Küba, ABD'nin ticaret ambargosunun uzatılmasını kınadı

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, (Arşiv- Reuters)
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, (Arşiv- Reuters)
TT

Küba, ABD'nin ticaret ambargosunun uzatılmasını kınadı

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, (Arşiv- Reuters)
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, (Arşiv- Reuters)

Küba, ABD’nin 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ambargoyu uzatmasını kınadı. Havana, söz konusu politikanın komünist adayı “boğmayı” amaçladığını belirtti. Gelişme, Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından aktarıldı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre ABD Başkanı John F. Kennedy yönetimi, 1962 yılında “Düşmanla Ticaret Yasası”nı kullanarak Küba’ya ticari ambargo uygulamaya başladı. Washington, yasanın yürürlük süresini kısa süre önce Eylül 2027’ye kadar uzattı.

Uzatma kararı büyük ölçüde beklenirken, Küba’nın son yılların en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Ülkede ciddi gıda ve su sıkıntısı yaşanırken, özellikle ABD’nin petrol ürünlerine yönelik uyguladığı ablukanın etkisiyle elektrik kesintileri de sıklaşıyor.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, Washington’un ambargoyu uzatarak “bütün bir ulusu boğma konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü” belirtti.

Rodríguez, 9,4 milyon nüfuslu adaya karşı ABD’yi “soykırımcı bir politika” izlemekle suçladı.

Küba’da halen elektrik kesintileri ve çeşitli alanlarda ciddi kıtlıklar yaşanırken, ülkenin başlıca gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü de büyük ölçüde çöktü.

1978’den beri görev yapan bütün ABD başkanları, “Düşmanla Ticaret Yasası”nın yürürlük süresini her yıl uzattı.

Başkan Donald Trump ise Florida eyaleti kıyılarının yaklaşık 150 kilometre açığında bulunan Küba’yı ABD’nin ulusal güvenliği açısından “olağanüstü bir tehdit” olarak değerlendiriyor ve defalarca ada üzerinde “kontrol sağlama” tehdidinde bulundu.

Trump yönetimi ayrıca bu yıl, eski Küba lideri Raul Castro tarafından 1995’te kurulan ve ordunun kontrolündeki ticari holding GAESA’yı hedef alan bir dizi yaptırım uyguladı.



Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Fedorov: Ukrayna'nın savaşta yenilgiden kaçınmak için değişikliklere ihtiyacı var

Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov (Reuters)
Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov (Reuters)
TT

Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Fedorov: Ukrayna'nın savaşta yenilgiden kaçınmak için değişikliklere ihtiyacı var

Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov (Reuters)
Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov (Reuters)

Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov, Reuters'a yaptığı açıklamada ülkesinin Rusya'ya karşı yürüttüğü savaşı yavaş yavaş kaybetmekte olduğunu belirtti. Federov, güç dengesini kendi lehlerine çevirmek için gerekli kritik kararları alabilmek adına Kiev'in önünde sadece birkaç ay kaldığı uyarısında bulundu.

Geçtiğimiz ay görevden alınması haftalarca süren protestolara yol açan genç reformcu Fedorov, Ukrayna'nın dört yıldır süren bu savaşı nasıl kazanacağına dair kapsamlı bir vizyondan yoksun olduğunu ve inovasyon konusundaki başarısızlığının da bir engel teşkil ettiğini ifade etti.

Fedorov verdiği röportajda, kök salmış yolsuzluk ve kayırmacılık ağlarının yanı sıra devlet kurumlarının siyasi bağımsızlığının olmamasının da Ukrayna'nın ilerlemesini engellediğini sözlerine ekledi.

Kiev'in resmi söyleminin dışına çıkan belirgin bir açıklamada bulunan Fedorov, “Şu an gelecekteki rotamızı belirleyecek bir kırılma noktasında olduğumuzu düşünüyorum, ancak görünüşe göre kademeli ve yavaş bir şekilde kaybediyoruz” dedi.

Ukrayna'nın savaşı kazanmak için halen ‘tüm fırsatlara’ sahip olduğunu, ancak acilen savaşı sona erdirecek bir plana ihtiyaç duyduğunu da sözlerine ekledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise Fedorov'un bu yorumlarına, kendisinin bakanlıktayken savaşın gidişatı konusunda iyimser olduğu ve değişen tek şeyin kendi kişisel statüsü olduğu şeklinde yanıt verdi.

