İsyancı grupların düzenlediği koordineli saldırılar, Mali’de güvenlik sorunlarını daha da derinleştirirken, uzman ve analistler çatışma haritasının ‘tehlikeli bir eşiğe’ sürüklendiğini değerlendiriyor. Uzmanlar, tarafların kısa vadede yeni stratejik bölgeler ele geçirmesinin veya kaybettiği alanları geri almasının zor göründüğünü, buna karşılık yönetimi yıpratmayı hedefleyen ani ve yoğun saldırıların süreceğini öngörüyor.
Geçtiğimiz nisan ayında düzenlenen geniş çaplı saldırıların ve Savunma Bakanı Sadio Camara’nın Kati kentindeki evinde öldürülmesinin ardından, El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin ile Azavad Kurtuluş Cephesi bünyesindeki Tuareg ayrılıkçıları hafta başında yeni saldırılar düzenledi. Saldırılar, ülkenin kuzey ve orta kesimlerindeki önemli kentlerin yanı sıra başkent Bamako’nun yaklaşık 70 kilometre güneyinde bulunan Mali’nin en büyük cezaevlerinden birini de hedef aldı.
Azavad Kurtuluş Cephesi bünyesindeki Tuareg isyancıları cumartesi günü, ülkenin kuzeydoğusundaki Kidal bölgesinde yer alan Anfis kasabasına girdiklerini ve buradaki bazı noktaları kontrol altına aldıklarını duyurdu. Ancak kasabanın bir kilometreden daha kısa mesafede batısında bulunan askerî üs halen düşmedi.
Sahadaki kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, söz konusu üste Mali ordusunun yanı sıra Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Afrika Kolordusu unsurları da konuşlanmış durumda.
Anfis ile Aguelhok, Kidal bölgesinde Mali ordusunun varlığını sürdürdüğü son iki nokta olarak öne çıkıyor. Bölgede 25 ve 26 Nisan’da düzenlenen saldırıların ardından Kidal kenti Azavad Kurtuluş Cephesi güçlerinin kontrolüne geçmişti.
En yakın müttefik
2020 ve 2021 yıllarında art arda gerçekleşen iki askerî darbenin ardından Mali, ülkeyi yöneten askerî yönetimin kontrolü altında bulunuyor. Askerî yönetim, ülkenin güvenliğini yeniden sağlamayı ve toprak bütünlüğünü korumayı taahhüt ediyor.
General Assimi Goita liderliğindeki askerî konsey ise eski sömürge gücü Fransa’ya sırtını çevirerek en yakın müttefiki haline gelen Rusya’ya yöneldi. Bamako yönetimi, Moskova ile enerji, savunma ve eğitim başta olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğini sürdürüyor.

Ancak Fransa ve genel olarak Batı ekseninden uzaklaşarak Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi, Mali’yi onlarca yıldır süregelen güvenlik sorunlarından uzaklaştırmaya yetmiş görünmüyor.
Moritanyalı yazar ve siyaset analisti Ubeyd İmiycen, ülkenin kuzeyindeki durumun ‘karmaşık ve belirsiz’ olduğunu belirterek, bu bölgelerin Azavad hareketleri ile radikal İslamcı gruplar tarafından kendi siyasi ve etnik nüfuz alanlarının bir parçası olarak görüldüğünü söyledi.
Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan İmiycen, Rusya’nın bugün Mali’nin en önemli ortağı olduğunu, buna karşın Ukrayna’nın isyancı gruplara silah, eğitim ve sahada destek sağladığı yönünde yaygın iddiaların bulunduğunu ifade etti. İmiycen, “Bu tablo Mali’yi, Avrupalılar ve ABD tarafından desteklenen bölgesel güçlerle Batı karşıtı kamplarca desteklenen diğer bölgesel aktörler arasında sert bir güç mücadelesinin sahasına dönüştürdü” dedi.
Afrika meseleleri uzmanı Mahfuz Veled es-Salik ise son saldırıların çatışmanın seyrini köklü biçimde değiştirmediğini belirtti. Veled es-Salik, “Mevcut çatışma haritası önceki dönemden çok farklı değil. Son gelişmeler, bir bakıma nisan ayında düzenlenen saldırıların devamı niteliğinde. Ancak bu kez saldırılar daha düşük yoğunlukta gerçekleşti ve Bamako’daki merkezi yönetim üzerinde kayda değer bir etki oluşturmadı” değerlendirmesinde bulundu.
Saldırıların ülkenin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyindeki Mali ordusuna ait noktaları hedef aldığını ifade eden Veled es-Salik, “Ancak bu saldırılar belirleyici sonuçlar doğurabilecek ölçüde güçlü değildi. Ayrıca mevcut göstergeler, saldırıların daha geniş bir alana yayılacağına ve büyük sonuçlar doğuracağına da işaret etmiyor” dedi.
Veled es-Salik, “Taraflardan biri kontrolünü daha da güçlendirmeye ve yeni alanlar ele geçirmeye çalışırken, diğer taraf bu bölgeleri geri almaya uğraşıyor. Ancak şu ana kadar taraflardan hiçbirinin diğeri karşısında belirgin bir üstünlük sağladığı söylenemez” ifadelerini kullandı.
Afrika’dan destek çağrısı
Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf, pazar günü yayımladığı açıklamada, Mali’nin kuzeyi, orta ve güney kesimlerindeki çeşitli bölgeleri hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadı. Yusuf, AB’nin saldırılar karşısında Mali halkı ve yönetimiyle tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
Yusuf, söz konusu saldırıların, ‘terörizm ve şiddet yanlısı aşırılığın Mali, Sahel bölgesi ve Afrika kıtasının tamamı için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini bir kez daha hatırlattığını’ belirtti. Barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla ortak çabaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yusuf, uluslararası insancıl hukuka tam bağlılık gösterilmesi ve sivillerin korunmasına sürekli öncelik verilmesi çağrısında bulundu.
Afrika’dan gelen çağrılara rağmen Veled es-Salik, mevcut askerî yönetim altında Mali’nin uluslararası veya bölgesel bir askerî gücün konuşlandırılmasını kabul etmesini beklemediğini söyledi. Veled es-Salik, “Aksi olsaydı Mali, önce Fransız ve Avrupa kuvvetlerini, ardından da Birleşmiş Milletler (BM) güçlerini ülkeden çıkarmazdı. Mali bugün Rusya’nın önceki yapılanması Wagner ve onun yerini alan Rus Afrika Kolordusu ile ittifak halinde” değerlendirmesinde bulundu.
Veled es-Salik, yakın vadede saldırıların başkent Bamako’nun düşmesine yol açacağı yönündeki ihtimali de düşük gördüğünü belirterek, silahlı grupların en güçlü olduğu 2012 ve 2013 yıllarında dahi tehdidin başkente kadar ulaşmadığını hatırlattı.
Silahlı grupların bundan sonraki süreçte de vur-kaç taktiğini sürdüreceğini öngören Veled es-Salik, “Bu gruplar saldırı düzenledikten sonra geri çekilecek, bir süre sonra yeniden toparlanarak yeni baskınlar gerçekleştirecek. Mevcut strateji ve izledikleri yöntem dikkate alındığında, en azından şimdilik başkent Bamako’nun doğrudan tehdit altında olduğunu söylemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.



