Suriye’nin güneyinde topçu bombardımanı ve yeni bir İsrail saldırısı

BM Genel Sekreteri’nin ülkeye yaptığı ziyaretle eş zamanlı olarak gerçekleşti

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde, Suriye’nin güneyine bakan bir gözetleme noktasında duran İsrail askeri... 25 Mart 2025 (Arşiv – AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde, Suriye’nin güneyine bakan bir gözetleme noktasında duran İsrail askeri... 25 Mart 2025 (Arşiv – AFP)
TT

Suriye’nin güneyinde topçu bombardımanı ve yeni bir İsrail saldırısı

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde, Suriye’nin güneyine bakan bir gözetleme noktasında duran İsrail askeri... 25 Mart 2025 (Arşiv – AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde, Suriye’nin güneyine bakan bir gözetleme noktasında duran İsrail askeri... 25 Mart 2025 (Arşiv – AFP)

İsrail güçlerinin bugün Suriye’nin güneyindeki bir köye yönelik operasyon kapsamında ilerleme kaydettiği bildirildi. Suriye resmi medyası, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ülkeye yaptığı ziyaret sırasında ‘ihlallerin’ durdurulması ve Suriye’nin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulunmasından bir gün sonra yaşanan gelişmeyi duyurdu.

Suriye resmi haber ajansı SANA, “İşgal güçleri, bu sabah Dera kırsalının batısındaki Yermuk Havzası bölgesinde yer alan Maariye ve Arada köylerine girdi” açıklamasında bulundu.

Haberde, operasyonun ‘3 askeri araç ve bir buldozerden oluşan güç’ tarafından gerçekleştirildiği, Arada köyü içinde ‘askeri kontrol noktası kurulduğu’ ve bölgedeki yerleşimlere, yolların kapatılmaması veya askeri araçların hareketlerinin engellenmemesi yönünde uyarılar içeren bildiriler dağıtıldığı belirtildi.

Beşşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’deki askeri hedeflere yönelik yüzlerce hava saldırısı düzenlemiş ve güçlerini tampon bölgenin dışına taşımıştı. İsrail, burada silahsızlandırılmış bir bölge oluşturma niyetinde olduğunu açıklamıştı.

İsrailli yetkililer, güçlerinin söz konusu bölgeden çekilmeyi planlamadığını sık sık dile getiriyor. İki taraf arasındaki gerilime rağmen Suriye ve İsrail, bakanlar düzeyinde doğrudan müzakere turları gerçekleştirdi. Ancak bu görüşmeler, BM ve aralarında ABD’nin de bulunduğu bazı Batılı ülkelerin kınadığı İsrail saldırılarını durdurmadı.

SANA ayrıca, İsrail güçlerinin bugün Kuneytra kırsalındaki Ternice köyü çevresindeki tarım arazilerine topçu saldırısı düzenlediğini bildirdi.

BM Genel Sekreteri Guterres, dün Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik ihlaller kabul edilemez ve sona ermelidir” ifadesini kullandı. Guterres, ‘Golan Tepeleri çevresindeki bölgede yaşananların kesinlikle kabul edilemez olduğunu’ belirterek, Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne tam anlamıyla saygı gösterilmesinin önemini vurguladı.

Guterres dün Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile yaptığı görüşmede de BM’nin ‘Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne’ bağlılığını yineledi. BM’den yapılan açıklamaya göre Guterres, İsrail’in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na yönelik ‘ihlallerinden duyduğu derin endişeyi’ dile getirdi.

dvfgb
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul etti. (DPA)

İsrail, 1967 Savaşı’ndan bu yana Golan Tepeleri’nin bazı bölgelerini işgal altında tutuyor. Tel Aviv yönetimi, 1981 yılında bu bölgeleri ilhak ettiğini açıklamış ancak bu adım, ABD dışında uluslararası toplum tarafından tanınmamıştı.

