Kiev'de füze saldırısı uyarısının ardından art arda patlamalar meydana geldi

Zaporijya'da Rus hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (Reuters)
Zaporijya'da Rus hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (Reuters)
TT

Kiev'de füze saldırısı uyarısının ardından art arda patlamalar meydana geldi

Zaporijya'da Rus hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (Reuters)
Zaporijya'da Rus hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (Reuters)

Ukrayna'nın başkenti Kiev'in merkez ve doğu kesimlerinde bugün erken saatlerde art arda patlama sesleri duyuldu. Olay, Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin çok sayıda füzenin Kiev'e yaklaştığı yönünde uyarıda bulunmasının ardından meydana geldi.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko Telegram hesabından yaptığı açıklamada, "Kiev balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınıyor. Patlama sesleri kentin her yerinden duyuluyor" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlamasının üzerinden dört yılı aşkın süre geçmesine rağmen başkent Kiev düzenli olarak hava saldırılarının hedefi olmaya devam ediyor. Dün akşam da kentte bir patlama meydana gelirken, olay yerinde yoğun duman ve alevler görüldü. İtfaiye ve sağlık ekipleri kısa sürede bölgeye sevk edildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise dün yaptığı açıklamada, istihbarat raporlarının Rusya'nın "büyük çaplı bir saldırı" hazırlığında olduğunu göstermesi üzerine Dublin ziyaretini yarıda keserek ülkesine döneceğini duyurdu.

Basın toplantısında konuşan Zelenskiy, "Halkımızı son derece dikkatli olmaya, kendilerini, çocuklarını ve ailelerini korumaya ve sığınaklara gitmeye çağırıyorum" dedi.

Zelenskiy ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "Ukrayna'ya yönelik bu büyük saldırıyı uzun süredir hazırladığını" öne sürdü.

Öte yandan, ABD'nin yürüttüğü barış girişimleri, Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşadığı en büyük çatışmayı sona erdirmeye yönelik arabuluculuk çabalarında şu ana kadar sonuç vermedi.



Panama, çete liderlerini izole edecek yüksek güvenlikli hapishane inşa edecek

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
TT

Panama, çete liderlerini izole edecek yüksek güvenlikli hapishane inşa edecek

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino, dün çete liderlerini izole etmek amacıyla yüksek güvenlikli bir hapishane inşa edileceğini açıkladı. Projenin, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele tarafından uygulanan modele benzer olacağı belirtildi.

Latin Amerika’daki birçok ülke, Bukele’nin “çetelere karşı savaş” kapsamında 2022’den beri yaklaşık 92 bin kişiyi gözaltına aldığı sert cezaevi politikasını örnek almaya çalışıyor.

El Salvador’daki güvenlik politikasına doğrudan atıfta bulunmayan Mulino, cezaevlerinde hükümlülerin suç faaliyetlerini hücrelerinden yönetmelerini engellemek amacıyla ceza sisteminin sıkılaştırılacağını vurguladı.

Mulino, parlamentoda yaptığı açıklamada, “Yüksek güvenlikli bir hapishane inşa edeceğiz ve çete liderlerini tamamen izole ederek ceza sistemini daha da sertleştireceğiz” dedi.

Açıklama, ülkede kamuoyunu sarsan şiddet olaylarının yaşandığı bir dönemde geldi. Son dönemde, bir suikast girişiminde hedef alınan babasına yönelik saldırıda 10 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi ve yaklaşık bir ay önce 200’e yakın mahkûmun kaçması, bunların büyük bölümünün daha sonra yeniden yakalanması ülkede endişe yarattı.

Mulino ayrıca, “Şehirlerimizde gasp, cinayet, hırsızlık ve uyuşturucu ticaretini sürdüren çete üyelerine göz yummaktansa, hapishanelerin aşırı dolu olmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Ekvador ve Kosta Rika da El Salvador’daki “Terörizm Tutuklama Merkezi”nden esinlenerek yüksek güvenlikli hapishaneler inşa etmeye başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu merkezde mahkûmlar, son derece sert bir disiplin altında koğuşlarda kalabalık şekilde tutuluyor.


Manş Denizi üzerinden Britanya'ya gelen göçmen sayısında önemli azalma

Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
TT

Manş Denizi üzerinden Britanya'ya gelen göçmen sayısında önemli azalma

Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)

İngiltere İçişleri Bakanlığının dün yayımladığı verilere göre, 2026 yılının ilk yarısında Manş Denizi’ni geçerek Birleşik Krallık’a ulaşan göçmen sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 azaldı.

Verilere göre 1 Ocak–30 Haziran 2026 tarihleri arasında yaklaşık 11 bin 884 göçmen, çoğu bakımsız küçük teknelerle İngiliz kıyılarına ulaştı. Bu sayı, 2025’in aynı döneminde kaydedilen 19 bin 982 kişiyle karşılaştırıldığında belirgin bir düşüşe işaret ediyor.

Bu gerileme, iki yıl önce iktidara gelen İşçi Partisi hükümeti için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak parti, son aylarda yapılan ulusal anketlerde, göç karşıtı Reform UK Partisi ve lideri Nigel Farage’ın gerisinde kalmış durumda.

