IKBY fırtınanın göbeğinde: Üç eksen arasında tarafsızlık

IKBY liderleri, savaşın alevleri içinde zorlu olan tarafsızlığı deniyor

IKBY bağımsızlık referandumunda oy kullanmaya teşvik amacıyla düzenlenen bir gösteride Kürt bayrağı sallayan İran Kürdistanı Peşmerge örgütüne mensup bir üye (AFP)
IKBY bağımsızlık referandumunda oy kullanmaya teşvik amacıyla düzenlenen bir gösteride Kürt bayrağı sallayan İran Kürdistanı Peşmerge örgütüne mensup bir üye (AFP)
TT

IKBY fırtınanın göbeğinde: Üç eksen arasında tarafsızlık

IKBY bağımsızlık referandumunda oy kullanmaya teşvik amacıyla düzenlenen bir gösteride Kürt bayrağı sallayan İran Kürdistanı Peşmerge örgütüne mensup bir üye (AFP)
IKBY bağımsızlık referandumunda oy kullanmaya teşvik amacıyla düzenlenen bir gösteride Kürt bayrağı sallayan İran Kürdistanı Peşmerge örgütüne mensup bir üye (AFP)

Rüstem Mahmud

Kürt siyasi kaynaklar, Erbil'in bu günlerde hem İran’ın doğrudan baskısı hem de Tahran'a bağlı Iraklı silahlı grupların uyguladığı baskı olmak üzere maruz kaldığı baskıları ‘devasa’ olarak nitelendiriyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bu baskılar karşısında, ne taraflardan birinin yanında yer almayı ne de çatışmayı seçti. Aksine, daha maliyetli ve daha az güvenceli üçüncü bir seçenek olan tarafsızlığı seçti. IKBY, kararlı bir tutumla, topraklarından İran'a karşı herhangi bir silahlı hareketin başlatılmasını reddediyor. Bu tutum, üç yönde yürütülen yoğun bir diplomatik hareketlilikle destekleniyor. Ancak “Tarafsızlık, bunu ilan edenin ilan etmesi yeterli olan bir tutum mudur, yoksa kabul eden birini bulmadıkça değersiz bir teklif midir?” sorusu sorulmaya devam ediyor.

İlk eksen Tahran idi. IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, sivillerin ve Peşmerge güçlerine mensup unsurların hayatını kaybetmesine yol açan, bölgedeki ekonomik faaliyete derin zarar veren bir dizi İran saldırısına rağmen, İran Dini Lideri Hamaney'in cenaze törenine katıldı. Barzani, ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve bir dizi üst düzey şahsiyetle görüşmeler gerçekleştirerek, merhum ve İran ulusuna ‘derin sempati’ dile getirdi ve ‘karşılıklı anlayış, saygı ve yapıcı diyaloğun, bölgede barış ve istikrar için en uygun yol olduğunu’ vurguladı.

Kibar dilin ardında ziyaretin özü, bir dizi güvence oluşturuyordu. Barzani, Irak toprakları içinde bir İsrail üssü kurulduğuna dair haberlerin ardından, IKBY’nin ne ABD ve İsrail tarafından İran'ı hedef alan herhangi bir hareketlilik için bir başlangıç noktası olacağını, ne de 1980’li yıllardan bu yana on binlerce İranlı Kürt'ün kamp ve karargahlarda barındığı, son dönemde Irak-İran güvenlik anlaşması uyarınca sınır bölgelerinden uzaklaştırılan silahlı İranlı Kürt gruplarına bu rolü üstlenmesine izin vereceğini teyit etti. Bu ret, savaş koşullarının değiştiremeyeceği istikrarlı bir tutum olarak sunuldu. IKBY, aynı içeriği, karada bir savaşa girmek için İranlı Kürt gruplarının silahlandırılması durumunda doğrudan askeri müdahaleye hazır olduğunu Washington ve Tel Aviv'e daha önce bildirmiş olan Ankara'ya da iletti. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın tekrar tekrar ima ettiği bir senaryoydu.