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ise şu ifadeleri kullandı: “Ulusal egemenliğimize yönelik ciddi ihlaller devam ederken bölgesel barışın tesis edilmesi mümkün değil. İsrail’in askeri operasyonlarını sürdürmesi ve 1974 hattının ötesinde topraklarımızı yasa dışı şekilde işgal etmesi, bölge güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor ve ulusal kaynaklarımızı tüketiyor.”

İsrail güçleri, Suriye’nin güneyinde sık sık operasyonlar düzenliyor. Geçtiğimiz haziran ayının sonunda Dera kırsalındaki Abidin köyünde, İsrail güçlerinin bölgeye girmesinin ardından gerilim yaşanmıştı. Köy sakinleri, bir İsrail devriyesinin önünü taşlarla kesmeye çalışmıştı. Buna karşılık İsrail topçu saldırısı düzenlemiş, resmi medya ve yerel bir yetkilinin aktardığına göre saldırı nedeniyle köy halkı gece saatlerinde çevredeki köylere göç etmek zorunda kalmıştı.



WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
TT

WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman yetersizliği nedeniyle bu ay Gazze Şeridi’nde yaklaşık 500 bin kişiye sağladığı aylık yardımları durduracağını açıkladı. WFP, ihtiyaçların hâlâ son derece acil olduğu uyarısında da bulundu.

WFP Filistin Direktörü Shaun Hughes AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu aydan itibaren 500 bin kişiyi yardım alanlar listemizden çıkaracağız” dedi.

Bu kesintiyle birlikte WFP’den gıda veya nakit yardımı alan Filistinlilerin sayısı 1,1 milyona düşecek. Bu sayı, savaşın ağır tahribatına uğrayan Gazze Şeridi nüfusunun yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

İki günde bir öğün yemek

Bu kesintiler, kış mevsiminin yaklaşması ve Gazze Şeridi’ndeki çok sayıda ailenin kendi gıdasını temin etmekte zorlanmasıyla aynı döneme denk geliyor. Kesintilerin sonuçlarından biri olarak, aşevlerinin hâlihazırda dağıttığı sıcak yemek sayısı günlük 250 binden 150 bine düşürülecek.

u7ık8l
Gazze Şeridi nüfusunun üçte ikisi hayatta kalabilmek için gıda yardımına muhtaç (Reuters)

İsrail’in askerî kontrol alanını belirleyen ve ‘sarı hat’ olarak bilinen hattın yakınları gibi erişimin zor olduğu bölgelerde yaşayan ailelere ise her gün bir öğün yerine iki günde bir öğün yemek verilecek.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre, Gazze Şeridi’nde yaşayan 2,1 milyon kişinin neredeyse tamamı yerinden edilmiş durumda. Nüfusun üçte ikisi ise hayatta kalabilmek için gıda yardımına bağımlı.

Az olan daha da azalacak

WFP’nin kararını BBC’ye değerlendiren, Han Yunus’un el-Mevasi bölgesindeki bir kampta yaşayan ve beş çocuk annesi olan yerinden edilmiş Filistinli Mirfet es-Satri, “Bu bir felaket! Azaltılan gıda yardımlarıyla ne yapacağız? Küçük çocukların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağız?... Bazen yemek yiyebilmek için bu öğünleri bekliyoruz” dedi.

Yine el-Mevasi bölgesinde yaşayan üç çocuk annesi Suzan Behlül de kararın kendilerini ciddi şekilde etkileyeceğini belirterek, “Bu durum bizi çok etkileyecek. Günlük yardımlar asgari ihtiyaçlarımızı bir ölçüde karşılıyordu, ancak artık iki günde bir verilecek” dedi. Behlül, aşevinden sağlanan ve genellikle makarna veya mercimekten oluşan, bazen de patates ve patlıcanın eklendiği yemeklerin ailesini doyurmaya zaten yetmediğini ifade etti.

