 ton ağırlığındaki mıknatısın dünyanın en büyüğü olduğunu söylüyor.

Mıknatısın, Fransa'daki Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör'deki (ITER) muadiline göre 1,3 kat daha büyük hacme ve üç kat daha fazla enerji depolama kapasitesine sahip olduğu bildiriliyor.

Xinhua, ateşleyici testlerinin de olumlu geçtiğini ve muadillerini geride bıraktığını aktarıyor.

Plazma Fiziği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Qin Jinggang şu ifadeleri kullanıyor: 

Reaktördeki herhangi bir mıknatıstan daha karmaşık koşullar altında çalışan merkezi solenoid mıknatısın performansı, bir füzyon cihazının başarılı bir şekilde ateşlenip istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesini doğrudan belirliyor.

Xinhua'ya göre bütün kritik teknolojilerin ülke içinde geliştirilmesi, Çin'in yerli ürünlerle süperiletken bileşenler üretme yeteneğinin arttığı anlamına geliyor.

Bilim insanları, en nihayetinde reaktörün birlikte çalışan birden fazla toroidal alan bobini kullanacağını söylüyor. Enstitünün araştırmacılarından Wu Yu, "Bu bobinlerden 16 tanesi bir araya getirilerek tam manyetik alanı oluşturacak ve her biri 100 kiloamper taşıyarak merkezde 6,5 tesla üretecek" diyor.

Araştırmacılar mevcut mıknatısın 46,5 kiloamperlik akım için tasarlandığını ancak 60 kiloamperlik testlerden başarıyla geçtiğini belirtiyor.

Bu, Çin'in 2006'dan beri çalışan Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörünün 6 katı kapasiteye denk geliyor.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, SCMP, Xinhua


Venezuela’da depremzedeler hükümete tepkili: Her şey kaos içinde

Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
TT

Venezuela’da depremzedeler hükümete tepkili: Her şey kaos içinde

Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)

Venezuela'daki depremin ardından enkaz altındaki yakınlarını arayanlar, kurtarma çalışmalarındaki gecikme nedeniyle hükümete tepkili.

En ağır yıkımın yaşandığı kıyı kenti La Guaira'da çöken bir apartmandan sağ kurtulan Miguel Oscar Nunez, oğlunun enkaz altında hâlâ hayatta olabileceğini söylüyor. BBC'nin irtibata geçtiği Nunez, şöyle devam ediyor:

Oğlum, diğer yüzlerce kişi gibi enkazın altında mahsur kaldı. Ancak onları kurtarmak için yetkililerden acilen daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Deprem onu öldürmemiş olabilir ama yetkililerin ihmali yüzünden hayatını kaybetmesi durumunda ne olacağını bir düşünün.

Eşi ve 16 yaşındaki kızı enkaz altında kalan Kevin Montilla da ilk saatlerde yalnızca mahalle sakinlerinin yardım ettiğini, arama kurtarma ekiplerinin geç kaldığını belirtiyor.

Reuters'ın görüştüğü 33 yaşındaki Keily Ibarra da "Enkazın temizlenmesini ve durumun netleşmesini bekliyoruz. Hükümet üzerine düşeni yapmalı" diyor.

Enkaz altında kalan 6 yakınını bulmaya çalışan Janett Noriega, "Her şey tam bir kaos içinde, hiçbir planlama yok" ifadelerini kullanıyor.

ABD'nin ocak ayında baskın düzenleyerek Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından geçici olarak ülkenin liderliğini üstlenen Delcy Rodriguez üzerindeki baskı da artıyor.

Beyaz Saray yönetimi, 150 milyon dolarlık yardım taahhüdünü 300 milyon dolara yükseltirken, ABD'li arama kurtarma ekipleri de Venezuela'daki çalışmalarını sürdürüyor. ABD'den yaklaşık 300 kişilik 4 ekip gönderildi, gruplarda özel ekipmanlar ve arama köpekleri de var.

Diğer yandan Wall Street Journal'ın analizinde, Donald Trump yönetiminin bu yardımları Rodriguez hükümeti üzerindeki etkisini güçlendirmek için kullanabileceğini yazıyor.  

ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yabancı ülkelere yardımdan sorumlu üst düzey yetkililerden Jeremy Lewin, pazartesi günkü açıklamasında "Bu arama kurtarma çalışmalarını asıl yönlendiren ABD'dir. İş bitene kadar buradan ayrılmayacağız" dedi.

Venezuelalı muhalif aktivist Marina Corina Machado da yardım çalışmalarına destek için ülkesine dönmesinin engellendiğini öne sürdü. Maduro yönetimine karşı açıklamalarıyla bilinen Nobel Barış Ödülü sahibi Machado, Rodriguez hükümetinin Panama'dan ülkeye girişini engellediğini savundu.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

USGS, ülkenin Yaracuy eyaletine bağlı Yumare'nin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe'nin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini açıklamıştı.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 1719'a yükselirken, 5 binden fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Reuters