İran savaşı ABD'nin silah stoklarını eritti: Pentagon'dan acil çağrıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5305552-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-abdnin-silah-stoklar%C4%B1n%C4%B1-eritti-pentagondan-acil-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1
İran savaşı ABD'nin silah stoklarını eritti: Pentagon'dan acil çağrı
Pentagon, bildirilenlere göre İran savaşı nedeniyle önemli mühimmat stoklarının azaldığı için silah üreticilerine üretimi hızlandırmaları yönünde baskı yapıyor (ABD Donanması)
İran savaşı ABD'nin silah stoklarını eritti: Pentagon'dan acil çağrı
Pentagon, bildirilenlere göre İran savaşı nedeniyle önemli mühimmat stoklarının azaldığı için silah üreticilerine üretimi hızlandırmaları yönünde baskı yapıyor (ABD Donanması)
İran savaşı ABD'nin silah stoklarını eritirken, Pentagon'un savunma şirketlerine üretimi bir an önce hızlandırmaları için yoğun baskı uyguladığı bildiriliyor.
Çarşamba günü yayımlanan notta, Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, şirketlere "kritik kabiliyetlere yönelik teslimat takvimlerini önemli ölçüde hızlandırmak ve daha iddialı hale getirmek ve/veya üretimi artırmak" için atacakları adımları açıklamaları amacıyla üç hafta süre verdi.
Washington Post'un ulaştığı notta Feinberg, "Yıllarca süren geliştirme döngüleri kabul edilemez" diye ekledi.
Program takvimlerimizi önemli ölçüde hızlandırmalı ve üretim kapasitemizi hemen genişletmeliyiz.
Pentagon, 5 Ağustos tarihli notun varlığını doğruladı ve Feinberg'ü "işlemeyen, çağın gerisinde kalmış ve son derece karmaşık satın alma sistemimizi düzelten" bir "nesiller boyu lider" diye övdü.
Pentagon'un baş sözcüsü Sean Parnell, The Independent'a yaptığı açıklamada, "Üretimi hızlandırmak için doğrudan sektör liderleriyle çalışmak yeni bir şey değil" dedi.
Bu, Başkan'ın ve Savunma Bakanı'nın en başından beri açıkça ortaya koyduğu bir hedefti.
"Halihazırda Kongre'de görüşülen 2027 mali yılı bütçesi bu çabayı hızlandırabilir" diye ekledi.
Bu talepler, silah üreticilerinin temmuzda Beyaz Saray'a çağrıldığı ve Kongre'nin yeni bir finansman paketini kabul etmesi için lobi yapmalarının istendiği yönündeki haberlerin ardından geldi.
Başkan Donald Trump, ABD'nin hâlâ "muazzam miktarda" silaha sahip olduğunu ısrarla belirtse de perde arkasında bu konuda gerginlikler yaşandığı bildiriliyor.
Başkanın geçen hafta Camp David'de Savunma Bakanı Pete Hegseth'le mühimmat kıtlığı konusunda görüştüğü ve sorunun zaten "çözüldüğünü" düşündüğünü iddia ettiği bildiriliyor.
ABD, Ortadoğu'daki Amerikan üslerine yönelik İran drone sürülerini ve füze saldırılarını püskürtmek karşı çok sayıda mühimmat harcadı (AFP)
Trump yönetimi bu iddiayı yalanlarken başkan da bu haberleri yayan "hain" bilgi sızdırıcılara hapis cezası tehdidinde bulundu.
CBS News'a göre ABD'nin İran çatışmasında stokladığı uzun menzilli hassas füzelerin neredeyse tamamını kullandığı bildiriliyor.
CNN'in haberine göre ordu ayrıca savaş öncesi seviyelere kıyasla Patriot önleme füzelerinin yaklaşık yarısını ve Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) füze envanterinin neredeyse 5'te 4'ünü tüketti.
İran çatışması stratejik bir uyumsuzluk örneği oldu. Tahran, ABD'den çok daha küçük bir orduya sahip olmasına rağmen Ortadoğu'daki Amerikan üslerini düşük maliyetli, tek kullanımlık drone'larla bombaladı ve ABD bunları durdurmak için genellikle pahalı önleme füzeleri kullanmak zorunda kaldı.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin temmuzda yayımladığı rapora göre ABD ordusunun savaştan önce 2 bin 330 Patriot sistemi ve 452 THAAD sistemi bulunuyordu.