Başbakan Keir Starmer, göçmen kaçakçılığı şebekelerini “çökertme” sözü vermiş olsa da 2025 yılı 2018’den bu yana Manş üzerinden en yüksek ikinci düzensiz göç rakamının kaydedildiği yıl oldu.

Starmer’ın yaklaşık on gün önce istifa ettiği ve yerine Manchester Büyükşehir Belediye eski Başkanı ve İşçi Partili Andy Burnham’ın geçmesinin beklendiği bildirildi.

Hükümet, göç ve iltica sisteminde reform öngören bir yasa tasarısını salı günü parlamentoya sundu. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından sunulan tasarının, göçü azaltmayı ve sınır dışı işlemlerini hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

Londra ayrıca Almanya ve Irak gibi ülkelerle iş birliği anlaşmaları imzaladı. Almanya, göçmen kaçakçılarının kullandığı bot parçalarının depolandığı tesislerde denetimleri sıkılaştırma sözü verirken, Irak ise düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesine yönelik iş birliğini kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İngiltere nisan ayında Fransa ile üç yıllık bir anlaşma imzaladı ve Manş kıyılarından kalkan botların engellenmesi için devriye faaliyetlerini finanse etmek üzere 662 milyon sterlin (771 milyon euro) ödeme yapmayı kabul etti.

Ayrıca 2026’nın ilk yarısındaki göçmen sayısının, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 12 daha düşük olduğu (13 bin 489 kişi) ve o dönemde iktidarda Muhafazakâr Parti hükümetinin bulunduğu da belirtildi.


Alman savcılar, Kuzey Akım petrol boru hattı bombalamasıyla ilgili şüpheliye resmen suçlama yöneltti

Polis, şüpheli Serhiy Kuznetsov'u Alman Federal Savcısı ile yapılan duruşmanın ardından helikoptere bindirirken eşlik etti (Reuters)
Polis, şüpheli Serhiy Kuznetsov'u Alman Federal Savcısı ile yapılan duruşmanın ardından helikoptere bindirirken eşlik etti (Reuters)
TT

Alman savcılar, Kuzey Akım petrol boru hattı bombalamasıyla ilgili şüpheliye resmen suçlama yöneltti

Polis, şüpheli Serhiy Kuznetsov'u Alman Federal Savcısı ile yapılan duruşmanın ardından helikoptere bindirirken eşlik etti (Reuters)
Polis, şüpheli Serhiy Kuznetsov'u Alman Federal Savcısı ile yapılan duruşmanın ardından helikoptere bindirirken eşlik etti (Reuters)

Alman savcılar dün, 2022 yılında Rusya ile Avrupa’yı bağlayan “Kuzey Akım” (Nord Stream) doğalgaz boru hattına yönelik sabotajla ilgili olarak bir şüpheli hakkında resmi suçlamalarda bulunulduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Federal savcılar, patlamaya ilişkin olarak şüpheliye suçlamaların yöneltildiğini doğruladı. Alman basını ise şüphelinin Ukrayna vatandaşı ve saldırıyı gerçekleştiren ekibin lideri olduğunun düşünüldüğünü belirtti.

Açıklamada, söz konusu kişinin 2025 yazında İtalya’da gözaltına alındığı ve ardından kasım ayında Almanya’ya iade edildiği, o dönemde ise “Sergiy Kuznetsov” adıyla bilindiği belirtildi.

Savunma avukatları, müvekkillerinin “enerjiye ilişkin sivil altyapılara saldırı düzenlemek, patlayıcı kullanarak patlamalara neden olmak ve tesisleri tahrip etmek” ile suçlandığını açıkladı.

Medyada yer alan haberlere göre soruşturmacılar Kuznetsov’un saldırıda kullanılan yatın kaptanlığını yaptığını değerlendiriyor.

Şüphelinin şu anda Hamburg’da gözaltında tutulduğu ve yargılanacağı bildirildi.

Alman makamları, toplanan delilleri “ezici” olarak nitelendirirken, şüphelinin İtalya’da gözaltındayken akrabaları ve tanıdıklarıyla yaptığı telefon görüşmeleri sırasında kendisini ele verdiğini iddia etti.

Savcılığa göre Kuznetsov, saldırının gerçekleştirilmesi için Almanya’nın Rostock kentinden kalkan yatı kiralamak üzere sahte kimlik belgeleri kullandı.

Alman kamu yayıncısı ARD, soruşturmacıların yat üzerinde askeri patlayıcı izlerine rastladığını ve olayla bağlantılı yedi şüphelinin tespit edildiğini, bunlardan birinin saldırıdan sonra Rusya’ya karşı çatışmalarda öldüğünü bildirdi.

Geçtiğimiz yıl Polonya’daki bir mahkeme, aynı davada Almanya’nın talep ettiği başka bir Ukraynalı şüphelinin iadesini reddetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise hükümetinin boru hattını havaya uçurmaya yönelik herhangi bir plandan haberdar olmadığını açıklamıştı.