Mali’deki çatışma haritası nereye doğru gidiyor?

Analistler, yetkilileri yıpratacak ‘ani saldırıların’ devam edeceğini öngörüyor

Mali ordusu askerleri, ülkenin güneyinde aşırıcı grupların bulunduğu bölgelerin yakınında devriye geziyor. (Reuters)
Mali ordusu askerleri, ülkenin güneyinde aşırıcı grupların bulunduğu bölgelerin yakınında devriye geziyor. (Reuters)
TT

Mali’deki çatışma haritası nereye doğru gidiyor?

Mali ordusu askerleri, ülkenin güneyinde aşırıcı grupların bulunduğu bölgelerin yakınında devriye geziyor. (Reuters)
Mali ordusu askerleri, ülkenin güneyinde aşırıcı grupların bulunduğu bölgelerin yakınında devriye geziyor. (Reuters)

İsyancı grupların düzenlediği koordineli saldırılar, Mali’de güvenlik sorunlarını daha da derinleştirirken, uzman ve analistler çatışma haritasının ‘tehlikeli bir eşiğe’ sürüklendiğini değerlendiriyor. Uzmanlar, tarafların kısa vadede yeni stratejik bölgeler ele geçirmesinin veya kaybettiği alanları geri almasının zor göründüğünü, buna karşılık yönetimi yıpratmayı hedefleyen ani ve yoğun saldırıların süreceğini öngörüyor.

Geçtiğimiz nisan ayında düzenlenen geniş çaplı saldırıların ve Savunma Bakanı Sadio Camara’nın Kati kentindeki evinde öldürülmesinin ardından, El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin ile Azavad Kurtuluş Cephesi bünyesindeki Tuareg ayrılıkçıları hafta başında yeni saldırılar düzenledi. Saldırılar, ülkenin kuzey ve orta kesimlerindeki önemli kentlerin yanı sıra başkent Bamako’nun yaklaşık 70 kilometre güneyinde bulunan Mali’nin en büyük cezaevlerinden birini de hedef aldı.

Azavad Kurtuluş Cephesi bünyesindeki Tuareg isyancıları cumartesi günü, ülkenin kuzeydoğusundaki Kidal bölgesinde yer alan Anfis kasabasına girdiklerini ve buradaki bazı noktaları kontrol altına aldıklarını duyurdu. Ancak kasabanın bir kilometreden daha kısa mesafede batısında bulunan askerî üs halen düşmedi.

Sahadaki kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, söz konusu üste Mali ordusunun yanı sıra Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Afrika Kolordusu unsurları da konuşlanmış durumda.

Anfis ile Aguelhok, Kidal bölgesinde Mali ordusunun varlığını sürdürdüğü son iki nokta olarak öne çıkıyor. Bölgede 25 ve 26 Nisan’da düzenlenen saldırıların ardından Kidal kenti Azavad Kurtuluş Cephesi güçlerinin kontrolüne geçmişti.

En yakın müttefik

2020 ve 2021 yıllarında art arda gerçekleşen iki askerî darbenin ardından Mali, ülkeyi yöneten askerî yönetimin kontrolü altında bulunuyor. Askerî yönetim, ülkenin güvenliğini yeniden sağlamayı ve toprak bütünlüğünü korumayı taahhüt ediyor.

General Assimi Goita liderliğindeki askerî konsey ise eski sömürge gücü Fransa’ya sırtını çevirerek en yakın müttefiki haline gelen Rusya’ya yöneldi. Bamako yönetimi, Moskova ile enerji, savunma ve eğitim başta olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğini sürdürüyor.

vbrtfvbftr
Mopti bölgesindeki Sevari kampında havan topu tatbikatına katılan bir Mali askeri (Reuters)

Ancak Fransa ve genel olarak Batı ekseninden uzaklaşarak Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi, Mali’yi onlarca yıldır süregelen güvenlik sorunlarından uzaklaştırmaya yetmiş görünmüyor.

