Trump: ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı ile ilgili kapasitesini hedef alıyor

ABD Başkanı, savaşın yeniden başladığını resmen Kongre'ye bildirdi

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı ile ilgili kapasitesini hedef alıyor

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki askeri gerilimin artmasıyla birlikte, ABD’nin Hürmüz Boğazı ile bağlantılı İran askeri kapasitelerini hedef aldığını duyurdu.

ABD ordusu dün İran’a karşı yeni hava saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Oval Ofis’te gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Trump, Tahran ile müzakere yoluyla bir çözüme ulaşmanın imkânsız olup olmadığına henüz karar vermediğini belirtti.

Başkan Trump, İran’a ait insansız hava araçlarının (İHA) Küba’da bulunma ihtimaline de değindi. Trump, "Eğer gerçekten varsa -ki bu mümkün- bununla ilgileneceğiz. Herhangi bir sorunumuz yok. Buna izin vermeyeceğiz. Muhtemelen bir kısmını depoluyorlar, şu anda konuyu araştırıyoruz" dedi.

Daha önce İran’ın dün ve bugün "güçlü darbelere" maruz kalacağını söyleyen Trump, "İran ile imzalanan mutabakat zaptı bir sınavdı ve buna uymadılar" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu vurguladı.

Trump, ABD’nin İran’daki "Peakaxe Mountain" (Pikaks Dağı) adlı bölgeyi yok edeceğini belirtti. Bu ifade, Natanz yakınlarında olduğu iddia edilen yeraltı nükleer tesisine bir gönderme olarak yorumlandı.

Kongre’ye resmi bildirim

Trump, Kongre’ye gönderdiği resmi bir bildirimle, 7 Temmuz’da İran’a karşı çatışmaların yeniden başladığını duyurdu. Yönetimi, bu bildirimin Kongre onayına ihtiyaç duymadan bölgede 60 günlük yeni bir askeri operasyon yetkisi sağladığı görüşünde.

Reuters’ın dün gördüğü 10 Temmuz tarihli mektupta Trump, "Bu askeri operasyon talimatını, Amerikalıları koruma sorumluluğum, ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politika çıkarları doğrultusunda verdim" ifadelerini kullandı. Mektupta ayrıca, 7 Nisan’da yürürlüğe konulan ve daha sonra uzatılan iki haftalık ateşkes ile diplomatik çözüm arayışlarına dair detaylara yer verildi.

ABD’nin, İsrail ile iş birliği içinde İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat’ta başladığı belirtilirken, Trump 17 Haziran’da İran ile imzaladıkları mutabakat zaptını hatırlatarak, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere saldırarak bu anlaşmayı ihlal ettiğini ve yeni saldırı emirlerini bu nedenle verdiğini kaydetti.



ABD, Ebola salgını nedeniyle Kongo'daki vatandaşlarının "doğrudan geri dönüşünü" yasakladı

Kongo'daki Ebola tedavi merkezi (EPA)
Kongo'daki Ebola tedavi merkezi (EPA)
TT

ABD, Ebola salgını nedeniyle Kongo'daki vatandaşlarının "doğrudan geri dönüşünü" yasakladı

Kongo'daki Ebola tedavi merkezi (EPA)
Kongo'daki Ebola tedavi merkezi (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, dün yaptığı açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki ABD vatandaşlarının ticari uçuşlarla ülkeye seyahat etmelerini engelleyeceğini duyurdu.

Beyaz Saray'dan bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, bu kararın Kongo'da bulunan veya yakın zamanda ülkeden ayrılan ABD vatandaşlarının, üçüncü bir ülkede en az 21 gün geçirmedikçe "uçağa alınmayacaklar" listesine dahil edilmesi anlamına geldiğini belirtti.

Yeni kısıtlamalar, Ebola virüsünün Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde birçok bölgeye yayılmasının ardından geldi. Pazar günü geç saatlerde açıklanan resmi verilere göre, ülkedeki doğrulanmış Ebola vakalarının sayısı 702'si ölüm olmak üzere toplam bin 926'ya yükseldi.

Sıklıkla ölümcül sonuçlara yol açabilen bu viral hastalık, enfekte kişi veya hayvanların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Hastalık, yüksek ateş, kusma ve iç ya da dış kanama gibi belirtilere yol açabiliyor.

