ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların yarısından fazlası İsrail'e yardımların durdurulmasını destekliyor

Cumhuriyetçilerin büyük bölümü İsrail’e yardımların devam etmesini destekledi (AFP)
Cumhuriyetçilerin büyük bölümü İsrail’e yardımların devam etmesini destekledi (AFP)
TT

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların yarısından fazlası İsrail'e yardımların durdurulmasını destekliyor

Cumhuriyetçilerin büyük bölümü İsrail’e yardımların devam etmesini destekledi (AFP)
Cumhuriyetçilerin büyük bölümü İsrail’e yardımların devam etmesini destekledi (AFP)

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların yarısından fazlası dün, İsrail'e yönelik 3,3 milyar dolarlık Amerikan yardımının iptali yönünde oy kullandı. Bu oylama, Gazze'ye yönelik ve binlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açan savaşın ardından, İsrail'e verilen geleneksel iki partili desteğin aşınmasına dair şimdiye kadarki en güçlü işaret olarak öne çıktı.

Oylama sonucu 104'e karşı 314 şeklinde gerçekleşti. Ancak bu sonuç, değişikliğin daha geniş kapsamlı bir ulusal güvenlik harcamaları yasa tasarısına dahil edilmesi için yeterli olmadı. Söz konusu sonuç, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun izlediği ve üçüncü yılına yaklaşan savaş stratejisi konusunda Demokrat Parti'yi ve ABD'yi giderek bölen tutum değişimini açıkça yansıtıyor.

Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat Parti liderliği, Kongre'nin kontrolünü geniş çapta belirleyecek ara seçimler öncesinde partinin tutumlarına yönelik bir sınav olarak değerlendirilen oylamada bu konu üzerinde bölündü. 100'den fazla Demokrat Parti temsilcisi, İsrail'e verilen dış askeri yardımın iptali yönünde oy kullanırken, buna yakın sayıda milletvekili değişikliğe karşı oy kullandı. Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğu ise yardımın sürdürülmesini destekledi.

Yardımın tamamen iptalini amaçlayan girişime karşı olduğunu açıklayan Temsilciler Meclisi Demokrat Lideri Hakeem Jeffries, ‘ABD’nin Ortadoğu politikasının hem İsrail'in hem de Filistin halkının çıkarları doğrultusunda değişmesi gerektiğini’ vurguladı.

Jeffries, bu hafta İsrail meselesinin hakim olduğu kapalı Demokrat Parti grup toplantısından kısa süre önce meslektaşlarına gönderdiği mesajda, ‘Netanyahu'nun aşırı sağcı hükümetiyle ilgili olarak talep edilen acil değişikliği sağlamak için daha kararlı araçların bulunduğunu’ düşündüğünü belirtti.



Trump, 2024'ten beri İran'da tutuklu bulunan bir Amerikan vatandaşının serbest bırakıldığını açıkladı

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
TT

Trump, 2024'ten beri İran'da tutuklu bulunan bir Amerikan vatandaşının serbest bırakıldığını açıkladı

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'da Aralık 2024'ten bu yana tutuklu bulunan bir ABD vatandaşının serbest bırakıldığını duyurdu.

Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "İran, Aralık 2024'te yasa dışı şekilde gözaltına alınan bir ABD vatandaşının ülkeden ayrılmasına izin verdi. Kendisi artık ülke dışında güvende ve sağlık durumu iyi. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın bu iyi niyet göstergesini takdir ediyor" ifadelerini kullandı.

İnsan hakları alanında uzman Avukat Jared Genser ise serbest bırakılan kişinin müvekkili Dina Karari olduğunu açıkladı. Genser, Karari'nin İran'da "düşman bir devletle iş birliği yapma ve casusluk" suçlamalarıyla haksız yere tutulduğunu öne sürdü.

Avukat açıklamasında, "Fiziksel olarak hapsedilmemiş olsa da büyük bir acı yaşadı." ifadelerini kullanarak, Karari'nin İran topraklarından ayrılmasının yasaklandığını ve onlarca kez sorguya çekildiğini belirtti.

Genser, Karari'nin İran'daki yoksul çocuklara yardım eden Children of Mehr Foundation (Mehr Çocukları Vakfı) adlı kuruluşun başında bulunduğunu söyledi.

Karari'nin şu anda "ABD'ye doğru yolda olduğunu" belirten avukat, ABD Başkanı'na "yardımı ve desteği" için teşekkür etti.