Önleyici füze eksikliği Ukrayna'yı zora sokuyor

Rusya, Ukrayna'daki fabrikaları ve depoları her ay onlarca balistik füzeyle hedef alırken, önleyici füze stokları giderek azalan Ukrayna, çoğu zaman bu saldırıları savuşturamıyor. Rusya'nın geçtiğimiz yıla kıyasla elde ettiği kazanımlar daha az olsa da Donbas bölgesindeki yavaş ilerleyişi sürüyor. Öte yandan Ukrayna, cephe hattına dağılmış piyade siperlerinde ise çoğunlukla motivasyondan yoksun olarak silah altına alınan askerler görev yapıyor.

Ukrayna ise buna karşılık olarak, Rusya topraklarının derinliklerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarını yoğunlaştırarak bazı kilit öneme sahip askeri fabrikaları hedef aldı. Bu durum, petrol rafinerilerinde ağır hasara yol açarken ülke çapında yakıt sıkıntısına neden oldu.

Temmuz ayı sonlarında yapılan bir ankete göre Ukraynalıların yüzde 82'si Ukrayna'nın galip geleceğine inanıyor; ancak katılımcıların büyük bir kısmı savaşın 2027 yılına veya daha sonrasına kadar sürmesini bekliyor.

Göreve gelmesinden altı ay sonra görevden alınan 35 yaşındaki Fedorov, tedarik ve seferberlik alanlarında başlattığı reformların ardından askeri bürokrasi ve siyasi rakipleriyle karşı karşıya gelmişti.

Yönetimdeki ‘sistematik’ bir krizi eleştirerek savaş zamanında seçim yapılması çağrısında bulunan ilk önde gelen siyasi figür olarak geçen hafta Ukrayna siyaset sahnesini sarsmıştı.

Pazartesi günü kendisiyle yapılan röportajda Fedorov, savaşın gidişatını değiştirmek için yapay zeka destekli otonom insansız hava araçlarının, Rus hava saldırılarını durduracak ucuz önleyici füzelerin ve Ukrayna'nın kendi balistik füze programının geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Ukraynalı üreticilerin halihazırda bu teknolojiler üzerinde çalıştığını belirten Fedorov, ancak Kiev'in bu sistemler sahaya sürüldüğünde etkilerini en üst düzeye çıkarmak için entegre (kapsamlı) bir stratejiye ihtiyacı olduğunu ifade etti.

İnsan varlığını asgari düzeye indirmek amacıyla karada ve havada insansız araçların görev yaptığı, düşmanı tespit etmek için elektronik sensörlerle donatılmış bir cephe hattı vizyonu ortaya koyan Fedorov şunları söyledi:

"Rusları tamamen durdurabilecek teknolojiler halihazırda mevcut, ancak vizyon eksikliğimiz... bunları uygulamadığımız anlamına geliyor."

Fedorov ayrıca, potansiyelin heba edilmesini ve ‘yüzde beş verimlilikle’ çalıştığını savunduğu Ukrayna devletinin yetersizliğini eleştirdi.

Bütçe açığında suçlama oyunu

Fedorov, Ukrayna'nın güneyinin işgal altındaki kesiminde Rus yakıt tedarikini ve askeri lojistiğini hedef alarak cephe hattındaki Moskova güçlerine zorluk çıkaran bu yılki İHA saldırı kampanyasının arkasındaki itici güç olduğunu söylüyor.

Rusya'nın Ukrayna'nın taktiklerine karşılık vermenin bir yolunu bulmasından önce, Rusya’nın işgali altındaki Kırım Yarımadası'nı izole etmeyi amaçlayan bu operasyonu ilerletmek için hala birkaç aylık bir fırsat penceresi bulunduğunu açıkladı.

Söz konusu saldırı kampanyası, Ukrayna'nın şansına dair söylemleri değiştirmede önemli bir faktör olmuştu.

Fedorov daha önce, kampanyanın başarısında 2026'nın ikinci yarısı için ayrılan ödenekleri öne çekme kararının etkili olduğunu belirtmişti.

Fedorov'un eski siyasi destekçisi ve yeni rakibi Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise hafta sonu yaptığı açıklamada, harcamaların öne çekilmesinin bakanlık bütçesinde 27 milyar dolarlık bir açığa yol açtığını ve dış yardımlara bağımlı olan Ukrayna'nın bu soruna bir çözümünün olmadığını söyledi.