Kuruluşun 27 Temmuz itibarıyla yaptığı tahminlere göre, geriye 759 ila 827 Patriot sistemi ve 234 ila 278 THAAD sistemi kaldı.
ABD başkanlığına aday olması beklenen AOC, yumurtalarını donduruyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5305519-abd-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-aday-olmas%C4%B1-beklenen-aoc-yumurtalar%C4%B1n%C4%B1-donduruyor
ABD başkanlığına aday olması beklenen AOC, yumurtalarını donduruyor
Amerikan basını, onun 2028'de ABD Senatosu'na mı yoksa başkanlığa mı aday olacağını değerlendirdiğini bildiriyor (AP)
ABD Kongresi üyelerinden Alexandria Ocasio-Cortez (AOC), sosyal medyadan yaptığı paylaşımla yumurtalarını dondurmaya karar verdiğini duyurdu.
Demokrat Partili siyasetçi, bu sürecin ilk adımlarının görüntülerini de paylaştı.
36 yaşındaki politikacı, kendisine iğne yaparken görülüyor ve yumurta dondurmaya dair öğrendiği bazı bilgileri aktarıyor.
AOC; maliyetler, klinik işlemler, yumurtaların saklanması ve ABD'nin "bozuk" sağlık sisteminde doğurganlık hizmetlerinin nasıl işlediğine ilişkin soruları da yanıtlıyor.
Bu adımı atarak siyasi risk aldığını söyleyen siyasetçi, "Hayatım üzerinde daha fazla kontrol sahibi olduğumu hissetmek istiyorum" diyor.
2019'dan beri Temsilciler Meclisi'nde New York'u temsil eden AOC, bu gönderilerden birkaç saat önce ABC News'e konuştu ve başkanlığa aday olma ihtimalini tamamen dışlamadığını söyledi:
Bu olasılığı göz ardı etmiyorum ve bana verilen büyük desteğe gerçekten çok müteşekkirim.
AOC, yumurta dondurma sürecinden de bahsederek bu sürecin normalleştirilmesi gerektiğini vurguladı:
Özellikle mevcut siyasi ortamda bu çok önemli. Bu yönetim, kürtaj hakkından sağlıklı bir hamilelik geçirme imkanına kadar, ülke genelindeki kadınların üreme sağlığı hizmetlerine erişimini engelliyor. Liderler olarak bu konuları konuşmamızın ve bu süreçleri paylaşmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.
Bir kadının yumurtalarının vücudundan alınarak dondurulması ve daha sonra kullanılmak üzere saklanması işlemine yumurta dondurma deniyor.
Giderek daha fazla tercih edilen bu işlemle saklanan yumurtalar daha sonra döllenebiliyor.
Döllenen yumurtalar gelişmeye devam ediyor ve embriyolar hazır olduğunda, kadının hamile kalması umuduyla rahmine transfer ediliyor.
Halihazırda ara seçim yarışına katıldığını hatırlatan AOC, "Bireysel hedeflerimize veya planlarımıza değil, ara seçimlere odaklanmaya devam etmek gibi bir sorumluluğumuz var" dedi.
Başkanın 4 yıllık görev süresinin ortasında düzenlenen ara seçimler kasım başında yapılacak. Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı, Senato'daki 100 sandalyeninse yaklaşık üçte biri için oy kullanılacak.
AOC, 2019'da kendisi gibi genç ilerici adaylarla birlikte ABD Kongresi'nde göreve başladığında basından aldığı yoğun ilgi sayesinde ulusal çapta bir görünürlüğe halihazırda sahip.
O zamandan beri alım gücü, silahlı şiddet, iklim değişikliği, üreme hakları ve diğer sıcak gündemlerle ilgili sosyal medyada genç seçmenlerle etkileşime girerek etkisini artırdı.
Ocasio-Cortez genç seçmenler arasında popüler olsa da yarışa girmesi durumunda, Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için partinin diğer deneyimli isimleriyle mücadele edecek.
Potansiyel aday havuzundaki diğer isimler arasında eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg var.