Son günlerde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması ve limanlara yönelik abluka emrini veren Cumhuriyetçi lider Trump, serbest bırakılan kadının kimliğini daha önce açıklamamış ve gözaltına alınma nedenleri hakkında da ayrıntı vermemişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, çok sayıda yabancı ülke vatandaşını tutuyor ve bu kişileri Batılı hükümetlerle yürütülen müzakerelerde pazarlık unsuru olarak kullanmakla suçlanıyor.

Mayıs ayında Washington yönetimi, İran'da 10 yıllık hapis cezasını tamamlayan ve ABD'de daimî ikamet statüsüne sahip İran vatandaşı bir kişinin serbest bırakıldığını açıklamıştı.


Moskova, Kiev'i Zaporijya nükleer santralinin baş mühendisine suikast düzenlemekle suçluyor

Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
TT

Moskova, Kiev'i Zaporijya nükleer santralinin baş mühendisine suikast düzenlemekle suçluyor

Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)

Rusya, dün Ukrayna'yı, ülkenin güneyinde bulunan ve Moskova'nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nin başmühendisini insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla öldürmekle suçladı.

Rus devlet nükleer enerji şirketi Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, yaptığı açıklamada, Aleksandr Yakovlev'in "Kiev yönetiminin düzenlediği terör saldırısında" hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

Lihaçev, Yakovlev'in santral yakınlarında seyir halindeki bir araca Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'ne ait bir İHA ile düzenlenen saldırıda öldüğünü, saldırıda araç sürücüsünün de hayatını kaybettiğini belirtti.

Rosatom'un Telegram hesabından yapılan açıklamada Lihaçev, "Hayatını nükleer enerjiye adayan Yakovlev, görevini yerine getirirken hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı.

Rus yetkililer saldırıya ilişkin henüz ayrıntı paylaşmadı. Ayrıca santralin ve Rosatom'un Telegram hesaplarında daha önce Yakovlev'e ilişkin herhangi bir bilgiye de yer verilmediği görüldü.

Santral adına kamuoyuna açıklamaları, genellikle Moskova tarafından görevlendirilen tesis müdürü ve eski başmühendis Yuri Çerniçuk yapıyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)'na çağrıda bulunarak "bu cinayeti" kınamasını istedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rus güçleri, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ni Mart 2022'de, Ukrayna'yı işgalin başlamasından kısa süre sonra ele geçirdi.

Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santrali olan Zaporijya'nın bulunduğu bölge, savaş boyunca sık sık çatışmalara sahne oldu. Taraflar, Dinyeper Nehri'nin doğal cephe hattını oluşturduğu santral çevresine yönelik saldırılar konusunda birbirlerini düzenli olarak suçluyor.


Kiev'de gece yarısı art arda patlamalar... Rusya'dan balistik füze ve İHA saldırısı

 Rusya'nın füze saldırısı sırasında Ukrayna'nın başkenti Kiev'de yükselen dumanlar (Arşiv- Reuters)
 Rusya'nın füze saldırısı sırasında Ukrayna'nın başkenti Kiev'de yükselen dumanlar (Arşiv- Reuters)
TT

Kiev'de gece yarısı art arda patlamalar... Rusya'dan balistik füze ve İHA saldırısı

 Rusya'nın füze saldırısı sırasında Ukrayna'nın başkenti Kiev'de yükselen dumanlar (Arşiv- Reuters)
 Rusya'nın füze saldırısı sırasında Ukrayna'nın başkenti Kiev'de yükselen dumanlar (Arşiv- Reuters)

Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin balistik füzelerin yaklaştığı yönündeki uyarısının ardından dün gece yarısından kısa süre sonra Ukrayna'nın başkenti Kiev'de art arda patlama sesleri duyuldu.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bir deponun isabet aldığını, füze parçalarının yerleşim amacıyla kullanılmayan bazı binalara düştüğünü bildirdi.

Aynı saatlerde, Ukrayna'nın kuzeydoğusundaki en büyük kent olan Harkiv de insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındı. Kent Belediye Başkanı, şehrin İHA saldırısına uğradığını açıkladı.

Saldırı, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in savunma alanındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla Kiev'e gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yapıldı.

Kiev, Rusya'nın düzenli olarak dalgalar halinde fırlattığı balistik füze saldırılarının hedefi oluyor. Bu saldırılar, kısa süre içinde peş peşe meydana gelen patlamalara yol açıyor.

Ukrayna ise özellikle balistik füzeleri önlemede kritik öneme sahip ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan PAC-3 önleme füzelerinde sıkıntı yaşıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemlerine ait füzeleri kendi topraklarında üretmesine izin vermeyi planladığını açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, üretimin yıl sonuna kadar başlayabileceğini ve bunun Rus saldırılarına karşı ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.