Rusya, bir uzlaşma sağlanmasına yönelik girişimleri izlerken ültimatomu reddediyor

Patriot sisteminin ruhsatlandırılmasında zorluklar yaşanıyor... Moskova ise Ukrayna’ya silah taşıyan gemileri hedef almaya devam ediyor

Başkan Putin dün Moskova Bölgesi Valisi ile görüştü (Reuters)
Başkan Putin dün Moskova Bölgesi Valisi ile görüştü (Reuters)
TT

Rusya, bir uzlaşma sağlanmasına yönelik girişimleri izlerken ültimatomu reddediyor

Başkan Putin dün Moskova Bölgesi Valisi ile görüştü (Reuters)
Başkan Putin dün Moskova Bölgesi Valisi ile görüştü (Reuters)

Rusya'nın sahadaki askeri hamlelerini artırması ve Ukrayna'ya Batı'dan silah ile askeri teçhizat taşıyan liman ve gemileri hedef alması, Moskova'nın savaşta yeniden inisiyatifi ele geçirme ve Kiev'in daha güçlü müzakere kozları ile siyasi çözüm arayışlarını önleme çabasının devamı olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna yönetiminin Batılı ülkelerle son dönemde silah tedariki ve ortak savunma sanayii üretimi anlaşmalarını hızlandırmasına karşın Moskova, bu girişimlerin cephede kısa vadede kayda değer bir değişiklik yaratmasının zor olduğunu savunuyor. Rus yetkililer, Ukrayna'nın savunma kapasitesini artırmaya yönelik anlaşmaların uygulanmasında ciddi güçlükler olduğunu belirtirken, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya'nın çıkarlarını gözetmeyen yeni siyasi çözüm planlarına karşı uyarıda bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Trump ve Putin'in 15 Ağustos 2025'teki basın toplantısı öncesinde (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Trump ve Putin'in 15 Ağustos 2025'teki basın toplantısı öncesinde (AFP)

Lavrov, Moskova'nın çatışmanın sona erdirilmesine yönelik "bağlayıcı takvimler" ve "ültimatom diliyle" dayatılacak hiçbir planı kabul etmeyeceğini ifade etti.

Moskova, Ukrayna'nın silahlanma hamlelerini dikkatle izliyor

Rus yetkililer, iki hafta önce düzenlenen NATO Zirvesi'nden beri Ukrayna'nın silahlandırılmasına ilişkin gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini belirtti.

Moskova'nın gündeminde, Avrupa ülkeleriyle ortak savunma sanayii projeleri kapsamında imzalanan anlaşmaların yanı sıra, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD Başkanı Donald Trump arasında salı günü gerçekleştirilen ve ardından Kiev ile Washington arasında daha kapsamlı askeri iş birliğinin başlayabileceği yönünde iddiaların ortaya atıldığı kapalı görüşme de yer aldı.

Kremlin'e yakın medya kuruluşları, söz konusu görüşmenin önemini küçümseyen yayınlar yaptı. Rus haber ajansı RIA Novosti, Trump'ın görüşmede Zelenskiy'ye savaşın sona erdirilmesi gerektiğini söylediğini belirtirken, bu durumu Washington'un diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünün ve Kiev üzerindeki baskıyı artırdığının göstergesi olarak değerlendirdi.

Patriot üretimi konusunda şüpheler

Moskova, Ukrayna'ya Patriot hava savunma füzelerinin ortak üretimi için lisans verilmesine yönelik ilk anlaşmaların uygulanmasının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Trump ve Zelensky'nin 28 Temmuz 2026'da Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmeden bir sahne (AFP)
Trump ve Zelensky'nin 28 Temmuz 2026'da Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmeden bir sahne (AFP)

RIA Novosti'nin Batılı kaynaklara dayandırdığı haberine göre Ukrayna, ABD'li havacılık şirketi Boeing'in lisans vermeye yanaşmaması nedeniyle Patriot füzelerini kendi topraklarında üretemeyecek. Polonya ve Almanya ise daha önce Ukrayna adına ortak üretimi üstlenmeye hazır olduklarını açıklamıştı.

