Trump, CIA direktörünün Rusya ziyaretini "Beyaz Saray yetkililerinden gizledi"

ABD Başkanı Trump, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınayabileceği endişesiyle CIA direktörünün Moskova'ya gönderildiği iddialarını reddetti

CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya ziyaretinin, ABD Başkanı Trump tarafından bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerinden gizlendiği bildiriliyor (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya ziyaretinin, ABD Başkanı Trump tarafından bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerinden gizlendiği bildiriliyor (AFP)
TT

Trump, CIA direktörünün Rusya ziyaretini "Beyaz Saray yetkililerinden gizledi"

CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya ziyaretinin, ABD Başkanı Trump tarafından bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerinden gizlendiği bildiriliyor (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya ziyaretinin, ABD Başkanı Trump tarafından bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerinden gizlendiği bildiriliyor (AFP)

Owen Scott ABD Muhabiri 

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) direktörünün önceki günlerde yaptığı Rusya ziyaretinden önce bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerini bilgilendirmediği bildirildi.

CIA Başkanı John Ratcliffe, salı Letonya'dan Moskova'ya uçarak kamuoyuna duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirmişti. Ancak üzerinde herhangi bir işaret bulunmayan bir Amerikan C-17 askeri kargo uçağının o gün Rusya'ya girdiği haberleri, ziyaretle ilgili küresel spekülasyonların hızla yayılmasına yol açmıştı.

The Wall Street Journal'a konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın Ratcliffe'i bizzat gönderdiğini söyledi. Ratcliffe'in Kremlin'e ilettiği mesajın içeriği de normalde bu tür bir seyahat hakkında bilgilendirilen askeri yetkililer ve danışmanlarla paylaşılmadı.

Avrupalı yetkililer gazeteye, ABD'nin NATO'nun 5. maddesine bağlılığını Ratcliffe'in yinelediğini belirtti.

Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesi, bir NATO ülkesine yönelik bir saldırının tüm üye ülkelere yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini belirtiyor.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, Ratcliffe'in ziyareti sırasında Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü çarşamba günü Moskova'daki gazetecilere yaptığı açıklamada doğrulamıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmeler hakkında bilgilendirilmiş ancak Ratcliffe'le yapılan toplantıya katılmamıştı.

The New York Times'a konuşan kaynaklar, Rusya'nın ekonomik ve askeri durumu daha da kötüleşmeden önce Ukrayna'yla arasındaki savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varması uyarısını yapmak için Ratcliffe'in Rus başkentini ziyaret ettiğini söylemişti.

Kaynaklar, Rusya istihbarat servisi FSB'nin direktörü Aleksandr V. Bortnikov'la görüşmeden önce Ratcliffe'in Ukraynalı yetkililerle de konuştuğunu eklemişti.

FSB Direktörü Aleksandr Bortnikov (sağda), Ratcliffe'le görüştü. Rusya Devlet Başkanı Putin (solda) görüşmeler hakkında bilgilendirildi ancak toplantıya katılmadı (AFP)
FSB Direktörü Aleksandr Bortnikov (sağda), Ratcliffe'le görüştü. Rusya Devlet Başkanı Putin (solda) görüşmeler hakkında bilgilendirildi ancak toplantıya katılmadı (AFP)

Politico'ya konuşan kaynaklar ise Ratcliffe'in, İran'la ekonomik bağlarını kesmeyen ülkelere ABD tarafından uygulanan yaptırımlardan etkilenmesi durumunda "aşırı tepki vermemesi" yönünde Moskova'yı uyardığını aktarmıştı. Ratcliffe, İran'ın ABD'yle savaşı süresince yetkililere İran'la teknoloji paylaşımını durdurmaları için de baskı yapmış.

Ancak bir kaynak, bu görüşmenin "öncelikli" amacının, Rusya'yı özellikle bir Baltık ülkesine saldırmaması için uyarmak olduğunu ifade etmişti.

Perşembe günü Oval Ofis'te konuşan ABD Başkomutanı, Putin'in bir NATO ülkesine saldırı düzenleyebileceğine dair endişeleri yersiz bulmuştu.

Trump, Putin'in "NATO toprağına saldırmayacağını" söyledi (AFP)
Trump, Putin'in "NATO toprağına saldırmayacağını" söyledi (AFP)

Trump, "NATO toprağına saldırmayacak" demişti.

The Glenn Beck Program'de konuşan Trump, Ratcliffe'in ziyaretini "yarı rutin" diye nitelemişti.

ABD Başkanı "Bir nevi yarı rutin bir ziyaret için orada" demişti. 

İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem. Ukrayna'yla savaşın sona ermesini istiyoruz.