İkinci eksen Bağdat’tı. IKBY liderleri, Başbakan Ali Zeydi ve Devlet Yönetimi İttifakı güçleriyle görüşmek üzere bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. IKBY’nin aylarca süren sert bir siyasi kopuşun ardından en büyük Sünni parlamento bloğunun lideri Tekaddum (İlerleme) Partisi Başkanı Muhammed el-Halbusi'yi kabul etmesi dikkat çekiciydi. Bu görüşmelerde bölge, federal hükümetin tutumuyla örtüşen bir tutum benimsedi. Irak, çekişen güçler arasında bir çatışma odağı olmamalı, çünkü bu, geçmiş yıllarda Irak'ın ağır bedeller ödediği iç çatışmalara dönüşebilecek muazzam güvenlik ve ekonomik baskılar yaratacak.

Ancak bu örtüşmenin dışında kalan bir dosya oldu: silahlı gruplar. Bölgenin bakış açısına göre bu gruplar, devletin ilan edilen stratejik yönelimlerine bağlı kalmıyor, Irak'ı çıkarına hizmet etmeyen komşu ülkelerle çatışmalara sürüklüyor ve ülkeye ekonomik açıdan ağır zarar verebilecek cezai ABD tedbirlerini davet ediyor. Daha da önemlisi, İranlı Kürt mülteci kampları ile bölgedeki diplomatik ve ekonomik çıkarları hedef alan onlarca saldırı, bu gruplara bağlı Iraklı bölgelerden gerçekleşti; ancak federal hükümet bu gruplara karşı herhangi bir kararlı önlem almadı.

Üçüncü ve en şaşırtıcı eksen ise Şam’dı. Barzani, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) çatısı altındaki silahlı grupların Suriye'ye karşı saldırılarının ve sınırdaki yoğun konuşlanmasının zirvesinde Suriye'yi ziyaret ederek, yeni liderliğiyle ekonomik, güvenlik ve siyasi iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı ve Suriye otoritesi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki mutabakatlarda olumlu bir rol oynama isteğini açıkladı. Suriye liderliği, bu ziyareti siyasi ve sembolik açıdan büyük bir memnuniyetle karşıladı ve bölgede bir başkonsolosluk açma prosedürlerinin başlatıldığını duyurdu.

sagthy
Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, Erbil’deki Franso Hariri Stadyumu’nda düzenlenen parti seçim mitinginde, Irak parlamento seçimleri öncesinde bir konuşma yaparken, 7 Kasım 2025 (AFP)

Silahlı gruplar, bu uzlaşının dışında kalan bir dosya oldu. IKBY’nin bakış açısına göre bu gruplar, devletin ilan edilen stratejik yönelimlerine bağlı kalmayıp Irak'ı çıkarına hizmet etmeyen komşu ülkelerle çatışmalara sürüklüyor.

“Polonya konumu”

Bu hareketliliğin ardında, doğaçlama olmayan bir siyasi doktrin bulunuyor. Al Majalla’ya konuşan üst düzey bir Kürt siyasi kaynak, bölgenin siyasi büyüklüğü, askeri kapasitesi ve anayasal sınırları göz önüne alındığında, geçtiğimiz on yıllarda biriktirdiği her şeyi devirebilecek büyük bölgesel çatışmalara çekilemeyeceğini açıklıyor.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgedeki Kürt meselesinin ne kadar dallanıp budaklansa da Kürt liderliği için esas olan, elde edileni korumaktır. Bu, geçen yüzyılın altmışlı yıllarından bu yana Molla Mustafa Barzani liderliğindeki Iraklı Kürtlerin tercihi olmuştur. Barzani, her ülkedeki Kürt meselesinin kendi iç koşullarını gözetmesi, karşılıklı etkileşimin olumlu ve barışçıl olması gerektiğini vurgulardı. Bölgenin çeyrek yüzyıl boyunca sergilediği davranış buna tamamen örtüşüyor. Kendisinden talep edildiğinde, PKK ile Türkiye mutabakatlarında olumlu bir faktör olmuştur. Aynı şey, Suriye Kürtleri konusunda da geçerli. İran ve İran Kürtleri konusunda da durumun farklı olması mümkün değil. Buradaki İranlı Kürtler, 1980’li yıllardan bu yana Birleşmiş Milletlerin (BM) gözetiminde siyasi mültecilerdir ve İran bunu bilir, ikili görüşmelerde de bunu kabul eder. Buna rağmen iki tür baskı uyguluyor. Gelecekteki herhangi bir iç gelişme ihtimaline karşı, siyasi olanlar da dahil olmak üzere İranlı Kürtlerin kapasitesini felç etmeyi amaçlayan önleyici saldırılar ve IKBY’yi, ABD'ye yakın bir taraf olarak hedef tablosunda tutmak. Bu, tüm çabalarımıza rağmen tek taraflı bir savaştır.”

