Eisenkot anketlerde Netanyahu'ya karşı üstünlüğünü koruyor

Bennett, seçimleri kazanması halinde dört güvenlik konseptini değiştireceğini söylüyor

Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi Başkanı Gadi Eizenkot (Reuters)
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi Başkanı Gadi Eizenkot (Reuters)
TT

Eisenkot anketlerde Netanyahu'ya karşı üstünlüğünü koruyor

Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi Başkanı Gadi Eizenkot (Reuters)
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi Başkanı Gadi Eizenkot (Reuters)

İsrail'de Kan haber kanalı tarafından yapılan yeni bir anket, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin seçimlerde 24 sandalye elde ederek ve bir önceki ankete göre bir sandalye artış göstererek partiler listesinin başında yer aldığını ortaya koydu. Likud Partisi ise, parti içi ön seçimlerin yapılmasına rağmen gücünde bir değişiklik olmadan 23 sandalyeyle ikinci sırada yer alırken, Naftali Bennett liderliğindeki Maan partisi 14 sandalyeyle üçüncü oldu.

Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi 10 sandalyeyle gücünü korurken, Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Otzma Yehudit ve Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu partilerinin her ikisi de birer sandalye gerileyerek 9'ar sandalye aldı.

Ayrıca Yahadut Hatorah 9 ve Şas 7 sandalye sayısını korudu. Arap Değişim Cephesi ittifakı 6, Birleşik Arap Listesi ise 5 sandalye elde etti. Bezalel Smotrich liderliğindeki Dini Siyonizm ise bir önceki ankete göre bir sandalye artışla 5 sandalyeye yükseldi.

Sandalye dağılımındaki değişikliklere rağmen blokların genel tablosunda büyük bir değişiklik olmadı. Mevcut koalisyon partileri toplamda 52 sandalye alırken muhalefet partileri 57 sandalye elde etti. Arap partileri ise 11 sandalyeyle güçlerini korumaya devam ediyor.

Likud Partisi’nin yeni listesi

Anket, Likud Partisi içindeki ön seçimlerden sonra yapılan ilk anket olurken açıklanan listenin partiye daha fazla oy getirmediğini gösterdi.

Katılımcılara ön seçimlerde belirlenen Likud Partisi listesinin önceki Knesset listesinden daha mı iyi yoksa daha mı kötü olduğu soruldu. Katılımcıların yüzde 44'ü ikisi arasında bir fark olmadığını söylerken, yüzde 24'ü bu konuda bir fikri olmadığını belirtti. Yüzde 18'i yeni listenin daha iyi olduğunu düşünürken, yüzde 14'ü öncekinden daha kötü olduğunu ifade etti.

Gelecek seçimlerde Likud Partisi’ne oy vermeyi planlayanlar arasında yüzde 41'lik bir kesim, yeni listenin eskisinden daha iyi olduğunu söyledi.

Ankette, ‘Yeni Likud Partisi listesi partinin seçimlerdeki başarı şansını artırıyor mu yoksa partiye zarar mı veriyor?’ diye de soruldu. Yüzde 26'lık kesim Likud partisinin başarı şansını artırdığı yanıtını verirken, diğer bir yüzde 26'lık kesim partiye zarar verdiğini savundu. Yüzde 48'lik kesim ise bir fikri olmadığını belirtti.

dfgthy
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Berlin'de düzenlenen bir basın toplantısında konuşurken, 16 Mart 2023 (DPA)

Katılımcılara, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun hükümet kuramaması halinde başında kendisi bulunmasa bile bir birlik hükümetine katılmayı kabul edip etmemesi gerektiği sorulduğunda yüzde 37'si olumlu, yüzde 36'sı olumsuz yanıt verirken yüzde 27'si bir fikri olmadığını söyledi. Likud Partisi’ne oy vermeyi planlayanlar arasında ise yüzde 43'lük bir kesim Netanyahu'nun başında bulunmadığı bir birlik hükümetine katılmayı kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut muhalefetin Eisenkot veya başkalarının liderliğinde bir hükümet kurması senaryosuna ilişkin olarak katılımcılara, bu hükümetin ilk kararının ne olması gerektiği soruldu. Yüzde 28'i ilk adımın 7 Ekim 2023 olaylarına ilişkin resmi bir soruşturma komisyonu kurulması olması gerektiğini söylerken, yüzde 20'si başbakanlık süresinin yalnızca iki dönemle sınırlandırılması gerektiğini ifade etti. Yüzde 23'ü ise ilk kararın Harediler (Ultra Ortodoks Yahudiler) de dahil olmak üzere herkes için bir zorunlu askerlik yasası çıkarılması olmasını istedi. Yüzde 9'luk bir kesim bu kararın yargıçları seçmekle görevli komisyonun yapısını değiştiren yasanın iptal edilmesi olması gerektiğini savunurken, yüzde 20'si bir fikri olmadığını belirtti.

