ABD Başkanı Donald Trump, İranlıları ‘son derece hileci müzakereciler’ olmakla suçladı. Trump, sabırlı olup Tahran'ın ekonomik olarak çökmesine izin verme veya ‘çok büyük bir güçle’ vurma sinyalini verdi. Öte yandan Pakistan ve Katar, barış çabaları ve Hürmüz Boğazı görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.
Trump, pazartesi günü geç saatlerde yayımlanan Real America's Voice kanalına telefonla verdiği röportajda, Reuters’ın aktardığına göre “bir nevi müzakere ediyorum... son derece hileci müzakereciler” dedi.
Şubat ayı sonlarında savaşın patlak vermesinden bu yana Trump'ın tutumları, askeri operasyonları tırmandırma tehdidi ile bir barış anlaşmasına varılmak üzere olduğunu açıklamak arasında gidip geldi.
Pakistan salı günü, ABD ile İran'ın ‘bir tür anlaşmaya’ yaklaştığını açıklarken, Katar, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını, ancak bölgede iki gemiyi hedef alan iki yeni saldırıya dair haberler bulunduğunu bildirdi.
Trump, İran'a yönelik olası bir stratejiyi ise "Şu anda yaptığımı yapmaya, sabırlı olup durumlarının ne kadar kötüleştiğini izlemeye devam ediyorum” diye özetledi.
İran dondurulmuş mal varlıklarına atıfta bulunan Trump, "Ekonomik açıdan felaket bir durumdalar. Borç alamıyorlar. Paralarını biz kontrol ediyoruz; ellerinde olanı, ki büyük bir miktar. Devasa paraları vardı ve biz onu tamamen kontrol ediyoruz. Bankacılık işlerini yöneten benim” ifadelerini kullandı.
Trump, diğer seçeneğin ise ‘onları güçlü, çok güçlü bir şekilde vurmak’ olduğunu ekledi.
Trump ayrıca mühimmat eksikliğine dair endişeleri küçümseyerek, ABD'nin ‘çılgınca üretim yaptığını’ belirtti ve stok düşüklüğünün sorumluluğunu selefi Joe Biden'a yükledi.
Reuters, geçtiğimiz hafta, ABD ordusunun savaş sırasında uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze stoklarının büyük bölümünü tükettiğini, bunun da gelecekteki çatışmalara hazır olma kapasitesine dair endişeler yarattığını bildirmişti.
Trump, “Mühimmat konusunda hiçbir sorunumuz yok... ancak çılgınca üretim yapmamıza rağmen stokların düşük olmasının nedeni, (Biden'ın) Ukrayna'ya 300 milyar dolar değerinde mühimmat vermesiydi” dedi.