Zelenskiy'nin bu rakamı nereden çıkardığını bilmediğini ifade eden Fedorov, bakanlığın yeni tedarik ihalelerinden elde edilecek bütçe fazlasına ve uluslararası desteğe dayanan bir harcama planı hazırladığını sözlerine ekledi.

Fedorov, Savunma Bakanlığı'na ilk geldiğinde, Ukraynalı savunma sanayii şirketlerinin kendi çıkarlarını gözetmek amacıyla yaptıkları talepler doğrultusunda atanmış daire başkanlarıyla karşılaştığını iddia etti.

Açıklamalarını sürdüren Fedorov, “Bizim planlamamıza göre yıl sonu itibarıyla bütçe açığı yaklaşık beş milyar dolar civarındaydı ve bu parayı nereden bulacağımızı da biliyorduk. Belki de planlar değişti ve böylesine büyük bir bütçe gerektiren yeni projeler ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Seçim çağrısı

Fedorov'un seçim çağrısı bazı Ukraynalılar tarafından endişeyle karşılanırken, kamuoyu yoklamaları savaş zamanında seçim yapılmasına yönelik hevesin düşük olduğunu istikrarlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Zelenskiy, Rusya ile savaşıldığı bir dönemde Ukrayna'yı yıkıma sürükleyebileceği gerekçesiyle Fedorov'un seçim çağrısını sert bir dille eleştirdi.

Ukrayna, Rusya’nın işgalinin başladığı 2022 yılının şubat ayından bu yana güvenlik gerekçesiyle seçimlerin yapılmasını yasaklayan sıkıyönetim altında yönetiliyor.

Devlet Başkanı Zelenskiy, Fedorov'un seçim çağrısı yapmak için dış güçlerin baskısına maruz kalmış olabileceğini belirtirken, Fedorov bu iddiayı kesin bir dille yalanladı.

Savaş zamanında seçim yapmanın devasa lojistik zorlukları barındırmasına rağmen Fedorov, Ukrayna'nın yenilikçi çözümler bulacağını ifade etti. Bununla birlikte, devlet başkanlığına aday olup olmayacağını söylemek için henüz çok erken olduğuna dikkati çekti.

Bu arada Fedorov'un zamanını, Ukrayna'da yeniden seçim yapılmasına yönelik çabaları ile yaklaşan ABD ziyareti sırasında sermaye toplamayı planladığı bir yatırım fonunun da aralarında bulunduğu yenilikçi askeri teknolojilere odaklanan projeler arasında paylaştırmayı planladığı belirtiliyor.


El Nino, El Salvador ve Panama'nın olağanüstü hâl ilan etmesine yol açtı

El Nino hava olayı nedeniyle yetkililerin olağanüstü hâl ilan etmesinin ardından bir kargo gemisi Panama Kanalı'na girmek için bekliyor (AFP)
El Nino hava olayı nedeniyle yetkililerin olağanüstü hâl ilan etmesinin ardından bir kargo gemisi Panama Kanalı'na girmek için bekliyor (AFP)
TT

El Nino, El Salvador ve Panama'nın olağanüstü hâl ilan etmesine yol açtı

El Nino hava olayı nedeniyle yetkililerin olağanüstü hâl ilan etmesinin ardından bir kargo gemisi Panama Kanalı'na girmek için bekliyor (AFP)
El Nino hava olayı nedeniyle yetkililerin olağanüstü hâl ilan etmesinin ardından bir kargo gemisi Panama Kanalı'na girmek için bekliyor (AFP)

Panama, Orta Amerika’da iklim olayı “El Nino” nedeniyle olağanüstü hâl ilan eden son ülke oldu. El Nino’nun yol açtığı kuraklık, Panama Kanalı’ndaki su seviyesinin düşmesine ve kanaldaki deniz trafiğinin azalmasına neden oldu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Panama İçişleri Bakanı Dinoska Montalvo, olağanüstü hâl ilanının yetkililerin “ürünleri yok eden ve kıtlık yaşanacağı endişesini artıran şiddetli kuraklığa yol açan El Nino’nun beraberinde getirebileceği gelişmelere hazırlanmalarını” sağlayacağını söyledi.

Bu arada El Salvador da dün en yüksek alarm seviyesine geçti. Kararla birlikte izleme ve denetim çalışmalarının artırılması ve kuraklıktan etkilenen topluluklara yardım ulaştırılması hedefleniyor.