Independent Türkçe, BBC, Washington Post
Kolombiya’da 7,4 büyüklüğünde deprem: En az 111 ölühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5305511-kolombiya%E2%80%99da-74-b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BC%C4%9F%C3%BCnde-deprem-en-az-111-%C3%B6l%C3%BC
Kolombiya’da 7,4 büyüklüğünde deprem: En az 111 ölü
Depremin ardından Cali’deki hastanelerden birinden tahliye edilen hastalar. (AP)
Kolombiya’nın batısında pazartesi sabahı meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az 111 kişi hayatını kaybetti. Şiddetli sarsıntı birçok kentte binaların yıkılmasına, çok sayıda kişinin enkaz altında mahsur kalmasına neden oldu.
Deprem, Abelardo de Espria’nın cumhurbaşkanı olarak yemin etmesinden yalnızca birkaç gün sonra meydana geldi. Böylece yeni yönetim ilk büyük kriziyle karşı karşıya kaldı. Ülkede ayrıca, komşu Venezuela’da haziran ayında meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından yaşanan felaketin izleri henüz silinmemişti.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin Kolombiya’nın Pasifik kıyısındaki Chocó bölgesinde, San José del Palmar yakınlarında 107 kilometre derinlikte meydana geldiğini açıkladı. Sarsıntı ülke genelindeki büyük kentlerde hissedildi. Kurum, “Can kaybı ve ağır hasar meydana gelmesi muhtemel; afet geniş çaplı olabilir” uyarısında bulundu.
En fazla can kaybı, Kolombiya’nın kahve üretim merkezlerinden biri olan batıdaki Risaralda bölgesinde kaydedildi. Bölge Valisi Juan Diego Patiño, Caracol televizyonuna yaptığı açıklamada 42 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Vatandaşlar, enkaz altında mahsur kalanların kurtarılmasına yardım ediyor. (AP)
Bölgenin başkenti Pereira’da sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, cephesi çatlayan bir binanın yıkılmasıyla çevreyi yoğun bir toz bulutunun kapladığı, enkaz parçalarının etrafa saçıldığı ve yayaların bölgeden uzaklaşmak için caddelerde koştuğu görüldü.
Komşu Manizales’in Belediye Başkanı Jorge Eduardo Rojas, kentte üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Kolombiya’nın Pasifik kıyısındaki başlıca limanı Buenaventura’nın Belediye Başkanı Lixia del Carmen Córdoba ise bir binanın çökmesi sonucu bir kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığını bildirdi.
Cali Belediye Başkanı Alejandro Eder, kentte en az 20 binanın yıkıldığını ve enkaz altında mahsur kalanların bulunduğunu söyledi. Eder, kurtarma çalışmalarına destek vermeleri için Bogota ve Medellín’den ekip talep ettiklerini belirtti.
Eder, Blu Radio’ya yaptığı açıklamada, “Şu ana kadar yaşlı bir kadın ve küçük bir kız olmak üzere iki kişiyi kurtardık. Enkaz altında daha fazla kişi bulunuyor... En az 12 kritik nokta ve 25 yıkılmış binayla karşı karşıyayız” dedi.
Chocó Valisi Nubia Carolina Córdoba Curi, bölgenin başkenti Quibdó’da yaralanmalar ve ciddi hasar meydana geldiğini açıkladı. Córdoba, bölge sakinlerini artçı sarsıntılara karşı uyardı.
ABD Tsunami Uyarı Sistemi ise deprem sonrası tsunami uyarısı yapılmadığını bildirdi.
Başkent Bogota’da AFP muhabirleri, siren sesleri eşliğinde bazı sakinlerin pijamalarıyla sokaklara çıktığını gözlemledi. Sivil Havacılık Kurumu, deprem nedeniyle meydana gelen hasarların ardından ülkedeki altı havalimanında faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladı.
Kolombiya’yı sarsan şiddetli deprem. (EPA)
Depremin merkez üssü, Kolombiya’nın batısındaki Chocó bölgesinde San José del Palmar yakınları olarak belirlendi. Sarsıntı Ekvador’da da hissedilirken etkileri kuzeyde Panama’ya kadar ulaştı. Bogota’da bazı binalar tedbir amacıyla tahliye edildi.
Kolombiya Jeoloji Kurumu, depremin büyüklüğünü 7,4 olarak revize ederken derinliğini de ilk açıklanan 79 kilometre yerine 96 kilometre olarak güncelledi.