Alman Welt televizyonu da Patriot füzelerinin yönlendirme başlıklarının Boeing tarafından üretildiğini, şirketin bu teknolojinin üçüncü ülkelere lisanslanmasına sıcak bakmadığını ifade etti.

Rus kaynaklar ayrıca zamanlama sorununa da dikkat çekti. Kiev'in kış gelmeden Patriot füzelerine acil ihtiyaç duyduğu belirtilirken, Amerikan sistemlerine yönelik füze üretiminin uzun ve son derece karmaşık bir teknolojik süreç olduğu, ayrıca ABD'nin de kendi hava savunma stoklarını yenilemek için bu sistemlere ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Askeri uzmanlar, Ukrayna'da kurulacak üretim tesislerinin Rus saldırılarının hedefi olmasının önemli bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle lisans verilse bile Ukrayna'nın kısa vadede bu üretimden fayda sağlamasının mümkün olmadığı görüşü dile getiriliyor.

Rus medyası ayrıca Axios'un haberine dayanarak Zelenskiy'nin Trump'tan ortak üretim başlayana kadar Ukrayna'nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla "kış paketi" olarak adlandırılan askeri yardımın hızlandırılmasını talep ettiğini yazdı.

Güney Kore'deki bir ABD üssünde bulunan Patriot füze sistemleri (Arşiv- Reuters)
Güney Kore'deki bir ABD üssünde bulunan Patriot füze sistemleri (Arşiv- Reuters)

Söz konusu paketin, Ukrayna'nın enerji altyapısını kış aylarında hedef alabilecek saldırılara karşı kullanılmak üzere 300 Patriot önleme füzesini içerdiği belirtilirken, Rus kaynaklar Trump yönetiminin bu mühimmatı kısa sürede teslim edebileceği hakkındaki şüphelerini dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın RIA Novosti'den aktardığına göre bir kaynak, ABD'nin Patriot üretiminin Ukrayna'da yerelleştirilmesine yönelik Kiev'in beklentilerini fiilen sınırlandırdığını öne sürdü. Kaynağa göre Washington, üretimin Ukrayna yerine Polonya'da yapılmasının daha güvenli olacağını savunuyor.

Rusya'dan limanlara ve askeri sevkiyata yeni saldırılar

Bu gelişmeler yaşanırken Rusya, Ukrayna'nın derinliklerindeki altyapı hedeflerine yönelik saldırılarını genişletiyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, dün gece Ukrayna'nın Yujni Limanı'nda Batı menşeli askeri yük taşıdığı belirtilen iki ticaret gemisinin vurulduğunu açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için kullanılan limanlar ve deniz araçlarına yönelik yüksek özellikli saldırıların sürdüğü belirtilerek, hava platformlarından fırlatılan hassas güdümlü mühimmat ve saldırı tipi insansız hava araçlarıyla (Kamikaze- İHA) askeri nitelikli yük taşıyan iki ticaret gemisinin hedef alındığı ifade edildi.

Karadeniz kıyısında, Odessa'nın yaklaşık 30 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Yujni Limanı, Batı'dan gelen askeri yardımların ulaştırıldığı önemli lojistik merkezlerden biri olarak biliniyor.

30 Temmuz'da Kiev'deki bir pazara Rus saldırısının ardından çıkan yangını bir itfaiyeci söndürüyor (AFP)
30 Temmuz'da Kiev'deki bir pazara Rus saldırısının ardından çıkan yangını bir itfaiyeci söndürüyor (AFP)

Rusya'nın son saldırıları, Ukrayna'nın ikmal hatlarını kesintiye uğratmayı ve özellikle güney limanları üzerinden artan Batılı silah sevkiyatını engellemeyi amaçlayan stratejisinin devamı olarak değerlendiriliyor.

