İsrail Cumhurbaşkanı Herzog: Suudi Arabistan’la normalleşme tamamlanmalı

Herzog, ocak ayındaki Davos Zirvesi'nde de Suudi Arabistan'la normalleşme görüşmelerinin sürdürülmesini istediğini söylemişti (Reuters)
Herzog, ocak ayındaki Davos Zirvesi'nde de Suudi Arabistan'la normalleşme görüşmelerinin sürdürülmesini istediğini söylemişti (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog: Suudi Arabistan’la normalleşme tamamlanmalı

Herzog, ocak ayındaki Davos Zirvesi'nde de Suudi Arabistan'la normalleşme görüşmelerinin sürdürülmesini istediğini söylemişti (Reuters)
Herzog, ocak ayındaki Davos Zirvesi'nde de Suudi Arabistan'la normalleşme görüşmelerinin sürdürülmesini istediğini söylemişti (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog, Suudi Arabistan'la normalleşme sürecini tamamlamak istediklerini söyledi.

Herzog, Suudi Arabistan merkezli El Arabiya kanalına verdiği röportajda, Riyad'la normalleşme görüşmelerine ilişkin şunları söyledi:

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a büyük saygı duyuyorum. İsrail'de en çok istediğimiz şey, ülkeler arasında bir yakınlaşma görmek.

"Zamanı geldiğinde Suudi Arabistan yönetimiyle resmi olarak görüşmeyi" umduğunu söyleyen lider, ABD'nin desteğiyle iki ülkenin doğrudan temas kurması gerektiğini ifade etti.

Riyad ve Tel Aviv arasında Beyaz Saray arabuluculuğunda yürütülen normalleşme görüşmeleri, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonuyla patlak veren Gazze savaşının ardından askıya alınmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim 2025'te Gazze'de sağlanan ateşkesin ardından 16 Ekim'de yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın da İbrahim Anlaşmaları'na katılmasını istediğini söylemişti.

Cumhuriyetçi liderin ilk döneminde 2020'de hazırlanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, İsrail'le ilişkileri normalleştirme kararı almıştı. Anlaşmaya daha sonra Fas, Sudan ve Kazakistan da katılmıştı.

Diğer yandan Riyad yönetimi, normalleşme görüşmelerinin başından beri bağımsız Filistin devletinin kurulmasına gidecek bir sürecin başlatılmasını şart koşuyor.

Herzog ise söyleşisinde iki devletli çözümle ilgili herhangi bir yorum yapmazken, İsrail'le Arap ülkeleri arasındaki bölgesel işbirliğini artırdığını savunduğu İbrahim Anlaşmaları'ndan övgüyle söz etti.

"Gazzeliler iyi bir yaşamı hak ediyor"

Ayrıca hayatını kaybeden her masum Filistinli sivil için "kalbinin sızladığını" belirterek, "Bizim amacımız hiçbir şekilde böyle bir şey değil" ifadelerini kullandı. Gazze halkının "iyi bir yaşamı hak ettiğini" vurguladı.

İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bini geçti.

"ABD'nin İran'a yönelik tavrından memnunuz"

İsrail cumhurbaşkanı, İran savaşında diplomatik çözümden yana olduklarını savunurken, Washington'ın Tahran'a yönelik "net ve sert" tavrını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

ABD ve İsrail, Washington-Tahran müzakereleri devam ederken 28 Şubat'ta İran'a saldırılarla savaşı başlatmıştı.

"Suriye ve Lübnan'la barış istiyoruz"

Bunlara ek olarak Herzog, Lübnan ve Suriye yönetimleriyle barış anlaşması imzalamak istediklerini öne sürdü:

Bir arabaya binip Beyrut'a gitmek benim hayalim. Şam'a gitmek de hayallerim arasında. Bölgenin tehditler ve benzeri unsurların yer aldığı bir silahlanma yarışına değil, barışa doğru ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde ve Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki işgalini sürdürüyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Al Arabiya



İspanya Başbakanı, Trump ile yaşanan gerginliğe rağmen Dünya Kupası finaline katılacak

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Dünya Kupası finalini ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte izleyecek. (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Dünya Kupası finalini ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte izleyecek. (AFP)
TT

İspanya Başbakanı, Trump ile yaşanan gerginliğe rağmen Dünya Kupası finaline katılacak

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Dünya Kupası finalini ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte izleyecek. (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Dünya Kupası finalini ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte izleyecek. (AFP)

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik eleştirilerine rağmen, 2026 Dünya Kupası finalinde İspanya Milli Takımı’na destek vermek üzere pazar günü New Jersey’deki MetLife Stadı’nda hazır bulunacağı bildirildi.

Sanchez’in ofisi bugün AFP’ye yaptığı açıklamada, “Başbakan, pazar günü ABD’de oynanacak 2026 FIFA Dünya Kupası finalini izleyecek. Ardından daha önce planlanan resmi ziyaret kapsamında Cezayir’e geçecek” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt dün yaptığı açıklamada, İspanya ile Arjantin arasında oynanacak final karşılaşmasına ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağını doğruladı.