ABD'li yetkili, Kongo'ya seyahat eden yaklaşık 24 Amerikalının bugün ABD'ye giden uçaklara binmesinin planlandığını belirtti. Yetkili, Dışişleri Bakanlığı'nın bekleme süresi boyunca bu kişiler ve diğer etkilenen vatandaşlara destek sağlayacağını ifade etti.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), cuma günü Kongo'da bir insani yardım kuruluşunda çalışan ABD vatandaşının Ebola virüsünün Bundibugyo türüne yakalandığının doğrulandığını açıklamıştı.

Yetkililer ayrıca, Kongo'da enfekte olan bir ABD vatandaşının dün erken saatlerde Almanya'daki Frankfurt Üniversite Hastanesi'ne kaldırıldığını bildirdi.

CDC, mayıs ayında da Serge Christian adlı kuruluş tarafından kimliği açıklanan bir başka ABD vatandaşının, Doktor Peter Stafford'un Ebola virüsüne yakalandığını ve tedavi için Almanya'ya sevk edildiğini duyurmuştu.


Amerika'da yaşayan İran asıllı bir mühendis, İran'a teknoloji ihraç etmekten suçlu bulundu

İran'ın Şahed adlı İHA’sı (AP)
İran'ın Şahed adlı İHA’sı (AP)
TT

Amerika'da yaşayan İran asıllı bir mühendis, İran'a teknoloji ihraç etmekten suçlu bulundu

İran'ın Şahed adlı İHA’sı (AP)
İran'ın Şahed adlı İHA’sı (AP)

İran doğumlu bir mühendis, askeri insansız hava araçlarında (İHA) kullanılabilecek teknolojiyi, müşterileri arasında İran Devrim Muhafızları'nın da bulunduğu İran merkezli bir şirkete yasa dışı olarak ihraç etmeye yönelik komplo kurmak suçlamalarıyla ABD'de dün suçlu bulundu.

ABD'nin Massachusetts eyaletindeki Boston Federal Mahkemesi jürisi, ABD ve İran vatandaşlığına sahip, Massachusetts eyaletinin Natick kentinde yaşayan Mehdi Sadıki'yi üç suçlamadan mahkûm etti. Sadıki, Aralık 2024'te tutuklanmadan önce Analog Devices şirketinde çalışıyordu. Mahkûmiyet kararları arasında, ABD yaptırımlarını ihlal ederek İran'a teknoloji ihraç etmek için komplo kurma suçlaması da yer aldı.

dfvrgbt
ABD'nin New York eyaletindeki bir mahkeme salonu (Reuters)

Jüri, Sadıki'yi "Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası"nı (UEEPA) ihlal etmeye ilişkin iki ayrı suçlamadan ise beraat ettirdi. Federal Yargıç Indira Talwani, cezanın açıklanacağı tarihi 13 Ekim olarak belirledi.

Sadıki'nin avukatları yorum yapmayı reddetti. Savunma sırasında müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunan avukatlar, Sadıki'nin ABD'de kurduğu kariyerini ve hayatını riske atarak yasaları ihlal etmesi için hiçbir nedeninin bulunmadığını ileri sürdü.

Savcılar, Sadıki'yi ayrıca İran'da askeri İHA'larda kullanılan navigasyon sistemleri üreten bir şirketi yönettiğini belirttikleri İranlı iş insanı Muhammed Abedini ile birlikte suçladı. Savcılık, söz konusu sistemlerin, İran destekli militanların Ocak 2024'te Ürdün'deki bir ABD askeri tesisine düzenlediği ve üç ABD askerinin öldüğü, 40'tan fazla askerin yaralandığı saldırıda kullanılan bir İHA'da yer aldığını iddia etti.

Abedini, ABD hükümetinin talebi üzerine İtalya'da gözaltına alınmış, ancak İran'ın bir İtalyan gazeteciyi tutuklamasının ardından Ocak 2025'te serbest bırakılmıştı. Gazeteci de daha sonra serbest bırakılmış ve olay uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmişti.

43 yaşındaki Sadıki, kendisine yöneltilen suçlamalar kapsamında yalnız yargılandı. Hakkındaki suçlamaların hiçbirinin Ürdün'deki saldırıyla doğrudan bağlantılı olmadığı ifade edildi.