Bennett'in güvenlik konsepti

Eisenkot, Netanyahu'nun en güçlü rakibi olarak görülse de Maan Partisi lideri Naftali Bennett de kendisini potansiyel bir başbakan olarak öne çıkarıyor.

Bennett, dün, partisinin düzenlediği bir konferansta güvenlik konseptini açıkladı. Bennett, konuşmasının başında, “7 Ekim'de yalnızca Gazze karşısındaki savunma hattı çökmedi. 7 Ekim'de Netanyahu'nun yıllardır yerleştirdiği bütün bir güvenlik konsepti çöktü” ifadelerini kullandı.

frgthy
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett (Arşiv - Reuters)

Netanyahu hükümetine yüklenen Bennett, “7 Ekim hükümeti hâlâ 6 Ekim anlayışının esiri” şeklinde konuştu.

Bennett, seçilmesi durumunda gelecek hükümette değiştireceği dört konsept olduğunu öne sürdü. Bunların ilki ‘denklemi tersine çevirmek’ ve Hizbullah'ın her atışında derhal İran'ı vurmak.

Ayrıca Katar'ı ‘düşman devlet’ olarak tanımlama sözü vererek 7 Ekim'den sonra bunu anlamayan birinin ‘İsrail'i yönetmeyi hak etmediğini’ ekledi.

Bunun yanı sıra Gazze'de hareket serbestisini korurken ‘Katar ve Türkiye'yi Gazze'den çıkaracağını’ vurguladı.

İsrail ordusundaki krize de değinen Bennett, “100 bin sağlıklı Haredi genci askerlik yapmazken ordunun 20 bin asker eksiği çekmesi akıl alır gibi değil. Başbakanlığını yapacağım gelecek hükümette, hiçbir istisna veya taviz olmaksızın herkesi askere alacağız” dedi.

Öte yandan İsrail Kanal 12 televizyonu, yaklaşan Knesset seçimlerine katılmak üzere Ortak Arap Listesi'nin yeniden canlandırılması konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Barış ve Eşitlik İçin Demokratik Cephe, Ulusal Demokratik Birlik ve Değişim İçin Arap Hareketi, seçimlere birlikte girmek amacıyla Ortak Arap Listesi'ni oluşturma konusunda mutabakata vardı. Cephe Genel Sekreteri Amcad Şabita, anlaşmanın yakında duyurulacağını yazdı.



Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Trump, oyuncu Denzel Washington'a atfedilen uydurma bir sözü içeren X’teki gönderinin ekran görüntüsünü paylaştı. Uydurma sözde İlk Gün'ün (Training Day) yıldızı, televizyon sunucusuyken siyasete atılan Trump'tan daha "cesur" veya daha "zeki" birini görmediğini iddia ediyor.

Trump, pazartesi günü Truth Social'da, "Red Eagle Updates" adlı X kullanıcısının paylaşımının görselini yayımladı. Bu paylaşımda iki Oscar'lı Washington'ın Trump'ı "harika bir dost ve daha da iyi bir başkan" diye nitelediği, başkanın "sarsılmaz bir destekçisi" olduğunu ifade ettiği öne sürülüyordu.

Paylaşılan sözler şöyleydi:

Hayatım boyunca pek çok kişiyle çalıştım, Donald Trump'tan daha cesur, daha zeki ya da Amerika'yı daha fazla düşünen biriyle hiç tanışmadım. O harika bir dost ve daha da iyi bir başkan. Onun sarsılmaz bir destekçisi olmaktan gurur duyuyorum ve bunun için asla özür dilemeyeceğim. Tanrı Amerika'yı ve başkanımızı korusun.