WFP’den hâlihazırda gıda yardımı alan aileler de BBC’ye yaptıkları açıklamalarda, yardımların zaten yetersiz olduğunu ve beslenme açısından kayda değer bir çeşitlilik sunmadığını dile getirdi.

vfghyju
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından dağıtılan yemekleri bekleyen çocuklar, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Gazze kentinde, evlerinin enkazı arasında ailesinin sekiz üyesiyle birlikte yaşayan Delal ed-Dahduh, “Un miktarı da gıda kolileri de yeterli değil” dedi. Ed-Dahduh, yeni kesintilerin ‘ciddi sonuçlara’ yol açmasından endişe duyduğunu belirtti.

Yaşadıkları mevcut trajik durumu savaş öncesindeki hayatlarıyla karşılaştıran anne, “Geçmişte, Allah’a şükür, kendi evimiz ve harika bir hayatımız vardı. Taze sebzelere, uygun sağlık hizmetlerine ve bize ait bir araziye sahiptik. Bugün ise WFP’nin sağladığı gıdalar da dahil olmak üzere tamamen yardımlara bağımlıyız” ifadelerini kullandı.

Hughes ise kesintilerin ihtiyaçların azalmasından veya ihtiyaç sahiplerine ulaşmada karşılaşılan engellerden kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Bu kesintiler mali nedenlerle yapılıyor. İhtiyaçlar azalmadı ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızın önünde bir engel yok; onlara ulaşabiliyoruz” dedi.

Para transferlerinin azaltılması

Temmuz ayından bu yana yaklaşık 500 bin kişiye yapılan nakit yardımları zaten azaltılmış durumda. Bu da söz konusu kişilerin yerel pazarlardan gıda satın almak için artık daha az paraya sahip olduğu anlamına geliyor. WFP’den un çuvalları ve gıda kolileri alan Gazze sakinlerinin sayısı da aylık 1,1 milyondan 600 bine düşürülecek.

WFP, 2026 yılında Filistin topraklarındaki faaliyetleri için önceki yıllarda aldığı finansmanın yarısından azını temin edebildi. WFP, önümüzdeki altı ay boyunca ‘hayati önem taşıyan’ faaliyetlerini sürdürebilmek için acilen 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Son derece kötü insani koşullar

Hamas ile İsrail arasında bir yıl önce ateşkes anlaşmasına varılmasına rağmen Gazze Şeridi’ndeki insani koşullar son derece kötü olmaya devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre bölgede hiçbir yeniden imar çalışması yapılmadı ve toparlanma süreci son derece sınırlı kaldı. İsrail, sınır kapılarından giren mallar üzerinde sıkı denetim uyguluyor. Gıda pazarları bugün ürünlerle dolu olsa da bölge sakinlerinin yalnızca çok küçük bir bölümü bunları satın alabiliyor. Gazze nüfusunun yüzde 80’inden fazlası işsiz olduğu için halkın büyük bölümü yardımlara bağımlı durumda.

dfgthyj
Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktör Vekili Carl Skau, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta WFP’nin finanse ettiği bir aşevine yaptığı ziyaret sırasında (Reuters)

Gazze Şeridi’nde yemek pişirmek için kullanılan gaz da bulunmuyor. İsrail hükümeti, Hamas’ın bu gazı askerî amaçlarla kullanabileceği gerekçesiyle gazı ‘çift kullanımlı’ malzemeler arasında sınıflandırıyor. Odunun pahalı olması nedeniyle çok sayıda aile, hamur pişirmek veya yemek ısıtmak için yakıt olarak kullanmak üzere çocuklarını sokaklarda plastik ve karton toplamaya gönderiyor.

Hughes, “İnsani durum hâlâ son derece endişe verici. İnsanlar ağır koşullarda yaşıyor ve çoğunun uygun bir barınağı yok. Çadırlarda kalıyorlar; suya, sağlık ve temizlik hizmetlerine ve tıbbi bakıma erişimleri ise son derece kısıtlı… Gıda yardımlarının azaltılması, bu ailelerin üç yıldır yaşadığı sıkıntıları daha da ağırlaştıracak” ifadelerini kullandı.

Nüfusun üçte ikisi gıda kriziyle karşı karşıya

Dünyanın önde gelen gıda güvenliği uzmanlarını bir araya getiren Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) temmuz ayında yaptığı açıklamada, nüfusun üçte ikisini oluşturan 1,4 milyon kişinin Temmuz-Aralık 2026 döneminde kriz düzeyinde veya daha ağır akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasının beklendiğini bildirdi.

WFP, hâlihazırda Gazze Şeridi’nin ekmek ihtiyacının üçte birini karşılayan fırınları desteklemeyi ve yaklaşık 300 bin kadın ile çocuğa gıda yardımı sağlamayı sürdürebildiğini belirtiyor. WFP ayrıca, yaklaşık 200 bin çocuğa beslenme amaçlı atıştırmalıklar dağıtıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’da ise WFP, eylül ayında yardım alanların sayısını yarıya indirmesinin ardından yaklaşık 200 bin Filistinliye yardım sağlamayı sürdürüyor. Kurum, bölgedeki gıda güvensizliğinin giderek arttığını ve bunun başlıca nedenlerinin İsrailli yerleşimcilerin şiddetindeki artış ile Filistinlilerin yerlerinden edilmesi olduğunu belirtiyor.


DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
TT

DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi, Hürmüz Boğazı’nın güneyinde kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankerinin mayına çarptığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre, DMO Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, “Kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankeri, Hürmüz Boğazı’nın güneyindeki bölgede deniz mayınına çarpmasının ardından makine dairesinde patlama ve yangına maruz kaldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Hürmüz Boğazı’ndan çıkmak isteyen bu gemi, hareket noktasından itibaren tüm konum belirleme ve seyir sistemlerini kapattı. Hürmüz Boğazı’nın kurallarını hiçe sayarak boğazın geçişe izin verilmeyen güney güzergâhından geçmeye çalıştı ve bu nedenle söz konusu olay meydana geldi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesinde seyreden gemilerin seyir ve tanımlama sistemlerini kapatmaları hâlinde bu gemilere karşı kararlı ve kesin bir tutum sergilenecektir” uyarısında bulunuldu.


Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
TT

Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)

Wall Street Journal gazetesi, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Moskova’nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde dört yıldır devam eden Ukrayna savaşını sona erdirmek üzere müzakere etmek amacıyla gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir zirve düzenlenmesini önerdiğini bildirdi.

Zirve önerisi, özellikle ABD Başkanı’nın Rusya’dan dizel satın alınmasına yönelik bir anlaşma duyurması ve cuma günü Moskova’yı başlıca yaptırımlardan muaf tutan bir kararname imzalamasının ardından Trump ile Putin arasındaki ilişkilerin iyileştiği bir dönemde gündeme geldi.

Gazete, konuyla ilgili bilgi sahibi eski bir Rus istihbarat yetkilisine dayandırdığı haberinde, Putin’in önerisinin 9 Ekim’de Trump ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında geldiğini ve görüşmenin iki ülke arasında dizel konusunda bir anlaşmayla da sonuçlandığını aktardı.

Gazete ayrıca, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Kremlin’in üçlü diyaloğun, 18-19 Kasım tarihlerinde Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında gerçekleştirilmesini önerdiğini bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazeteye yaptığı açıklamada, olası bir toplantı konusunda görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. Peskov, “Toplantının kendisi veya olası gündemi konusunda henüz net bir anlayış bulunmuyor. Ancak üç taraf da böyle bir toplantının mümkün olduğu varsayımını kabul ediyor” dedi.

Üst düzey bir ABD’li yetkili ise gazeteye yaptığı açıklamada, Trump’ın henüz böyle bir zirve düzenlenmesini kabul etmediğini, ancak fikre sıcak bakabileceğini söyledi.

Trump’ın Putin ile dizel konusunda vardığı anlaşma ve Moskova’yı yaptırımlardan muaf tutan başkanlık kararnamesi, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin tepkisine yol açtı. Zelenskiy, bu adımların Putin’i cesaretlendireceği ve savaşın uzamasına neden olacağı uyarısında bulundu.