Davaya bakan yargıç, "haksız önyargı oluşmasını önlemek" amacıyla savcıların duruşmada Ürdün'deki saldırıya ilişkin delilleri sunmasını engelledi. Bunun yerine dava, savcılığın iddiasına göre Sadıki'nin Massachusetts merkezli küresel yarı iletken şirketi Analog Devices'ın sensörleri başta olmak üzere teknolojilerini yasa dışı şekilde satın alma ve İran'a aktarma girişimlerine odaklandı.

Savcılar, Sadıki'nin tavsiyesi üzerine Analog Devices'ın 2019 yılında Abedini tarafından kurulan İsviçre merkezli bir şirketle çalışmaya başladığını ve bu şirkete elektronik parçalar gönderdiğini söyledi. Savcılık, şirketin aslında Massachusetts merkezli yarı iletken üreticisinin teknolojisini İran'a aktardığından haberdar olmadığını belirtti.

Savunma avukatları ise bütün ticari işlemlerin yasal ve şeffaf olduğunu savundu. Abedini'nin İsviçre'deki şirketinin, savcılığın iddia ettiği gibi "sahte bir paravan şirket" değil, hareket takip teknolojileri üzerine çalışan gerçek bir şirket olduğunu ileri sürdü.

Sadıki'nin davası, İran'a yönelik savaşın başlammasının ardından tarafsız bir jüri oluşturulmasına ilişkin endişeler nedeniyle birkaç ay ertelendi.

Savunma avukatı Daniel Marks, 23 Haziran'daki açılış konuşmasında jüri üyelerine, "Sayın Sadıki hakkında kararınızı dünyanın geri kalanında yaşananlara göre değil, yalnızca bu mahkeme salonunda sunulan delillere dayanarak verin." çağrısında bulundu.


Lula: Amerika, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere vergi koyarsa "korsan" olur

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva (EPA)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva (EPA)
TT

Lula: Amerika, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere vergi koyarsa "korsan" olur

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva (EPA)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva (EPA)

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere vergi getirmesi halinde "korsana dönüşeceğini" söyledi. Lula'nın açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce gündeme getirdiği önerinin ardından geldi.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, boğazdan geçmek isteyen gemilerin taşıdığı yüklerin değerinin yüzde 20'sine denk gelen bir ücretin ABD tarafından tahsil edilmesini önerdi.

FŞarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Lula, São Paulo eyaletindeki São Caetano do Sul kentinde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Geçmişte buna korsanlık denirdi" ifadelerini kullandı.

Lula, "ABD önemli bir ülkedir ve uzun süre korsanlıkla mücadele ettiğini düşünüyorum. Bugün korsanlar gibi hareket edemez" dedi.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de dün Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan deniz yoluyla taşınan mallara ücret uygulanması önerisine yanıt verdi. Arakçi, İran'ın boğazın güvenliğinden sorumlu olduğunu ve olmaya devam edeceğini ifade etti.

Arakçi, X platformundaki paylaşımında, "ABD Başkanı tamamen haklı. Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayan herkes bunun karşılığını almalıdır. İran her zaman boğazın koruyucusu olmuştur ve olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

İranlı bakan, alaycı bir ifadeyle, "Açıkça görülüyor ki yüzde 20 oranı fazla yüksek. Adil davranacağız" dedi.

Trump, dün yaptığı açıklamada, Tahran'ın bu kritik su yolunu kapattığını açıklamasının ardından ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını yeniden uygulama ve Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan bütün mallardan yüzde 20 ücret alma kararı verdiğini söylemişti.

Trump, "Hürmüz Boğazı açık ve İran olsun ya da olmasın açık kalacak. İran'a yönelik ablukayı yeniden uygulayacağız" dedi.

ABD Başkanı ayrıca, "Amerika, dünyanın bu sorunlu bölgesinde güvenlik ve emniyeti sağlamak için gerekli tüm maliyetleri karşılamak amacıyla taşınan tüm yüklerden yüzde 20 pay alacak" ifadesini kullandı. Uygulamanın hemen başlayacağını belirten Trump, ayrıntı vermedi.

Trump daha önce Fox News kanalındaki "Fox & Friends" programına yaptığı telefon bağlantısında, ABD'nin büyük olasılıkla Hürmüz Boğazı'nı kontrol edeceğini ve yönetiminin yaptığı harcamalar için karşılık alması gerektiğini söyledi.

Trump, "Boğazı kontrol edeceğiz, belki de yöneteceğiz. Boğazın koruyucuları olacağız. Belki bize boğazın koruyucu meleği denir. Bunun karşılığında ödeme almalıyız" şeklinde konuşmuştu.