Ancak Federal Seçim Komisyonu kayıtlarına göre yıllar içinde Demokrat adaylara onbinlerce dolarlık bağışta bulunan Washington, hiçbir zaman böyle bir şey söylemedi.

Doğrulama sitesi Snopes, kamuya açık bilgiler üzerinde kapsamlı bir araştırma yaptı ve Washington'ın sözkonusu ifadeleri kullandığına dair hiçbir kanıt bulamadı.

rgth5yj
Başkan Donald Trump, Akademi Ödüllü oyuncuya atfedilen sahte bir sözü paylaştı (Warner Bros.)

Aynı sözler, Rolling Stones'un solisti Mick Jagger ve oyuncu Matthew McConaughey gibi diğer tanınmış isimlere de yanlış bir şekilde atfedilmişti. Oysa bu isimlerin hiçbiri 47. başkana kamuoyu önünde destek vermedi.

Başkanın sosyal medya paylaşımı, gelecek ay yapılacak seçime kadar neredeyse her gün sahada olacağı yoğun bir ara seçim kampanyası sürecinde geldi.

Cumhuriyetçilerin, Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolü kaybetmesi ve Senato'daki sayılarının, Demokratların o kanatta da çoğunluğu elde edeceği bir seviyeye düşmesi bekleniyor.

Trump'ın halk nezdindeki onay oranı ikinci döneminin en düşük seviyesinde seyrediyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 28 Eylül'le 4 Ekim ​​arasında 5 bin 62 yetişkinle gerçekleştirdiği anket, onay oranını yüzde 30, onaylanmama oranını ise yüzde 68 olarak gösteriyor. Bu da temmuzdan bu yana 4 puanlık düşüş demek.

Reuters/Ipsos'un geçen pazartesi yayımladığı ankette de onay oranı yüzde 32 olarak belirlendi. Bu, ilk kez eylülde kaydedilen ve rekor düzeyde düşük olan oranla aynı seviye. CBS News/YouGov'un 30 Eylül'le 2 Ekim ​​arasında 2 bin 166 yetişkinle yaptığı ankette ise onay oranı yüzde 39 olarak tespit edildi.

Pew anketi ayrıca kendisini Trump destekçisi diye tanımlayanların yüzde 67'sinin onun performansını onayladığını gösteriyor. Bu oran, göreve başlamasından sonraki haftalarda yapılan benzer bir ankete kıyasla yaklaşık 30 puanlık düşüşe işaret ediyor. Cumhuriyetçilerin yalnızca yüzde 39'u ülkedeki gidişattan memnun olduğunu belirtiyor. Oysa bu oran, Trump'ın göreve başladığı dönemde yüzde 65 seviyesindeydi.

Independent Türkçe


Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
TT

Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)

Grönland yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerine" başlanacağı duyurusunu yalanladı.

Trump, sosyal medyada 13 Ekim'deki paylaşımında adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu" yazmıştı.

ABD'ye yönelik gelecekte herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını savunan Trump, adaya yerleştirilecek savunma sistemleriyle bunların hepsini etkisiz hale getirileceğini iddia etmişti.

Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın Madencilik Bakan Yardımcısı Jorgen Hammeken-Holm ise CNN'e açıklamasında adada ABD'li şirketlerin faaliyet yürüttüğünü fakat Trump'ın savunduğu gibi "büyük çaplı maden arama çalışmalarından çok uzak olunduğunu" ifade etti.

Hammeken-Holm, "Halihazırda birçok küçük çaplı keşif çalışması yürütülüyor ancak bunların faaliyete geçmesi yıllar alabilir" diye ekledi.

Danimarka Dışişleri Bakanlığı'ndan gönderilen açıklamada da ABD'nin Grönland'daki maden arama faaliyetlerini adanın yasal gereklilikleri çerçevesinde yapmak zorunda olduğunu bildirildi.

Bakanlık ayrıca ABD, Danimarka ve Grönland arasında geçen ay imzalanan anlaşmanın bu durumu değiştirmediğini vurguladı:

Anlaşma, Grönland'daki doğal kaynaklara erişim hakkında ABD'li yatırımcılara, diğer NATO ülkeleri, AB ülkeleri ve NATO ortaklarından gelen yatırımcılara kıyasla herhangi bir ayrıcalık tanımıyor.

Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen'ın imzaladığı anlaşma kapsamında Beyaz Saray, adada "geniş çaplı askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlanacağını" bildirmişti.