Bir kargo gemisi kanala girmek için bekliyor (AFP)
Bir kargo gemisi kanala girmek için bekliyor (AFP)

Sivil Savunma Kurumu, X platformunda yaptığı açıklamada, “Ülke genelinde iklimsel ve tarımsal kuraklık nedeniyle en yüksek alarm seviyesini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki yüzey sularının sıcaklığının yükselmesiyle ortaya çıkan ve genellikle 2 ila 7 yılda bir tekrarlanan doğal bir iklim olayı. Bu durum, aylar boyunca küresel ölçekte rüzgâr, atmosfer basıncı ve yağış düzenlerinde önemli değişikliklere yol açabiliyor.

Orta Amerika’da etkili olan şiddetli kuraklık nedeniyle Honduras, topraklarının yüzde 80’inde alarm durumuna geçti. Kuraklık, su seviyesinin düşmesi, Panama Kanalı’ndaki deniz trafiğinin de kısıtlanmasına yol açtı.

El Salvador’da ise yılın bu döneminde normalde bol miktarda görülen yağışların azalması, tarımsal ürünlerin yok olmasına neden oldu.

Tarım Bakanlığı, sulama sistemi bulunmayan kırsal kesimdeki ailelere gıda yardımı yapılacağını açıkladı.

El Salvador’daki çok sayıda belediye, Honduras ve Nikaragua’nın bazı bölgelerini de kapsayan ve aşırı hava olaylarına açık olan Orta Amerika Kuru Koridoru içinde yer alıyor.

Üç ülke, haziran ve temmuz aylarında rekor sıcaklıklar kaydetti. Bu durum, bölgede kıtlık yaşanabileceğine ilişkin endişeleri daha da artırdı.

Daha güneyde ise Peru, geçen hafta El Nino nedeniyle şehirlerinin üçte birinde olağanüstü hâl ilan etti. Peru yönetimi, aşırı sıcakların ve yağışların gıda üretiminde de ciddi hasara yol açabileceği uyarısında bulundu.


İran ile 6 aylık savaşın ardından Trump, bıkkınlık ve inkâr arasında kalmış durumda

(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
TT

İran ile 6 aylık savaşın ardından Trump, bıkkınlık ve inkâr arasında kalmış durumda

(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)

Savaşın başlamasının üzerinden altı ay geçmişken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la uğraşmaktan bıkmış olduğu ya da en azından Amerikalıların çatışmanın sonuçlarından duyduğu rahatsızlık karşısında bir inkâr hali yaşadığı görülüyor.

Dikkat çekici olan, Beyaz Saray’ın geçtiğimiz çarşamba günü sürpriz bir şekilde düzenlediği basın toplantısının Ortadoğu’daki savaşa veya savaşla bağlantılı enflasyona ayrılmaması, bunun yerine Trump’ın projelerinden biri olan Beyaz Saray bahçelerindeki büyük helikopter pistine ilişkin uzun teknik açıklamaların yer aldığı bir başkanlık turuna ayrılmasıydı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, eski emlak patronu etkinlik sırasında ‘granit’ kelimesini 13 kez tekrarlarken, ‘İran’ kelimesini yalnızca üç kez kullandı ve bunların tamamı gazetecilerin sorularına yanıt olarak geldi.

ABD Başkanı, 28 Şubat’ta İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan Epic Fury (Destansı Öfke) Operasyonu’ndan söz etmektense inşaat projeleri hakkında konuşurken genellikle daha canlı görünüyor.

Ancak savaş, önümüzdeki kasım ayında Kongre ara seçimlerine katılmak üzere sandık başına gidecek Amerikalıların zihninde güçlü bir şekilde yer alıyor.

‘Bataklık’

Texas’ta AFP’ye konuşan 62 yaşındaki emekli profesör Garrett Reed, “Başkan bizi bir bataklığa sürükledi” diyor.

Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti, son derece muhafazakâr olan bu eyalette Senato’daki bir koltuğu kaybetmekten endişe ediyor. Seçimlerde parti, Kongre’nin iki kanadından birindeki, hatta her ikisindeki çoğunluğunu kaybedebilir.

ABD Deniz Piyadeleri’nde 20 yıl görev yapan Joe Blenzler ise 18 Amerikan askerinin ve çoğunluğu İran ile Lübnan’da olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiği savaşı ‘tamamen faydasız’ ve ‘iyi düşünülmemiş’ olarak nitelendiriyor.