Savunma Bakanlığı ayrıca gece boyunca hava, kara ve deniz unsurlarının katılımıyla Ukrayna'daki havaalanları, savunma sanayii tesisleri, limanlar, enerji altyapısı ve askeri lojistik merkezlerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlendiğini açıkladı.

Lavrov'dan Batı'ya sert suçlamalar

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batı'nın son aylarda Kiev'e verdiği desteğe yönelik eleştirilerini sertleştirdi.

TASS haber ajansına konuşan Lavrov, Batılı ülkelerin Rusya'yı zayıflatmaya ve parçalamaya çalıştığını savundu.

Batı'nın, Ukrayna'nın Rusya topraklarına yönelik saldırılarını "savaşın dönüm noktası" gibi göstermeye çalıştığını söyleyen Lavrov, yeniden "Rusya'ya stratejik yenilgi yaşatma" ve "Rusya'nın sömürgeden arındırılması" söylemlerinin gündeme getirildiğini belirterek, bunun ülkesini parçalama girişimi anlamına geldiğini ifade etti.

Lavrov, "Durum tehlikeli bir noktaya ulaştı. Batı dünyasının tamamı Rusya'ya karşı birleşti. Londra daha sert, ABD ise nispeten daha düşük düzeyde olmak üzere Batı, Ukrayna üzerinden Rusya'ya karşı savaş yürütüyor. Kiev'e en gelişmiş silahlar sağlanıyor ve Ukrayna için yeni, yüksek teknolojili füze savunma sistemleri üretileceği açıklanıyor. Bu daha önce görülmemiş bir durum" değerlendirmesinde bulundu.

Lavrov, 23 Temmuz'da Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarında (Reuters)
Lavrov, 23 Temmuz'da Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarında (Reuters)

Baltık ülkelerinin Rusya'ya karşı "ön cephe" hâline geldiğini ileri süren Lavrov, bu ülkelerin son dönemde topraklarında nükleer silah konuşlandırılmasına yönelik yasağı kaldırdıklarını da hatırlattı.

Bu bir ültimatom

Lavrov, Batı'nın Ukrayna konusunda Rusya'ya ültimatom verdiğini savundu.

Batılı ülkelerin önce ateşkes ilan edilmesini, ardından Fransa ve İngiltere öncülüğünde çok uluslu bir gücün Ukrayna'ya konuşlandırılmasını, daha sonra ise Avrupa, ABD, Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in aynı müzakere masasında buluşmasını planladığını belirten Lavrov, "Bunun anlamı nedir? Bu açık bir ültimatomdur" şeklinde konuştu.

Rusya'nın çıkarlarını dikkate almayan hiçbir girişimi kabul etmeyeceklerini yineleyen Lavrov, "Ülkemizi ve çıkarlarımızı savunacak orduya, donanmaya ve giderek güçlenen savunma kapasitesine sahibiz" ifadelerini kullandı.



Etiyopya-Rusya silah anlaşması... Afrika Boynuzu’ndaki güç dengeleri nasıl değişecek?

(foto altı) Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, dördüncü nesil Su-35 savaş uçaklarının teslim töreni sırasında (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)
(foto altı) Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, dördüncü nesil Su-35 savaş uçaklarının teslim töreni sırasında (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)
TT

Etiyopya-Rusya silah anlaşması... Afrika Boynuzu’ndaki güç dengeleri nasıl değişecek?

(foto altı) Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, dördüncü nesil Su-35 savaş uçaklarının teslim töreni sırasında (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)
(foto altı) Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, dördüncü nesil Su-35 savaş uçaklarının teslim töreni sırasında (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)