Kolombiya Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi, olası hasarın tespiti için yerel makamlarla koordinasyon halinde olduğunu açıkladı. Bogota Belediye Başkanı Carlos Galán ise başkentte şu ana kadar ciddi bir hasar bildirilmediğini söyledi.
Netanyahu Gazze’de iki ateş arasında: Trump baskısı ve aşırı sağın vetosuhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5305508-netanyahu-gazze%E2%80%99de-iki-ate%C5%9F-aras%C4%B1nda-trump-bask%C4%B1s%C4%B1-ve-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9F%C4%B1n-vetosu
Netanyahu Gazze’de iki ateş arasında: Trump baskısı ve aşırı sağın vetosu
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago’da Binyamin Netanyahu ile birlikte. (AFP)
Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, ABD yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kalıpları kırmamaya karar verdiğini belirtti. Washington, Barış Konseyi tarafından yayımlanan Gazze Şeridi’ne ilişkin yol haritasını Netanyahu’nun reddetmesinden memnun olmasa da kendisine bu haritanın uygulanmasını engellemek için açık çek vermediği mesajını iletti. Washington ayrıca Netanyahu’nun bu tutumunu sürdürmesi halinde kararlı ve sert karşılık vereceği uyarısında bulundu.
Kaynaklara göre Washington, Netanyahu’nun geçen pazartesiden bu yana Gazze’de suikastların durdurulması yönündeki talebine uymasından, enkaz kaldırma çalışmalarını engellememesinden ve Yeşil Refah kentinin altyapısının inşasına başlanmasından memnun. ABD, Netanyahu’nun bu konularda ve yol haritasının uygulanmasıyla ilgili diğer başlıklarda iş birliğini sürdürmesini bekliyor. Buna karşılık Washington, Netanyahu’nun pazar günü Gazze’deki 15 maddelik anlaşmayı reddettiğini açıklamasına sınırlı bir süre tahammül edecek.
Barış Konseyi Direktörü Nikolay Mladenov da benzer bir tutum sergiledi. Mladenov, İsrail’in konseyin talebine verdiği karşılığı övdü ve İsrail’in, Gazze Şeridi’nde işgal ettiği bölgelerden çekilmesinin Hamas’ın silahsızlandırılmasının ardından gerçekleşeceği yönündeki tutumuyla uyumlu olduğunu gösterdi.
Gazze Şeridi’nde İsrail sınırı yakınlarında, «İstikrar Gücü»ne ait kamp, 10 Ağustos. (Reuters)
Haaretz gazetesine göre, Amerikalı kaynaklar Netanyahu’nun içinde bulunduğu sıkışmış durumu anlayışla karşılıyor. Başbakan, seçimlere iki buçuk ay kala kendisini birbiriyle çelişen iki taraf arasında manevra yapmak zorunda buluyor. Bir tarafta Gazze’nin yeniden imarı için somut adımlar atılması yönünde baskı yapan ABD Başkanı Donald Trump, diğer tarafta ise geri adım atmaması ve en küçük bir taviz dahi vermemesi için kendisini zorlayan sağcı ortakları ve seçim kampanyası tökezleyen Likud liderleri bulunuyor.
Netanyahu, son 10 gün boyunca Barış Konseyi’nin, İsrail’in Gazze Şeridi’nden Hamas’ın silahsızlandırılması süreciyle paralel ve tam koordinasyon içinde çekilmesini talep eden 15 maddelik planı yayımlamasına izin vermesini savunmak zorunda kaldı. Bu tutum, Netanyahu’nun daha önceki tüm açıklamalarıyla açık bir çelişki oluşturuyordu.
ABD yönetimi yetkilileri, Netanyahu’nun müttefiklerinin kendisine karşı alışılmadık biçimde harekete geçtiğini de gözlemledi. Bakanlar Bezalel Smotrich ve Orit Strock kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda, hükümetin yanıltıldığını; yani Amerikalılar tarafından yanıltıldığını söylediler. İki bakan, hükümetin iki hafta önce istikrar gücünün Gazze Şeridi’ne girmesine izin verme kararını yanlış bilgilere dayanarak aldığını savundu.
