Rapor: Trump, Netanyahu'dan Suriye ve Lübnan'dan güç çekmesini talep etti

Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
TT

Rapor: Trump, Netanyahu'dan Suriye ve Lübnan'dan güç çekmesini talep etti

Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz perşembe günü İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İsrail askerlerinin Suriye topraklarından çekilme sürecine başlanması yönünde çağrıda bulundu. ABD'li ve İsrailli yetkililere göre Trump ayrıca Netanyahu'yu Lübnan'daki yeniden konuşlanma süreçlerini ilerletmeye çağırdı.

ABD'li bir yetkili, haber sitesi Axios'a yaptığı açıklamada, Trump'ın Netanyahu'ya İsrail'in Suriye'deki askeri varlığının gerginlikleri artırdığını ve tırmanışa yol açabileceğini belirttiğini ve kendisine "Onlar sizin orada bulunmanızı istemiyor. Yeniden konuşlanmalısınız" dediğini aktardı. Yetkili, aynı tutumun Lübnan için de geçerli olduğunu ekledi.

Öte yandan İsrail Başbakanlığı, Netanyahu'nun görüşme sırasında ‘İsrail'in sınırları boyunca güvenlik bölgelerinin bulunması gerekliliğini’ vurguladığını belirtti.

Görüşme, Trump'ın Türkiye'de düzenlenen NATO zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya gelmesinin ertesi günü gerçekleşti.

ABD'li yetkililere göre Trump yönetimi, son aylarda İsrail ile Suriye arasında, Beşşar Esed rejiminin 2024 yılının aralık ayında düşmesinden bu yana İsrail ordusunun kontrol altına aldığı bölgelerden kademeli bir çekilmeyi içeren yeni bir güvenlik anlaşmasına varmaya çalıştı. Ancak yetkililer, Netanyahu'nun gerekli tavizleri vermek istemediği sonucuna vardı.

Suriye'nin güneyi, son haftalarda, İsrail'in askeri varlığının sürmesini protesto eden Suriyeli siviller ile İsrail güçleri arasında gösteriler ve çatışmalara sahne oldu.

Lübnan'da ise ABD'li arabulucular bugün Roma'da İsrailli ve Lübnanlı yetkililerle bir araya gelerek, iki ülke arasında haftalar önce imzalanan güvenlik anlaşmasının uygulanmasını görüştü.

Anlaşma, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki iki deneme bölgesinden çekilmesini ve Lübnan Ordusu'nun bu bölgelere konuşlanmasına izin verilmesini öngörüyor. Ancak İsrail güçleri henüz yeniden konuşlanma sürecini uygulamaya başlamadı. Lübnan tarafı, çekilmenin tamamlanması için net bir zaman çizelgesi talep ederken, İsrail söz konusu bölgelerin Hizbullah'a ait silah ve altyapılardan arındırıldığından önce emin olmak istediğini belirtiyor.

Beyaz Saray, görüşmenin ayrıntılarına ilişkin yorum yapmayı reddetti, ancak bu konuda aktarılan bilgileri de yalanlamadı. ABD'li bir yetkili Axios'a yaptığı açıklamada “Başkan Trump, Başbakan Netanyahu ile güçlü bir ilişkiye sahip ve İsrail her zaman ABD'nin büyük bir müttefiki olmuştur. Başkan Trump'tan daha büyük bir İsrail dostu veya barışın daha büyük bir destekçisi olmamıştır” İfadelerini kullandı.



Trump, anlaşmaya varılmadığı takdirde önümüzdeki hafta İran'daki enerji santrallerine saldırı düzenlemekle tehdit etti

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump, anlaşmaya varılmadığı takdirde önümüzdeki hafta İran'daki enerji santrallerine saldırı düzenlemekle tehdit etti

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, Tahran'ın bir anlaşmaya varmaması halinde gelecek hafta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının kapsamını enerji tesisleri ve köprüleri de kapsayacak şekilde genişleteceğini söyledi.

Trump, Fox News'e verdiği röportajda, "Gelecek hafta onlar için çok kötü olacak. Çünkü gelecek hafta enerji tesisleri hedef alınacak. Gelecek hafta köprüler hedef alınacak" ifadelerini kullandı.

Trump, "Müzakere masasına dönmezlerse bütün enerji tesislerini ve tüm köprülerini imha edeceğiz" dedi.

Trump'ın açıklamaları, ABD güçlerinin İran'a yönelik saldırılarını üst üste dördüncü günde de sürdürdüğü ve ülke limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyduğu bir sırada yapıldı.

ABD Başkanı, operasyonların ne kadar süreceğine ilişkin bir soruya ise "Yeterli olduğuna karar verene kadar devam edecek" cevabını verdi.

