ABD dün akşam geç saatlerde, İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatırken, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden uygulamaya koydu. Bu gelişme, iki taraf arasındaki karşılıklı askeri saldırıların dördüncü gecesine kapıyı açan bir tırmanışın habercisi oldu.
Abluka başlarken Tahran, artık mutabakat muhtırasına bağlı olmadığını açıkladı ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkını kullanma konusundaki kararlılığını sürdürdü.
ABD Merkezi Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün, İran'ın yerel saatle geç saatlerde, ‘Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere saldırmak için kullanılan İran kapasitelerini zayıflatmayı’ amaçlayan yeni bir saldırı dalgasını başlattığını açıkladı.
CENTCOM, ABD güçlerinin, ABD doğu kıyısı (EST) saatiyle dün saat 16.00'da, İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giden veya buralardan ayrılan gemilere yönelik deniz ablukasının uygulanmasını yeniden başlattığını duyurdu.
CENTCOM, ABD Deniz Kuvvetleri'ne bağlı 20'den fazla savaş gemisi ile yüzlerce askeri uçağın şu anda Ortadoğu genelinde faaliyet gösterdiğini belirterek, ABD güçlerinin ‘teyakkuzda, ölümcül ve hazır’ durumda olduğunu vurguladı.
CENTCOM, bu operasyonların, ABD güçlerinin İran limanlarına ve kıyı bölgelerine yönelik deniz ablukasını yeniden devreye sokmaya hazırlandığı bir dönemde gerçekleştiğini ekleyerek, ablukanın Greenwich (GMT) saatiyle akşam saat 20.00'de başlayacağını belirtti.
Böylece saldırılar art arda dördüncü gününe girdi. ABD ordusu, bu saldırıların Hürmüz Boğazı'ndaki ticari deniz taşımacılığına yönelik saldırılarla bağlantılı İran askeri kapasitelerini zayıflatmayı amaçladığını belirtti.
ABD'li bir yetkili, Associated Press'e yaptığı açıklamada, yeni saldırı dalgasının, deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girmesinden birkaç saat önce ‘ortaya çıkan tehditleri’ bertaraf etmeyi amaçladığını belirtti.
İran'da ise resmi ve yarı resmi medya organları, ABD saldırılarının başlamasıyla birlikte güneydeki bazı illerde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.
Ahvaz Eyaleti Güvenlik ve Polis İşleri Yardımcısı Veliyullah Hayati, ‘ABD bombalarının’ ülkenin güneybatısındaki Ahvaz kentinde bazı noktaları vurduğunu açıkladı, ancak herhangi bir kayıp olup olmadığından bahsetmedi.
İran Radyo ve Televizyon Kurumu da Ahvaz'da patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı, Ahvaz kenti sakinlerinden aktardığı habere göre birden fazla patlama sesi duyulduğunu belirtirken, patlamaların kaynağının ve hedeflenen noktaların niteliğinin henüz netlik kazanmadığını vurguladı.
Resmi haber ajansı IRNA ise, Hürmüz Boğazı karşısındaki Bender Abbas'ın doğusunda ve Kişm Adası'nda art arda üç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.
Buşehr eyaletinde ise yerel medya organlarının paylaştığı görüntüler, patlama sesleri duyulduğuna dair haberlerin ardından kentten yükselen duman sütunlarını gösterirken vurulan noktalara ilişkin resmi bir ayrıntı paylaşılmadı.
Bu gelişmeler, CENTCOM'un önceki saldırı dalgasının sona erdiğini açıklamasının ardından birkaç saat sonra yaşandı. CENTCOM daha sonra, deniz ablukasının yeniden uygulanmasından kısa bir süre önce yeni bir operasyon aşamasının başladığını teyit etti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise söylemini sertleştirerek, ABD'nin Pakistan arabuluculuğuyla varılan mutabakat muhtırasını "baltaladığını" açıkladı.
Garibabadi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, deniz ablukasının ve ABD saldırılarının yeniden başlamasının, İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'na ilişkin düzenlemeler de dahil olmak üzere mutabakat muhtırasının ‘hiçbir maddesine artık bağlı olmadığı’ anlamına geldiğini belirtti.
Garibabadi, Umman ile yapılan görüşmelerin boğaza ilişkin herhangi bir anlaşmayla sonuçlanmadığını ekleyerek, mutabakatın çöküşü olarak nitelendirdiği gelişmenin ardından, İran'dan boğazı yeniden deniz taşımacılığına açmak da dahil olmak üzere önceki taahhütlerine dönmesinin talep edilmesinin artık ‘temelsiz ve haksız’ hale geldiğini değerlendirdi.

Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın ‘İran ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası’ olduğunu ve Tahran'ın ‘ne pahasına olursa olsun’ bu boğaz üzerindeki egemenliğini uygulayacağını belirterek, ABD'yi İran'ın su yolu üzerindeki ‘fiili egemenliğini uygulamasını engellemeye çalışmakla’ suçladı.
Garibabadi ayrıca Washington'ı mutabakat muhtırasını ‘dağıtmakla’ suçlayarak, ABD'nin uygulamalarının, imzalanmasının ardından İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesiyle birlikte, varılan mutabakatların ihlali anlamına geldiğini belirtti.
İran'ın ABD askeri operasyonlarının sürmesiyle birlikte yanıtını tırmandırabileceğine işaret eden Garibabadi, ‘İran'ın ABD'ye vereceği yanıtın, sadece orantılı bir yanıt değil, ABD'yi pişman edecek bir yanıt olması gerektiğini’ sözlerine ekledi.
Jeffrey Epstein'ın arşivlerinden bir fotoğraf: Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla, (AFP)
Jeffrey Epstein'ın mağdurları, eski ABD Adalet Bakanı Pam Bondi'nin Washington'daki Kongre Binası'nda gerçekleştirilen Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi oturumunda sorgulanmasını izliyor. (Arşiv- Reuters)
Jeffrey Epstein'ın 28 Mart 2017'de çekilmiş ve New York Eyaleti Cinsel Suçlular Sicili tarafından sağlanan fotoğrafı, (AP)