Netanyahu bunun üzerine geri adım atarak İsrail’in 15 maddelik belgeyi reddettiğini ve İsrail ordusunun Hamas’ın gerçek anlamda, göstermelik olmayan şekilde silahsızlandırılması gerçekleşmeden çekilmeyeceğini açıkladı. Netanyahu ayrıca Gazze Şeridi’nde veya Batı Şeria’da Filistin devleti kurulmayacağını söyledi.
Smotrich ise Netanyahu’yu, İsrail devletinin yol haritasını kabul etmediğini açıkça ortaya koyduğu gerekçesiyle kutladı.
Kaynaklar, Washington’un Netanyahu’nun durumu kontrol etmekte zorlandığının» farkında olduğunu belirtti. Bu nedenle Washington, geçen hafta Barış Konseyi’ni Gazze anlaşmasının ilk formülasyonundan geri adım atmaya yöneltti. Konsey, İsrail’in Hamas’ın silahsızlandırılmasının ardından Gazze’deki sarı hattan çekileceğini açıkladı.
Oysa Hamas’la yapılan anlaşmanın ilk metninde çekilmenin kademeli olacağı ve hareketin silahsızlandırılmasıyla eş zamanlı gerçekleştirileceği belirtiliyordu. Konsey ilk açıklamasında İsrail’in silahsızlandırmanın ardından sarı hattan tamamen çekilmek zorunda kalacağını duyurdu ancak birkaç dakika sonra metni değiştirerek tamamen ifadesini çıkardı.
Gazze Şeridi’nde İsrail sınırı yakınlarında bulunan İstikrar Gücü kampının girişinde bir asker, 10 Ağustos. (Reuters)
İbrani medyasına konuşan Amerikalı bir yetkili, meselenin seçim dönemiyle sınırlı kalması halinde bunun tolere edilebilir olduğunu söyledi. Yetkili, “Bu konuda büyük bir sorun yaratılmamalı” dedi.
ABD’li yetkili, “Amerikan baskısı, İsrail hükümet başkanını savaş yılları boyunca defalarca geri adım atmaya zorladı. Netanyahu her zaman İran’da, Lübnan’da ve Gazze’de İsrail saldırılarını sürdürmeye çalıştı. Ancak Beyaz Saray girişimlerini engelledi” ifadelerini kullandı.
Yetkili, Netanyahu’nun Trump’ın öfkeli itirazının ardından İran’a saldırmak üzere harekete geçen İsrail Hava Kuvvetleri uçaklarını son anda durdurmak zorunda kaldığını belirtti. Netanyahu’nun ayrıca mutlak zafer elde edilmeden önce, tüm rehinelerin geri getirilmesini öngören bir anlaşma karşılığında Gazze’de çatışmaların durdurulmasını kabul ettiğini ve Hamas liderlerine Katar topraklarında düzenlenen saldırı nedeniyle Katar hükümetinden küçük düşürücü şekilde özür dilediğini söyledi.
Amerikalı yetkili, “Bu nedenle Washington Netanyahu’ya karşı sabırlı davranacak ve seçimlere kadar aşırı sağa verilecek tavizleri mümkün olduğunca azaltmak için tüm gücüyle çalışacak” dedi.
Yetkili, Trump’ın şu anda Netanyahu’ya hediye vermek konusunda artık eskisi kadar istekli olmadığını da belirtti.
Trump, daha önceki görüşmelerinde Netanyahu’ya yönelik bir dizi kişisel jestte bulunmuş, ayrıca İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u Netanyahu’ya başkanlık affı vermesi yönünde teşvik etmeye çalışmıştı. Ancak ABD Başkanı son aylarda İran’a karşı yürütülen savaşta ortağı olan Netanyahu’ya yönelik ilgisiz bir tutum sergilemeye başladı.
Geçen ay Beyaz Saray’da yapılması planlanan görüşmenin, Likud’un seçim kampanyası için görkemli bir başlangıç olması ve Netanyahu’nun Ortadoğu’nun çehresini değiştirmek üzere süper güç lideriyle iş birliğini öne çıkarması bekleniyordu.
Ancak görüşme nispeten sakin geçti; medyaya ortak bir açıklama yapılmadı ve iki lider arasında kamuoyu önünde herhangi bir dostane görüntü verilmedi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة