ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşından çıkış yolu ararken Tahran yönetimi Washington'dan siyasi ve ekonomik tavizler alabilmek için Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü artırıyor.
Wall Street Journal'ın analizine göre İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetinin, ABD ve İsrail'in gelecekteki askeri harekatlarını önlemek için elindeki en iyi koz olduğunu düşünüyor.
İran yönetimi, artan akaryakıt fiyatları ve yüksek enflasyon Amerikan ekonomisine zarar verirken, kasımdaki ara seçimler öncesinde Trump'a kendi şartlarını kabul ettirmek istiyor.
Diğer yandan İran'ın Hürmüz Boğazı kartını kullanarak "büyük risk" aldığı vurgulanıyor.
Analizde, boğazın kontrolü hakkında Tahran yönetiminde görüş ayrılıkları olduğuna işaret ediliyor.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan İranlı ve Arap yetkililer, Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü Batı'ya baskı uygulamanın en önemli aracı olarak gördüğünü söylüyor.
Ilımlı kesimse Tahran'ın Hürmüz kozuna misilleme olarak ABD'nin bölgede sürdürdüğü ablukanın İran ekonomisini çökmenin eşiğine getirdiğini belirtiyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dünkü açıklamasında İran'la görüşmelerde iki adımlı bir yaklaşım izlendiğini söyledi. Bu kapsamda hem Hürmüz'ün yeniden trafiğe açılması hem de İran'ın nükleer programına dair kısıtlamaların gündemde olduğunu ifade etti.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla Axios'a konuşan kaynaklar, Umman aracılığıyla yürütülen müzakerelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin bir ara anlaşmaya yakın olunduğunu savunuyor.
Habere göre Hürmüz'le ilgili 60 günlük geçici bir düzenleme hazırlanması öngörülüyor. Bu süre boyunca bölgeden geçen gemilerden ücret alınmaması ve Hürmüz'deki mayınların temizlenmesi planlanıyor.
Yetkililer, süreçte Katar, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın da arabuluculuk çabalarına katıldığını belirtiyor.
Financial Times'ın analizindeyse Trump yönetiminin, savaşın başında belirlediği hedeflerden ve taleplerinden geri adım atmak zorunda kaldığına dikkat çekiliyor.
Tahran'ın Hürmüz üzerindeki kontrolünü zayıflatacak anlaşmalara yanaşmayarak Washington'ı zora soktuğu, ABD'nin elindeki füze stoklarının ciddi ölçüde azaldığı aktarılıyor.
Joe Biden yönetiminde ABD'nin Suudi Arabistan Büyükelçisi olarak görev yapan Michael Ratney, İran'a fazla taviz verilecek bir anlaşmanın hem Cumhuriyetçileri hem de Beyaz Saray'ın Körfezdeki müttefiklerini kızdıracağını vurguluyor.
Independent Türkçe, Axios, Wall Street Journal, Financial Times