Etiyopya’nın Rusya’dan bir silah anlaşması kapsamında aldığı askeri teçhizat, Addis Ababa ile Asmara arasında yakın zamanda çıkması muhtemel bir savaşın eşiğine gelen Afrika Boynuzu’ndaki gerilimin arttığı bir döneme denk geldi. Geçtiğimiz ekim ayının başından itibaren diplomatik ilişkilerin kesilmesinin ardından belirgin biçimde artan gerilim, Etiyopya’nın denize açılan bir limana ulaşma konusundaki ısrarı ve Nil sularına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle Mısır’la yaşadığı sorunlarla birlikte bölgedeki tansiyonu yükseltiyor.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in açıklaması da bu gerilim ortamında spekülasyonları artırdı. Abiy Ahmed, geçtiğimiz ekim ayının sonunda, 4++ sınıfı 12 adet Su-35 savaş uçağını içeren teslimatın ardından yaptığı açıklamada, anlaşmanın ‘Etiyopya’nın stratejik caydırıcılık kapasitesini güçlendirdiğini’ söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar ise bu adımın bölgedeki güç dengelerine ilişkin hesaplamaları değiştirdiğini ve silahlanma yarışını hızlandırdığını, olası bir çatışma ihtimalinin de göz ardı edilemeyeceğini belirtti.

Su-35S, 4++ nesil, üstün manevra kabiliyetine sahip bir savaş uçağı olarak biliniyor ve üretiminde beşinci nesil teknolojilerin bir bölümünden yararlanıldı. Russia Today’in kısa süre önce yayımladığı güncel bilgilere göre uçak, 20 kilometreye kadar irtifada saatte 2 bin 500 kilometre hıza ulaşabiliyor. Ayrıca havadan havaya ve havadan karaya füzelerin yanı sıra serbest düşüşlü ve güdümlü bombalardan oluşan toplam 8 ton mühimmat taşıyabiliyor.

Etiyopya ilk partiyi teslim aldı

Abiy Ahmed, 28 Ekim’de Rusya-Afrika Zirvesi’ne katılmak üzere Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin dördüncü nesil geliştirilmiş 4++ sınıfı 12 adet Su-35 savaş uçağından oluşan ilk partiyi teslim aldığını ve S-400 hava savunma sistemlerinden oluşan dört bataryanın da teslim edilmesinin planlandığını söyledi.

Abiy Ahmed, “Bu kritik ekipmanların planlanan tarihten önce hızlandırılmış şekilde teslim edilmesi, Etiyopya’nın savunma sisteminin geliştirilmesi açısından önemli bir başarıdır” dedi. Etiyopya savunma güçlerinin hazırlık seviyesindeki artışın, ülkenin olası her türlü saldırıyı caydırma kapasitesini güçlendirdiğini de vurguladı.

Bu yaklaşım, Etiyopya ordusunun değerlendirmeleriyle de örtüşüyor. Etiyopya Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Meseret Getachew, geçtiğimiz ağustos ayında yaptığı açıklamada, “Etiyopya Hava Kuvvetleri’nin operasyonel ve savunma kapasitesindeki artış, ülkenin caydırıcılık gücünü artırıyor ve ulusal çıkarlara karşı harekete geçmeyi düşünen tarafları adımlarını yeniden değerlendirmeye sevk ediyor” ifadesini kullanmıştı.

scdfvb
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, savaş uçaklarının teslimatı sırasında (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)

Kriz yönetimi ve müzakere alanında uzmanlaşmış Sudanlı askeri uzman Emin İsmail Meczup, Etiyopya ordusunun Rusya’dan gelişmiş silah sistemleri temin etmek amacıyla doğuya yönelmesiyle askeri modernizasyon planlarında niteliksel bir stratejik dönüşüm yaşadığını belirtti.

Meczup, “Bu anlaşmaların tamamlanması, bölgede son 20 yıldır devam eden stratejik dengeleri bozan büyük bir askeri sıçrama anlamına geliyor. Bu durum, bölgede silahlanma yarışının ve istikrarsızlığın habercisi olduğu gibi Rönesans Barajı meselesi ve Addis Ababa’nın gerekirse güç kullanarak Kızıldeniz’e ulaşma girişimleri açısından da sonuçlar doğurabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Askeri kapasitenin güçlendirilmesi

Mısırlı askeri uzman Semir Ragıb da Abiy Ahmed yönetiminin bu anlaşmayı, Afrika Boynuzu’nda kendisini çevreleyen askeri güç ve teçhizat bakımından daha zayıf ülkelere kıyasla askeri kapasitesini artıran bir adım olarak gördüğünü belirtti. Ragıb’a göre Etiyopya yönetimi ayrıca, ülke içindeki varlığını sağlamlaştırmayı, bunun yanı sıra Eritre üzerindeki emellerini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu hedefler yalnızca bir limana veya denize açılan bir kapıya ulaşma arzusuyla sınırlı değil.

Ragıb, Addis Ababa yönetiminin Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) destek vermek, ülkedeki altyapıyı ve askeri kampları hedef almak amacıyla askeri kapasitesini modernize etmeye çalıştığını da belirtti. Bunun Mısır’la doğrudan bir çatışmaya yol açmadan, ülkenin güney sınırları açısından dolaylı bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Gözlemciler, söz konusu anlaşmanın Etiyopya’nın Afrika Boynuzu’ndaki doğrudan komşuları Somali, Eritre ve Cibuti karşısında insan gücü ile hava ve kara askeri teçhizatı bakımından üstünlüğünü artırdığını değerlendiriyor. Ancak Etiyopya, Eritre’nin 1993’te bağımsızlığını kazanmasının ardından denize kıyısı olmayan ve deniz kuvvetlerinden yoksun bir ülke konumunda bulunuyor. Abiy Ahmed’in 2018’de iktidara gelmesinden bu yana Etiyopya, Mısır ve Eritre’nin açık ve tekrarlanan itirazlarına rağmen denize açılan bir limana ulaşma talebini sık sık gündeme getiriyor.

dju
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Moskova’da dördüncü nesil Su-35 savaş uçaklarını teslim alırken (Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in X hesabı)

Global Firepower internet sitesinin yayımladığı son sıralamada Etiyopya, 145 ülke arasında askeri kapasite bakımından dünya genelinde 47’nci sırada yer alırken Eritre 119’uncu sırada bulunuyor. İki ülke, 1998-2000 yılları arasında yıkıcı bir savaş yaşamıştı. Etiyopya, ekim ayının başından bu yana komşusu Eritre’yi ülkenin kuzeyindeki isyancılara destek vermekle suçluyor. Eritre ise bu suçlamayı reddederek söz konusu iddiayı ‘savaş ilanı’ olarak nitelendiriyor.

Gelecek senaryoları

Etiyopya’nın yeni silahlanma hamleleri ışığında Afrika Boynuzu’nda yakın gelecekte yaşanabilecek gelişmelere ilişkin senaryoları değerlendiren Meczup, üç olasılığa dikkat çekti. İlk senaryonun, Rönesans Barajı gibi stratejik tesislerin ve sınırların güvence altına alınması yoluyla caydırıcılığın sağlanması olduğunu belirten Meczup, ikinci senaryonun Addis Ababa yönetiminin yeni silah envanterini denizden veya karadan yürütülecek çatışmalarda kullanarak bir deniz limanının kontrolünü ele geçirmeye çalışması olduğunu ifade etti. Üçüncü senaryonun ise bölge ülkelerinin de modern askeri teknolojilere ve karşı koyabilecekleri yeni nesil savaş uçaklarına yönelmesiyle bölgesel güç dengesinin oluşması ve karşılıklı caydırıcılığın sağlanması olduğunu kaydetti.

Meczup, Afrika Boynuzu’nun yakın gelecekte geniş çaplı istikrarsızlık dalgalarına ve bölgesel bir savaşa yol açabilecek gerilimlere sahne olabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Etiyopya ile Eritre arasında bir savaş çıkma ihtimaline dikkat çeken Meczup, Etiyopya’nın Mısır ve Sudan’la yaptığı bağlayıcı anlaşmalara uymaması durumunda uzun vadede bir su savaşının da yaşanabileceğini belirtti.