Putin'in "NATO'nun kararlılığını sınamayı" planladığı ya da İran'a yönelik yaptırımlarda işbirliği sağlamayı amaçladığı endişeleri nedeniyle mi Ratcliffe'in Rusya'yı ziyaret ettiği sorulduğunda Trump, "Yukarıdakilerin hiçbiri" diye yanıt vermişti.

The Independent cevap hakkı için Beyaz Saray'la temasa geçti.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news



Trump, Çin’le artan rekabetin ortasında Ulusal Uzay Akademisi kurulacağını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump, Johnson Uzay Merkezi'ni ziyaretinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Johnson Uzay Merkezi'ni ziyaretinde (AP)
TT

Trump, Çin’le artan rekabetin ortasında Ulusal Uzay Akademisi kurulacağını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump, Johnson Uzay Merkezi'ni ziyaretinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Johnson Uzay Merkezi'ni ziyaretinde (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bu alanda özellikle Çin’le artan rekabetin yaşandığı bir dönemde, gelecekte ABD Uzay ve Havacılık Dairesi’ne (NASA) ve Uzay Kuvvetleri’ne katılacak personeli eğitmek üzere Ulusal Uzay Akademisi kurulacağını açıkladı.

Trump, Houston’daki NASA’ya bağlı Johnson Uzay Merkezi’nde düzenlenen madalya töreninde dün yaptığı konuşmada, “Yeni bir ulusal akademinin kurulması için süreci başlatacak bir kararname imzalayacağım. Akademinin adı ABD Uzay Akademisi (US Space Academy) olacak” dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Trump, “Bu akademi son derece önemli. Görevi, ülkemizin sahip olduğu en iyi yetenekleri bünyesine katmak, eğitmek ve mezun etmek olacak” ifadelerini kullandı.

Trump, akademinin NASA’nın yanı sıra özel uzay sektörüne ve ABD Silahlı Kuvvetleri’nin Trump’ın ilk başkanlık döneminde kurduğu altıncı kol olan ABD Uzay Kuvvetleri’ne hizmet vereceğini belirtti.

ABD Başkanı, akademinin nerede kurulacağı konusunda bilgi vermedi.

Açıklama, uzay sektörünün özellikle askeri ve teknolojik alanlarda stratejik rekabetin merkezinde giderek daha önemli konuma geldiği bir dönemde yapıldı.

Trump yönetimi, Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışına atıfla, Çin’e karşı “ikinci bir uzay yarışı”na açıkça dahil olduğunu ilan etti.

Washington ve Pekin, 2030 yılına kadar Ay’a astronot göndermeyi ve burada bir üs kurmayı hedefliyor.


Netanyahu: Türkiye'yle çatışma niyetinde değilim ama onları Suriye'nin güneyinde görmek istemiyorum

Reuters
Reuters
TT

Netanyahu: Türkiye'yle çatışma niyetinde değilim ama onları Suriye'nin güneyinde görmek istemiyorum

Reuters
Reuters

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail televizyonuna verdiği röportajda Türkiye ile olası bir çatışma ihtimalinin yanı sıra Suriye’deki gelişmeler ve Gazze’ye yönelik saldırılar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir çatışma istemediğini belirten Netanyahu, buna karşın İsrail’in askeri gücünü sürekli artırması gerektiğini savundu.

Netanyahu, “Çatışma arayışında değilim” sözleriyle başladığı değerlendirmesinde, güçlü bir askeri kapasitenin İsrail açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

Netanyahu şöyle konuştu:

Çünkü niyetler değişir; özellikle de zayıf olduğunuzda. Zayıfsanız size saldırırlar, güçlüyseniz size saygı duyarlar. Barışı da güçlü olanlarla yaparlar. Bu nedenle gücümüzü sürekli artırmak zorundayız.

Bölgedeki güç dengelerinin sürekli değiştiğini öne süren Netanyahu, İsrail’in bu dengelerde daha güçlü bir konumda olması gerektiğini savunarak, "Bir güç zayıflıyor, başka bir güç yükseliyor. Ancak yükselmesi gereken en önemli güç bizimki olmalı" dedi.

Suriye’de Türkiye’ye mesaj: “Güneye geldiklerini görmek istemiyorum”

Netanyahu, Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarında ise Türkiye’ye yönelik doğrudan mesaj verdi.

İsrail’in Suriye’de bir “güvenlik bölgesi” oluşturma kararı aldığını belirten Netanyahu, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askeri varlığına dikkat çekti. İsrail Başbakanı, Ankara’nın Suriye’de daha güneye doğru ilerlemesini istemediklerini açıkça dile getirdi. Netanyahu, "Türkiye'nin güneye geldiğini görmek istemiyorum" dedi.