Böylece Sanchez ile Trump, ikili ilişkilerde yaşanan gerilimlerin gölgesinde yeniden aynı organizasyonda bir araya gelecek. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ise dün yaptığı açıklamada final karşılaşmasını televizyondan takip edeceğini duyurdu.

İspanya Kralı 6. Felipe ile ailesinin de finali tribünden izlemesi bekleniyor.

Sanchez ile Trump arasındaki ilişkiler, yılın başında İspanya Başbakanı’nın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirmesiyle belirgin şekilde gerilmişti. Sanchez, Ortadoğu’daki çatışmaları tırmandıran askeri operasyonlara karşı çıkan Batılı liderler arasında öne çıkan isimlerden biri olmuştu.

Trump, geçen hafta Türkiye’de düzenlenen NATO Zirvesi sırasında da İspanyol liderin politikalarını sert sözlerle eleştirmiş, İspanya’yı ‘kaybedilmiş bir vaka’ olarak nitelendirerek ABD’nin ülkeyle ‘her türlü ticari alışverişi’ durduracağını söylemişti.

Trump, özellikle İspanya’nın NATO savunma harcamalarına yeterli katkıyı sağlamadığını ve Endülüs’teki Amerikan askeri üslerinin İran’a yönelik hava saldırılarında kullanılmasına izin vermediğini öne sürüyor.

Gerilimi yumuşatma çabası kapsamında Sanchez ise Ankara’da, Trump’ın sert açıklamalarından saatler sonra ABD ile ilişkilerin ‘son derece olumlu’ olduğunu belirterek, Beyaz Saray’daki mevkidaşıyla samimi ve gayriresmi bir görüşmede futbol, Dünya Kupası ve golf üzerine sohbet ettiklerini söyledi.

İspanya ile Arjantin arasında pazar günü 22.00’de oynanacak Dünya Kupası finalinin ardından Sanchez’in, dört yıl aradan sonra ilk kez Cezayir’e resmi ziyarette bulunması bekleniyor.

Söz konusu ziyaretin, yıllar süren gerginliğin ardından Madrid ile Cezayir arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine katkı sağlaması öngörülüyor.


Hamamböceği Hareketi’nde açlık grevi: Modi halka hesap verecek

Delhi Yüksek Mahkemesi, Wangçuk'un sağlık durumunun düzenli takibi için talimat verdi (Reuters)
Delhi Yüksek Mahkemesi, Wangçuk'un sağlık durumunun düzenli takibi için talimat verdi (Reuters)
TT

Hamamböceği Hareketi’nde açlık grevi: Modi halka hesap verecek

Delhi Yüksek Mahkemesi, Wangçuk'un sağlık durumunun düzenli takibi için talimat verdi (Reuters)
Delhi Yüksek Mahkemesi, Wangçuk'un sağlık durumunun düzenli takibi için talimat verdi (Reuters)

Hindistan'da gençlerin örgütlenmesiyle oluşturulan Hamamböceği Halk Partisi'ne (Cockroach Janta Party/CJP) destek veren aktivist Sonam Wangçuk, zor şartlara rağmen açlık grevini sürdürüyor.  

BBC'nin aktardığına göre 20 gündür açlık grevinde olan Wangçuk, tuz ve su dışında hiçbir şey tüketmiyor.

Yaklaşık 9 kilo kaybeden aktivist, Yeni Delhi'deki eylemcilere gönderdiği mesajda "Dışarıdan zayıf görünsem de içim hâlâ güçlü" dedi.

Açlık grevini sonlandırmasına yönelik çağrıları reddederek, "Benden grevi bitirmemi istemeyin, hükümete neden bizi dinlemediklerini sorun" ifadelerini kullandı.

Wangçuk, CJP'nin Jantar Mantar meydanında geçen ay başlattığı gösterilere destek veriyor. Eylemciler, Hindistan'da yıllardır tartışma konusu olan sınav sorusu sızıntıları nedeniyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını istiyor.

30 yaşındaki Abhijeet Dipke'nin mayısta kurduğu hareket, pazartesi günü başkentte büyük bir yürüyüş planlıyor.

Sıcak dalgası altında eylemini sürdüren Wangçuk, protestoculardan bu yürüyüşe katılmalarını istedi:

Hep birlikte barışçıl şekilde Parlamento'ya yürüyeceğiz ve taleplerimizi sunacağız.

59 yaşındaki iklim aktivisti, yürüyüşten önce yaşamını kaybetmesi halinde "ruhunun eylemcilerle birlikte olacağını" söyledi.

Guardian, Yeni Delhi'de görüşmeye gittiği Wangçuk'un sağlık durumunun her geçen gün kötüleştiğini, bir fizyoterapist gözetiminde protestosuna devam ettiğini aktarıyor.

Haberde, ihtilaflı Keşmir'deki Ladah bölgesinde düzenlediği çevre eylemlerle tanınan aktivistin, CJP'nin Hindistan lideri Narendra Modi'ye karşı yürüttüğü protestoların "kalbine dönüştüğü" yazılıyor.

Ayrıca eylemlerin başından beri Modi hükümetinden kimsenin protestocularla iletişime geçmediğine dikkat çekiliyor.

CJP Sözcüsü Aşutoş Ranka şunları söylüyor:

Neden bizimle konuşmuyorlar Bu ülkenin hizmetkarı olduklarını ve halka karşı hesap vermekle yükümlü olduklarını bilmiyorlar mı?

Wangçuk, Ladah'ta geçen yılki hükümet karşıtı protestoları örgütlediği gerekçesiyle tutuklanmış, 170 gün hapis yattıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Aktivistin açlık grevine destek olarak başka protestocular da benzer eylemlere başladı. 27 yaşındaki Atul Yadav, 4 gündür yemek yemediğini söylüyor. Bir protestocu da açlık grevi nedeniyle fenalaşarak hastaneye kaldırılmış.

Independent Türkçe, BBC, Guardian, India Today


Trump’ın Barış Kurulu, Gazze planından geri adım attı

ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze'yi bombalamaya devam ediyor (AFP)
ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze'yi bombalamaya devam ediyor (AFP)
TT

Trump’ın Barış Kurulu, Gazze planından geri adım attı

ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze'yi bombalamaya devam ediyor (AFP)
ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze'yi bombalamaya devam ediyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde oluşturulan Barış Kurulu, Gazze Şeridi'nin kapsamlı yeniden inşası planından geri adım attı.

Guardian'ın aktardığına göre kurul, bunun yerine Mısır sınırındaki Refah yakınlarında pilot bir yerleşim bölgesi oluşturacak. Ancak bu pilot bölge için hazırlık çalışmalarının henüz başlamadığı, projenin yıl sonundan önce hayata geçmesinin beklenmediği belirtiliyor.

Yeni plana göre Refah yakınlarında taşınabilir konutlardan oluşan bir kamp kurulacak. Bölgenin güvenliği Fas, Kosova ve muhtemelen Arnavutluk'la Kazakistan'dan gönderilecek yaklaşık 5 bin kişilik Uluslararası İstikrar Gücü'yle (ISF) Filistin polisi tarafından sağlanacak.

Diğer yandan Berlin merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Muhammed Şehade, planın İsrail tarafından propaganda amacıyla kullanılabileceğini ifade ediyor. Bunun, Gazze'nin geri kalanına yönelik askeri operasyonların tekrar başlatılmasını meşrulaştırabileceğine dikkat çekiyor:

İsrail, Gazze'nin batısındaki diğer insanlara kıyasla biraz daha iyi koşullara sahip olacak, sembolik önem taşıyan küçük bir nüfusun yerleştirileceği, etrafı çevrilmiş ve kontrol altındaki bir Potemkin köyü inşa etmeye çalışıyor. Böylece bir 'ilerleme' yanılsaması yaratıp, bunu Gazze'nin geri kalanına karşı gerginliği tırmandırarak sürdürdüğü kampanyasına meşruiyet kazandırmak için kullanmayı amaçlıyor.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen Kudüs'ten bir diplomat, Barış Kurulu'nun sınırlı seçeneklerle ilerlemekten başka çaresi olmadığını belirtiyor. Kurulun çalışmaları durdurmasının, İsrail'deki radikal sağcı kesimlerin devreye girerek sürecin kontrolünü ele geçirmesine yol açabileceğini vurguluyor.

Projenin finansmanı da önemli sorunlardan biri. Trump, Barış Kurulu için 17 milyar dolarlık taahhütte bulunsa da bu miktarın çok azı tahsil edilebildi. Refah bölgesinde yaklaşık 25 bin kişiyi barındıracak yerleşim projesini desteklemek için Birleşik Arap Emirlikleri, 100 milyon dolar fon sağlamıştı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan diplomatik kaynaklar, Gazze'deki projelerin ilerlemesinin, 27 Ekim'deki genel seçimde Binyamin Netanyahu hükümetinin değişmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor. Fakat yeni bir hükümetin bölgedeki planlamalar hakkında daha esnek davranıp davranmayacağı belirsiz.

Analizde, seçim yenilgisi endişesiyle Netanyahu'nun Gazze'ye yönelik geniş çaplı saldırıları yeniden başlatabileceğine de dikkat çekiliyor.

ABD arabuluculuğunda 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkes kapsamında Hamas'ın silah bırakması, İsrail ordusunun bölgeden tamamen çekilmesi ve yeni bir geçiş yönetimi altında Gazze'nin tekrar inşa edilmesi planlanıyordu.

Hamas ateşkes kapsamında hükümeti feshedip yönetimi Filistinli teknokratlardan oluşan geçiş kuruluna teslim edeceğini açıklamıştı. Ancak Gazze'yi 2007'den beri yöneten örgüt, silah bırakacağına dair herhangi bir güvence sunmamıştı. 

Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana İsrail'in saldırılarında 1100'den fazla kişi öldürüldü, 3 bin 600'den fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Guardian, Deutsche Welle