Ragıb ise Addis Ababa yönetiminin Eritre veya ayrılıkçı Somaliland bölgesi üzerinden güç kullanarak Kızıldeniz’e ulaşma hedefinin doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti. Etiyopya’ya bir deniz kapısı açılmasının İsrail ve Rusya gibi uluslararası ve bölgesel güçlerin Kızıldeniz’de varlık göstermesinin önünü açacağını belirten Ragıb, bunun Afrika Boynuzu’nda deniz ulaşımının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit edeceğini vurguladı.

Ragıb ayrıca, Rusya’nın silah anlaşmalarındaki yaklaşımının, Mısır gibi ortak ülkelerle arasındaki siyasi dengeleri dikkate almaksızın, arz ve talebe dayalı doğrudan ticari bir mantık üzerine kurulu olduğunu düşünüyor.

Uluslararası ilişkiler ve Rusya uzmanı Dmitry Bridzhe, söz konusu anlaşmanın Rusya ile Mısır arasındaki ilişkileri etkilemesini beklemiyor. Bridzhe, Rusya yönetiminin Arap dünyası ve Afrika’daki karmaşık ve iç içe geçmiş çıkarlarını koruyacak dengeli ortaklıklar kurmaya özen gösterdiğini belirtti.

Bridzhe, Moskova ile Addis Ababa arasındaki askeri iş birliğinin, bölgede yaşanan dönüşümler ve Rusya’nın mevcut karmaşık koşullara rağmen Afrika’daki rolünü güçlendirme ve kıtada stratejik bir dayanak noktası oluşturma isteği çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu ifade etti.

Bridzhe, Rusya’nın silah anlaşmasının güç dengelerini değiştirmek ve yeniden şekillendirmek amacı taşımadığını, Batı’nın güçlü rekabeti karşısında Rusya’nın bölgedeki rolünü güçlendirmeye yönelik mutabakat ve anlaşmalar kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti. Bridzhe’e göre bu adım, aynı zamanda Rus silahlarının etkinliğini sınamak ve sahadaki performanslarını geliştirmek için bir fırsat niteliği taşıyor.


Tahran, Doha'nın arabuluculuğunu ve Trump'ın kararını bekliyor

CENTCOM'un, bölgedeki bir tatbikat sırasında HIMARS tipi çok namlulu roketatar sisteminin askerî uçakla taşınmasına ilişkin yayımladığı fotoğraf (CENTCOM)
CENTCOM'un, bölgedeki bir tatbikat sırasında HIMARS tipi çok namlulu roketatar sisteminin askerî uçakla taşınmasına ilişkin yayımladığı fotoğraf (CENTCOM)
TT

Tahran, Doha'nın arabuluculuğunu ve Trump'ın kararını bekliyor

CENTCOM'un, bölgedeki bir tatbikat sırasında HIMARS tipi çok namlulu roketatar sisteminin askerî uçakla taşınmasına ilişkin yayımladığı fotoğraf (CENTCOM)
CENTCOM'un, bölgedeki bir tatbikat sırasında HIMARS tipi çok namlulu roketatar sisteminin askerî uçakla taşınmasına ilişkin yayımladığı fotoğraf (CENTCOM)

Tahran, Katar'ın yürüttüğü arabuluculuk girişiminin sonuçlarını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin kararını beklerken, İranlı askerî yetkililer olası yeni bir çatışmanın Batı Asya dışına taşınabileceği tehdidinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün Parlamento Ulusal Güvenlik Komisyonu toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik “iki günlük plan” hakkındaki müzakerelerin sürdüğünü ve ilerleme kaydedildiğini, ancak henüz nihai bir sonuca ulaşılmadığını söyledi. Arakçi, sürecin “karşı tarafın vereceği yanıtlara bağlı olduğunu” belirtti.