Anlaşmayla ABD'nin, adanın güneyindeki Narsarsuaq'ta ve doğu kıyısındaki Mestersvig'de iki askeri üs kurması öngörülüyor. Ayrıca Grönland'daki tek aktif Amerikan askeri tesisi olan Pituffik Uzay Üssü de genişletilebilir.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de anlaşmadan memnuniyet duyduklarını açıklamıştı.

Ancak Amerikan medyasındaki analizlerde, Grönland'ı defalarca işgalle tehdit eden Trump'ın adayı ABD kontrolüne alma hedefine ulaşamayarak büyük bir geri adım attığı yazılmıştı.

Sözkonusu anlaşma, ABD'yle Danimarka arasında Grönland'ın savunmasına ilişkin 1951'de imzalanan sözleşmeyi genişletiyor. Ancak geçen ay düzenlenen anlaşma metninde petrol veya doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin açık maddeler bulunmuyor. Diğer yandan "maden alanında işbirliği" ve "ekonomik kalkınmayla ticaretin teşvikine" değinilirken, bunlar hakkında da ayrıntılara yer verilmiyor.

Independent Türkçe, CNN, NBC News


Çin-Kuzey Kore köprüsü 12 yıl sonra açıldı: Pekin nüfuzunu artırıyor

Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
TT

Çin-Kuzey Kore köprüsü 12 yıl sonra açıldı: Pekin nüfuzunu artırıyor

Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)

Çin'le Kuzey Kore sınırında, Yalu Nehri üzerinde kurulan otoyol köprüsü 12 yıl sonra hizmete açılıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Yeni Yalu Nehri Köprüsü'nün bugün resmi olarak trafiğe açılacağını bildirdi. Mao, yeni köprünün iki ülke arasında önemli bir altyapı projesi olduğunu, ekonomik, ticari ve insani ilişkilerin gelişmesini sağlayacağını dile getirdi.

Çin'in Dandong ve Kuzey Kore'nin Sinuiju şehirlerini birbirine bağlayan 3 kilometre uzunluğundaki köprünün yapımı 2014'te tamamlanmıştı. Fakat Kuzey Kore tarafındaki inşaatlar tamamlanmadığından hizmete açılamamıştı.

Kuzey Kore'nin pandemide sınırlarını kapamasının ardından iki ülke arasında tren ve uçak seferleri ancak bu yıl martta yeniden başlamıştı.

CNN'in analizinde, köprü açılışının Pekin'le Pyongyang arasındaki ilişkilerin iyileştiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiliyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, haziranda Pyongyang'a giderek Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'la görüşmüştü. Zirve, Kuzey Kore'nin Çin'den nispeten uzaklaşarak Rusya'ya yakınlaşmasının ardından düzenlenmişti. Batılı kaynakların rakamlarına göre en az 2 bin 300 Kuzey Kore askeri Rusya adına Ukrayna cephesinde savaşırken öldürüldü.

Pekin yönetimi, 2010'larda Pyongyang'ın nükleer programına yönelik eleştirel bir tutum sergilerken, son dönemde Pyongyang-Moskova yakınlaşmasının da etkisiyle bu tavrını değiştiriyor.

Hazirandaki toplantı da iki komünist yönetim arasındaki ilişkilerin yeniden iyileşeceğinin işaretini vermişti. BBC'nin haberinde Pekin yönetiminin, yeni köprü üzerinden ticareti ve ikili ilişkileri canlandırarak Pyongyang üzerindeki nüfuzunu artırmak istediği yorumu yapılıyor.

Diğer yandan bazı analistler, yeni köprünün Pyongyang yönetiminin BM yaptırımlarını daha rahat atlatmasını sağlayacağını iddia ediyor.

Güney Kore'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Lim Eul-chul, Kuzey Kore'nin köprüyü yaptırımları aşarak hammadde tedariki için "hükümet kontrolündeki bir geçit olarak kullanabileceğini" öne sürüyor.

Seul'deki Kuzey Kore Araştırmaları Üniversitesi'nden Yang Mu-jin ise Çin'in bu konuda ne kadar ileri gitmeye istekli olacağının kısmen Pekin-Washington ilişkilerine göre şekilleneceğini savunuyor.

Independent Türkçe, Global Times, CNN, BBC