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre mevcut durumu tanımlamak için tarihsel bir imgeye başvuran kaynak, “Biz aslında imparatorluk derinliğine sahip bölgesel güçler arasındaki kırılma hatlarında aracı konumda olan büyük savaşlar dönemindeki Polonya devletinin durumuna benziyoruz. Kürt meselesi karşılıklı yanlış anlama düzeylerini katlıyor. IKBY, bir model sunmak istiyor. Çünkü bu model Iraklı Kürtlerin kendi devletleriyle vardığı bir uzlaşının ürünüdür. Ancak komşu ülkelerin hesapları bununla her zaman örtüşmüyor” ifadelerini kullandı.

cdfvghyj
Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) militanları, Irak Kürdistan Bölgesi'nin Erbil yakınlarındaki bir üssünde düzenlenen tatbikat sırasında, 12 Şubat 2026 (Reuters)

Kürt meselesinin bölgedeki kollarına bakılmaksızın Kürt liderliği açısından temel öncelik, elde edilenleri korumaktır. Bu, Irak Kürtlerinin 1960'lardan bu yana Molla Mustafa Barzani önderliğinde benimsediği tercihtir.

En zayıf halka

İşte bu nokta, söz konusu stratejik bahsin zaafını tam olarak ortaya koymaktadır. IKBY meseleleri uzmanı Dilşad Şirzad, tarafsızlığın bölgeyi zaten hedef haline getiren nedeni ortadan kaldırmadığı görüşünde. Şirzad, yaptığı değerlendirmede, “İran'ın kendi sistemine yönelik kaygılar yükseldiğinde bölgeye yoğun baskı uyguladığı ilk kez değil. İç protestolar patlak verdiğinde kanıtlayamadığı gerekçelerle defalarca hava saldırıları düzenledi. Resmi propagandası şüphe uyandırma ve şantaj yapmayı hiç bırakmıyor. İran, Kürdistan'ın bölgesel tablonun en zayıf halkası olduğu ve üzerine baskı uygulamanın neredeyse bedelsiz olduğu görüşünü içselleştirmiş durumda. Bu tutum sistem içinde güç izlenimi yaratıyor, krizleri dışarıya aktarıyor, Türkiye ile stratejik bir uyum zemini oluşturuyor, Kürt deneyimine düşmanca yaklaşan Iraklı tarafları memnun ediyor. Ama en önemlisi ABD'ye mesaj iletmek; İran, Kürdistan'ın varlığının ve bölgede tekrarlanma olasılığının hamisi olarak ABD'yi görüyor. Hangi güvenceler verilirse verilsin, bölge ne kadar tarafsız davranırsa davransın bunu sürdürecek” şeklinde konuştu.

Bu gerilim, Kürt tarafsızlığının çelişkisi tam olarak özetliyor. IKBY, konumunu coğrafi açıdan okuyor ve sürtüşmeyi azaltmanın riski de azaltacağı anlayışıyla hareket ediyor. Tahran ise bölgeyi işlevsel açıdan okuyor ve yakın çevredeki bir Amerikan dayanak noktası olarak değerlendiriyor. Bu okuma, verilen güvencelerle değişmiyor. Çünkü bölgenin davranışıyla değil varlığıyla ilgili. Tarafsızlık bölgenin benimseyebileceği bir politika, ama rakiplerini bağlayamayacağı bir ilke. Bu politika zaman satın alıyor, güvenlik değil.