İranlı heyetin Doha ziyaretinde Washington ile herhangi bir müzakere gerçekleştirmediğini kaydeden Arakçi'nin, Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi tarafından aktarılan açıklamasına göre Tahran, “yedi şartının yerine getirilmesinde ısrar ediyor,”

Bu açıklamalar, Trump'ın görüşmelerin iyi gittiğini, ancak İranlıların pek güvenilir olmadığını söylemesinden ve Balta Dağı'nı vurma tehdidinde bulunmasından saatler sonra yapıldı.

İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney, cumartesi günü silahlı kuvvetlere olası saldırılara karşılık vermek üzere hazırlıklı olmaları talimatını verdi.

İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi-Niya, silahlı kuvvetlerin ABD'ye “Batı Asya dışında da” karşılık vermeye hazır olduğunu belirterek, çok daha uzun sürebilecek bir savaş konusunda uyarıda bulundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi ise ABD ile yaşanacak bir savaşta “coğrafi açıdan hiçbir sınırın bulunmadığını” söyledi.


Trump, Carney ile görüşmesinin ardından Kanada ile boru hattını da kapsayan bir anlaşma önerisi sundu

ABD Başkanı Donald Trump, Iowa eyaletinin Dubuque kentindeki ziyareti sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Iowa eyaletinin Dubuque kentindeki ziyareti sırasında (AFP)
TT

Trump, Carney ile görüşmesinin ardından Kanada ile boru hattını da kapsayan bir anlaşma önerisi sundu

ABD Başkanı Donald Trump, Iowa eyaletinin Dubuque kentindeki ziyareti sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Iowa eyaletinin Dubuque kentindeki ziyareti sırasında (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Kanada ile yeni bir ticaret anlaşmasına yönelik taslağa sahip olduğunu söyledi. Kanada Başbakanı Mark Carney ise iki liderin, ticari anlaşmazlık yaşayan ülkeleri arasındaki ticaretin geleceğine ilişkin verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti.

Trump, Iowa eyaletinin Dubuque kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, «Dün kendisiyle yeniden görüştüm. Çiftçilerimiz ve ülkemiz için harika olacak bir anlaşmaya ilişkin bir taslağımız var. Bu konuda her şey yolunda gidecek» dedi.

Carney ise dün daha önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görüşmenin «karşılıklı fayda sağlayacak bir ticaret anlaşmasının çerçevesine ilişkin son dönemde gerçekleştirilen yapıcı görüşmeleri ileriye taşıdığını» belirtti. Carney, söz konusu anlaşmanın istihdam olanaklarını artırmayı, yaşam maliyetlerini düşürmeyi ve Kanada'nın dillerine, kültürüne ve egemenliğine tam saygı göstermeyi amaçladığını ifade etti.

Carney, X hesabından yaptığı paylaşımda, «Ekiplerimiz, önümüzdeki haftalarda bu sonucu elde etmek için çalışmalarını sürdürecek» dedi.

Trump, anlaşmanın kapsamına, eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından 2021 yılında iptal edilen Keystone XL petrol boru hattı projesinin de dahil olacağını söyledi.

Trump dün yaptığı açıklamada, «Keystone boru hattını inşa edecekler. Maliyetini de kendileri karşılayacak. Biz de onlara güzergâhı sağlayacağız. Güzergâh büyük ölçüde belirlenmiş durumda» ifadelerini kullandı.

Carney'nin ofisi, Trump'ın açıklamalarına ilişkin yorum talebine henüz cevap vermedi.

Son aylarda Kanada ve ABD, birbirlerine milyarlarca dolarlık gümrük vergileri uyguladı. Kanada'ya yönelik tarifeler, salı günü yapılacak ABD ara seçimleri öncesinde, ülkenin kuzey sınırındaki bazı eyaletlerde de siyasi tartışma konusu haline geldi.

Trump, geçen hafta Kanada ile bir ticaret anlaşmasının yakında sağlanacağını söylemişti. Ancak Kanada tarafı, çelik ve otomobil sektörlerindeki tarifelerin hafifletilmesine yönelik çabalara rağmen, ticaret görüşmelerinde sınırlı ilerleme kaydedildiğini daha önce açıklamıştı.