Trump ayrıca, ABD ile İran arasında dün görüşmeler yapıldığını belirterek, Washington'ın Tahran'ı bir anlaşmaya varması yönünde teşvik ettiğini ifade etti.


İngiltere, Avrupa'daki saldırılar nedeniyle İran maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı

Londra'daki İran Büyükelçiliği binası (IRNA)
Londra'daki İran Büyükelçiliği binası (IRNA)
TT

İngiltere, Avrupa'daki saldırılar nedeniyle İran maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı

Londra'daki İran Büyükelçiliği binası (IRNA)
Londra'daki İran Büyükelçiliği binası (IRNA)

İngiltere, dün İran'ın Londra'daki en üst düzey diplomatik temsilcisini Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Londra, İran'ı son aylarda Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde saldırılar düzenleyen vekil grupları yönlendirmekle suçladı.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, maslahatgüzarın, İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün mart ile mayıs ayları arasında Avrupa'da saldırılar gerçekleştirmesi için bir grubu yönlendirdiği iddiaları nedeniyle bakanlığa çağrıldığı belirtildi.

Açıklamada, söz konusu grubun "İslami Sağcılar Hareketi" (Islamic Right Movement) adını taşıdığı ifade edilirken, bu tür faaliyetler "kesinlikle kabul edilemez" olarak nitelendirildi.

Bakanlık açıklamasında, "Defalarca yapılan uyarılara rağmen, İran istihbarat servisleri düşmanca faaliyetlerini durdurmadı. Aksine İran, kötü niyetli faaliyetlerini yoğunlaştırmaya çalıştı" ifadelerine yer verildi.

ABD ve İsrail ile savaş halinde bulunan İran ise daha önce vekil gruplar kullandığı yönündeki suçlamaları reddetmişti.

İngiltere, pazartesi günü yeni yasal yetkiler kapsamında İran Devrim Muhafızları'nı ve onunla bağlantılı bir grubu güvenlik tehdidi olarak sınıflandırdı. Söz konusu düzenleme, yabancı devletlerin gözetleme ve sabotaj gibi faaliyetlerde vekil grupları kullanmasını önlemeyi amaçlıyor.

Tahran yönetimi ise dün bu kararı kınayarak, İran Devrim Muhafızları'nın ülkenin silahlı kuvvetlerinin resmi bir unsuru olduğunu belirtti ve İngiltere'yi bir devlet kurumunu hedef alarak uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı.

Kudüs Gücü, İran Devrim Muhafızları'nın yurt dışı operasyonlarından sorumlu birimidir. ABD ise İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak tanımlamaktadır.


ABD’li bir yetkili: Irak ve Suriye arasında petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi çabalarını destekliyoruz

Irak'ın Basra kentindeki Rumeyla petrol sahasında işçiler boru hatları arasında yürüyor (Reuters)
Irak'ın Basra kentindeki Rumeyla petrol sahasında işçiler boru hatları arasında yürüyor (Reuters)
TT

ABD’li bir yetkili: Irak ve Suriye arasında petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi çabalarını destekliyoruz

Irak'ın Basra kentindeki Rumeyla petrol sahasında işçiler boru hatları arasında yürüyor (Reuters)
Irak'ın Basra kentindeki Rumeyla petrol sahasında işçiler boru hatları arasında yürüyor (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, ABD'nin Irak ve Suriye'nin iki ülke arasındaki ham petrol boru hattını yeniden faaliyete geçirme çabalarını desteklediğini söyledi. Yetkili, bu projenin İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını aksatmasının etkilerini azaltabileceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre yetkili, ABD'nin Amerikan şirketlerinin, 2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgali sırasında zarar görmesinin ardından büyük ölçüde devre dışı kalan Kerkük-Banyas boru hattının yeniden inşa sürecinin hızlandırılmasında rol üstlenmesini beklediğini ifade etti.

Yeniden işletmeye alınması planlanan boru hattı, Irak'ın Kerkük yakınlarındaki petrol sahalarından Suriye'nin batı kıyısına kadar uzanacak. Proje, Ortadoğu'daki petrol üreticilerinin, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı başlamadan önce küresel petrol ve doğal gaz arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltmak amacıyla yürüttüğü birçok girişimden biri olarak değerlendiriliyor.

ABD, kendi sorumluluğunda olduğunu öne sürdüğü ve boğazdaki gemileri hedef alan saldırıların ardından, İran ile Umman arasındaki stratejik Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu.

Bloomberg daha önce, Chevron şirketinin boru hattının yeniden inşasına katkı sağlayabileceğini bildirmişti.