Türkiye’nin Suriye’deki askeri konuşlanmasına ilişkin mesajların farklı kanallar üzerinden iletildiğini belirten Netanyahu, bu kapsamda ABD aracılığıyla yürütülen temasların yanı sıra doğrudan Şam yönetimine de mesaj gönderildiğini söyledi. Suriye’de daha önce belirli bir statükonun bulunduğunu öne süren Netanyahu, mevcut durumun değiştiğini veya değiştirilmeye çalışıldığını iddia etti.

“Mesajımızı kinetik yollarla vermek zorunda kaldık”

Netanyahu, İsrail ordusunun Suriye’deki askeri hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin de konuştu. İsrail’in Suriye’deki bir askeri havalimanını vurmasına değinen Netanyahu, saldırının öncesinde verilen mesajların karşılık bulmadığını savundu. Netanyahu, "Görünüşe göre mesajımızı almamışlardı. Bizim tabirimizle 'kinetik yollarla' mesaj vermek zorunda kaldık" dedi.

Ne olmuştu?

İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’in doğusunda bulunan ve kullanılmadığı belirtilen Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef almıştı. Suriyeli bir yetkili, havaalanına yönelik saldırıda İsrail savaş uçaklarının 8 ayrı saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Saldırılarda pistin yanı sıra hangarda bulunan kullanılmayan bir yapının da hedef alındığı belirtilmişti.

Independent Türkçe


Birleşmiş Milletler: 200 bin kişi, çetelerin kontrolündeki ülkeye geri gönderildi

Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
TT

Birleşmiş Milletler: 200 bin kişi, çetelerin kontrolündeki ülkeye geri gönderildi

Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin cuma gerçekleştirdiği acil zirvede konuşan bir BM yetkilisi, bu yılın ilk 8 ayında 200 bine yakın kişinin zorla Haiti'ye geri gönderildiğini açıkladı. 

İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Vekili Indrika Ratwatte, ülkelerine zorla iade edilen Haitili sayısının geçen senenin aynı dönemine göre en az 20 bin arttığını da söyledi. 

Pazar gecesi Haiti'nin başkenti Port-au-Prince'in doğusunda bir çete tarafından düzenlenen saldırılarda 47 kişi öldürülmüştü. 

Ondan birkaç gün önce de ABD, uzun süre sonra ülkelerine iade ettiği Haitilileri taşıyan ilk uçağı göndermişti. 

Trump yönetiminin yıllardır devam eden hukuki mücadeleyi kazanıp yaklaşık 350 bin Haitilinin Geçici Koruma Statüsü'nü sona erdirmesinin ardından bu hamle gelmişti. 

2010'da başkent Port-au-Prince'i sarsan ve 100 bin ila 316 bin kişinin öldüğü bildirilen depremle birlikte Haitililer de koruma programı kapsamına alınmıştı.

Diğer yandan Haitili güvenlik uzmanları, ülkeye giren kaçak silahların 2022'den bu yana 21 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaları daha da kötüleştirdiği konusunda uyarıda bulunuyor.

BM, bu silahların çoğunun ABD'nin güneydoğusundan yola çıkarak Dominik Cumhuriyeti üstünden Haiti'ye girdiğini tahmin ediyor. 

BM'nin Haiti'deki ofisinin başkanı Carlos Ruiz de Güvenlik Konseyi toplantısında konuştu. Ülkede planlanan seçimlerin güvenlik sağlanmadan düzenlenmesinin çok da manalı olmayacağını vurguladı. Carlos Ruiz, Haiti'ye güvenlik desteğini artırmaları için uluslararası topluma çağrıda bulundu. 

Halihazırda çok uluslu bir görev gücü Haiti'de faaliyet gösteriyor. Kenya liderliğinde faaliyet gösteren ve BM'ye bağlı olan Çok Uluslu Güvenlik Destek Misyonu, Haiti polisi ve ordusuna yardım ediyor. Misyonun sonbaharda 5 bin 500 askeri barındırması planlanıyor. 

Ancak Haiti'de düzeni sağlama çabaları bir türlü istenen sonuçları vermiyor. Başkentin en az yüzde 70'ini çetelerin kontrol ettiği düşünülüyor.

Temmuz 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moise'ye suikast düzenlenmesi ve aynı yıl ağustosta 2 bin 200'den fazla kişinin ölümüne neden olan 7,2 büyüklüğündeki deprem, 11 milyonu aşkın nüfuslu Haiti'deki toplumsal huzursuzluğu artırmıştı. 

Independent Türkçe, DW, Reuters