SCDVDF
ABD Başkanı Donald Trump ve Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron, Versay Sarayı’nda düzenlenen ABD-İran anlaşmasının imza töreninde (AFP)

Blenzler, Trump’ın seçim kampanyası sırasında ‘ABD’yi savaşların dışında tutacağına söz verdiğini’ hatırlatarak, çok muhafazakâr eğilimlere sahip Virginia’nın kırsal bölgesinde dahi hoşnutsuzluğun giderek arttığına dikkat çekiyor.

Trump, savaş için diplomatik bir çıkış yolu bulmanın hâlâ mümkün olduğu geçtiğimiz haziran ayında verdiği bir röportajda, İran’la müzakereleri ‘çok sıkıcı’ bulduğunu kabul etmişti.

‘Gezinti’

Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Garrett Martin, 80’li yaşlarındaki başkanın ‘konsantrasyon yeteneğinin uzun sürmediğiyle’ tanındığına dikkat çekiyor.

Martin, Trump’ın ‘Venezuela’da yaptıklarının bir kısmını tekrarlamanın mümkün olduğuna ikna olmuş’ olabileceğini ve ABD’nin dikkat çekici bir operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdığı Venezuela’nın ardından ‘başka bir konuya geçebileceğine’ inandığını düşünüyor.

Ancak Martin’e göre hesapları istediği gibi gitmedi ve milyarder başkan kendisini ‘kolay bir çıkış yolu bulunmayan bir durumda’ sıkışmış halde buldu.

SCDFRGTHB
Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)

Trump, savaşın Amerikalılar üzerinde, özellikle de akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle yol açtığı ek mali yüke rağmen, ABD’yi savaşa soktuğu için ‘asla’ özür dilemeyeceğini söylüyor.

Trump, İran’a karşı yürüttüğü savaşın karşı karşıya olduğu engelleri küçümsemekle kalmıyor, savaşı ‘bir gezinti’ olarak nitelendiriyor; aynı zamanda kamuoyu yoklamalarının da ‘yanlış’ olduğu konusunda ısrar ediyor.

Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda, “Gerçek anketler mükemmel ve ülkemizdeki moral hiçbir zaman şimdi olduğundan daha iyi olmadı. İran da dahil olmak üzere herkese karşı kazanıyoruz” diye yazdı.

Ancak Quinnipiac Üniversitesi tarafından temmuz ayı sonunda yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 60’ı İran’daki savaşa karşı çıkıyor. Bu, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek muhalefet oranı.

Aynı dönemde Marquette Üniversitesi tarafından yapılan başka bir ankette ise Amerikalıların yüzde 88’i ABD’nin İran’daki hedeflerine ulaşamadığını belirtti.

‘Boğma’

Trump’ın inkâr ettiği halk hoşnutsuzluğu, yönetiminin yaz aylarında İran’la mücadelede farklı bir yönteme geçmesinin nedenlerinden biri olabilir. Ekonomik sonuçlar, diplomatik çıkmaz ya da savaşın sürmesinin mühimmat stokları ve ABD’nin askerî konuşlanması üzerindeki etkisi de bu değişimin arkasında olabilir.

Nedeni ne olursa olsun, İran’ın ‘yok edilmesi’ tehdidi de dahil olmak üzere büyük askerî tehditler bir kenara bırakıldı. Trump ve yönetimi artık Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazartesi günü kullandığı ifadeyle ekonomik ‘boğma’ stratejisine bel bağlıyor.

Ancak savaşın başlamasından bu yana defalarca olduğu gibi, tehditkâr söylem kısa sürede aynı düzeyde somut adımlara dönüşmedi.

SCDVFR
ABD’ye ait bir F-16 savaş uçağı, hava devriyesi sırasında Ortadoğu üzerinde uçuyor. (CENTCOM)

Bessent, tam anlamıyla başarıya ulaşması İran’ın ticaret ortaklarının iş birliğini veya en azından planı kabul etmesini gerektiren ‘boğma’ planının nasıl uygulanacağına ilişkin net bir çerçeve sunmadı. Bu ortaklar arasında Çin de bulunuyor.

Brookings Enstitüsü uzmanı William Galston ise Trump’ın şimdilik granit, mermer ve altın yaldızlı süslemelerden söz etmeyi sürdüreceğini düşünüyor.

Galston şu ifadeleri kullandı: “Belki de kendi adını taşıyan heykellerin, binaların ve diğer yapıların onu hafızalarda kalacak bir başkan yapacağını, görev süresi boyunca elde ettiği başarıların değil, bunların sağlayacağını düşünüyor.”