Moritanyalı yazar ve siyaset analisti Ubeyd İmiycen, ülkenin kuzeyindeki durumun ‘karmaşık ve belirsiz’ olduğunu belirterek, bu bölgelerin Azavad hareketleri ile radikal İslamcı gruplar tarafından kendi siyasi ve etnik nüfuz alanlarının bir parçası olarak görüldüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan İmiycen, Rusya’nın bugün Mali’nin en önemli ortağı olduğunu, buna karşın Ukrayna’nın isyancı gruplara silah, eğitim ve sahada destek sağladığı yönünde yaygın iddiaların bulunduğunu ifade etti. İmiycen, “Bu tablo Mali’yi, Avrupalılar ve ABD tarafından desteklenen bölgesel güçlerle Batı karşıtı kamplarca desteklenen diğer bölgesel aktörler arasında sert bir güç mücadelesinin sahasına dönüştürdü” dedi.

Afrika meseleleri uzmanı Mahfuz Veled es-Salik ise son saldırıların çatışmanın seyrini köklü biçimde değiştirmediğini belirtti. Veled es-Salik, “Mevcut çatışma haritası önceki dönemden çok farklı değil. Son gelişmeler, bir bakıma nisan ayında düzenlenen saldırıların devamı niteliğinde. Ancak bu kez saldırılar daha düşük yoğunlukta gerçekleşti ve Bamako’daki merkezi yönetim üzerinde kayda değer bir etki oluşturmadı” değerlendirmesinde bulundu.

Saldırıların ülkenin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyindeki Mali ordusuna ait noktaları hedef aldığını ifade eden Veled es-Salik, “Ancak bu saldırılar belirleyici sonuçlar doğurabilecek ölçüde güçlü değildi. Ayrıca mevcut göstergeler, saldırıların daha geniş bir alana yayılacağına ve büyük sonuçlar doğuracağına da işaret etmiyor” dedi.

Veled es-Salik, “Taraflardan biri kontrolünü daha da güçlendirmeye ve yeni alanlar ele geçirmeye çalışırken, diğer taraf bu bölgeleri geri almaya uğraşıyor. Ancak şu ana kadar taraflardan hiçbirinin diğeri karşısında belirgin bir üstünlük sağladığı söylenemez” ifadelerini kullandı.

Afrika’dan destek çağrısı

Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf, pazar günü yayımladığı açıklamada, Mali’nin kuzeyi, orta ve güney kesimlerindeki çeşitli bölgeleri hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadı. Yusuf, AB’nin saldırılar karşısında Mali halkı ve yönetimiyle tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Yusuf, söz konusu saldırıların, ‘terörizm ve şiddet yanlısı aşırılığın Mali, Sahel bölgesi ve Afrika kıtasının tamamı için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini bir kez daha hatırlattığını’ belirtti. Barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla ortak çabaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yusuf, uluslararası insancıl hukuka tam bağlılık gösterilmesi ve sivillerin korunmasına sürekli öncelik verilmesi çağrısında bulundu.

Afrika’dan gelen çağrılara rağmen Veled es-Salik, mevcut askerî yönetim altında Mali’nin uluslararası veya bölgesel bir askerî gücün konuşlandırılmasını kabul etmesini beklemediğini söyledi. Veled es-Salik, “Aksi olsaydı Mali, önce Fransız ve Avrupa kuvvetlerini, ardından da Birleşmiş Milletler (BM) güçlerini ülkeden çıkarmazdı. Mali bugün Rusya’nın önceki yapılanması Wagner ve onun yerini alan Rus Afrika Kolordusu ile ittifak halinde” değerlendirmesinde bulundu.

Veled es-Salik, yakın vadede saldırıların başkent Bamako’nun düşmesine yol açacağı yönündeki ihtimali de düşük gördüğünü belirterek, silahlı grupların en güçlü olduğu 2012 ve 2013 yıllarında dahi tehdidin başkente kadar ulaşmadığını hatırlattı.

Silahlı grupların bundan sonraki süreçte de vur-kaç taktiğini sürdüreceğini öngören Veled es-Salik, “Bu gruplar saldırı düzenledikten sonra geri çekilecek, bir süre sonra yeniden toparlanarak yeni baskınlar gerçekleştirecek. Mevcut strateji ve izledikleri yöntem dikkate alındığında, en azından şimdilik başkent Bamako’nun doğrudan tehdit altında olduğunu söylemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.



Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor
TT

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin arttığı ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların çıkmaza girdiği bir dönemde, Başkan Donald Trump yönetimi önümüzdeki aşamaya ilişkin istişarelerini yoğunlaştırıyor. Bu süreçte askeri seçeneğe başvurulma ihtimalinin arttığına dair işaretler de güçleniyor. Bu atmosferde Başkan Donald Trump, üst düzey yönetim yetkililerinden büyük çaplı operasyonlara yeniden dönülmesi ihtimalini değerlendirmelerini istedi. Trump, Tahran ile Washington arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların sürdürülebileceği mesajını verdi.

Buna karşılık Tahran, ABD’nin saldırıları yeniden başlatması ihtimaline karşı sahadaki planlarını gözden geçirirken, hedef listesini bölgedeki kritik çıkarlara yönelik saldırıları da kapsayacak şekilde genişletme seçeneğini değerlendiriyor. Bu gelişmeler, İran’ın ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırılar düzenlediğine ilişkin haberlerin gündeme geldiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geliyor.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, pazar günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın şartları karşılanmadıkça yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin artık zaman kazanmak için oyalama imkanının kalmadığını belirtti.


Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
TT

Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)

Paris Emniyet Müdürü dün yaptığı açıklamada, Fransa genelinde yayılan öğrenci protestolarının artık “kontrolden çıktığını” söyledi. Göstericilere barışçıl yöntemlere dönmeleri çağrısında bulunan emniyet müdürü, yetkililerin şiddet ve vandalizm eylemlerine kararlılıkla karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Çevik kuvvet ekipleri, cuma günü Fransa’nın çeşitli kentlerinde lise öğrencileriyle çatışırken, sendikalar da öğretmenleri greve çağırdı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, sınıflardaki koşullar ve eğitim finansmanı nedeniyle giderek şiddetlenen protestoları kontrol altına almaya çalışıyor.

Pazartesi gününden beri ülke genelinde çoğunluğu gençlerden oluşmak üzere, yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı. Olaylarda onlarca kişi de yaralandı.

Ulusal Polis Sözcüsü Agathe Fouquet dün RTL radyosuna yaptığı açıklamada, 600’den fazla polis memurunun da yaralandığını söyledi.

Öğretmenler ve vatandaşlar saldırılara maruz kalırken, mülke verilen zararın onlarca milyon avroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure, gelecek salı gününden itibaren yeniden düzenlenmesi planlanan protestolar öncesinde X platformunda yayımladığı mesajda, bu hareketi başlatanların artık olayların kontrolünü ellerinde tutamadığını söyledi. Faure, öğrencilere okulları kapatma eylemlerinden vazgeçmeleri, taşkınlıklara son vermeleri ve barışçıl protesto yöntemlerini benimsemeleri çağrısında bulundu.

Faure, “Barışçıl eylem biçimlerine dönmenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin de çocuklarını “profesyonel provokatörler” ve onların destekçilerinin etkisinden uzak tutma sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Öğrenci sendikaları, salı günü ülke genelinde protesto günü düzenlenmesi çağrısı yaptı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre güvenlik yetkilileri, özellikle Paris’in merkezinde düzenlenecek organize gösterilerin şiddetin daha da artmasına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca aşırı sol çizgideki anarşist grupların protesto hareketinin kontrolünü ele geçirmesinden korkuluyor.


ABD Sahil Güvenlik ekipleri, Boston’a giden 6 kişilik kayıp uçağı arıyor

ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
TT

ABD Sahil Güvenlik ekipleri, Boston’a giden 6 kişilik kayıp uçağı arıyor

ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)

ABD Sahil Güvenlik ekipleri, dün Bermuda’dan Boston’a seyir halindeyken kaybolan ve 6 kişinin bulunduğu özel uçağı aradıklarını açıkladı.

Sahil Güvenlik Sözcüsü, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) bugün erken saatlerde uçakla bağlantının kesildiğini Sahil Güvenlik’e bildirdiğini belirtti. Hastaların taşınmasında kullanılan uçağın Gulfstream tipi olduğu kaydedildi.

Sahil Güvenlik, Massachusetts eyaletinin ana karasının güneyinde bulunan Nantucket Adası yakınlarında uçağı aramak üzere hava ve deniz ekiplerinin görevlendirildiğini açıkladı.

“AccuWeather” hava durumu sitesinin verilerine göre, Nantucket’ta cumartesi sabahı hava koşulları normal seyretti.